Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Aşk - Şefkat ve Muhabbet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 439307" data-attributes="member: 27"><p>[NOT]<span style="font-family: 'verdana'"><strong>Üstadım İmam-ı Rabbânî, aşk-ı mecazîyi makam-ı nübüvvete pek münasip görmediği için demiş ki:</strong> </span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'">“Mehâsin-i Yusufiye, mehâsin-i uhreviye nev’inden olduğundan, ona muhabbet ise mecazî muhabbetler nev’inden değildir ki, kusur olsun.”</span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'verdana'"> <strong>Ben de derim:</strong> Ey Üstad, o tekellüflü bir tevildir. Hakikat şu olmak gerektir ki: O muhabbet değil, belki yüz defa muhabbetten daha parlak, daha geniş, daha yüksek bir mertebe-i şefkattir.</span>[/NOT]</p><p></p><p></p><p>İmam-ı Rabbani Hazretleri, Hazret-i Yakubun Hazret-i Yusuf a olan sevgisini, şöyle tanımlamış mana olarak benim anladığım..</p><p></p><p>Hazret-i Yusuf aleyhisselamdaki güzellik uhrevi bir güzelliktir. Dolayısıyla Hazret-i Yakub aleyhisselamın ona olan muhabbeti, uhrevi olan güzelliğine olduğundan, mecazi aşklardan değildir. Yani fani olan mahbublara sarfedilen aşk türünden değildir. Tabir-i diğerle ismi veduda kavuşma vesilesi olan aşk-ı hakikidir demek istemiş. Üstad ise aşkın pek çok olumsuz yönünü göstermekle birlikte, bu sevgiye İmam-ı Rabbani hazretlerinden farklı bir tanım getiriyor. Ve o muhabbetin aşk-ı hakiki dahi olamayacağını izah ediyor. Ve bu muhabbetin adına, aşktan çok daha geniş manası olan şefkattir diyor.</p><p></p><p>Çünkü şefkat aşk gibi değil. İnsan şefkati dolayısıyla bütün canlılara merhamet eder. Mesela bir anne kendi yavrusunun elinin ateşe değdiğini gördüğünde nasıl annelik şefkati tahrik oluyor ise, başka birinin evladının da aynı şekilde parmağının ateşe değdiğini görse, aynı hissi yine tahrik olacaktır. Aşkta ise bunun tersinedir. Sevdiği haricinde kimseyi görmez, görmek istemez. Sadece ona hasr-ı nazar eder. Hatta sırf onu medh-ü sena etmek için, başkalarını kıymetten düşürür. Mesela burda bir izah verilmiş. Güneşin önüne bulutlar geldiğinde, aşığın biri mana olarak demişki; "Güneş sevdiğimin güzelliğini görüp utanmış, görmemek için yüzüne bulut perdesini çekmiş." </p><p></p><p>İşte bu tür sözler hemen her aşığın dilinde terennüm eden sözlerdir. Sırf sevdiğine nazar etmekten, hariçteki herşeyi ya görmez, ya onların kıymetlerini hiçe indirir. </p><p></p><p>Hem aşk ücret, karşılık beklerken, şefkatte karşılık beklemek yoktur. Mesela bir anne balkondan düşmek üzere olan çocuğunu kurtarmak için kendini feda eder, çocuk kalır, kendi düşer. Ya da bir arabanın önünden çocuğunu çekeyim derken kendisi ezilir. Tavuk yavrusunu himaye etmek için ite kafa tutar, canını feda eder. Yani hiçbir karşılık, ücret beklemez. Fıtraten buna meyillidir. İşte Hazret-i Yakub aleyhisselamın ın Hazret-i Yusuf aleyhisselama muhabbeti bu türdendir. </p><p></p><p>Allahın Vedud ismine kavuşmaya vesile olan aşk ise, yani aşkı hakiki ise, Züleyhanın Yusuf aleyhisselama olan aşkı gibidir. Hazreti Yakub aleyhisselamın Yusuf aleyhisselama olan muhabbeti Züleyhanın muhabbetinden ne derece üstünse; Rahman ve Rahim isimlerinin tecellisi olan şefkatte, Vedud isminin tecellisi olan aşkdan o derece üstündür, manası daha geniştir..Yani şefkatte bir mertebe yok aşk gibi. Doğrudan Rahim isminin bir tecellisini gösteriyor. Aşk ise çok yollardan sonra sevdiğinin üzerindeki fena damgasını görür, gerçek aşka vasıl olur.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 439307, member: 27"] [NOT][FONT=verdana][B]Üstadım İmam-ı Rabbânî, aşk-ı mecazîyi makam-ı nübüvvete pek münasip görmediği için demiş ki:[/B] [/FONT] [FONT=verdana]“Mehâsin-i Yusufiye, mehâsin-i uhreviye nev’inden olduğundan, ona muhabbet ise mecazî muhabbetler nev’inden değildir ki, kusur olsun.” [/FONT] [FONT=verdana] [B]Ben de derim:[/B] Ey Üstad, o tekellüflü bir tevildir. Hakikat şu olmak gerektir ki: O muhabbet değil, belki yüz defa muhabbetten daha parlak, daha geniş, daha yüksek bir mertebe-i şefkattir.[/FONT][/NOT] İmam-ı Rabbani Hazretleri, Hazret-i Yakubun Hazret-i Yusuf a olan sevgisini, şöyle tanımlamış mana olarak benim anladığım.. Hazret-i Yusuf aleyhisselamdaki güzellik uhrevi bir güzelliktir. Dolayısıyla Hazret-i Yakub aleyhisselamın ona olan muhabbeti, uhrevi olan güzelliğine olduğundan, mecazi aşklardan değildir. Yani fani olan mahbublara sarfedilen aşk türünden değildir. Tabir-i diğerle ismi veduda kavuşma vesilesi olan aşk-ı hakikidir demek istemiş. Üstad ise aşkın pek çok olumsuz yönünü göstermekle birlikte, bu sevgiye İmam-ı Rabbani hazretlerinden farklı bir tanım getiriyor. Ve o muhabbetin aşk-ı hakiki dahi olamayacağını izah ediyor. Ve bu muhabbetin adına, aşktan çok daha geniş manası olan şefkattir diyor. Çünkü şefkat aşk gibi değil. İnsan şefkati dolayısıyla bütün canlılara merhamet eder. Mesela bir anne kendi yavrusunun elinin ateşe değdiğini gördüğünde nasıl annelik şefkati tahrik oluyor ise, başka birinin evladının da aynı şekilde parmağının ateşe değdiğini görse, aynı hissi yine tahrik olacaktır. Aşkta ise bunun tersinedir. Sevdiği haricinde kimseyi görmez, görmek istemez. Sadece ona hasr-ı nazar eder. Hatta sırf onu medh-ü sena etmek için, başkalarını kıymetten düşürür. Mesela burda bir izah verilmiş. Güneşin önüne bulutlar geldiğinde, aşığın biri mana olarak demişki; "Güneş sevdiğimin güzelliğini görüp utanmış, görmemek için yüzüne bulut perdesini çekmiş." İşte bu tür sözler hemen her aşığın dilinde terennüm eden sözlerdir. Sırf sevdiğine nazar etmekten, hariçteki herşeyi ya görmez, ya onların kıymetlerini hiçe indirir. Hem aşk ücret, karşılık beklerken, şefkatte karşılık beklemek yoktur. Mesela bir anne balkondan düşmek üzere olan çocuğunu kurtarmak için kendini feda eder, çocuk kalır, kendi düşer. Ya da bir arabanın önünden çocuğunu çekeyim derken kendisi ezilir. Tavuk yavrusunu himaye etmek için ite kafa tutar, canını feda eder. Yani hiçbir karşılık, ücret beklemez. Fıtraten buna meyillidir. İşte Hazret-i Yakub aleyhisselamın ın Hazret-i Yusuf aleyhisselama muhabbeti bu türdendir. Allahın Vedud ismine kavuşmaya vesile olan aşk ise, yani aşkı hakiki ise, Züleyhanın Yusuf aleyhisselama olan aşkı gibidir. Hazreti Yakub aleyhisselamın Yusuf aleyhisselama olan muhabbeti Züleyhanın muhabbetinden ne derece üstünse; Rahman ve Rahim isimlerinin tecellisi olan şefkatte, Vedud isminin tecellisi olan aşkdan o derece üstündür, manası daha geniştir..Yani şefkatte bir mertebe yok aşk gibi. Doğrudan Rahim isminin bir tecellisini gösteriyor. Aşk ise çok yollardan sonra sevdiğinin üzerindeki fena damgasını görür, gerçek aşka vasıl olur. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Aşk - Şefkat ve Muhabbet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst