Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Andelip
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Garib" data-source="post: 104722" data-attributes="member: 1249"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><img src="http://i0902.hizliresim.com/2009/2/24/2099.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Andelip </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Güzel bir bahar sabahıydı. Kışın beyaz sayfası, baharın yeşil sayfasına; gecenin karanlığı da gündüzün aydınlığına inkılâp etmişti. Vakit, günün en güzel ve en bereketli vakti, seher vaktiydi. Her canlı kendine has şekliyle Rablerini zikir ve tesbih ediyordu. Andelip, bu güzel bahar sabahında biraz gezmek, melekleri ve ruhaniyatı semadan indirtip aşka ve cezbeye getiren bu şirin manzaraları seyredip, Rabbinin sanatlarını temaşa etmek istiyordu. Bu neşe ve heyecanla kanatlarını hızla çarparak havalandı.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Bir tepeciğin üzerine gelmişti. Tepenin bir tarafı pembe ve mor, diğer tarafı ise sarı ve beyaz çiçeklerle kaplıydı. Tepenin alt tarafında, bir çınar ağacının yanındaki taşların arasından süzülerek aşağı doğru akan bir su vardı. Suyu görünce sevinçle suya doğru uçtu. Küçük bir taşın üzerine kondu. Ve birkaç yudum içti. Gökten rahmetini damlalar suretinde indirip muhtaç kullarına ihsan eden rabbine hamd etti. Tam bu sırada bir ses duydu. Biri imdat diye bağırıyordu. Dikkatlice dinledi. Evet, yanılmıyordu, biri yardım istiyordu. Aşağıya doğru baktı. Bu bir karıncaydı. Minik kollarının arasına sıkıştırdığı buğday tanesiyle birlikte, var gücüyle içine düştüğü sudan kurtulmaya çalışıyordu. Andelip hemen kanatlarını çırptı, yerden bir çöp aldı ve karıncaya doğru uzatarak, “haydi!” dedi. Karınca ise büyük bir hırsla, buğday tanesini de bırakmadan çöpe tutundu. Andelip de hızlıca çöpü çekti. Fakat tam o sırada karınca, uğruna hayatını riske attığı buğday tanesini elinden düşürdü.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Andelip, yorgun bedenini toprağa bırakmış, nefes nefese yatan karıncaya baktı ve yumuşak sesiyle, “Elhamdülillah kurtuldun” dedi. Karınca ise sanki onu duymuyor gibiydi. Uzandığı yerden hızlıca doğruldu. Ve suya bakarak “onu kaybettim, onu kaybettim, ben şimdi ne yapacağım” diye ağlamaya başladı. Andelip, “Üzülme kardeşim! Demek ki o buğday tanesi senin nasibin değilmiş. Hem Rabbimiz sana daha güzelini ihsan eder İnşallah.” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Karınca başını kaldırarak; “Haklısın, ama onu buraya kadar getirmek için çok çalıştım. Baksana yuvamıza da az kalmıştı. Hem, kendim ve arkadaşlarım için çok çalışmam lazım. Depoları doldurmalıyız, aç kalmamak için kışa hazırlık yapmalıyız.” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><img src="http://i0902.hizliresim.com/2009/2/24/2099.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p> <p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Andelip:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Evet, çalışmanız çok güzel, ama sakın Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. O hiç birimizi aç bırakmaz. Yeryüzünde yaşayan canlıların rızkı ancak Allah’a aittir. Madem bize bu hayatı verdi, bizi beslemek ve rızık ile hayatımızı devam ettirmek onun vazifesidir. Hem baksana, hayatımızın devamı için her birimize farklı kabiliyetler vermiş. Ve hayatımızın devamı için gerekli olan her şeyi daha dünyaya gelmeden bize öğretmiş. Yoksa ben uçmayı, sen yuva yapmayı nereden bilecektik.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Andelip, tatlı tatlı konuşuyor ve karıncanın hayatında hiç duymadığı şeylerden bahsediyordu. Karınca da hiç ses çıkartmadan, hayranlıkla bu bilge bülbülü dinliyordu. Tam bu sırada bir vızıltı duyuldu. İkisi birden arkalarına baktılar. Bu, bir bal arısıydı. Hemen yanlarındaki sarıçiçeğe konuverdi ve: “Özür dilerim, istemeyerek kulak misafiri oldum. Acaba bu güzel sohbetinize ben de katılabilir miyim.” dedi. İkisi birden, “tabii, hoş geldin” dediler. Andelip sözlerine devamla, “Rabbimizin bizi nasıl terbiye ettiğini ve akıl ve irademizin fevkinde bize nasıl mükemmel vazifeler yaptırdığını konuşuyorduk. Siz arılar bu bahsimize güzel bir misal teşkil ediyorsunuz. Bize kendinizden ve işlerinizden biraz bahseder misin?” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><img src="http://i0902.hizliresim.com/2009/2/24/2099.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Bal arısı:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">“Ben bir işçi arıyım, şu ilerideki ağaçların kovuklarında binlerce arkadaşlarım var. Yaptığımız harika işleri anlatmak çok uzun sürer. Ama şu kadarını söyleyebilirim ki, biz büyük bir uyum içinde gece-gündüz çalışırız. Sayımız binlerce olduğu halde hiçbir karışıklık olmaz. Herkes vazifesini aksatmadan yerine getirir. Bir mühendislik harikası olan peteği, sayısız şifaları olan rahmet şerbetini onun izni ve ilhamıyla yaparız. Senin de söylediğin gibi bu sanatların hiç birisi bize ait değildir ve olamaz.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><img src="http://i0902.hizliresim.com/2009/2/24/2099.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Karınca:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">“Biz de büyük bir aileyiz ve mükemmel işler yapıyoruz. Yani bize yaptırılıyor. Yuvamızda tam bir iş bölümü vardır. Kimse zerre miktar haddinden tecavüz etmez. Her birimiz önce kardeşini düşünür. Aramızda asla bir kıskançlık ve rekabet olmaz. Bütün gün çalışır rızkımızı ararız. Rabbimizin bize verdiği özel yön tayin etme sistemiyle ne kadar uzaklaşsak da yolumuzu şaşırmayız.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Andelip:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><img src="http://i0902.hizliresim.com/2009/2/24/2099.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">“Bütün bunlar hem çok hayret verici hem de çok güzel. Evet, bu gibi harika işleri biz aciz kullarına yaptıran zat, elbette bütün noksanlıklardan münezzehtir.” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Karınca ve arı, andelibin sözlerini tasdik ettiler. Karınca, andelibe dönerek: “Beni sudan kurtardığın için teşekkür ederim. Ayrıca bu güzel nasihatlerinizle beni büyük bir gafletten kurtardığınız için Allah ikinizden de razı olsun. Sohbetimiz çok güzel ama artık gitmeliyim” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px">Bu sözlerden sonra üçü de birbirleriyle helalleşip ayrıldılar. Andelip tatlı bir rüzgârın eşliğinde bulutlara doğru süzülüp giderken, “Yedi kat yer gök ve içindekiler Allah’ı tesbih ederler. Allah’ın kusursuzluğunu ve mükemmelliğini bildirmeyen hiçbir şey yoktur.” âyetini okuyordu.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: Red"> Afra Betül IŞIKLI</span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Garib, post: 104722, member: 1249"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][IMG]http://i0902.hizliresim.com/2009/2/24/2099.gif[/IMG] Andelip Güzel bir bahar sabahıydı. Kışın beyaz sayfası, baharın yeşil sayfasına; gecenin karanlığı da gündüzün aydınlığına inkılâp etmişti. Vakit, günün en güzel ve en bereketli vakti, seher vaktiydi. Her canlı kendine has şekliyle Rablerini zikir ve tesbih ediyordu. Andelip, bu güzel bahar sabahında biraz gezmek, melekleri ve ruhaniyatı semadan indirtip aşka ve cezbeye getiren bu şirin manzaraları seyredip, Rabbinin sanatlarını temaşa etmek istiyordu. Bu neşe ve heyecanla kanatlarını hızla çarparak havalandı. Bir tepeciğin üzerine gelmişti. Tepenin bir tarafı pembe ve mor, diğer tarafı ise sarı ve beyaz çiçeklerle kaplıydı. Tepenin alt tarafında, bir çınar ağacının yanındaki taşların arasından süzülerek aşağı doğru akan bir su vardı. Suyu görünce sevinçle suya doğru uçtu. Küçük bir taşın üzerine kondu. Ve birkaç yudum içti. Gökten rahmetini damlalar suretinde indirip muhtaç kullarına ihsan eden rabbine hamd etti. Tam bu sırada bir ses duydu. Biri imdat diye bağırıyordu. Dikkatlice dinledi. Evet, yanılmıyordu, biri yardım istiyordu. Aşağıya doğru baktı. Bu bir karıncaydı. Minik kollarının arasına sıkıştırdığı buğday tanesiyle birlikte, var gücüyle içine düştüğü sudan kurtulmaya çalışıyordu. Andelip hemen kanatlarını çırptı, yerden bir çöp aldı ve karıncaya doğru uzatarak, “haydi!” dedi. Karınca ise büyük bir hırsla, buğday tanesini de bırakmadan çöpe tutundu. Andelip de hızlıca çöpü çekti. Fakat tam o sırada karınca, uğruna hayatını riske attığı buğday tanesini elinden düşürdü. Andelip, yorgun bedenini toprağa bırakmış, nefes nefese yatan karıncaya baktı ve yumuşak sesiyle, “Elhamdülillah kurtuldun” dedi. Karınca ise sanki onu duymuyor gibiydi. Uzandığı yerden hızlıca doğruldu. Ve suya bakarak “onu kaybettim, onu kaybettim, ben şimdi ne yapacağım” diye ağlamaya başladı. Andelip, “Üzülme kardeşim! Demek ki o buğday tanesi senin nasibin değilmiş. Hem Rabbimiz sana daha güzelini ihsan eder İnşallah.” dedi. Karınca başını kaldırarak; “Haklısın, ama onu buraya kadar getirmek için çok çalıştım. Baksana yuvamıza da az kalmıştı. Hem, kendim ve arkadaşlarım için çok çalışmam lazım. Depoları doldurmalıyız, aç kalmamak için kışa hazırlık yapmalıyız.” dedi. [/SIZE][/FONT][RIGHT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][IMG]http://i0902.hizliresim.com/2009/2/24/2099.gif[/IMG] [/SIZE][/FONT][/RIGHT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] Andelip: Evet, çalışmanız çok güzel, ama sakın Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. O hiç birimizi aç bırakmaz. Yeryüzünde yaşayan canlıların rızkı ancak Allah’a aittir. Madem bize bu hayatı verdi, bizi beslemek ve rızık ile hayatımızı devam ettirmek onun vazifesidir. Hem baksana, hayatımızın devamı için her birimize farklı kabiliyetler vermiş. Ve hayatımızın devamı için gerekli olan her şeyi daha dünyaya gelmeden bize öğretmiş. Yoksa ben uçmayı, sen yuva yapmayı nereden bilecektik. Andelip, tatlı tatlı konuşuyor ve karıncanın hayatında hiç duymadığı şeylerden bahsediyordu. Karınca da hiç ses çıkartmadan, hayranlıkla bu bilge bülbülü dinliyordu. Tam bu sırada bir vızıltı duyuldu. İkisi birden arkalarına baktılar. Bu, bir bal arısıydı. Hemen yanlarındaki sarıçiçeğe konuverdi ve: “Özür dilerim, istemeyerek kulak misafiri oldum. Acaba bu güzel sohbetinize ben de katılabilir miyim.” dedi. İkisi birden, “tabii, hoş geldin” dediler. Andelip sözlerine devamla, “Rabbimizin bizi nasıl terbiye ettiğini ve akıl ve irademizin fevkinde bize nasıl mükemmel vazifeler yaptırdığını konuşuyorduk. Siz arılar bu bahsimize güzel bir misal teşkil ediyorsunuz. Bize kendinizden ve işlerinizden biraz bahseder misin?” dedi. [IMG]http://i0902.hizliresim.com/2009/2/24/2099.gif[/IMG] Bal arısı: “Ben bir işçi arıyım, şu ilerideki ağaçların kovuklarında binlerce arkadaşlarım var. Yaptığımız harika işleri anlatmak çok uzun sürer. Ama şu kadarını söyleyebilirim ki, biz büyük bir uyum içinde gece-gündüz çalışırız. Sayımız binlerce olduğu halde hiçbir karışıklık olmaz. Herkes vazifesini aksatmadan yerine getirir. Bir mühendislik harikası olan peteği, sayısız şifaları olan rahmet şerbetini onun izni ve ilhamıyla yaparız. Senin de söylediğin gibi bu sanatların hiç birisi bize ait değildir ve olamaz.” [IMG]http://i0902.hizliresim.com/2009/2/24/2099.gif[/IMG] Karınca: “Biz de büyük bir aileyiz ve mükemmel işler yapıyoruz. Yani bize yaptırılıyor. Yuvamızda tam bir iş bölümü vardır. Kimse zerre miktar haddinden tecavüz etmez. Her birimiz önce kardeşini düşünür. Aramızda asla bir kıskançlık ve rekabet olmaz. Bütün gün çalışır rızkımızı ararız. Rabbimizin bize verdiği özel yön tayin etme sistemiyle ne kadar uzaklaşsak da yolumuzu şaşırmayız.” Andelip: [IMG]http://i0902.hizliresim.com/2009/2/24/2099.gif[/IMG] “Bütün bunlar hem çok hayret verici hem de çok güzel. Evet, bu gibi harika işleri biz aciz kullarına yaptıran zat, elbette bütün noksanlıklardan münezzehtir.” dedi. Karınca ve arı, andelibin sözlerini tasdik ettiler. Karınca, andelibe dönerek: “Beni sudan kurtardığın için teşekkür ederim. Ayrıca bu güzel nasihatlerinizle beni büyük bir gafletten kurtardığınız için Allah ikinizden de razı olsun. Sohbetimiz çok güzel ama artık gitmeliyim” dedi. Bu sözlerden sonra üçü de birbirleriyle helalleşip ayrıldılar. Andelip tatlı bir rüzgârın eşliğinde bulutlara doğru süzülüp giderken, “Yedi kat yer gök ve içindekiler Allah’ı tesbih ederler. Allah’ın kusursuzluğunu ve mükemmelliğini bildirmeyen hiçbir şey yoktur.” âyetini okuyordu. [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=Red] Afra Betül IŞIKLI[/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=4] [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Andelip
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst