Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
aşk nedir
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="nurlu hacý" data-source="post: 169825" data-attributes="member: 1000462"><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Aşk, evrenin muhteşem bir güzellik ve düzen içinde yaratıldığı zamandan beri var oldu. İlk insanla birlikte insanlar arasındaki en renkli, en zevkli, en zengin bir duygu çağlayanıdır aşk.</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Sevginin, en yoğun ve en coşkun bir şelâle gibi çağlamasını anlatan aşk, insanları birbirine bağlayan, birbirine yaklaştıran bir sihir, bir efsun âdeta. İnsanları neredeyse gözü kapalı cezbeden bu sırlar yumağı, çok tatlıdır, çok güzeldir, çok şirindir, çok keyif vericidir...</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Ancak her aşkın önünde nice tuzaklar, nice zorluklar ve nice engeller vardır. Onları aşmak; yürek, cesaret, akıl, mantık, bilgi, hüner, sabır, azim ve hepsinden önemlisi bir yöntem ister. Bu erdemleri taşımaz ve yöntemini uygulamazsanız, sevdanız yarım, aşkınız sonuçsuz, yuvanız mutsuz olur.</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">İşte “Ömür Boyu Aşk”, her duygunun örselendiği ve başkalaştığı bir dünyada; sevgiye ve aşka nitelik ve kimlik kazandırmak için vardır. </span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Sevgi ve aşk, Allah'ın, “tüm yaratıkları seven ve onlar tarafindan çok sevilen” anlamındaki “Vedud” isminin bir tecellisidir, bir yansımasıdır. O, varlıkları sevdi ve sevgiyi yarattı. Sevgi olmasaydı, hayat olmazdı. Çünkü, her şey birbirine yabancılaşır, her şey birbirinden uzaklaşırdı. </span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Aşkın o kadar çok çeşidi var ki, para aşkından tutun, dünya aşkına, Peygamber aşkından Allah aşkına kadar birçok çeşidi vardır. </span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Benim işlediğim aşk, evlilikle sağlamlaşan, sürekli bir mutluluğu hedef alan, her türlü engeli aşma azmi taşıyan ve ömür boyu sürecek bir aşk. </span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Benim kast ettiğim kesinlikle, gelip geçici hevesler, günübirlik zevkler, en küçük bir engelde tükenen sevdalar değil. </span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Bizim aşkımız, sıradan bir kadın-erkek ilişkisi ya da flört değil. Hedefinde, evlilikle hayatı birleştirme bulunmayan, sonu acı ve gözyaşıyla biten geçici hevesler hiç değil.</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Ne yazık ki, flört dönemi, insanların en fazla yalan söylediği, kendisini farklı tanıttığı ve karşısındakini yanlış tanıdığı bir dönemdir. Taraflar hem kendi kusurlarını alabildiğince gizlemeye çalışır, hem de sevdiğinin kusurlarını görmez. Muhatabını üzmemek için hoşlanmadığı şeylerden hoşlanmış gözükür. Sevdiğinin her eksik ve kusurunu te’vil eder, onlara iyi yorumlar getirir. Taraflar sanki yüzlerine birer maske takınmışlar, gerçek yüzlerini gizleyip, karşısındakinin hoşlanacağını sandığı bir kişilik sergilemişlerdir.</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Evlenince bu maskeler çıkar. Amaç sevdiğine kavuşmak olduğu için artık amaca ulaşılmış, zahmete katlanmaya gerek kalmamıştır. Taraflar gerçek kişiliklerini sergilemeye başlar. </span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Sevenlerin odaklandığı nokta cismanî güzellik ise, sonuç daha da vahimdir. Çünkü, aşkın yöneleceği asıl adres; cisim değil, kalp ve ruhtur. Asıl cazibe ve güzellik, duygusallıkta ve ruhsallıktadır. Sevgiyi nefis adına cisme yöneltenin, arzusunun aksiyle tokat yemesi normaldir. Bu yüzden asıl güzelliği keşfedemeyenlerin evlilikleri her geçen gün sıradanlaşır ve mutsuzlukla sonuçlanır. Gerçi böyle bir evliliği kurtarmak da imkânsız değildir. Zaten benim “Ömür Boyu Aşk”taki çabam da buna yöneliktir. </span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Ben evlenince aşk biter, diyenlerden değilim. Aksine evlilikle aşkın daha da kökleşeceğine inanıyorum. Aşkı bitiren evlilik değil, bizim mutlu bir evliliği yürütmeyi bilmeyişimiz. Aşk kolay başarılabilecek bir olay değil. Biz hep bencilce yaklaşıyoruz. Oysa aşk aynı zamanda, özveridir, katlanmaktır, çile çekmektir. Aşk, şefkatla beslenen, sabırla ve azimle yürütülecek uzun bir maratondur. Bu koşuyu göze alamayan aşkı keşfedemez. </span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Her nimet bir külfet ister. Hiçbir şey bedelsiz değildir. Aşkın ve sevginin de bir bedeli var. Ödeyeceksiniz, katlanacaksınız, gerekirse çekeceksiniz. Ama, hep bir gün yepyeni bir dünyayı keşfetme umuduyla koşacaksınız. Ufukta mutluluğu göremeyen, o umut ve gayretle sabredemeyen aşkı yakalayamaz. </span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Bana göre, kazandıklarımız içinde aşkın bedeli en az ve en ucuz olandır. Bir yabancı dil öğrenmek için gecesini gündüzüne katan insanlar, bunun onda biri kadar birbirini anlamaya ve sevmeye gayret etseler dünya cennete döner.</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Aslında sevgi ve aşk, bütün insanların yaratılışına Allah tarafından yerleştirilmiş. Her insan, sevdiğine veya eşine karşı coşkun bir sevgi hisseder başlangıçta. Ama bir müddet sonra engeller ve sorunlar cenderesinde öyle bir bunalır ki, sevmeye mecali kalmaz. </span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Aç, borçlu, hasta, bitkin, umutsuz, yaşama sevincini kaybetmiş bir kimse aşkı ve sevgiyi sürdürebilir mi? Sorunlar varsa, aile yuvası çatırdamaya başlar. Eşler bir yere kadar sabreder, daha sonra birbirlerini yanlış anlamaya ve olumsuz tavırlar sergilemeye başlar.</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Ben diyorum ki, sorunları el birliğiyle aşarsanız, aşkı yeniden keşfedersiniz. Bu yüzden kitabımda, aşkla doğrudan ilgili görünmeyen, ama bana göre aşkı çok yakından etkileyen sorunlara da çözüm önerileri sunuyorum. </span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">“Beni, yine, yeniden sev”</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">“Yağmurun sesine bak, aşka davet ediyor” diye başlar eski bir şarkı. Bunun gibi nice çağrıya uyup aşkın sihirli dünyasına girer çoğu insan. Varlığın en güzel, en gizemli ve en büyülü duygusu olan sevgi ve aşkın çoşkun sularına kapılanlar, sonlarının ne olacağını kestiremezler bir türlü. Aşkın cazibesine gözü kapalı dalmışlardır çünkü. </span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Âşıkların kimi azgın dalgalarla boğuşur, kimi bir Titanik gibi buzdağlarına çarpar, kimi boğulup okyanusun derinliklerinde kaybolur; pek azı da esenlikle sahile çıkar. Kıyıya çıkmak iyidir, hoştur; ama el ele tutuşup birlikte aşk denizine atladığınız sevgili yanınızda değilse, çektiğiniz acıları içinize sindirebilir misiniz?</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Bir sevdaya tutulmak ve onu yaşamaktan daha zor olan tüm engelleri aşıp onu sürdürebilmektir. Önemli olan, aşkın nasıl olması değil, nasıl sürdürüleceğidir.</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Buna inandığım için, aşka şimdiye kadar yaklaşılan tarzdan çok farklı bir bakış açısı getiriyorum. Herkesin beraber olduğu eşine, yeniden âşık olmasını, sıradanlığı aşka çevirmesini öneriyorum. Şöyle diyorum, aşk kadar güzel cümlelerle bir kanaviçe gibi süslediğim kitabımda:</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">“İnanıyorsanız, güçlüsünüz. Aşkınızı ve sevdanızı, hiçbir dert engellemesin. İsterseniz, başarırsınız. Coşkunuzu ve mutluluğunuzu, hiçbir sıkıntı gölgelemesin. Sorunlarınızı çözmek sanıldığı kadar zor değil. Sizi ve eşinizi, yolları sevgi çiçekleriyle süslenmiş aşk sarayına doğru koşmaya çağırıyorum. Göz kamaştırıcı renk cümbüşü size arkadaşlık edecek. Bu uzun yolda koşarken biraz zahmet çekeceksiniz, yorulacaksınız belki. Ama, sevgiyi ve aşkı yeniden keşfedeceksiniz.”</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Aile içi ilişkilerde geleneksel bakışları sorgulayıp “erkek egemen” anlayışı eleştiriyorum. Eşlere “sevginin önündeki engellerle” savaşmayı öneriyorum. Sizleri, gönüllerinizdeki küllenen aşk ateşini tekrar alevlendirmeye çağırıyorum:</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">“Özlemiyle yandığınız sevgiliye kavuştuktan sonra bile aşkı bütün güzelliğiyle ömür boyu yaşayabilirsiniz. Rengârenk saadet çiçekleriyle bezenmiş aşk sarayı, ulaşılamayacak kadar uzaklarda değil, sizin içinizdedir. Evlenince söndüğünü sandığınız aşk ateşini alevlendirmek ve mutluluk şatosunu aydınlatmak için size ve eşinize bir kıvılcım yetebilir. Eşiniz sevgiliniz, eviniz cennetiniz, aşkınız ömür boyu olabilir. Deneyin. İnanırsanız, başarırsınız...”</span></span></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'">Cemil Tokpınar</span></span></p><p><span style="color: red"><span style="font-family: 'Cambria'"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="nurlu hacý, post: 169825, member: 1000462"] [COLOR=red][FONT=Cambria][COLOR=red][FONT=Cambria]Aşk, evrenin muhteşem bir güzellik ve düzen içinde yaratıldığı zamandan beri var oldu. İlk insanla birlikte insanlar arasındaki en renkli, en zevkli, en zengin bir duygu çağlayanıdır aşk. Sevginin, en yoğun ve en coşkun bir şelâle gibi çağlamasını anlatan aşk, insanları birbirine bağlayan, birbirine yaklaştıran bir sihir, bir efsun âdeta. İnsanları neredeyse gözü kapalı cezbeden bu sırlar yumağı, çok tatlıdır, çok güzeldir, çok şirindir, çok keyif vericidir... Ancak her aşkın önünde nice tuzaklar, nice zorluklar ve nice engeller vardır. Onları aşmak; yürek, cesaret, akıl, mantık, bilgi, hüner, sabır, azim ve hepsinden önemlisi bir yöntem ister. Bu erdemleri taşımaz ve yöntemini uygulamazsanız, sevdanız yarım, aşkınız sonuçsuz, yuvanız mutsuz olur. İşte “Ömür Boyu Aşk”, her duygunun örselendiği ve başkalaştığı bir dünyada; sevgiye ve aşka nitelik ve kimlik kazandırmak için vardır. Sevgi ve aşk, Allah'ın, “tüm yaratıkları seven ve onlar tarafindan çok sevilen” anlamındaki “Vedud” isminin bir tecellisidir, bir yansımasıdır. O, varlıkları sevdi ve sevgiyi yarattı. Sevgi olmasaydı, hayat olmazdı. Çünkü, her şey birbirine yabancılaşır, her şey birbirinden uzaklaşırdı. Aşkın o kadar çok çeşidi var ki, para aşkından tutun, dünya aşkına, Peygamber aşkından Allah aşkına kadar birçok çeşidi vardır. Benim işlediğim aşk, evlilikle sağlamlaşan, sürekli bir mutluluğu hedef alan, her türlü engeli aşma azmi taşıyan ve ömür boyu sürecek bir aşk. Benim kast ettiğim kesinlikle, gelip geçici hevesler, günübirlik zevkler, en küçük bir engelde tükenen sevdalar değil. Bizim aşkımız, sıradan bir kadın-erkek ilişkisi ya da flört değil. Hedefinde, evlilikle hayatı birleştirme bulunmayan, sonu acı ve gözyaşıyla biten geçici hevesler hiç değil. Ne yazık ki, flört dönemi, insanların en fazla yalan söylediği, kendisini farklı tanıttığı ve karşısındakini yanlış tanıdığı bir dönemdir. Taraflar hem kendi kusurlarını alabildiğince gizlemeye çalışır, hem de sevdiğinin kusurlarını görmez. Muhatabını üzmemek için hoşlanmadığı şeylerden hoşlanmış gözükür. Sevdiğinin her eksik ve kusurunu te’vil eder, onlara iyi yorumlar getirir. Taraflar sanki yüzlerine birer maske takınmışlar, gerçek yüzlerini gizleyip, karşısındakinin hoşlanacağını sandığı bir kişilik sergilemişlerdir. Evlenince bu maskeler çıkar. Amaç sevdiğine kavuşmak olduğu için artık amaca ulaşılmış, zahmete katlanmaya gerek kalmamıştır. Taraflar gerçek kişiliklerini sergilemeye başlar. Sevenlerin odaklandığı nokta cismanî güzellik ise, sonuç daha da vahimdir. Çünkü, aşkın yöneleceği asıl adres; cisim değil, kalp ve ruhtur. Asıl cazibe ve güzellik, duygusallıkta ve ruhsallıktadır. Sevgiyi nefis adına cisme yöneltenin, arzusunun aksiyle tokat yemesi normaldir. Bu yüzden asıl güzelliği keşfedemeyenlerin evlilikleri her geçen gün sıradanlaşır ve mutsuzlukla sonuçlanır. Gerçi böyle bir evliliği kurtarmak da imkânsız değildir. Zaten benim “Ömür Boyu Aşk”taki çabam da buna yöneliktir. Ben evlenince aşk biter, diyenlerden değilim. Aksine evlilikle aşkın daha da kökleşeceğine inanıyorum. Aşkı bitiren evlilik değil, bizim mutlu bir evliliği yürütmeyi bilmeyişimiz. Aşk kolay başarılabilecek bir olay değil. Biz hep bencilce yaklaşıyoruz. Oysa aşk aynı zamanda, özveridir, katlanmaktır, çile çekmektir. Aşk, şefkatla beslenen, sabırla ve azimle yürütülecek uzun bir maratondur. Bu koşuyu göze alamayan aşkı keşfedemez. Her nimet bir külfet ister. Hiçbir şey bedelsiz değildir. Aşkın ve sevginin de bir bedeli var. Ödeyeceksiniz, katlanacaksınız, gerekirse çekeceksiniz. Ama, hep bir gün yepyeni bir dünyayı keşfetme umuduyla koşacaksınız. Ufukta mutluluğu göremeyen, o umut ve gayretle sabredemeyen aşkı yakalayamaz. Bana göre, kazandıklarımız içinde aşkın bedeli en az ve en ucuz olandır. Bir yabancı dil öğrenmek için gecesini gündüzüne katan insanlar, bunun onda biri kadar birbirini anlamaya ve sevmeye gayret etseler dünya cennete döner. Aslında sevgi ve aşk, bütün insanların yaratılışına Allah tarafından yerleştirilmiş. Her insan, sevdiğine veya eşine karşı coşkun bir sevgi hisseder başlangıçta. Ama bir müddet sonra engeller ve sorunlar cenderesinde öyle bir bunalır ki, sevmeye mecali kalmaz. Aç, borçlu, hasta, bitkin, umutsuz, yaşama sevincini kaybetmiş bir kimse aşkı ve sevgiyi sürdürebilir mi? Sorunlar varsa, aile yuvası çatırdamaya başlar. Eşler bir yere kadar sabreder, daha sonra birbirlerini yanlış anlamaya ve olumsuz tavırlar sergilemeye başlar. Ben diyorum ki, sorunları el birliğiyle aşarsanız, aşkı yeniden keşfedersiniz. Bu yüzden kitabımda, aşkla doğrudan ilgili görünmeyen, ama bana göre aşkı çok yakından etkileyen sorunlara da çözüm önerileri sunuyorum. “Beni, yine, yeniden sev” “Yağmurun sesine bak, aşka davet ediyor” diye başlar eski bir şarkı. Bunun gibi nice çağrıya uyup aşkın sihirli dünyasına girer çoğu insan. Varlığın en güzel, en gizemli ve en büyülü duygusu olan sevgi ve aşkın çoşkun sularına kapılanlar, sonlarının ne olacağını kestiremezler bir türlü. Aşkın cazibesine gözü kapalı dalmışlardır çünkü. Âşıkların kimi azgın dalgalarla boğuşur, kimi bir Titanik gibi buzdağlarına çarpar, kimi boğulup okyanusun derinliklerinde kaybolur; pek azı da esenlikle sahile çıkar. Kıyıya çıkmak iyidir, hoştur; ama el ele tutuşup birlikte aşk denizine atladığınız sevgili yanınızda değilse, çektiğiniz acıları içinize sindirebilir misiniz? Bir sevdaya tutulmak ve onu yaşamaktan daha zor olan tüm engelleri aşıp onu sürdürebilmektir. Önemli olan, aşkın nasıl olması değil, nasıl sürdürüleceğidir. Buna inandığım için, aşka şimdiye kadar yaklaşılan tarzdan çok farklı bir bakış açısı getiriyorum. Herkesin beraber olduğu eşine, yeniden âşık olmasını, sıradanlığı aşka çevirmesini öneriyorum. Şöyle diyorum, aşk kadar güzel cümlelerle bir kanaviçe gibi süslediğim kitabımda: “İnanıyorsanız, güçlüsünüz. Aşkınızı ve sevdanızı, hiçbir dert engellemesin. İsterseniz, başarırsınız. Coşkunuzu ve mutluluğunuzu, hiçbir sıkıntı gölgelemesin. Sorunlarınızı çözmek sanıldığı kadar zor değil. Sizi ve eşinizi, yolları sevgi çiçekleriyle süslenmiş aşk sarayına doğru koşmaya çağırıyorum. Göz kamaştırıcı renk cümbüşü size arkadaşlık edecek. Bu uzun yolda koşarken biraz zahmet çekeceksiniz, yorulacaksınız belki. Ama, sevgiyi ve aşkı yeniden keşfedeceksiniz.” Aile içi ilişkilerde geleneksel bakışları sorgulayıp “erkek egemen” anlayışı eleştiriyorum. Eşlere “sevginin önündeki engellerle” savaşmayı öneriyorum. Sizleri, gönüllerinizdeki küllenen aşk ateşini tekrar alevlendirmeye çağırıyorum: “Özlemiyle yandığınız sevgiliye kavuştuktan sonra bile aşkı bütün güzelliğiyle ömür boyu yaşayabilirsiniz. Rengârenk saadet çiçekleriyle bezenmiş aşk sarayı, ulaşılamayacak kadar uzaklarda değil, sizin içinizdedir. Evlenince söndüğünü sandığınız aşk ateşini alevlendirmek ve mutluluk şatosunu aydınlatmak için size ve eşinize bir kıvılcım yetebilir. Eşiniz sevgiliniz, eviniz cennetiniz, aşkınız ömür boyu olabilir. Deneyin. İnanırsanız, başarırsınız...”[/FONT][/COLOR] Cemil Tokpınar [/FONT][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
aşk nedir
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst