Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Anneyi sevmek yetmez I
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 173267" data-attributes="member: 8679"><p><strong>Anneyi sevmek yetmez II</strong></p><p> </p><p><strong><span style="color: #222222">Anne incelikleri</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Mü'min evladın, anneye karşı gözetmesi gereken incelikler vardır. Bu incelikler her aile için farklı olabilir. Özel durumları olan anneler olabilir. Ama hususiyet ile annelere karşı, şu teneke asrının getirdiği kabalıklar, vurdumduymazlıklar, hak tecavüzleri gibi yanlışlıklar yapılmamalıdır. Mü'min farkı anne önünde ortaya çıkmalıdır. Annenin hak edip etmediğine bakmadan, onun doğurduğu çocuk olmayı yeterli görerek dikkat edeceğimiz hususlardan bazılarını sıralayabiliriz:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #222222">Çocuklar annelerini ilk tanıdıkları gibi bilmeye devam etmemelidirler</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Annenin ilerleyen yaşının, onu eski bilinen anne olmaktan çıkarabileceğini dikkate almalıdırlar. Seksen yaşındaki annenin kırk yaşındaki anne olmadığını, kırk yılın çok şey değiştireceğini bilmelidirler. Bunun için Kur'an, yaşlı hallerinde 'öff' sözcüğüne bile dikkat çekmektedir. Onu bulunduğu yaşa göre anlamadıktan sonra problem çözümsüzlüğe kayar. Mesela anneyi, gelin sahibi olduktan sonra değişti şeklinde anlamak yetersizdir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #222222">Çocuk ve anne...</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Çocuk, gelişen kültürü, okumuşluğu, ele geçirdiği makamı gibi sebeplerle annesinin önünde sanat üretmeye kalkmamalıdır. Annenin, oğlu önünde konuşacak kelime bulamaz, susmayı yeğler durumda olması hatadır. Annenin, yetiştiği kültürü ve kullandığı kelimeleri, üslubu ile baş tacı yapılması gerekir. Onunla oturulan bir sofrada, onun konuştuğu konu konuşulmalı, onun sevdiği yemekler yenmelidir, Havzı Kevser'in etrafında beraber oturabilmenin şartı budur. Annelerin kendilerini geliştiremeyip doğurduklarından daha alt seviyede kalmaları onlar için bir ar konusu değildir. Hatta çocuğunun yanında namaz kılarken hata etmesi bile çocuğu açısından onu küçük görme nedeni değildir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #222222">Anneye bakış nasıl olmalıdır?</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">İyi bir evlatlık, anneye mücerret bir bakışı bile ibadet düzeyinde görmeyi gerektirir. Mekke'ye gidip Kâbe'yi müşahede etmekle annenin bulunduğu şehre gidip anneyi müşahede etmek aynı sınıftan amellerdir. Uzun yolculuklara çıkarken veya yolculuk dönüşünde anne ilk bilgilendirilen, ilk onayı alınan olmalıdır. Annenin ziyaret hakkı, onun tatmin olacağı şekildedir. İş ve aş durumu anne ile çocuk arasına girmemelidir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Annenin bütün talepleri, takati aşmadıkça ve meşru oldukça anında yerine getirilmelidir. Uygun bir zamanda yapılmak üzere not defterine yazılan talepler anne için asla geçerli olmaz. Aslında o, talep etmez, emreder. Çocuğun bakışı budur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #222222">Evladı, annesini yeremez!</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Haklı olmak, anne ile mücadele etmeyi caizleştirmez. Hiçbir şartta çocuk anne önünde haklı olmaz. Ricacı ve yalvaran durumunda olur. Annenin gerek kocası ile olan münasebetleri ve gerekse diğer insanlarla olan münasebetleri karşısında evladın onu yermeye, akla ve mantığa göre haklı-haksız durumuna düşürmeye mecali yoktur. Onun görüşünü başkalarının önünde yanlış durumuna da düşüremez. Anne sadece annedir. Bir daha ikinci bir unvan sahibi olmayacaktır. Annenin gerçekten haksız olduğu durumlarda bile çocuk, kendisi dışında dolaylı yollar kullanarak annenin doğru olanı bulmasını sağlamalıdır. Anneye nasihat, baştan yapılmış bir hata olur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Annenin sıhhati ile ilgili meselelerde birinci sorumlu çocuğun kendisidir. Gelinlerin sorumluluğu diye bir kılıfla çocuk annesinin hizmetinden geri kalamaz. Herkes doğurduğuna hükmedebilir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Çocuk, annesini ve annesine bakışını kendi çocuklarına öğretmeli ve onları bu hususta eğitmelidir. Bunu, Allah Teâlâ'nın bir emri olarak yaptığını, annesine cennet veya cehennem sebebi olarak baktığını hissettirmelidir. Bu aynı zamanda, çocuklarının da ona bu hususta yardım etmelerini sağlayacaktır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #222222">Annenin istediğini istemek gerekir!</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Anneler için en çok arzu edilen durumlardan biri veya onların doğurduklarından beklentilerinden biri de, çocukların annenin sevdiklerini sevmesi, annenin yakın tuttuklarını yakın tutmalarıdır. Anne, teyzelerden birini kendine daha yakın hissediyorsa çocuk, bu yakınlığı kendisinin de hissettiğine onu inandırmalıdır. Böyle bir davranış anneyi daha samimi bir ortamda tutmaktır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Annelerden dua istemek bir beceridir. Onun söz arasında yaptığı dualar da önemlidir şüphesiz. Ancak çocuk, anneyi, hususî bir şekilde seccadenin başına geçip kendisine dua etmeye ikna etmelidir. Ve bu, bunaltılmayacak seviyede tutulmak kaydıyla yoğun yapılmalıdır. Annenin duası, mümbit ve ekili bir araziye bahar yağmuru yağması gibidir. Tam bir fırsattır. Kaçırılması ise sadece zarar kelimesi ile anlatılabilir. Evet, yerine göre 'aferin' de bir dua sayılabilir. Çünkü önemli olan annenin rızasının alınmasıdır. Ancak duanın yeri başkadır. Bilhassa çocuğun özel ihtiyacı olan konularda, isimli ve konulu dua talebinde bulunulmalıdır. 'Filan işim için dua eder misin? Filan çocuğuma şu işi için dua eder misin?' denmelidir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #222222">Anneye karşı onu gücendirecek bir hata işleyen iki şeye aciliyet vermelidir:</span></strong></p><p><strong><span style="color: #222222">Birincisi:</span></strong> <strong><span style="color: blue">Şeytanın, onun gazabını büyütüp, kapanmayacak bir yaraya dönüştürmesine fırsat vermeden hemen özür yollarını aşındırmalıdır. Bu özür, kesinlikle 'kusura bakma anne!' savsaklaması olamaz. Onun kalbi ikna olup rızasını beyan edinceye kadar, gerekiyorsa evinin bahçesinde sabahlamaya bile razı olarak helalliğini almaya çalışmalıdır.</span></strong> </p><p><strong><span style="color: #222222">İkincisi:</span></strong> <strong><span style="color: blue">Annenin, ricasını kıramayacağı isimleri devreye sokmak da akıllıca bir tutum olacaktır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Ekonomik durumu müsait olanların anneleri için küçük de olsa bir vakıf kurmaları ve bu vakfı annelerinin adıyla ihya etmeleri bize ait bir uygulama olarak annelere yapılacak hizmetlerden biridir. Bunu, onun sağlığında yapmak daha da yararlı olur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #222222">Mesele şudur:</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Biz, anne babamızın bulunduğu yerde yokuz. Onlar bizim cennetimiz veya cehennemimiz durumundadırlar.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Anneler ise bunun da ötesindedirler. Allah Teâlâ, düşmanlarımıza karşı bize yardım etsin diye dua ettiğimiz gibi ana baba imtihanını kazanmada da bize yardım etsin diye dua edelim. Zor bir imtihan! Sevmek, ona hizmetçi tutmak yetmiyor. Oturduğu evin çatısını tamir ettirmek yetmiyor. Bir cep telefonu alıp vererek 'beni ara' demek yetmiyor.</span></strong></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="color: red">Nureddin Yıldız - Milli Gazete</span></strong></p><p><strong><span style="color: red">25/12/2009</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 173267, member: 8679"] [B]Anneyi sevmek yetmez II[/B] [B][COLOR=#222222]Anne incelikleri[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Mü'min evladın, anneye karşı gözetmesi gereken incelikler vardır. Bu incelikler her aile için farklı olabilir. Özel durumları olan anneler olabilir. Ama hususiyet ile annelere karşı, şu teneke asrının getirdiği kabalıklar, vurdumduymazlıklar, hak tecavüzleri gibi yanlışlıklar yapılmamalıdır. Mü'min farkı anne önünde ortaya çıkmalıdır. Annenin hak edip etmediğine bakmadan, onun doğurduğu çocuk olmayı yeterli görerek dikkat edeceğimiz hususlardan bazılarını sıralayabiliriz:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#222222]Çocuklar annelerini ilk tanıdıkları gibi bilmeye devam etmemelidirler[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Annenin ilerleyen yaşının, onu eski bilinen anne olmaktan çıkarabileceğini dikkate almalıdırlar. Seksen yaşındaki annenin kırk yaşındaki anne olmadığını, kırk yılın çok şey değiştireceğini bilmelidirler. Bunun için Kur'an, yaşlı hallerinde 'öff' sözcüğüne bile dikkat çekmektedir. Onu bulunduğu yaşa göre anlamadıktan sonra problem çözümsüzlüğe kayar. Mesela anneyi, gelin sahibi olduktan sonra değişti şeklinde anlamak yetersizdir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#222222]Çocuk ve anne...[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Çocuk, gelişen kültürü, okumuşluğu, ele geçirdiği makamı gibi sebeplerle annesinin önünde sanat üretmeye kalkmamalıdır. Annenin, oğlu önünde konuşacak kelime bulamaz, susmayı yeğler durumda olması hatadır. Annenin, yetiştiği kültürü ve kullandığı kelimeleri, üslubu ile baş tacı yapılması gerekir. Onunla oturulan bir sofrada, onun konuştuğu konu konuşulmalı, onun sevdiği yemekler yenmelidir, Havzı Kevser'in etrafında beraber oturabilmenin şartı budur. Annelerin kendilerini geliştiremeyip doğurduklarından daha alt seviyede kalmaları onlar için bir ar konusu değildir. Hatta çocuğunun yanında namaz kılarken hata etmesi bile çocuğu açısından onu küçük görme nedeni değildir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#222222]Anneye bakış nasıl olmalıdır?[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]İyi bir evlatlık, anneye mücerret bir bakışı bile ibadet düzeyinde görmeyi gerektirir. Mekke'ye gidip Kâbe'yi müşahede etmekle annenin bulunduğu şehre gidip anneyi müşahede etmek aynı sınıftan amellerdir. Uzun yolculuklara çıkarken veya yolculuk dönüşünde anne ilk bilgilendirilen, ilk onayı alınan olmalıdır. Annenin ziyaret hakkı, onun tatmin olacağı şekildedir. İş ve aş durumu anne ile çocuk arasına girmemelidir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Annenin bütün talepleri, takati aşmadıkça ve meşru oldukça anında yerine getirilmelidir. Uygun bir zamanda yapılmak üzere not defterine yazılan talepler anne için asla geçerli olmaz. Aslında o, talep etmez, emreder. Çocuğun bakışı budur.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#222222]Evladı, annesini yeremez![/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Haklı olmak, anne ile mücadele etmeyi caizleştirmez. Hiçbir şartta çocuk anne önünde haklı olmaz. Ricacı ve yalvaran durumunda olur. Annenin gerek kocası ile olan münasebetleri ve gerekse diğer insanlarla olan münasebetleri karşısında evladın onu yermeye, akla ve mantığa göre haklı-haksız durumuna düşürmeye mecali yoktur. Onun görüşünü başkalarının önünde yanlış durumuna da düşüremez. Anne sadece annedir. Bir daha ikinci bir unvan sahibi olmayacaktır. Annenin gerçekten haksız olduğu durumlarda bile çocuk, kendisi dışında dolaylı yollar kullanarak annenin doğru olanı bulmasını sağlamalıdır. Anneye nasihat, baştan yapılmış bir hata olur.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Annenin sıhhati ile ilgili meselelerde birinci sorumlu çocuğun kendisidir. Gelinlerin sorumluluğu diye bir kılıfla çocuk annesinin hizmetinden geri kalamaz. Herkes doğurduğuna hükmedebilir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Çocuk, annesini ve annesine bakışını kendi çocuklarına öğretmeli ve onları bu hususta eğitmelidir. Bunu, Allah Teâlâ'nın bir emri olarak yaptığını, annesine cennet veya cehennem sebebi olarak baktığını hissettirmelidir. Bu aynı zamanda, çocuklarının da ona bu hususta yardım etmelerini sağlayacaktır.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#222222]Annenin istediğini istemek gerekir![/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Anneler için en çok arzu edilen durumlardan biri veya onların doğurduklarından beklentilerinden biri de, çocukların annenin sevdiklerini sevmesi, annenin yakın tuttuklarını yakın tutmalarıdır. Anne, teyzelerden birini kendine daha yakın hissediyorsa çocuk, bu yakınlığı kendisinin de hissettiğine onu inandırmalıdır. Böyle bir davranış anneyi daha samimi bir ortamda tutmaktır.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Annelerden dua istemek bir beceridir. Onun söz arasında yaptığı dualar da önemlidir şüphesiz. Ancak çocuk, anneyi, hususî bir şekilde seccadenin başına geçip kendisine dua etmeye ikna etmelidir. Ve bu, bunaltılmayacak seviyede tutulmak kaydıyla yoğun yapılmalıdır. Annenin duası, mümbit ve ekili bir araziye bahar yağmuru yağması gibidir. Tam bir fırsattır. Kaçırılması ise sadece zarar kelimesi ile anlatılabilir. Evet, yerine göre 'aferin' de bir dua sayılabilir. Çünkü önemli olan annenin rızasının alınmasıdır. Ancak duanın yeri başkadır. Bilhassa çocuğun özel ihtiyacı olan konularda, isimli ve konulu dua talebinde bulunulmalıdır. 'Filan işim için dua eder misin? Filan çocuğuma şu işi için dua eder misin?' denmelidir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#222222]Anneye karşı onu gücendirecek bir hata işleyen iki şeye aciliyet vermelidir:[/COLOR][/B] [B][COLOR=#222222]Birincisi:[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Şeytanın, onun gazabını büyütüp, kapanmayacak bir yaraya dönüştürmesine fırsat vermeden hemen özür yollarını aşındırmalıdır. Bu özür, kesinlikle 'kusura bakma anne!' savsaklaması olamaz. Onun kalbi ikna olup rızasını beyan edinceye kadar, gerekiyorsa evinin bahçesinde sabahlamaya bile razı olarak helalliğini almaya çalışmalıdır.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#222222]İkincisi:[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Annenin, ricasını kıramayacağı isimleri devreye sokmak da akıllıca bir tutum olacaktır.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Ekonomik durumu müsait olanların anneleri için küçük de olsa bir vakıf kurmaları ve bu vakfı annelerinin adıyla ihya etmeleri bize ait bir uygulama olarak annelere yapılacak hizmetlerden biridir. Bunu, onun sağlığında yapmak daha da yararlı olur.[/COLOR][/B] [B][COLOR=#222222]Mesele şudur:[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Biz, anne babamızın bulunduğu yerde yokuz. Onlar bizim cennetimiz veya cehennemimiz durumundadırlar.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Anneler ise bunun da ötesindedirler. Allah Teâlâ, düşmanlarımıza karşı bize yardım etsin diye dua ettiğimiz gibi ana baba imtihanını kazanmada da bize yardım etsin diye dua edelim. Zor bir imtihan! Sevmek, ona hizmetçi tutmak yetmiyor. Oturduğu evin çatısını tamir ettirmek yetmiyor. Bir cep telefonu alıp vererek 'beni ara' demek yetmiyor.[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]Nureddin Yıldız - Milli Gazete[/COLOR][/B] [B][COLOR=red]25/12/2009[/COLOR][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Anneyi sevmek yetmez I
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst