Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Arka Odadaki Güneş
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="mihrimah" data-source="post: 23444" data-attributes="member: 656"><p><strong>Evimizin salonundaydım</strong> Pencereden dışarıyı seyre dalmıştım. Bir taraftan insanları gözlüyor, diğer taraftan binaların perdelemesiyle gözlerden uzaklaşmış gökyüzüne bakıp tefekkür etmeye çabalıyordum.</p><p> </p><p>Bu sıralar bir duygu kaplamıştı beni. Ne düşüneceğimi, nasıl hissetmen gerektiğini kestiremiyordum. Bu düşünce, bu his, kıskançlık mıydı, neydi, kestiremiyordum. Kime karşı mı duyuyordum bu duyguyu? Sahabilere karşı. Onlara olan sevgimi koruyordum, ancak ne olduğunu kestiremediğim bu his de yakamı bırakmıyordu. Okuduğum bir hadis duygularımda yoğunluğa vesile olmuştu. Allah Resülü (s.a.v) şöyle buyuruyordu: <strong>“Ashabım yıldızlar gibidir. Hangisine uysanız doğru yolu bulursunuz.”</strong></p><p> </p><p>Evimizin salonunda gökyüzüne bakıp güneşi seyrederken, işte yine bu hadis eşliğinde sahabiler hakkındaki o tarif edemediğim duygu gelip iç dünyama yerleşivermişti. “Ne muhteşem bir övgü, ne güzide bir övgü!” diye söylendim içimden. Onlar yıldız misal idiler, zira onların yanında Güneş vardı, onlar Güneşin hem ısısını hem ışığını yakinen görüp hissediyorlardı ve yıldız misal oluyorlardı, diye düşündüm. </p><p> </p><p>Ve o esnada, salonun tam ortasına vuran güneşi farkettim. Güneş ışığıyla, ısısıyla salonun tam ortasındaydı. Salon evin ön tarafındaydı ve birçok açıdan güneşi alıyordu. Yani, güneş, günün büyük bir kısmında salondaydı. </p><p> </p><p>Sonra evin arka odalarından birine geçtim. Bu odanın penceresi apartman boşluğunun karanlığına bakıyordu. O an, salonu Asr-ı Saadet dönemi ve arka odayı da ahir zaman olarak tasavvur ettim.</p><p> </p><p><strong>Güneş, apartman blokları arasından kaybolmuştu. Artık güneşi göremiyordum. Ama beni ağlatacak, beni titretecek derecede bir hakikati farkettim. Onun ısısını hemen hemen aynı derecede hissediyordum.</strong> </p><p> </p><p>Allah Resülü, Güneş idi. Asr-ı Saadet onun (a.s.m.) ışığıyla aydınlanıyor, ısınıyor; sonra onun etrafındakiler yıldız oluyordu. </p><p> </p><p><strong>Onlar salondaydılar, biz arka odada</strong>. Güneşi göremiyordum buradan, ancak o <strong>ısısıyla yanı başımdaydı</strong>. Yani o hep benimleydi. O benimleydi de, ben onunla olduğumu fark etmemiş önceleri. Üstelik, buradayken onu görme arzusu, iştiyakı daha bir yoğun oluyordu sanki. </p><p> </p><p>Salondakiler Güneşle (a.s.m.) daima beraber olmak duasındaydılar, biz ise onu bir kere bile olsa görme arzusuyla yanıyorduk. Bu yangınla güneş bizi daha bir ısıtıyordu sanki. Belki bu sebeple, o bizler için, görmediği halde ona iman eden bizler için “Kardeşlerimi özledim” demişti.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="mihrimah, post: 23444, member: 656"] [B]Evimizin salonundaydım[/B] Pencereden dışarıyı seyre dalmıştım. Bir taraftan insanları gözlüyor, diğer taraftan binaların perdelemesiyle gözlerden uzaklaşmış gökyüzüne bakıp tefekkür etmeye çabalıyordum. Bu sıralar bir duygu kaplamıştı beni. Ne düşüneceğimi, nasıl hissetmen gerektiğini kestiremiyordum. Bu düşünce, bu his, kıskançlık mıydı, neydi, kestiremiyordum. Kime karşı mı duyuyordum bu duyguyu? Sahabilere karşı. Onlara olan sevgimi koruyordum, ancak ne olduğunu kestiremediğim bu his de yakamı bırakmıyordu. Okuduğum bir hadis duygularımda yoğunluğa vesile olmuştu. Allah Resülü (s.a.v) şöyle buyuruyordu: [B]“Ashabım yıldızlar gibidir. Hangisine uysanız doğru yolu bulursunuz.”[/B] Evimizin salonunda gökyüzüne bakıp güneşi seyrederken, işte yine bu hadis eşliğinde sahabiler hakkındaki o tarif edemediğim duygu gelip iç dünyama yerleşivermişti. “Ne muhteşem bir övgü, ne güzide bir övgü!” diye söylendim içimden. Onlar yıldız misal idiler, zira onların yanında Güneş vardı, onlar Güneşin hem ısısını hem ışığını yakinen görüp hissediyorlardı ve yıldız misal oluyorlardı, diye düşündüm. Ve o esnada, salonun tam ortasına vuran güneşi farkettim. Güneş ışığıyla, ısısıyla salonun tam ortasındaydı. Salon evin ön tarafındaydı ve birçok açıdan güneşi alıyordu. Yani, güneş, günün büyük bir kısmında salondaydı. Sonra evin arka odalarından birine geçtim. Bu odanın penceresi apartman boşluğunun karanlığına bakıyordu. O an, salonu Asr-ı Saadet dönemi ve arka odayı da ahir zaman olarak tasavvur ettim. [B]Güneş, apartman blokları arasından kaybolmuştu. Artık güneşi göremiyordum. Ama beni ağlatacak, beni titretecek derecede bir hakikati farkettim. Onun ısısını hemen hemen aynı derecede hissediyordum.[/B] Allah Resülü, Güneş idi. Asr-ı Saadet onun (a.s.m.) ışığıyla aydınlanıyor, ısınıyor; sonra onun etrafındakiler yıldız oluyordu. [B]Onlar salondaydılar, biz arka odada[/B]. Güneşi göremiyordum buradan, ancak o [B]ısısıyla yanı başımdaydı[/B]. Yani o hep benimleydi. O benimleydi de, ben onunla olduğumu fark etmemiş önceleri. Üstelik, buradayken onu görme arzusu, iştiyakı daha bir yoğun oluyordu sanki. Salondakiler Güneşle (a.s.m.) daima beraber olmak duasındaydılar, biz ise onu bir kere bile olsa görme arzusuyla yanıyorduk. Bu yangınla güneş bizi daha bir ısıtıyordu sanki. Belki bu sebeple, o bizler için, görmediği halde ona iman eden bizler için “Kardeşlerimi özledim” demişti. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Arka Odadaki Güneş
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst