Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Andan İçeru
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 546817" data-attributes="member: 1004566"><p>Andan İçeru</p><p></p><p></p><p></p><p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p><p></p><p>“Ey insan! Seni, şekilsizlikten çıkarıp en güzel şekilde yaratan, ihsânı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?” (İnfitâr, 6-8)</p><p></p><p>Rasûlullah (sav) buyurdular:</p><p></p><p>“…Herkes pişmanlıkla ölecek. Sâlih kimseler bile pişmanlıkla ölecek. Keşke daha öteye doğru mesafe alsaydım diye…” (Tirmizî, Zühd, 59)</p><p></p><p>Cennet yolcusu olabilmek için muhabbetullah tohumlarını mârifetullah güneşi ile yeşertmek şarttır. Bunun için de dünyanın fânî yaldız, şa’şaa ve gel-geç sevdalarından kalben uzakta kalmak bir zarûrettir. Nitekim İbrahim bin Ethem Hazretleri’nin hayatı, hikmet aynasında seyredildiğinde onun gerçek muhabbet ve mârifete nasıl yönlendirildiği gayet âşikârdır:</p><p></p><p>Bir gece yarısıydı. İbrahim bin Ethem, tahtının üzerinde uyuyakalmış olarak yatmaktaydı. Birden sarayının damında müthiş bir gürültü ve patırtı çıktı. Yüksek sesle bağırışıp-çağrışmalar, gittikçe çoğaldı ve en nihayet sultanı uyandırdı.</p><p></p><p>Sultan İbrahim bin Ethem, hızla yerinden doğrularak dama doğru haykırdı:</p><p></p><p>“– Kim var orada? Gecenin bu saatinde damda ne yapıyorsunuz?”</p><p></p><p>Derinden bir cevap geldi:</p><p></p><p>“– Kaybolan devemizi arıyoruz sultanım!”</p><p></p><p>İbrahim bin Ethem hiddetle seslendi:</p><p></p><p>“– Damda deve aranır mı bre ahmaklar?!.”</p><p></p><p>Bu seferki cevap çok mânidâr ve irşâd niteliğindeydi:</p><p></p><p>“– Ey İbrahim bin Ethem! Sen damda deve aranmayacağını biliyorsun da, sırtındaki ipekli elbiseler, başındaki tâc, elindeki kırbaç ve oturduğun tahtla Hakk’ı arayıp bulamayacağını bilmiyor musun?!.”</p><p></p><p>Bu ve benzeri hâdiselerden sonra İbrahim bin Ethem’in rûhunda uzun zamandır başlamış bulunan manevî med-cezirler sıklaştı. Nihayet o samimî kul, tacını da tahtını da bırakarak yüce muhabbet ve mârifete öylesine sarıldı ki, içindeki bütün çalkantılar, fırtınalar ve depremler tamamen sükûn buldu. Böylece İbrahim-i Ethem Hazretleri oldu. Evliyâullahın büyüklerinden sayıldı. (Osman Nûri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Ekim-2006)</p><p></p><p>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</p><p></p><p>ed-Dârr: Zarar verenleri ve zararlı yönleri de olmak üzere her şeyi yaratan, elem verici şeyleri de halk eden demektir.</p><p></p><p>Kısa Günün Kârı</p><p></p><p>İbrahim-i Ethem gibi muhabbet ve mârifet deryasına dalarak îmandan ihsana yücelebilenler, kâinatın gözbebeği ve özü olurlar. Bunlar, gerçek insân-ı kâmildirler. Dâima kulluğun zirvesinde yaşarlar. Nitekim Yunus Emre, insanların Hakk’a doğru yolculuklarında vuslat basamaklarını ince bir üslûpla tasnif eder ve en üste mârifeti koyarak şöyle der:</p><p></p><p>Şerîat, tarîkat yoldur varana,</p><p>Hakîkat mârifet andan içeru.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 546817, member: 1004566"] Andan İçeru Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Ey insan! Seni, şekilsizlikten çıkarıp en güzel şekilde yaratan, ihsânı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?” (İnfitâr, 6-8) Rasûlullah (sav) buyurdular: “…Herkes pişmanlıkla ölecek. Sâlih kimseler bile pişmanlıkla ölecek. Keşke daha öteye doğru mesafe alsaydım diye…” (Tirmizî, Zühd, 59) Cennet yolcusu olabilmek için muhabbetullah tohumlarını mârifetullah güneşi ile yeşertmek şarttır. Bunun için de dünyanın fânî yaldız, şa’şaa ve gel-geç sevdalarından kalben uzakta kalmak bir zarûrettir. Nitekim İbrahim bin Ethem Hazretleri’nin hayatı, hikmet aynasında seyredildiğinde onun gerçek muhabbet ve mârifete nasıl yönlendirildiği gayet âşikârdır: Bir gece yarısıydı. İbrahim bin Ethem, tahtının üzerinde uyuyakalmış olarak yatmaktaydı. Birden sarayının damında müthiş bir gürültü ve patırtı çıktı. Yüksek sesle bağırışıp-çağrışmalar, gittikçe çoğaldı ve en nihayet sultanı uyandırdı. Sultan İbrahim bin Ethem, hızla yerinden doğrularak dama doğru haykırdı: “– Kim var orada? Gecenin bu saatinde damda ne yapıyorsunuz?” Derinden bir cevap geldi: “– Kaybolan devemizi arıyoruz sultanım!” İbrahim bin Ethem hiddetle seslendi: “– Damda deve aranır mı bre ahmaklar?!.” Bu seferki cevap çok mânidâr ve irşâd niteliğindeydi: “– Ey İbrahim bin Ethem! Sen damda deve aranmayacağını biliyorsun da, sırtındaki ipekli elbiseler, başındaki tâc, elindeki kırbaç ve oturduğun tahtla Hakk’ı arayıp bulamayacağını bilmiyor musun?!.” Bu ve benzeri hâdiselerden sonra İbrahim bin Ethem’in rûhunda uzun zamandır başlamış bulunan manevî med-cezirler sıklaştı. Nihayet o samimî kul, tacını da tahtını da bırakarak yüce muhabbet ve mârifete öylesine sarıldı ki, içindeki bütün çalkantılar, fırtınalar ve depremler tamamen sükûn buldu. Böylece İbrahim-i Ethem Hazretleri oldu. Evliyâullahın büyüklerinden sayıldı. (Osman Nûri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Ekim-2006) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri) ed-Dârr: Zarar verenleri ve zararlı yönleri de olmak üzere her şeyi yaratan, elem verici şeyleri de halk eden demektir. Kısa Günün Kârı İbrahim-i Ethem gibi muhabbet ve mârifet deryasına dalarak îmandan ihsana yücelebilenler, kâinatın gözbebeği ve özü olurlar. Bunlar, gerçek insân-ı kâmildirler. Dâima kulluğun zirvesinde yaşarlar. Nitekim Yunus Emre, insanların Hakk’a doğru yolculuklarında vuslat basamaklarını ince bir üslûpla tasnif eder ve en üste mârifeti koyarak şöyle der: Şerîat, tarîkat yoldur varana, Hakîkat mârifet andan içeru. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
Andan İçeru
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst