Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Anasayfaya Dön Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto Ferhat ASLAN editor@nuriklimi.c
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="harp" data-source="post: 237215" data-attributes="member: 1008315"><p><strong>Sayın Altan, alttan baktınız altında kaldınız</strong></p><p></p><p><img src="http://www.risalehaber.com/images/icon_bck.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /><a href="http://www.risalehaber.com/index.php" target="_blank">Anasayfaya Dön</a> </p><p> Karakter boyutu : <img src="http://www.risalehaber.com/images/font_01.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> <img src="http://www.risalehaber.com/images/font_02.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> <img src="http://www.risalehaber.com/images/font_03.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> <img src="http://www.risalehaber.com/images/font_04.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </p><p> </p><p> <img src="http://www.risalehaber.com/images/author/766_b.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p> Ferhat ASLAN</p><p> <a href="mailto:%20editor@nuriklimi.com">editor@nuriklimi.com</a></p><p> Sayın Altan, alttan baktınız altında kaldınız</p><p> 11 Şubat 2011 Cuma 07:16</p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Cesur çıkışları, demokratik düşünceleri ile sevgimizi hakeden Ahmet Altan Bey’in musibetlere, özellikle bu son ölüm hadisesine bakışı tam bir musibetti.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Eli kolu kırılmış bir adamın kavga etmesi gibi bir musibet. Arılardan kaçayım derken, arıları üzerine saldırtmak gibi bir musibet. Veya kurtulmak için çırpındıkça batmak gibi tam bir musibet.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Ahmet Bey, zatıaliniz de çok iyi bilirler ki, bir hadiseyi doğru anlamak için doğru yerden bakmak lazımdır. Zannımca siz bu ölüm olayına yanlış yerden baktınız ve yanlış bir sonuca ulaştınız. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Karın ağrısı çeken birine sizin yaklaşımız ile bir doktorun yaklaşımı muhakkak ki çok farklı olacaktır. Zira iki bakış arasında çok fark vardır. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Siyasi, politik olaylara doğru yerden baktığınız ve doğru teşhisler koyduğunuz için, çocuklarınız maddi rahatsızlıklarında sizde tedavi olmuyorlardır herhalde. Zira burada yetersiz olduğunuzu biliyorlar ve bunda da haklıdırlar. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Ülkenin siyasi sosyal yaralarını tedavi etmede başarılı reçeteler yazan zatınız, hasta olunca doktora gitmek durumundasınız. <em>“Koskoca ülke meselelerini teşhis eden ben, nasıl oluyor da bedenimde olan bir sorunu teşhis edemiyorum.”</em> demezsiniz galiba. Zira bu alanda doğru yerden bakacak müktesebata sahip değilsiniz. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Kısacası Ahmet Bey, bu ölüm olayına alttan baktınız ve altta kaldınız.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Sizi çok iyi anlıyorum. Çünkü vakti zamanında ben de aynı hatayı yapmış, alttan bakmış ve altında ezilmiştim.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Ne vakit, üstten bakmayı ve filmin tümünü görmeyi öğrendim, ezilmekten kurtuldum ve rahatladım. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Sizi seven biri olarak, üsten bakma işini hoşgörünüze sığınarak sizlerle paylaşmak isterim. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Ancak üstten bakmayı öğrenmek adına kısa bir seyahate çıkmamız lazım. Endişelenmeyin. Yoğun olduğunuzu biliyorum. Bu bir gerçek seyahat değil, hayali bir yolculuk. Bu seyahatten ibret almak için küçük de bir şartımız var: Hastalık, hastane, doktor, tedavi gibi konuları bir süreliğine unutacaksınız veya bütün bildiklerinizi, bilgilerinizi yolculuk boyunca bir kenara bırakacaksınız. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Şartları kabul ediyorsanız, yolculuğa başlayalım. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Çıkış noktamız Jupiter gezegeni olsun. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Yolculuk başladı.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Diğer gezegenleri merak ediyoruz. Birkaç gezegeni dolaştıktan sonra dünya denen bir gezegene geldik. İnsan denen varlıkları yukarıdan izlemeye başladık. Bir kadın ve üç yaşlarındaki çocuğu dikkatimizi çekiyor. Evinden çocuğunu kucağına almış olarak çıkan kadın, bir araca bindi. Adım adım takip ettiğimiz kadın büyük bir binanın önünde indi ve apar topar binaya girdi. Üçüncü kata çıktı. Bir odanın kapısını çaldı. Beyaz önlüklü bir adam çıktı. Kadın kucağındaki yavrusunu bu adama verdi ve yan taraftaki koltuğa yığılırcasına oturdu. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Çocuğu alan beyaz önlüklü adam, kendisi gibi beş kişiyi daha çağırdı. Altı kocaman adam çocuğun üzerine saldırdılar ve çocuğu boylu boyunca bir yere uzatıp ellerini ayaklarını sıkıca bağladılar. Sonra ağzına bir şey sıktılar ve çocuğu bayılttılar.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Derken, onlardan birisi eline geçirdiği keskin bir cisimle çocuğun karnını yardı. Bir başkası çocuğun içindeki organları eline alıp onunla oynayama, eğlenmeye başladı. Oynadıktan sonra, bu organdan bir parça kesti ve yandaki kutuya attı. Saatlerce devam eden bu ciğersuz ve vicdanız saldırıdan sonra, tekrar çocuğun karnını iğne iplikle diktiler ve bir kaç saat bir kenarda beklettikten sonra annesine iade ettiler. Kadın ise, çantasında para denen demet demek kağıtları çıkarıp bu adamlara vermek yetmiyormuş gibi, yere kadar da eğilerek minnettarlığını gösterip çocuğunu alıp ayrıldı.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Kan donduran bu olayı sizinle tek kelime konuşmadan dehşet içinde izledik. Size dönüyorum. Eski bilgilerini unutmuş biri olarak, sizden olayı nasıl algıladığınızı soruyorum. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Bütün çaresizliğinizle, <em>“Korkunç bir olay.”</em> diyorsunuz. Olamaz böyle bir şey, insanların, özellikle annelerin vicdanlarından kuşkuya düşüyorsunuz. Bu olaya baş kaldırıyorsunuz. <em>“Böyle anne mi olur, insaf yok mu bu annede?”</em> diye feryat ediyorsunuz. Böyle bir vahşet olamaz, diye isyan ediyorsunuz.</span></span></p><p> </p><p> <em><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">“Çaresizliğimi, hiçliğimi, başkalarının kaybıyla, başkalarının acılarıyla anlamak, o çaresizliği ve hiçliği daha da arttırıyor.”</span></span></em><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"> diyerek şu soruları soruyorsunuz:</span></span></p><p><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"> </span></span></p><p><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"> <em>“Neden?</em></span></span></p><p> </p><p> <em><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Neden bu masum çocuğa bunu yaptılar? </span></span></em></p><p> </p><p> <em><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Bu annede zerre kadar şefkat yok mu?”</span></span></em></p><p> </p><p> <em><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">“Hayııııır!. olamaz.”</span></span></em><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"> diyerek feryat ediyor ve <em>“Bu sorularımı cevaplayın.”</em> diyorsunuz. </span></span></p><p><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"> </span></span></p><p><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"> Kısa bir sessizlikten sonra dönüp bana bakıyorsunuz. Sakin ve rahat davranışlarım dikkatinizi çekiyor ve <em>“Sende mi vicdanını kaybettin yoksa?”</em> diyerek bu kez bana saldırıyorsunuz. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Musibeti ikileştiren bu halinizi görünce size acıyorum ve size yardımcı olmaya çalışıyorum. Zira sizin olaya yanlış yerden baktığınızı fark ediyorum. Olayın kendisi değil, olayın altında kalıp ezilişiniz beni üzüyor.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Ve doğru yerden bakarak olayın gerçek yüzünü size anlatmaya çalışıyorum.</span></span></p><p> </p><p> <em><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">“Ahmet Bey, yaşanan olay sizin vehmettiğiniz gibi acımasız, ciğersuz ve insafsız değildir. Tam aksine, yüksek bir şefkatin, büyük bir insafın, derin bir merhametin yansımasıydı.”</span></span></em></p><p> </p><p> <em><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">“O kadın bir anneydi; çocuğu kanser hastasıydı. Beyaz önlüklü adamlar doktorlardı. Olay bir saldırı değil, ameliyattı. Ağrısı acısı olduğu doğrudur. Fakat, iki üç ay ömrü kalmış olan çocuk bu ameliyat sayesinde sağlığına kavuştu.”</span></span></em></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Yüzünüz açılmaya ve kendinize gelmeye başlıyorsunuz. <em>“Nasıl da anlayamamışım.”</em> diyerek kendinize sitem ediyorsunuz. <em>“Peki ben neden bütün bunları fark edemedim.”</em> diyorsunuz. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Fark edemezsiniz, çünkü yanlış yerden, dar bir yerden bakıyorsunuz. Filmin tümünü göremiyorsunuz.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Evet Ahmet Bey, ölüm de böyledir. İnsanlar dünyada ebedi kalmak üzere gönderilmediler. Kısa bir süreliğine bir ticaret yapmak, bir eğitimden geçmek üzere gönderildik. İşimiz biter bitmez de geri döneceğiz ve dönüyoruz.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Tıpkı askerlik yapmak gibi, okula gitmek gibi.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Askerlik eğitiminde sıkıntılar olabilir. Ama muhtemel bir savaşta sağlam bir savunma ve bütün bütün ülkeyi kaybetmemek için bu sıkıntılara katlanmak gerekir. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Askerlikten ayrılırken de eğitim için verilen elbiselerimizi bırakır ayrılırız. Elbiselerimiz kullanılamaz hale geldiyse, çöpe atılır. Veya kesilir, doğranır, yakılır ve yok edilir. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Bu elbiseler kesildi veya yakıldı diye isyan edilir mi? Komutanlar insafsızlıkla ittiham edilir mi? Korkunç bir olay denilir mi? Diyen kişinin haline acınmaz mı, acımaz mısınız?</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Ahmet Bey, beden ruhun elbisesidir. Eğitim bitince, bu elbise artık işimize yaramaz. Beden elbisesi çıkarılır ve terhis olunur. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'arial'">Ölüm yokluk değil, hiçlik değil, ebedi ayrılık değildir.</span></strong><span style="font-family: 'arial'"> Tam aksine sıkıntılı, hastalıklı, çileli olan eğitim dünyasından terhis olmak ve ebedi saadete gitmektir. Dostlarımıza kavuşmak ve ebediyen birlikte olmak demektir ölümüm adı. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Canlı bir örnek duymak ister misiniz?</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Bir kadın, teselli kaynağı olan biricik evladını ansızın kaybeder. Peygamberimize gider dert yanar, ağlar sızlar. Efendimiz onu alır ve mezarın başına giderler. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Oğlunun mezarına doğru: <strong>“Ey filan Allah’ın izni ile kalk.”</strong> der, Efendimiz.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Delikanlı birden mezardan kalkar.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Efendimiz kendisine<strong> “Dünyaya geri gelmek ister misin?”</strong> diye sorar. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-size: 12px"><em><span style="font-family: 'arial'">“Hayır, dünyadan çok daha güzel bir yerdeyim, geri gelmek istemiyor.”</span></em><span style="font-family: 'arial'"> der ve tekrar gider delikanlı.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Bunu gören anne rahatlar ve mutlu bir şekilde geri döner. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">İşte böyle Ahmet Bey. Siz de sağlığınız için doktora kulak verdiğiniz kadar, Efendimize kulak verseniz, mutlu olursunuz. Ama dünyayı ebedi sanıp, her şeyi buradan ibaret kabul ederseniz, çaresiz bir şekilde inlemekten başka yol kalmaz. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-size: 12px"><strong><span style="font-family: 'arial'">“Yukarıdan bakmak”</span></strong><span style="font-family: 'arial'"> demek, kainatın yaratıcısının gösterdiği yerden, gönderdiği Kur’anî gözlükten bakmak demektir. İsmi ile müsemma olduğunuz Hz. Ahmedi Muhammed’in bakışı ile bakmak demektir.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Sözü fazla uzatarak sizi sıkmak istemem. Ön yargısızlığınıza sığınarak bir eser tavsiye etmek istiyorum. Vaktiniz olursa, Bediüzzaman’ın Mektubat adlı eserinden Yirminci Mektup adlı risaleyi okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Bu eserde yukarıdan bakmanın, filmi bütün olarak görmenin harika formüllerini bulacaksınız ve belki de bana da bu yüzden dua edeceksiniz.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Umarım bu risaleyi okurken, “<em>Vay kopyacı seni</em>.” diyerek notumu kırmazınız.</span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px">Saygılarımla… </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="harp, post: 237215, member: 1008315"] [b]Sayın Altan, alttan baktınız altında kaldınız[/b] [IMG]http://www.risalehaber.com/images/icon_bck.gif[/IMG][URL="http://www.risalehaber.com/index.php"]Anasayfaya Dön[/URL] Karakter boyutu : [IMG]http://www.risalehaber.com/images/font_01.gif[/IMG] [IMG]http://www.risalehaber.com/images/font_02.gif[/IMG] [IMG]http://www.risalehaber.com/images/font_03.gif[/IMG] [IMG]http://www.risalehaber.com/images/font_04.gif[/IMG] [IMG]http://www.risalehaber.com/images/author/766_b.jpg[/IMG] Ferhat ASLAN [EMAIL="%20editor@nuriklimi.com"]editor@nuriklimi.com[/EMAIL] Sayın Altan, alttan baktınız altında kaldınız 11 Şubat 2011 Cuma 07:16 [FONT=arial][SIZE=3]Cesur çıkışları, demokratik düşünceleri ile sevgimizi hakeden Ahmet Altan Bey’in musibetlere, özellikle bu son ölüm hadisesine bakışı tam bir musibetti.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Eli kolu kırılmış bir adamın kavga etmesi gibi bir musibet. Arılardan kaçayım derken, arıları üzerine saldırtmak gibi bir musibet. Veya kurtulmak için çırpındıkça batmak gibi tam bir musibet.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Ahmet Bey, zatıaliniz de çok iyi bilirler ki, bir hadiseyi doğru anlamak için doğru yerden bakmak lazımdır. Zannımca siz bu ölüm olayına yanlış yerden baktınız ve yanlış bir sonuca ulaştınız. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Karın ağrısı çeken birine sizin yaklaşımız ile bir doktorun yaklaşımı muhakkak ki çok farklı olacaktır. Zira iki bakış arasında çok fark vardır. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Siyasi, politik olaylara doğru yerden baktığınız ve doğru teşhisler koyduğunuz için, çocuklarınız maddi rahatsızlıklarında sizde tedavi olmuyorlardır herhalde. Zira burada yetersiz olduğunuzu biliyorlar ve bunda da haklıdırlar. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Ülkenin siyasi sosyal yaralarını tedavi etmede başarılı reçeteler yazan zatınız, hasta olunca doktora gitmek durumundasınız. [I]“Koskoca ülke meselelerini teşhis eden ben, nasıl oluyor da bedenimde olan bir sorunu teşhis edemiyorum.”[/I] demezsiniz galiba. Zira bu alanda doğru yerden bakacak müktesebata sahip değilsiniz. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Kısacası Ahmet Bey, bu ölüm olayına alttan baktınız ve altta kaldınız.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Sizi çok iyi anlıyorum. Çünkü vakti zamanında ben de aynı hatayı yapmış, alttan bakmış ve altında ezilmiştim.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Ne vakit, üstten bakmayı ve filmin tümünü görmeyi öğrendim, ezilmekten kurtuldum ve rahatladım. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Sizi seven biri olarak, üsten bakma işini hoşgörünüze sığınarak sizlerle paylaşmak isterim. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Ancak üstten bakmayı öğrenmek adına kısa bir seyahate çıkmamız lazım. Endişelenmeyin. Yoğun olduğunuzu biliyorum. Bu bir gerçek seyahat değil, hayali bir yolculuk. Bu seyahatten ibret almak için küçük de bir şartımız var: Hastalık, hastane, doktor, tedavi gibi konuları bir süreliğine unutacaksınız veya bütün bildiklerinizi, bilgilerinizi yolculuk boyunca bir kenara bırakacaksınız. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Şartları kabul ediyorsanız, yolculuğa başlayalım. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Çıkış noktamız Jupiter gezegeni olsun. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Yolculuk başladı.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Diğer gezegenleri merak ediyoruz. Birkaç gezegeni dolaştıktan sonra dünya denen bir gezegene geldik. İnsan denen varlıkları yukarıdan izlemeye başladık. Bir kadın ve üç yaşlarındaki çocuğu dikkatimizi çekiyor. Evinden çocuğunu kucağına almış olarak çıkan kadın, bir araca bindi. Adım adım takip ettiğimiz kadın büyük bir binanın önünde indi ve apar topar binaya girdi. Üçüncü kata çıktı. Bir odanın kapısını çaldı. Beyaz önlüklü bir adam çıktı. Kadın kucağındaki yavrusunu bu adama verdi ve yan taraftaki koltuğa yığılırcasına oturdu. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Çocuğu alan beyaz önlüklü adam, kendisi gibi beş kişiyi daha çağırdı. Altı kocaman adam çocuğun üzerine saldırdılar ve çocuğu boylu boyunca bir yere uzatıp ellerini ayaklarını sıkıca bağladılar. Sonra ağzına bir şey sıktılar ve çocuğu bayılttılar.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Derken, onlardan birisi eline geçirdiği keskin bir cisimle çocuğun karnını yardı. Bir başkası çocuğun içindeki organları eline alıp onunla oynayama, eğlenmeye başladı. Oynadıktan sonra, bu organdan bir parça kesti ve yandaki kutuya attı. Saatlerce devam eden bu ciğersuz ve vicdanız saldırıdan sonra, tekrar çocuğun karnını iğne iplikle diktiler ve bir kaç saat bir kenarda beklettikten sonra annesine iade ettiler. Kadın ise, çantasında para denen demet demek kağıtları çıkarıp bu adamlara vermek yetmiyormuş gibi, yere kadar da eğilerek minnettarlığını gösterip çocuğunu alıp ayrıldı.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Kan donduran bu olayı sizinle tek kelime konuşmadan dehşet içinde izledik. Size dönüyorum. Eski bilgilerini unutmuş biri olarak, sizden olayı nasıl algıladığınızı soruyorum. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Bütün çaresizliğinizle, [I]“Korkunç bir olay.”[/I] diyorsunuz. Olamaz böyle bir şey, insanların, özellikle annelerin vicdanlarından kuşkuya düşüyorsunuz. Bu olaya baş kaldırıyorsunuz. [I]“Böyle anne mi olur, insaf yok mu bu annede?”[/I] diye feryat ediyorsunuz. Böyle bir vahşet olamaz, diye isyan ediyorsunuz.[/SIZE][/FONT] [I][FONT=arial][SIZE=3]“Çaresizliğimi, hiçliğimi, başkalarının kaybıyla, başkalarının acılarıyla anlamak, o çaresizliği ve hiçliği daha da arttırıyor.”[/SIZE][/FONT][/I][FONT=arial][SIZE=3] diyerek şu soruları soruyorsunuz: [I]“Neden?[/I][/SIZE][/FONT] [I][FONT=arial][SIZE=3]Neden bu masum çocuğa bunu yaptılar? [/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=arial][SIZE=3]Bu annede zerre kadar şefkat yok mu?”[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=arial][SIZE=3]“Hayııııır!. olamaz.”[/SIZE][/FONT][/I][FONT=arial][SIZE=3] diyerek feryat ediyor ve [I]“Bu sorularımı cevaplayın.”[/I] diyorsunuz. Kısa bir sessizlikten sonra dönüp bana bakıyorsunuz. Sakin ve rahat davranışlarım dikkatinizi çekiyor ve [I]“Sende mi vicdanını kaybettin yoksa?”[/I] diyerek bu kez bana saldırıyorsunuz. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Musibeti ikileştiren bu halinizi görünce size acıyorum ve size yardımcı olmaya çalışıyorum. Zira sizin olaya yanlış yerden baktığınızı fark ediyorum. Olayın kendisi değil, olayın altında kalıp ezilişiniz beni üzüyor.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Ve doğru yerden bakarak olayın gerçek yüzünü size anlatmaya çalışıyorum.[/SIZE][/FONT] [I][FONT=arial][SIZE=3]“Ahmet Bey, yaşanan olay sizin vehmettiğiniz gibi acımasız, ciğersuz ve insafsız değildir. Tam aksine, yüksek bir şefkatin, büyük bir insafın, derin bir merhametin yansımasıydı.”[/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=arial][SIZE=3]“O kadın bir anneydi; çocuğu kanser hastasıydı. Beyaz önlüklü adamlar doktorlardı. Olay bir saldırı değil, ameliyattı. Ağrısı acısı olduğu doğrudur. Fakat, iki üç ay ömrü kalmış olan çocuk bu ameliyat sayesinde sağlığına kavuştu.”[/SIZE][/FONT][/I] [FONT=arial][SIZE=3]Yüzünüz açılmaya ve kendinize gelmeye başlıyorsunuz. [I]“Nasıl da anlayamamışım.”[/I] diyerek kendinize sitem ediyorsunuz. [I]“Peki ben neden bütün bunları fark edemedim.”[/I] diyorsunuz. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Fark edemezsiniz, çünkü yanlış yerden, dar bir yerden bakıyorsunuz. Filmin tümünü göremiyorsunuz.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Evet Ahmet Bey, ölüm de böyledir. İnsanlar dünyada ebedi kalmak üzere gönderilmediler. Kısa bir süreliğine bir ticaret yapmak, bir eğitimden geçmek üzere gönderildik. İşimiz biter bitmez de geri döneceğiz ve dönüyoruz.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Tıpkı askerlik yapmak gibi, okula gitmek gibi.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Askerlik eğitiminde sıkıntılar olabilir. Ama muhtemel bir savaşta sağlam bir savunma ve bütün bütün ülkeyi kaybetmemek için bu sıkıntılara katlanmak gerekir. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Askerlikten ayrılırken de eğitim için verilen elbiselerimizi bırakır ayrılırız. Elbiselerimiz kullanılamaz hale geldiyse, çöpe atılır. Veya kesilir, doğranır, yakılır ve yok edilir. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Bu elbiseler kesildi veya yakıldı diye isyan edilir mi? Komutanlar insafsızlıkla ittiham edilir mi? Korkunç bir olay denilir mi? Diyen kişinin haline acınmaz mı, acımaz mısınız?[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Ahmet Bey, beden ruhun elbisesidir. Eğitim bitince, bu elbise artık işimize yaramaz. Beden elbisesi çıkarılır ve terhis olunur. [/SIZE][/FONT] [SIZE=3][B][FONT=arial]Ölüm yokluk değil, hiçlik değil, ebedi ayrılık değildir.[/FONT][/B][FONT=arial] Tam aksine sıkıntılı, hastalıklı, çileli olan eğitim dünyasından terhis olmak ve ebedi saadete gitmektir. Dostlarımıza kavuşmak ve ebediyen birlikte olmak demektir ölümüm adı. [/FONT][/SIZE] [FONT=arial][SIZE=3]Canlı bir örnek duymak ister misiniz?[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Bir kadın, teselli kaynağı olan biricik evladını ansızın kaybeder. Peygamberimize gider dert yanar, ağlar sızlar. Efendimiz onu alır ve mezarın başına giderler. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Oğlunun mezarına doğru: [B]“Ey filan Allah’ın izni ile kalk.”[/B] der, Efendimiz.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Delikanlı birden mezardan kalkar.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Efendimiz kendisine[B] “Dünyaya geri gelmek ister misin?”[/B] diye sorar. [/SIZE][/FONT] [SIZE=3][I][FONT=arial]“Hayır, dünyadan çok daha güzel bir yerdeyim, geri gelmek istemiyor.”[/FONT][/I][FONT=arial] der ve tekrar gider delikanlı.[/FONT][/SIZE] [FONT=arial][SIZE=3]Bunu gören anne rahatlar ve mutlu bir şekilde geri döner. [/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]İşte böyle Ahmet Bey. Siz de sağlığınız için doktora kulak verdiğiniz kadar, Efendimize kulak verseniz, mutlu olursunuz. Ama dünyayı ebedi sanıp, her şeyi buradan ibaret kabul ederseniz, çaresiz bir şekilde inlemekten başka yol kalmaz. [/SIZE][/FONT] [SIZE=3][B][FONT=arial]“Yukarıdan bakmak”[/FONT][/B][FONT=arial] demek, kainatın yaratıcısının gösterdiği yerden, gönderdiği Kur’anî gözlükten bakmak demektir. İsmi ile müsemma olduğunuz Hz. Ahmedi Muhammed’in bakışı ile bakmak demektir.[/FONT][/SIZE] [FONT=arial][SIZE=3]Sözü fazla uzatarak sizi sıkmak istemem. Ön yargısızlığınıza sığınarak bir eser tavsiye etmek istiyorum. Vaktiniz olursa, Bediüzzaman’ın Mektubat adlı eserinden Yirminci Mektup adlı risaleyi okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Bu eserde yukarıdan bakmanın, filmi bütün olarak görmenin harika formüllerini bulacaksınız ve belki de bana da bu yüzden dua edeceksiniz.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Umarım bu risaleyi okurken, “[I]Vay kopyacı seni[/I].” diyerek notumu kırmazınız.[/SIZE][/FONT] [FONT=arial][SIZE=3]Saygılarımla… [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Anasayfaya Dön Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto Ferhat ASLAN editor@nuriklimi.c
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst