Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Edebiyat
Aşk-İskender Pala
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="GuLSerbeti" data-source="post: 5711" data-attributes="member: 19"><p style="text-align: center"><span style="color: red"><em><strong><u><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 22px">Aşk</span>-İskender Pala </span></u></strong></em></span></p><p></p><p> </p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red">Geceleri balkonda ışığın etrafını alan pervane böceklerini fark etmiş miydik hiç?</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red">Ya onların aşk uğruna yaşadıklarını bilir miyiz? </span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red">Yani pervanenin mum ışığıyla yaşadığı aşkın hikayesini…</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red">Aşk bir farkına varış, bir idrak seviyesidir… '</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red">Aşk odu önce ma'şuka, ondan âşıka düşer.' derler, malum. Yani aşk ateşi önce sevilene ondan sonra sevene düşer. Önce sevilende bir ateş yanmalı ki pervane onun etrafında dönsün, pervane o ateşi görsün, sonra aşkının farkına varsın… </span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red">Pervane aşkını ispat edebilmek için gördüğü anda ışığı, etrafında dönmeye başlar. Bir cezbedir bu. Bu cezbenin gittikçe daralan bir çemberi vardır. Işığın etrafında döner, döndükçe biraz daha yakından dönmek ister. </span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red">Işığı gördüğü anda aşkı ilmel yakin olarak tanıyan pervane, onu aynel yakin bilmek istediği için gittikçe mumun etrafındaki çemberi daraltır. Çember daraldıkça pervanenin aşkı artar, şevki artar, coşkusu artar. Coşkusu arttıkça da cesareti artar.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red">Aşk cesaret işidir, neticede. Ve pervane cesaretle kanadını şöyle bir değdirir ateşe. İlk lezzettir işte o acı. Acı verir, yakar içini. Ama ona verdiği acı o kadar hoşuna gider ki, daha fazla dönmeye başlar. </span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red">Acı ve lezzet… Birbirine zıt bu iki duygunun bir arada olması nasıl mümkün… İşte bu noktada, azabın ve acının lezzet olmasındaki sırrı yakalamak gerek.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red">Kanadının ucunu bir defa yaktığı zaman pervane ilk azabı duyar; fakat öyle bir lezzettir ki o azap… Bu azap ve ondan alınan lezzet, insanı yavaş yavaş nefsinden sıyırıp vuslatı mümkün kılar. Bu sefer daha büyük bir cesaretle kendini ateşe atarcasına gider ışığı kucaklar.</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red">Ve burada ateş pervaneyi yakar kavurur. Bir buğday tanesi gibi toparlayıp yere düşürür...</span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red">Artık pervane 'hakkal yakin' biliyordur vuslatı. Bu fenadır. Bu canını verdiği noktadır. Mumun bundan haberi bile yoktur belki. Olmasına da gerek yoktur. Bu pervanenin aşkıdır çünkü. Aşkı uğruna can veren pervanenin aşkı.</span> </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"></span></strong></em><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><em><strong>Ama öbür taraftan mum da yanar. Onun aşkı da, acısı da kendincedir. Önce can ipliğine bir ateş düşer ve yanmaya başlar mum… Sonra içindeki o yangını söndürmek için gözyaşı döker. Ateşi su söndürür çünkü. Ama mumun gözyaşları onun ateşine daha da bir güç verir, elemi arttıkça artar.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><em><strong>Ve erir can ipi, sevgilinin yolunda yok olana dek…</strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><em><strong></strong></em></span></span></p><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: red"><em><strong>İ.Pala</strong></em></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="GuLSerbeti, post: 5711, member: 19"] [CENTER][COLOR=red][I][B][U][FONT=Century Gothic][SIZE=6]Aşk[/SIZE]-İskender Pala [/FONT][/U][/B][/I][/COLOR][/CENTER] [I][B][FONT=Century Gothic][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Century Gothic][/FONT][/B][/I] [I][B][FONT=Century Gothic][COLOR=red]Geceleri balkonda ışığın etrafını alan pervane böceklerini fark etmiş miydik hiç? Ya onların aşk uğruna yaşadıklarını bilir miyiz? Yani pervanenin mum ışığıyla yaşadığı aşkın hikayesini… Aşk bir farkına varış, bir idrak seviyesidir… ' Aşk odu önce ma'şuka, ondan âşıka düşer.' derler, malum. Yani aşk ateşi önce sevilene ondan sonra sevene düşer. Önce sevilende bir ateş yanmalı ki pervane onun etrafında dönsün, pervane o ateşi görsün, sonra aşkının farkına varsın… Pervane aşkını ispat edebilmek için gördüğü anda ışığı, etrafında dönmeye başlar. Bir cezbedir bu. Bu cezbenin gittikçe daralan bir çemberi vardır. Işığın etrafında döner, döndükçe biraz daha yakından dönmek ister. Işığı gördüğü anda aşkı ilmel yakin olarak tanıyan pervane, onu aynel yakin bilmek istediği için gittikçe mumun etrafındaki çemberi daraltır. Çember daraldıkça pervanenin aşkı artar, şevki artar, coşkusu artar. Coşkusu arttıkça da cesareti artar. Aşk cesaret işidir, neticede. Ve pervane cesaretle kanadını şöyle bir değdirir ateşe. İlk lezzettir işte o acı. Acı verir, yakar içini. Ama ona verdiği acı o kadar hoşuna gider ki, daha fazla dönmeye başlar. Acı ve lezzet… Birbirine zıt bu iki duygunun bir arada olması nasıl mümkün… İşte bu noktada, azabın ve acının lezzet olmasındaki sırrı yakalamak gerek. Kanadının ucunu bir defa yaktığı zaman pervane ilk azabı duyar; fakat öyle bir lezzettir ki o azap… Bu azap ve ondan alınan lezzet, insanı yavaş yavaş nefsinden sıyırıp vuslatı mümkün kılar. Bu sefer daha büyük bir cesaretle kendini ateşe atarcasına gider ışığı kucaklar. Ve burada ateş pervaneyi yakar kavurur. Bir buğday tanesi gibi toparlayıp yere düşürür... Artık pervane 'hakkal yakin' biliyordur vuslatı. Bu fenadır. Bu canını verdiği noktadır. Mumun bundan haberi bile yoktur belki. Olmasına da gerek yoktur. Bu pervanenin aşkıdır çünkü. Aşkı uğruna can veren pervanenin aşkı.[/COLOR] [/FONT][/B][/I][FONT=Century Gothic][COLOR=red][I][B]Ama öbür taraftan mum da yanar. Onun aşkı da, acısı da kendincedir. Önce can ipliğine bir ateş düşer ve yanmaya başlar mum… Sonra içindeki o yangını söndürmek için gözyaşı döker. Ateşi su söndürür çünkü. Ama mumun gözyaşları onun ateşine daha da bir güç verir, elemi arttıkça artar. Ve erir can ipi, sevgilinin yolunda yok olana dek… İ.Pala[/B][/I][/COLOR][/FONT] [B][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Edebiyat
Aşk-İskender Pala
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst