Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Risale Açıklamalı
Asa-yı Musa
Asa-yı Musa 3. Ders - Madem Ölüm Öldürülmüyor Ve Kabir Kapısı Kapanmıyor..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 340398" data-attributes="member: 27"><p><strong>Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 35 - Madem Ölüm Öldürülmüyor Ve Kabir Kapısı Kapanm</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 22px"><span style="font-size: 10px"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 22px"><span style="font-size: 10px"></span></span></span><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 22px"><span style="font-size: 10px"><span style="font-size: 9px"></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 22px"><span style="font-size: 10px"><span style="font-size: 9px"></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 22px"><span style="font-size: 10px"></span>اَكْثِرُوا ذِكْرَ هَادِمِ اللَّذَّاتِ</span></span> <strong>“Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz”</strong> Tirmizî, Zühd: 4, Kıyâmet: 26; Nesâî, Cenâiz: 3; İbni Mâce, Zühd: 31; el-Hâkim, el-Müstedrek, 4:321.</p><p></p><p></p><p>Ecmain olsun inşaallah Ashab kardeşim.</p><p></p><p>Ölümün adını duymak, onu düşünmek, zikretmek hayattan aldığımız lezzetleri cidden acılaştırıyor. Ölüm bir de yakınlarımızdan birilerinin başına gelmişse, acılar kat kat artıyor. Ölüm en büyük nasihatlerden olduğunu Peygamber efendimiz aleyhissalatü vesselamdan öğrendiğimiz gibi, ölümün insanın üzerinde bıraktığı tesirle de bizzat öğreniyoruz. Bu yüzden ölümü çok zikretmekte fayda var inşaallah. </p><p></p><p></p><p>[NOT]Risale-i Nur’dan Gençlik Rehberinin güzelce izah ettiği gibi, ölüm o kadar kat’î ve zâhirdir ki, bugünün gecesi ve bu güzün kışı gelmesi gibi ölüm başımıza gelecek. Bu hapishane nasıl ki mütemadiyen çıkanlar ve girenler için muvakkat bir misafirhanedir; öyle de, bu zemin yüzü dahi acele hareket eden kàfilelerin yollarında bir gecelik konmak ve göçmek için bir handır. Herbir şehri yüz defa mezaristana boşaltan ölüm, elbette hayattan ziyade bir istediği var.</p><p>[/NOT]</p><p></p><p>Üstad Hazretleri risalelerin çok yerlerinde ölüm gerçeği ile muhakkak karşılaşacağımızı aklı ikna edecek tarzda misallerle anlatıyor. Gecenin gündüze değişmesi, her bir mevsimin bir başka mevsime değişmesi, sürekli birilerinin dünyaya gelip bir yandan da gitmesi gibi misalleri oldukça sık zikrettiğini görüyoruz. </p><p></p><p>Kainatın her alanında sürekli bir yenilenme, sürekli bir gelip gitme var. Durağan bir hayat sözkonusu değil. Bu değişimler elbetteki çok hikmetleri barındırıyor. İnsana sürekli bu diyarın ebedi konaklama yeri olmadığını ihtar ediyor. Bir yaprak sonbaharda nasıl dalını terkediyorsa insanda tutunduğu hayat dalını hayatının sonbaharında terkedecek. </p><p></p><p>Her ne kadar ölüm en büyük nasihat olma hususiyetini barındırıyorsa da, insanlar olarak çok çabuk unutuyoruz. Ölüm haktır ve gerçektir. Bizden 150-200 yıl önce de insanlar vardı dünyada hiç tanımadığımız ama şu an hiçbiri yok, hepsi geldiği gibi gitmiş. Bugün nasıl onlar unutulup toprağa terkedilmişse, aynı ölüm bizimde başımıza gelecek ve bir asır sonra bizi de hatırlayan olmayacak muhtemelen. </p><p></p><p>Dünya tarihinin ilk gününden bugüne kadar geçen bütün asırlardaki insanların öldüklerini düşünelim. Sadece bir İstanbulda her asırda milyonlarca insan ölmüş. İşte insana ölümü ihtar eden bu kadar büyük bir delille karşı kaşıyayız. Buna rağmen insan hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya dalabiliyor, bunları görmüyor ya da kafasını kuma sokup görmek istemiyor. Bu sebeple de ölümü hatırlatan vesilelere yakın durmak, amellerimizi güzelleştirme açısından yerinde olacaktır.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 340398, member: 27"] [b]Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 35 - Madem Ölüm Öldürülmüyor Ve Kabir Kapısı Kapanm[/b] [FONT=trebuchet ms][SIZE=6][SIZE=2] [/SIZE][/SIZE][/FONT][FONT=trebuchet ms][SIZE=6][SIZE=2][SIZE=1] [/SIZE] [SIZE=1][/SIZE][/SIZE]اَكْثِرُوا ذِكْرَ هَادِمِ اللَّذَّاتِ[/SIZE][/FONT] [B]“Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz”[/B] Tirmizî, Zühd: 4, Kıyâmet: 26; Nesâî, Cenâiz: 3; İbni Mâce, Zühd: 31; el-Hâkim, el-Müstedrek, 4:321. Ecmain olsun inşaallah Ashab kardeşim. Ölümün adını duymak, onu düşünmek, zikretmek hayattan aldığımız lezzetleri cidden acılaştırıyor. Ölüm bir de yakınlarımızdan birilerinin başına gelmişse, acılar kat kat artıyor. Ölüm en büyük nasihatlerden olduğunu Peygamber efendimiz aleyhissalatü vesselamdan öğrendiğimiz gibi, ölümün insanın üzerinde bıraktığı tesirle de bizzat öğreniyoruz. Bu yüzden ölümü çok zikretmekte fayda var inşaallah. [NOT]Risale-i Nur’dan Gençlik Rehberinin güzelce izah ettiği gibi, ölüm o kadar kat’î ve zâhirdir ki, bugünün gecesi ve bu güzün kışı gelmesi gibi ölüm başımıza gelecek. Bu hapishane nasıl ki mütemadiyen çıkanlar ve girenler için muvakkat bir misafirhanedir; öyle de, bu zemin yüzü dahi acele hareket eden kàfilelerin yollarında bir gecelik konmak ve göçmek için bir handır. Herbir şehri yüz defa mezaristana boşaltan ölüm, elbette hayattan ziyade bir istediği var. [/NOT] Üstad Hazretleri risalelerin çok yerlerinde ölüm gerçeği ile muhakkak karşılaşacağımızı aklı ikna edecek tarzda misallerle anlatıyor. Gecenin gündüze değişmesi, her bir mevsimin bir başka mevsime değişmesi, sürekli birilerinin dünyaya gelip bir yandan da gitmesi gibi misalleri oldukça sık zikrettiğini görüyoruz. Kainatın her alanında sürekli bir yenilenme, sürekli bir gelip gitme var. Durağan bir hayat sözkonusu değil. Bu değişimler elbetteki çok hikmetleri barındırıyor. İnsana sürekli bu diyarın ebedi konaklama yeri olmadığını ihtar ediyor. Bir yaprak sonbaharda nasıl dalını terkediyorsa insanda tutunduğu hayat dalını hayatının sonbaharında terkedecek. Her ne kadar ölüm en büyük nasihat olma hususiyetini barındırıyorsa da, insanlar olarak çok çabuk unutuyoruz. Ölüm haktır ve gerçektir. Bizden 150-200 yıl önce de insanlar vardı dünyada hiç tanımadığımız ama şu an hiçbiri yok, hepsi geldiği gibi gitmiş. Bugün nasıl onlar unutulup toprağa terkedilmişse, aynı ölüm bizimde başımıza gelecek ve bir asır sonra bizi de hatırlayan olmayacak muhtemelen. Dünya tarihinin ilk gününden bugüne kadar geçen bütün asırlardaki insanların öldüklerini düşünelim. Sadece bir İstanbulda her asırda milyonlarca insan ölmüş. İşte insana ölümü ihtar eden bu kadar büyük bir delille karşı kaşıyayız. Buna rağmen insan hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya dalabiliyor, bunları görmüyor ya da kafasını kuma sokup görmek istemiyor. Bu sebeple de ölümü hatırlatan vesilelere yakın durmak, amellerimizi güzelleştirme açısından yerinde olacaktır. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Risale Açıklamalı
Asa-yı Musa
Asa-yı Musa 3. Ders - Madem Ölüm Öldürülmüyor Ve Kabir Kapısı Kapanmıyor..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst