Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Aşk Leyla ve Gerçek
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bizar" data-source="post: 150330" data-attributes="member: 12884"><p><span style="color: black">Aşk Leyla ve Gerçek</span></p><p><span style="color: black">Leylâ… </span></p><p><span style="color: black">Gölgede kalmış aşkının kâtili mi, yoksa Mecnûn’a verilen bir hediye miydi? </span></p><p><span style="color: black">Bu hikâye, gören ve görmeyen kalplere göre şekil değiştirdi. Görenler için hikâye, Mecnûn Leylâ’yı tanıyamadığında anlam kazandı. Görmeyen kalpler içinse, hikâye, ayrılıkla sonlandı. </span></p><p><span style="color: black">Bilseydi yüzyıllarca anılacağını yine de salınır mıydı, adına “insan” denen âlemlerin yanında… </span></p><p><span style="color: black">Tebessüm eder miydi yine; sonsuzluğa özenen tartışmaların konusu olacağını söyleselerdi. </span></p><p><span style="color: black">Leylâ… </span></p><p><span style="color: black">Bilseydi yine de ister miydi “ölemeyen” Leylâ olmayı… </span></p><p><span style="color: black">Mecnûn’a dökülen gözyaşlarının, Leylâ’ya vurulan kamçılar olduğunu bilmeden çok şey aradık bu hikâyede… </span></p><p><span style="color: black">Kimi yalnızca aşkta takılı kaldı, kimi ise aşkı tanımladı. Aslında aklını kullananlar için nice gerçekler vardı bu hikâyede… </span></p><p><span style="color: black">Kâh tasavvuf meclislerine misafir oldu Leylâ ile Mecnun, kâh haberleri olmadan aşkları çalındı lâyık olmayanlarca… </span></p><p><span style="color: black">Ama hep Mecnûn acılarla yandı… Leylâ hep umursamaz sanıldı… </span></p><p><span style="color: black">Leylâ… </span></p><p><span style="color: black">Yalnızca Mecnûn olmuş Kays’ı değil, asırları sürükledi peşinden… Aşkın en büyük kraliçesi oldu istemeden... </span></p><p><span style="color: black">Acıyan yüreklerin sebebi kılındı ismi kullanılarak… Çünkü artık ağlayan her bir kalbin suçlusunun diğer adı da Leylâ idi.. </span></p><p><span style="color: black">Peki Leylâ kimdi? </span></p><p><span style="color: black">Ruhu uykusundan uyandıran hislerin tek anahtarı neden bu isimde saklı idi?! </span></p><p><span style="color: black">Leyla, mâşuk olmaktan çok mu mutlu idi? </span></p><p><span style="color: black">O’nun aşkıyla yanan Kays’a “Mecnun” denildiğinden beri o da artık Leyla değildi. </span></p><p><span style="color: black">Bu ayrılık, aslında büyük bir vuslatı beraberinde getirdi. Ve birbirlerinin bedenlerini göremedikleri andan itibaren aslında onlar sonsuza kadar birlikte olmanın kitabını kâinâta hediye etmişlerdi. </span></p><p><span style="color: black">Mecnûn şanslı olduğunu hiç fark edememişti. Henüz Leylâ’sını dahî bulamayan, ancak Mecnûn olma yarışlarında sıraya giren çok insan yitip gitmişti. Bilseydi taklitlerinin çokluğunu, o da Leylâ’ya teşekkür ederdi. </span></p><p><span style="color: black">Gerçek bir Mecnûn olmak bu kadar asillerin işi miydi? </span></p><p><span style="color: black">Ve yeni bir keşif yapıldı kâinatta… Ruhun derinliği tartışıldı. </span></p><p><span style="color: black">Kalbinin, aslında kimin için attığını bulan Mecnûn, Leylâ’ya haksızlık mı etmişti; yoksa O’nu O’ndan daha çok sevdiğinden dolayı yine “iyiliği” için gerçekleri mi göstermişti çölde onu tanımayarak? </span></p><p><span style="color: black">Ya Leylâ… Mâşukluk rütbesinden düşünce neler hissetmişti? </span></p><p><span style="color: black">Yalnız olan yüreğini avuçlarına alıp sahibine teslim etmeliydi. Ve gerçek sahibinin adıyla süslemeliydi yüreğini... Ve Mecnun’u tanıttığı için teşekkür etmeliydi O’na.. </span></p><p><span style="color: black">Ve bilseler ayrılamıyorlardı, aslında birbirlerinden Leylâ ve Mecnun... Kendilerinden sonra yüreklerini delice çarptıran tek varlık aynıydı, efsâne olan hayatlarında: Allah… </span></p><p><span style="color: black">Ve aşkı bile kendilerine özendirmişlerdi… </span></p><p><span style="color: black">Bir yok oluş ve alev alev yanan yürekler aslında cennet bahçelerindeki vuslatın müjdecisiydi. </span></p><p><span style="color: black">Leylâ Mecnûn’dan çok şey öğrenmişti, ancak Mecnûn, Leyla’nın sâyesinde ruhunun sahibini keşfetmişti. </span></p><p><span style="color: black">Ve Leyla hikâyenin kahramanı oluverdi. </span></p><p><span style="color: black">Şimdi Mecnûn ateşini alevlendirene borçlu gibiydi… Ve o da Leylâ’ya teşekkür için bir ayna tuttu yıllar sonra karşılaştıklarında… Kendisini Mecnûn’da gören Leylâ anladı ki, aslında gerçek Leylâ kendisi değildi. </span></p><p><span style="color: black">İçini yakıp kavuran Mecnûn’a duyduğu aşk ile vuslatı ararken Leylâ, daha büyüğü ile karşılaşmıştı. </span></p><p><span style="color: black">Artık gerçek olan her şeyin adı Mecnûn, yalanların ise Leylâ idi… </span></p><p><span style="color: black">Ve aşk da o ikisinde özendiği şeyi keşfetti. </span></p><p><span style="color: black">Aşkın aradığı şey “gerçek”ti…</span></p><p><span style="color: black">Ve o gün bugün dünya, masalla gerçek arasında gidip geldi. </span></p><p><span style="color: black">Kimi aşklar gerçekliğe erişti, kimi ise vuslata eremedi. </span></p><p><span style="color: black">Yani kısaca gerçekleri acı kabul eden herkes, yaşadığı aşk kadarıyla adına insan denildi ve aşka gerçekliği yakıştıran herkes de vuslatın nağmelerini dinledi. </span></p><p><span style="color: black">Çünkü adına aşk denen şey, O yüce varlığı içinde bir yerlerde keşfederek bu dünyaya uzaktan tebessüm edebilmekti......</span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black"></span></p><p><span style="color: black">dilerim bu fani dünyaya degil baki olana kavuşmak{vuslat }olsun ...aşklar leyla lara degil mevlaya olsun ..........alıntıdır.</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bizar, post: 150330, member: 12884"] [COLOR=black]Aşk Leyla ve Gerçek Leylâ… Gölgede kalmış aşkının kâtili mi, yoksa Mecnûn’a verilen bir hediye miydi? Bu hikâye, gören ve görmeyen kalplere göre şekil değiştirdi. Görenler için hikâye, Mecnûn Leylâ’yı tanıyamadığında anlam kazandı. Görmeyen kalpler içinse, hikâye, ayrılıkla sonlandı. Bilseydi yüzyıllarca anılacağını yine de salınır mıydı, adına “insan” denen âlemlerin yanında… Tebessüm eder miydi yine; sonsuzluğa özenen tartışmaların konusu olacağını söyleselerdi. Leylâ… Bilseydi yine de ister miydi “ölemeyen” Leylâ olmayı… Mecnûn’a dökülen gözyaşlarının, Leylâ’ya vurulan kamçılar olduğunu bilmeden çok şey aradık bu hikâyede… Kimi yalnızca aşkta takılı kaldı, kimi ise aşkı tanımladı. Aslında aklını kullananlar için nice gerçekler vardı bu hikâyede… Kâh tasavvuf meclislerine misafir oldu Leylâ ile Mecnun, kâh haberleri olmadan aşkları çalındı lâyık olmayanlarca… Ama hep Mecnûn acılarla yandı… Leylâ hep umursamaz sanıldı… Leylâ… Yalnızca Mecnûn olmuş Kays’ı değil, asırları sürükledi peşinden… Aşkın en büyük kraliçesi oldu istemeden... Acıyan yüreklerin sebebi kılındı ismi kullanılarak… Çünkü artık ağlayan her bir kalbin suçlusunun diğer adı da Leylâ idi.. Peki Leylâ kimdi? Ruhu uykusundan uyandıran hislerin tek anahtarı neden bu isimde saklı idi?! Leyla, mâşuk olmaktan çok mu mutlu idi? O’nun aşkıyla yanan Kays’a “Mecnun” denildiğinden beri o da artık Leyla değildi. Bu ayrılık, aslında büyük bir vuslatı beraberinde getirdi. Ve birbirlerinin bedenlerini göremedikleri andan itibaren aslında onlar sonsuza kadar birlikte olmanın kitabını kâinâta hediye etmişlerdi. Mecnûn şanslı olduğunu hiç fark edememişti. Henüz Leylâ’sını dahî bulamayan, ancak Mecnûn olma yarışlarında sıraya giren çok insan yitip gitmişti. Bilseydi taklitlerinin çokluğunu, o da Leylâ’ya teşekkür ederdi. Gerçek bir Mecnûn olmak bu kadar asillerin işi miydi? Ve yeni bir keşif yapıldı kâinatta… Ruhun derinliği tartışıldı. Kalbinin, aslında kimin için attığını bulan Mecnûn, Leylâ’ya haksızlık mı etmişti; yoksa O’nu O’ndan daha çok sevdiğinden dolayı yine “iyiliği” için gerçekleri mi göstermişti çölde onu tanımayarak? Ya Leylâ… Mâşukluk rütbesinden düşünce neler hissetmişti? Yalnız olan yüreğini avuçlarına alıp sahibine teslim etmeliydi. Ve gerçek sahibinin adıyla süslemeliydi yüreğini... Ve Mecnun’u tanıttığı için teşekkür etmeliydi O’na.. Ve bilseler ayrılamıyorlardı, aslında birbirlerinden Leylâ ve Mecnun... Kendilerinden sonra yüreklerini delice çarptıran tek varlık aynıydı, efsâne olan hayatlarında: Allah… Ve aşkı bile kendilerine özendirmişlerdi… Bir yok oluş ve alev alev yanan yürekler aslında cennet bahçelerindeki vuslatın müjdecisiydi. Leylâ Mecnûn’dan çok şey öğrenmişti, ancak Mecnûn, Leyla’nın sâyesinde ruhunun sahibini keşfetmişti. Ve Leyla hikâyenin kahramanı oluverdi. Şimdi Mecnûn ateşini alevlendirene borçlu gibiydi… Ve o da Leylâ’ya teşekkür için bir ayna tuttu yıllar sonra karşılaştıklarında… Kendisini Mecnûn’da gören Leylâ anladı ki, aslında gerçek Leylâ kendisi değildi. İçini yakıp kavuran Mecnûn’a duyduğu aşk ile vuslatı ararken Leylâ, daha büyüğü ile karşılaşmıştı. Artık gerçek olan her şeyin adı Mecnûn, yalanların ise Leylâ idi… Ve aşk da o ikisinde özendiği şeyi keşfetti. Aşkın aradığı şey “gerçek”ti… Ve o gün bugün dünya, masalla gerçek arasında gidip geldi. Kimi aşklar gerçekliğe erişti, kimi ise vuslata eremedi. Yani kısaca gerçekleri acı kabul eden herkes, yaşadığı aşk kadarıyla adına insan denildi ve aşka gerçekliği yakıştıran herkes de vuslatın nağmelerini dinledi. Çünkü adına aşk denen şey, O yüce varlığı içinde bir yerlerde keşfederek bu dünyaya uzaktan tebessüm edebilmekti...... dilerim bu fani dünyaya degil baki olana kavuşmak{vuslat }olsun ...aşklar leyla lara degil mevlaya olsun ..........alıntıdır.[/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Aşk Leyla ve Gerçek
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst