Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Anahtar.....
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SaYa" data-source="post: 7822" data-attributes="member: 5"><p><strong><span style="color: green">Sema Hanım, çalan saatin sesi ile aniden uyandı. Bilhassa asker dönüşü inandığını yaşamak konusunda gayet hassas bir tavır içine giren oğlu Halim'i namaza kaldırmaya gittiğinde, onu, abdest alırken buldu. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">"Yine camiye mi evlâdım?" diye yüzünü kurulayan oğluna sordu ve sonra sorduğu sorunun anlamsızlığının farkına vararak, geriye döndü. Zirâ Halim, içindeki muhabbetin ona verdiği aşkla vakit namazlarının hepsini camide kılıyordu. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Halim, salona doğru giden annesine seslendi: </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">"-Anne ben çıkıyorum. Namazdan sonra kahvaltıya gelirim; bugün işe biraz geç gideceğim. Gelince kahvaltıyı ben hazırlarım; sen yorulma; uyumana bak... Babam da zaten bugün geç gidecek dükkâna..." </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Sema Hanım, gözlerinde biriken uykunun lezzetine dayanamayarak oğlunun bu teklifini reddedemedi: </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">"-Pekiyi oğlum; sen bilirsin..." </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">. . . . . </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Halim çıktıktan sonra, Sema Hanım, yatağına geri döndü. Uyku ile uyanıklık arasında bocalarken okunmaya başlayan ezan, Sema Hanım'ın içinde bambaşka bir tesir bırakmıştı. Sanki içinden, ta derinlerden bir yerden kopan bir parça, yüreğine batıyor ve bu hâl, kalbinde hüzünle karışık, buruk bir lezzet bırakıyordu. Bu lezzet, insanın üzerine aldığı görevi yapmış olmanın verdiği o sonsuz huzuru da beraberinde getiriyordu. çocukluğundan beri, günde beş sefer duyduğu ezan, her zamankinden farklı olarak tatmadığı duyguları, ruhunun derinliklerine işliyordu adetâ... Yattığında gözlerinden sızan uyku, birkaç dakika içinde bulamayacağı bir yerlere gizlenmiş olmalıydı ki, çok uğraşsa da uyuyamıyordu. içinde oluşan bu manevî coşku, sanki ruhunu ezan vasıtası ile çağırıyor; bu davete olumlu cevap veren yüreğinden bir parçayı, hissedip de erişemediği bir yerlerde bırakıyor ve Sema Hanım, yüreğinden kopan o parçayı bulamamanın hüznünü yaşıyordu. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Sema Hanımın içinde bulunduğu bu tarifsiz hâl, Halim'in geldiğini duyana kadar devam etti. Yatağından, hissettiği o güçlü duygunun bedenine yüklediği ağırlık ile kalktı; hafif sendeledi: </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">"-Hoşgeldin oğlum; Allah kabul etsin!" </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">"-Hoşbulduk anne; sen uyumadın mı?" </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Sema Hanım, tarif edemediği duyguyu, anlatmanın da zor olacağını düşünerek ayrıntıya girmeden cevap verdi: </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">"-Uyuyamadım evlâdım; uyku tutmadı bir türlü..." </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Bir anlık sessizlikten sonra Halim, annesine o anahtar soruyu sordu: </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">"-Bizim müezzin bugün uyuya kalmış; cemaatten kimse cesaret edemediği için ezanı ben okudum. Duydun mu?" </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">Sema Hanım, oğluna, gözleri yaşarmış; titreyen bir sesle: </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">"-Duydum evlâdım, duydum!!" diye cevap verirken, oğlunun verdiği 'anahtar' ile kafasındaki kilitli bütün kapıları ardına kadar açmış ve açtığı ilk kapının ardında yüreğinin kaybolan parçasını buluvermişti. </span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green"></span></strong></p><p><strong><span style="color: green">alıntıdır.</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SaYa, post: 7822, member: 5"] [B][COLOR=green]Sema Hanım, çalan saatin sesi ile aniden uyandı. Bilhassa asker dönüşü inandığını yaşamak konusunda gayet hassas bir tavır içine giren oğlu Halim'i namaza kaldırmaya gittiğinde, onu, abdest alırken buldu. "Yine camiye mi evlâdım?" diye yüzünü kurulayan oğluna sordu ve sonra sorduğu sorunun anlamsızlığının farkına vararak, geriye döndü. Zirâ Halim, içindeki muhabbetin ona verdiği aşkla vakit namazlarının hepsini camide kılıyordu. Halim, salona doğru giden annesine seslendi: "-Anne ben çıkıyorum. Namazdan sonra kahvaltıya gelirim; bugün işe biraz geç gideceğim. Gelince kahvaltıyı ben hazırlarım; sen yorulma; uyumana bak... Babam da zaten bugün geç gidecek dükkâna..." Sema Hanım, gözlerinde biriken uykunun lezzetine dayanamayarak oğlunun bu teklifini reddedemedi: "-Pekiyi oğlum; sen bilirsin..." . . . . . Halim çıktıktan sonra, Sema Hanım, yatağına geri döndü. Uyku ile uyanıklık arasında bocalarken okunmaya başlayan ezan, Sema Hanım'ın içinde bambaşka bir tesir bırakmıştı. Sanki içinden, ta derinlerden bir yerden kopan bir parça, yüreğine batıyor ve bu hâl, kalbinde hüzünle karışık, buruk bir lezzet bırakıyordu. Bu lezzet, insanın üzerine aldığı görevi yapmış olmanın verdiği o sonsuz huzuru da beraberinde getiriyordu. çocukluğundan beri, günde beş sefer duyduğu ezan, her zamankinden farklı olarak tatmadığı duyguları, ruhunun derinliklerine işliyordu adetâ... Yattığında gözlerinden sızan uyku, birkaç dakika içinde bulamayacağı bir yerlere gizlenmiş olmalıydı ki, çok uğraşsa da uyuyamıyordu. içinde oluşan bu manevî coşku, sanki ruhunu ezan vasıtası ile çağırıyor; bu davete olumlu cevap veren yüreğinden bir parçayı, hissedip de erişemediği bir yerlerde bırakıyor ve Sema Hanım, yüreğinden kopan o parçayı bulamamanın hüznünü yaşıyordu. Sema Hanımın içinde bulunduğu bu tarifsiz hâl, Halim'in geldiğini duyana kadar devam etti. Yatağından, hissettiği o güçlü duygunun bedenine yüklediği ağırlık ile kalktı; hafif sendeledi: "-Hoşgeldin oğlum; Allah kabul etsin!" "-Hoşbulduk anne; sen uyumadın mı?" Sema Hanım, tarif edemediği duyguyu, anlatmanın da zor olacağını düşünerek ayrıntıya girmeden cevap verdi: "-Uyuyamadım evlâdım; uyku tutmadı bir türlü..." Bir anlık sessizlikten sonra Halim, annesine o anahtar soruyu sordu: "-Bizim müezzin bugün uyuya kalmış; cemaatten kimse cesaret edemediği için ezanı ben okudum. Duydun mu?" Sema Hanım, oğluna, gözleri yaşarmış; titreyen bir sesle: "-Duydum evlâdım, duydum!!" diye cevap verirken, oğlunun verdiği 'anahtar' ile kafasındaki kilitli bütün kapıları ardına kadar açmış ve açtığı ilk kapının ardında yüreğinin kaybolan parçasını buluvermişti. alıntıdır.[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Anahtar.....
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst