Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Risale Açıklamalı
Asa-yı Musa
Asa-yı Musa 5. Ders - En Büyük Vazifemiz..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 390314" data-attributes="member: 27"><p>Kalp ve midemizden sonraki sorumluluk alanımız, <strong>ceset ve hane</strong> dairesindeki sorumluluklarımızla devam ediyor. </p><p></p><p>Nasıl ki kalb ve midemizin kendine mahsus ihtiyaçları vardır, cesedimizin dahi birçok ihtiyaçları vardır. Gözümüzün görmeye, kulağımızın işitmeye, dilimizin konuşmaya, burnumuzun koklamaya, beynimizin düşünmeye ihtiyacı olması gibi. Allah cc. bu cihazları bize nimet olarak vermiş ve karşılığında bizden bu nimetlerin şükrünü istiyor. Öyle ise herkesin, sahip olduğu beyin, dil, kulak, burun, göz gibi azalarının şükrünü eda edebilmek için, onlarla ilgili vazifeleri bulunmaktadır.</p><p></p><p>Mesela gözümüzün şükrü, kainat kitabının sayfalarındaki hikmetleri mütalaa etmek, ve Rabbimizin san'at mu'cizelerini temaşa etmekle gözü Sani-i basirine satmaktır. Rabbimizin celali ve cemali isimlerinin tecellileri olan mevcudatı hayretle müşahede etmektir. </p><p></p><p>Gözü nefis hesabına kullanmak, geçici, fani ve pis manzaralarla onu meşgul etmek, gözü asıl kıymetinden düşürmek ve aynı zamanda göz nimetine karşı nankörlük etmektir. Bugün ister internet olsun, ister günlük alınan gazeteler, ya da televizyon gibi vasıtalar, hangisi olursa olsun, gayr-ı meşru görüntülerin nazarımıza tesadüf etmemesi neredeyse mümkün değil. Bu durum reel hayatta da farklı değil maalesef. Ancak hiçbir müslüman, bu tür bahanelere sığınıp, "nasılsa kaçınmak mümkün değil" diyerek, gözlerini harama çevirmemelidir. Maalesef bu konuda müslümanlar olarak hassasiyet gösteremiyoruz. "Dünyadan, memleketten haberdar olayım" derken, edebli edebsiz her tür basın organını evine sokan müslümanlar var. Tv de saatlerce saçma sapan kadın programlarını ya da dizileri izleyen yahut haber programlarını ezberleyecek derecede takip eden müslümanlar var. Elbette ki bütün bunlar Allah'ın verdiği göz nimetine karşı nankörlük etmektir, onu kıymetinden düşürmektir. Bir müslüman, tamamen kaçınamıyorsa da, büyük ölçüde bunlardan kendini koruyabilir. Hiçbir müslüman hergün saatlerce gazete okumak zorunda değil. Ya da saatlerce haber izlemek, siyasi çekişmeleri takip etmek zorunda değil. Bu tür karmaşaları izleyip takip etmek, gözü nefis hesabına kullanmak olduğu gibi, insanın hafızasını ve psikolojisini de etkileyen durumlardan biridir. Çünkü harama nazar etmek nisyan verir, yani unutkanlık yapar. </p><p></p><p> Dilimiz de Rabbimizin bize ihsan ettiği en büyük nimetlerden biridir. Bir insandan aldığımız basit bir hediye için bile teşekkür ederiz. Binbir çeşit nimetlerin, bir nevi müfettişi hükmünde olan, tat alma ve zaruri ihtiyacımız olan konuşma fiiline vesile olan dil nimeti için, Rabbimize ne kadar şükretsek azdır. Gerçek manada bir azamızın dahi şükrünü eda etmemiz mümkün değildir. Ancak Rabbimizin verdiklerini, emir ve yasakları ve rızası dahilinde kullandığımızda bunu şükür yerine sayıyor ve onun şükrünü bizden kabul ediyor. Dilin şükrü, Allah'ı cc. zikretmektir. Ona dua etmektir, doğruyu konuşmak, hak ve hakikatı anlatmaktır. Pis ve malayani sözlere tenezzül etmemektir. Olur olmaz herşeyi, her duyduğunu konuşmak, sövmek, yalan söylemek, iftira atmak, dedikodu yapmak, gıybet etmek ve malayani konuşmak dil nimetine yapılan en büyük nankörlüktür. Maalesef ki müslümanlar olarak bu nimetinde çok fazla farkında değiliz. Basit bir futbol maçını izlerken bile futbolculara ya da karşı taraftarlara söven insanlar var. Bir müslümanın futbol müsabası izleyecek kadar da boş vakti olmamalı aslında. O vakti boşa harcamak günah olduğu gibi, onu izlerken yapılan hakaretler, sövmeler vs. günahları daha da katmerli hale getiriyor. </p><p></p><p></p><p>Daha cesedimizle birlikte verilen birçok azamızı misal verebiliriz.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 390314, member: 27"] Kalp ve midemizden sonraki sorumluluk alanımız, [B]ceset ve hane[/B] dairesindeki sorumluluklarımızla devam ediyor. Nasıl ki kalb ve midemizin kendine mahsus ihtiyaçları vardır, cesedimizin dahi birçok ihtiyaçları vardır. Gözümüzün görmeye, kulağımızın işitmeye, dilimizin konuşmaya, burnumuzun koklamaya, beynimizin düşünmeye ihtiyacı olması gibi. Allah cc. bu cihazları bize nimet olarak vermiş ve karşılığında bizden bu nimetlerin şükrünü istiyor. Öyle ise herkesin, sahip olduğu beyin, dil, kulak, burun, göz gibi azalarının şükrünü eda edebilmek için, onlarla ilgili vazifeleri bulunmaktadır. Mesela gözümüzün şükrü, kainat kitabının sayfalarındaki hikmetleri mütalaa etmek, ve Rabbimizin san'at mu'cizelerini temaşa etmekle gözü Sani-i basirine satmaktır. Rabbimizin celali ve cemali isimlerinin tecellileri olan mevcudatı hayretle müşahede etmektir. Gözü nefis hesabına kullanmak, geçici, fani ve pis manzaralarla onu meşgul etmek, gözü asıl kıymetinden düşürmek ve aynı zamanda göz nimetine karşı nankörlük etmektir. Bugün ister internet olsun, ister günlük alınan gazeteler, ya da televizyon gibi vasıtalar, hangisi olursa olsun, gayr-ı meşru görüntülerin nazarımıza tesadüf etmemesi neredeyse mümkün değil. Bu durum reel hayatta da farklı değil maalesef. Ancak hiçbir müslüman, bu tür bahanelere sığınıp, "nasılsa kaçınmak mümkün değil" diyerek, gözlerini harama çevirmemelidir. Maalesef bu konuda müslümanlar olarak hassasiyet gösteremiyoruz. "Dünyadan, memleketten haberdar olayım" derken, edebli edebsiz her tür basın organını evine sokan müslümanlar var. Tv de saatlerce saçma sapan kadın programlarını ya da dizileri izleyen yahut haber programlarını ezberleyecek derecede takip eden müslümanlar var. Elbette ki bütün bunlar Allah'ın verdiği göz nimetine karşı nankörlük etmektir, onu kıymetinden düşürmektir. Bir müslüman, tamamen kaçınamıyorsa da, büyük ölçüde bunlardan kendini koruyabilir. Hiçbir müslüman hergün saatlerce gazete okumak zorunda değil. Ya da saatlerce haber izlemek, siyasi çekişmeleri takip etmek zorunda değil. Bu tür karmaşaları izleyip takip etmek, gözü nefis hesabına kullanmak olduğu gibi, insanın hafızasını ve psikolojisini de etkileyen durumlardan biridir. Çünkü harama nazar etmek nisyan verir, yani unutkanlık yapar. Dilimiz de Rabbimizin bize ihsan ettiği en büyük nimetlerden biridir. Bir insandan aldığımız basit bir hediye için bile teşekkür ederiz. Binbir çeşit nimetlerin, bir nevi müfettişi hükmünde olan, tat alma ve zaruri ihtiyacımız olan konuşma fiiline vesile olan dil nimeti için, Rabbimize ne kadar şükretsek azdır. Gerçek manada bir azamızın dahi şükrünü eda etmemiz mümkün değildir. Ancak Rabbimizin verdiklerini, emir ve yasakları ve rızası dahilinde kullandığımızda bunu şükür yerine sayıyor ve onun şükrünü bizden kabul ediyor. Dilin şükrü, Allah'ı cc. zikretmektir. Ona dua etmektir, doğruyu konuşmak, hak ve hakikatı anlatmaktır. Pis ve malayani sözlere tenezzül etmemektir. Olur olmaz herşeyi, her duyduğunu konuşmak, sövmek, yalan söylemek, iftira atmak, dedikodu yapmak, gıybet etmek ve malayani konuşmak dil nimetine yapılan en büyük nankörlüktür. Maalesef ki müslümanlar olarak bu nimetinde çok fazla farkında değiliz. Basit bir futbol maçını izlerken bile futbolculara ya da karşı taraftarlara söven insanlar var. Bir müslümanın futbol müsabası izleyecek kadar da boş vakti olmamalı aslında. O vakti boşa harcamak günah olduğu gibi, onu izlerken yapılan hakaretler, sövmeler vs. günahları daha da katmerli hale getiriyor. Daha cesedimizle birlikte verilen birçok azamızı misal verebiliriz. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale Analiz ve Çalışmalar
Risale Açıklamalı
Asa-yı Musa
Asa-yı Musa 5. Ders - En Büyük Vazifemiz..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst