Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Aşk - Şefkat ve Muhabbet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 454773" data-attributes="member: 27"><p>Evet, insan evvelâ nefsini sever. </p><p>Sonra akaribini, </p><p>sonra milletini, </p><p>sonra zîhayat mahlûkları, </p><p>sonra kâinatı, </p><p>dünyayı sever. </p><p></p><p>Bu dairelerin herbirisine karşı alâkadardır; </p><p>onların lezzetleriyle mütelezziz ve elemleriyle müteellim olabilir. </p><p><strong>Halbuki, şu hercümerç âlemde </strong></p><p><strong>ve rüzgâr deveranında hiçbir şey kararında kalmadığından, </strong></p><p><strong>biçare kalb-i insan her vakit yaralanıyor. </strong></p><p><strong>Elleri yapıştığı şeylerle, </strong></p><p><strong>o şeyler gidip ellerini paralıyor, </strong></p><p><strong>belki koparıyor. </strong></p><p><strong>Daima ıztırap içinde kalır. </strong></p><p><strong>Yahut gafletle sarhoş olur.</strong></p><p></p><p>Madem öyledir, ey nefis, </p><p>aklın varsa bütün o muhabbetleri topla, </p><p>hakikî sahibine ver, </p><p>şu belâlardan kurtul. </p><p><strong>Şu nihayetsiz muhabbetler, </strong></p><p><strong>nihayetsiz bir kemâl ve cemâl sahibine mahsustur. </strong></p><p>Ne vakit hakikî sahibine verdin; </p><p>o vakit bütün eşyayı Onun namıyla ve Onun âyinesi olduğu cihetle ıztırapsız sevebilirsin. </p><p><strong>Demek, şu muhabbet doğrudan doğruya kâinata sarf edilmemek gerektir. </strong></p><p><strong>Yoksa muhabbet, en leziz bir nimet iken, en elîm bir nikmet olur.</strong></p><p></p><p></p><p><strong>Yirmi Dördüncü Söz'den</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 454773, member: 27"] Evet, insan evvelâ nefsini sever. Sonra akaribini, sonra milletini, sonra zîhayat mahlûkları, sonra kâinatı, dünyayı sever. Bu dairelerin herbirisine karşı alâkadardır; onların lezzetleriyle mütelezziz ve elemleriyle müteellim olabilir. [B]Halbuki, şu hercümerç âlemde ve rüzgâr deveranında hiçbir şey kararında kalmadığından, biçare kalb-i insan her vakit yaralanıyor. Elleri yapıştığı şeylerle, o şeyler gidip ellerini paralıyor, belki koparıyor. Daima ıztırap içinde kalır. Yahut gafletle sarhoş olur.[/B] Madem öyledir, ey nefis, aklın varsa bütün o muhabbetleri topla, hakikî sahibine ver, şu belâlardan kurtul. [B]Şu nihayetsiz muhabbetler, nihayetsiz bir kemâl ve cemâl sahibine mahsustur. [/B] Ne vakit hakikî sahibine verdin; o vakit bütün eşyayı Onun namıyla ve Onun âyinesi olduğu cihetle ıztırapsız sevebilirsin. [B]Demek, şu muhabbet doğrudan doğruya kâinata sarf edilmemek gerektir. Yoksa muhabbet, en leziz bir nimet iken, en elîm bir nikmet olur.[/B] [B]Yirmi Dördüncü Söz'den[/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Aşk - Şefkat ve Muhabbet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst