Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Site Yönetimi ve Forum Duyuruları
Anket Konuları
Anayasa Değişikliği ?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Sirac" data-source="post: 210323" data-attributes="member: 6015"><p>Genel olarak konuşulan ve cevabı net olarak bilinmeyen sorular şöyle:</p><p></p><p>SORU 1: “ …ancak, Yüksek Askerî Şûrânın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır.”</p><p></p><p>Hükmüne göre daha önceden Silâhlı Kuvvetler’den disiplinsizlik sebebiyle ilişiği kesilen personel dâvâ açıp Silâhlı Kuvvetler’e geri dönebilecek mi? Veya haksızlığa uğramışsa tazminat alabilecek mi?</p><p></p><p>CEVAP 1: Evet dönebilecek veya tazminat alabilecek “desem” çok iyi olurdu. <strong>Ancak üzülerek bunu söyleyemiyorum.</strong></p><p></p><p>Zira şu an halen yürürlükte olan Anayasanın 125. maddesine göre Yüksek Askerî Şûrânın kararları yargı denetimi dışındadır. Ağustos 2010 Şûrâ kararları için de bu hüküm geçerli. <strong>Yani en yakın Ağustos 2010 Şûrâ kararları için de (şerhli bile olsa) <u>yargı yoluna gidilemeyecek</u>.</strong></p><p></p><p><strong><span style="color: red">Geri dönüş veya tazminat talep edilemeyecek.</span></strong></p><p></p><p>12 Eylül 2010 tarihine kadar hiçbir kanun mevcut anayasaya aykırı olarak yorumlanamayacağına göre şu anki anayasanın 125. maddesinin net (ve sert) hükmüne göre halk oylamasından önceki tüm Yüksek Askerî Şûrâ kararları yargı denetimi dışındadır.</p><p></p><p>Eğer <strong>değişiklik metnine</strong> “Bu hüküm geçmiş şûrâ kararları için de geçerlidir” diye <strong><span style="color: red">yazılsaydı</span></strong> bu açık anayasa hükmüne göre tartışmasız eski şûrâ kararları için yargı yoluna gidilir, geri dönüş veya tazminat talep edilirdi.</p><p></p><p>Sandıktan evet çıkarsa <strong><span style="color: red">12 Eylül 2010 tarihinden <u>sonraki</u></span></strong> Yüksek Askerî Şûrânın ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açık oluyor.</p><p></p><p>Ancak <u>yargı yolu için</u> <strong><span style="color: red">başvuruların ancak <u>Askerî Yüksek İdare Mahkemesine</u> yapılacağı</span></strong> da gözden uzak tutulmamalı.</p><p></p><p><u>Bu nokta şu açıdan önemli.</u></p><p></p><p>Millî Savunma ve İçişleri Bakanlığı tarafından 27.12.1998 tarihinde çıkarılan ve aynı tarihte Resmî Gazetede yayınlanan Subay Sicil Yönetmeliği’nin Disiplinsizlik veya Ahlâkî Durum Nedeniyle Ayırma başlığı altındaki Üçüncü Bölüm 91. madde de:</p><p></p><p>“Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlâkî durumları gereği Silâhlı Kuvvetlerde kalmaları, son rütbelerine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyenler hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır” denilmektedir.</p><p></p><p>Bu sebeplerden 91/e bendine göre</p><p></p><p>“Tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasî, yıkıcı, bölücü, irticaî ve ideolojik görüşleri benimsediği, bu gibi faaliyetlerde bulunduğu veya karıştığı anlaşılanlar” da (anayasa değişse de değişmese de) hizmet sürelerine bakılmaksızın yine emeklilik işlemine tabi tutulacak. Aynı hüküm Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 60/f maddesinde de yazılı.</p><p></p><p><strong><span style="color: red"><u>Bu maddeler hükümet tarafından değiştirilmedikçe</u> anayasa da şûrâ kararlarına karşı yargı yolunun açık olması bir anlam ifade etmiyor.</span></strong></p><p></p><p>Bu maddeleri değiştirmek hükümetin elinde. Fakat değiştirmek için bu güne kadar hiçbir şey yapılmadı. Bu güne kadar ayırma işlemlerinin çoğu bu madde işletilerek yapıldı.</p><p></p><p>Özellikle madde içerisinde yer alan “irtica”nın ne olup ne olmadığı anayasa da, Ceza Kanununda ve sair mevzuatta tanımlanmıyor.</p><p></p><p>İrtica kelimesi şu an muğlak bir kavram ve içine ibadetin bile sokulabileceği istismara açık bir kurnazlık ifadesi. “İrticaî görüş, irticaî tutum ve davranış nedir?” Tarifi hiçbir kanunda yer almıyor.</p><p></p><p>Tüm bunlardan başka Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin yapısında hakim sınıfından olmayan kurmay yarbay-albay yer almakta.</p><p></p><p>“Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin Üyeleri; a) İki yılını doldurmuş kurmay yarbaylarla albay rütbesinde üç yılını doldurmamış kurmay subaylar, b) En az yarbay rütbesinde birinci sınıf askerî hakimler, arasından seçilirler. (AYİM Kanunu Madde 7 )</p><p></p><p>İdarî yargının “askerî” ve “idarî” olarak ayrışması zaten başlı başına ayrı bir sorun.</p><p></p><p>Bu durumda Silâhlı Kuvvetlerden ilişiği kesilen personel hakkında hazırlanan dosyanın, şûrâdaki generallerin önünden üç askerî hakim ve iki kurmay subaydan oluşan bir mahkemenin önüne gelmesinin (yukarıdaki hükümlerin yürürlükte olması karşısında) sonucu değiştirmeyeceği belli oluyor diyerek şerhimizi düşelim.</p><p></p><p>Bu durumda her yönüyle demokrasi ve hukukun üstünlüğünü esas alan <strong><span style="color: red">yapısal değişim yapılmadan</span></strong> elbisenin yama tutması zor görünüyor.</p><p></p><p>alıntı</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Sirac, post: 210323, member: 6015"] Genel olarak konuşulan ve cevabı net olarak bilinmeyen sorular şöyle: SORU 1: “ …ancak, Yüksek Askerî Şûrânın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır.” Hükmüne göre daha önceden Silâhlı Kuvvetler’den disiplinsizlik sebebiyle ilişiği kesilen personel dâvâ açıp Silâhlı Kuvvetler’e geri dönebilecek mi? Veya haksızlığa uğramışsa tazminat alabilecek mi? CEVAP 1: Evet dönebilecek veya tazminat alabilecek “desem” çok iyi olurdu. [B]Ancak üzülerek bunu söyleyemiyorum.[/B] Zira şu an halen yürürlükte olan Anayasanın 125. maddesine göre Yüksek Askerî Şûrânın kararları yargı denetimi dışındadır. Ağustos 2010 Şûrâ kararları için de bu hüküm geçerli. [B]Yani en yakın Ağustos 2010 Şûrâ kararları için de (şerhli bile olsa) [U]yargı yoluna gidilemeyecek[/U].[/B] [B][COLOR=red]Geri dönüş veya tazminat talep edilemeyecek.[/COLOR][/B] 12 Eylül 2010 tarihine kadar hiçbir kanun mevcut anayasaya aykırı olarak yorumlanamayacağına göre şu anki anayasanın 125. maddesinin net (ve sert) hükmüne göre halk oylamasından önceki tüm Yüksek Askerî Şûrâ kararları yargı denetimi dışındadır. Eğer [B]değişiklik metnine[/B] “Bu hüküm geçmiş şûrâ kararları için de geçerlidir” diye [B][COLOR=red]yazılsaydı[/COLOR][/B] bu açık anayasa hükmüne göre tartışmasız eski şûrâ kararları için yargı yoluna gidilir, geri dönüş veya tazminat talep edilirdi. Sandıktan evet çıkarsa [B][COLOR=red]12 Eylül 2010 tarihinden [U]sonraki[/U][/COLOR][/B] Yüksek Askerî Şûrânın ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açık oluyor. Ancak [U]yargı yolu için[/U] [B][COLOR=red]başvuruların ancak [U]Askerî Yüksek İdare Mahkemesine[/U] yapılacağı[/COLOR][/B] da gözden uzak tutulmamalı. [U]Bu nokta şu açıdan önemli.[/U] Millî Savunma ve İçişleri Bakanlığı tarafından 27.12.1998 tarihinde çıkarılan ve aynı tarihte Resmî Gazetede yayınlanan Subay Sicil Yönetmeliği’nin Disiplinsizlik veya Ahlâkî Durum Nedeniyle Ayırma başlığı altındaki Üçüncü Bölüm 91. madde de: “Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlâkî durumları gereği Silâhlı Kuvvetlerde kalmaları, son rütbelerine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyenler hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır” denilmektedir. Bu sebeplerden 91/e bendine göre “Tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasî, yıkıcı, bölücü, irticaî ve ideolojik görüşleri benimsediği, bu gibi faaliyetlerde bulunduğu veya karıştığı anlaşılanlar” da (anayasa değişse de değişmese de) hizmet sürelerine bakılmaksızın yine emeklilik işlemine tabi tutulacak. Aynı hüküm Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 60/f maddesinde de yazılı. [B][COLOR=red][U]Bu maddeler hükümet tarafından değiştirilmedikçe[/U] anayasa da şûrâ kararlarına karşı yargı yolunun açık olması bir anlam ifade etmiyor.[/COLOR][/B] Bu maddeleri değiştirmek hükümetin elinde. Fakat değiştirmek için bu güne kadar hiçbir şey yapılmadı. Bu güne kadar ayırma işlemlerinin çoğu bu madde işletilerek yapıldı. Özellikle madde içerisinde yer alan “irtica”nın ne olup ne olmadığı anayasa da, Ceza Kanununda ve sair mevzuatta tanımlanmıyor. İrtica kelimesi şu an muğlak bir kavram ve içine ibadetin bile sokulabileceği istismara açık bir kurnazlık ifadesi. “İrticaî görüş, irticaî tutum ve davranış nedir?” Tarifi hiçbir kanunda yer almıyor. Tüm bunlardan başka Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin yapısında hakim sınıfından olmayan kurmay yarbay-albay yer almakta. “Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin Üyeleri; a) İki yılını doldurmuş kurmay yarbaylarla albay rütbesinde üç yılını doldurmamış kurmay subaylar, b) En az yarbay rütbesinde birinci sınıf askerî hakimler, arasından seçilirler. (AYİM Kanunu Madde 7 ) İdarî yargının “askerî” ve “idarî” olarak ayrışması zaten başlı başına ayrı bir sorun. Bu durumda Silâhlı Kuvvetlerden ilişiği kesilen personel hakkında hazırlanan dosyanın, şûrâdaki generallerin önünden üç askerî hakim ve iki kurmay subaydan oluşan bir mahkemenin önüne gelmesinin (yukarıdaki hükümlerin yürürlükte olması karşısında) sonucu değiştirmeyeceği belli oluyor diyerek şerhimizi düşelim. Bu durumda her yönüyle demokrasi ve hukukun üstünlüğünü esas alan [B][COLOR=red]yapısal değişim yapılmadan[/COLOR][/B] elbisenin yama tutması zor görünüyor. alıntı [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Site Yönetimi ve Forum Duyuruları
Anket Konuları
Anayasa Değişikliği ?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst