Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Aşk ve suçluluk-I - Mustafa Ulusoy
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="anarkh" data-source="post: 139036" data-attributes="member: 953"><p><span style="font-size: 10px">Aşk ve suçluluk-I</span><span style="font-size: 10px"><img src="http://medya.zaman.com.tr/zamantryeni/pics/yazarlar-detay/mustafaulusoy2.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> MUSTAFA ULUSOY</span></p><p><span style="font-size: 10px">29/05/2009 </span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Uykuya dalmadan, zihninde kalan son düşünce kırıntısı o oluyor. Uyanınca zihnine ilk düşen de. Hatırlayamadığı rüyalarına en sık o giriyor, gündüz düşlerine de.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">"Şimdi nerede ve ne yapıyor? O da benim gibi ders mi çalışıyor, yoksa arkadaşıyla sohbet mi ediyor? Tam şu anda ne düşünüyor? Amfide bir an bakışını üzerimde hissettim, acaba o da bana ilgi duyuyor mu? Girmediği dersin notlarını başka birinden de alabilecekken gelip benden istemesini nasıl yorumlamalıyım?" </span></p><p><span style="font-size: 10px">İnsan aşka düşer, sorular da zihnine. </span></p><p><span style="font-size: 10px">Hayatını çeşit çeşit renklerle dolu bir kaba batırılıp çıkarılmış gibi hissediyor iki aydır. Sabahları sevinçle kalkıyor, onu görmek için eskiden zoraki gittiği fakültesine şimdi uçarak gidiyor. Sadece o değil, her şey kalbine doluşmuş. Aşk adeta kâinatı yüreğine taşımış. Kalbi sarmaşıklar gibi her varlığa dolanmış, her varlığa dokunmuş. </span></p><p><span style="font-size: 10px">Hayat çok daha güzel, yaşamaya değer ve anlamlı eskiye göre. Dertlerin, sıkıntılarının çözümü o kadar basit ki artık gözünde. Hatta bazı dertler, dermanı olmuş. Eskiden dert ettiği şeyleri neden sorun ettiğine anlam veremiyor şimdi. </span></p><p><span style="font-size: 10px">İnsan aşka düşer, yüreği ise kaygı dolu bir çukura. Amfiye girer girmez gözleri onu arıyor. O yoksa içi kaygıyla doluyor. Hayatın renkleri buhar olup uçuyor. "Acaba bir şey mi oldu, başına bir şey mi geldi? Yoksa hastalandı mı? Ah işte geldi! Neden selam vermedi bugün? Ders arasında beni fark edecek mi?" Son zamanlarda dalgın ve unutkan. Derslere odaklanamıyor bu yüzden. Bazen inanılmaz bir enerjiyle dolup çalışıyor. Sonra aklına o düşüyor. Aniden. Bir imge. Gülen bir yüz. Bir tebessüm. Bir bakış. Anlık. Kalbine bir şeyler oluyor. Önce kalbi, sonra zihni dağılıyor. Dersler o an anlamsızlaşıyor. O yakınında değilse, hayat da uzaklaşıyor. Sonra kendine kızıyor. "O kalbimde zaten" diye teselli ediyor kendini. </span></p><p><span style="font-size: 10px">Gidip geliyor yüreği. Akıyor, duruyor. Aydınlanıyor, kararıyor. Seviniyor, tedirgin oluyor. Özlüyor, acı çekiyor. Düşünüyor, dalıyor. Ve kopuyor. Hayattan. İmgelem dünyasının içinde kayboluyor. Arkadaşları sık sık "Neredesin yine!" diye takılıyorlar. Annesinin de dikkatini çekiyor dalmaları. Kardeşi, imalı bakışlarla 'Kimi düşündüğünü biliyorum!' demeye getiriyor. Hayaller almış başını gidiyor. Evlenmişler, evleri bahçeli. Panjurları pembe. Bahçede güneşte pişmiş domatesler... İki çocukları olmuş. Birinin adı... Duraksıyor. İsimleri söylemekten vazgeçiyor Sarmaşık. "Bari bu bende kalsın." diyor. Biraz bozuluyorum. Israr etsem mi? Vazgeçiyorum. </span></p><p><span style="font-size: 10px">Aşka düşme halinin tüm belirtilerini gösteriyor. Hayalsiz aşk olmaz. Çünkü hayalle beslenir aşk. Hayallerinde daha öteye gidiyor. O hastalanıyor, genç yaşta ölüyor. Ayrılık olmadan aşk olur mu? Bazen de onun başkasını sevdiğini düşlerken, ağladı ağlayacak halde buluyor kendini. </span></p><p><span style="font-size: 10px">İyi de bana niye geldi? Ne güzel işte, aşka düşmüş. Karşılıksız olsa da. Düştüğü aşktan çıkmak istiyor. Niye ki? Nedenini henüz söylemedi. Ben duramıyorum. Bildiğim genel geçer nedenleri sıraya diziyorum zihnimde. Şu ana dek anlattıklarıyla bunları birine uyduramıyorum. Terapistlik kibri işte; o daha anlatmadan sorunun ne olduğunu bilme tutkusu. Beni şaşırtıyor Sarmaşık. Daha önce kimseden duymadığım bir gerekçeyle suçluluk hissediyor. Hayır, yanlış birine âşık olmamış. İmkânsız bir aşka da düşmemiş. </span></p><p><span style="font-size: 10px">On beş gündür ağlamasını durduramıyor. Kendine kızıyor, kalbine kızıyor. Onu kalbinden söküp atmak istiyor. Ona dair zerre kadar sevgi olmamalı içinde. Onu düşünmek istemiyor, hayallerinden söküp atmalı, kurtulmalı bu yanlış sevgiden. Olmuyor. Aşk ferman dinlemiyor. Sarmaşık, kalbiyle tutuştuğu savaşı kaybediyor. Onu aklından çıkarmaya çalışırken kalbi daha çok sarılıyor hayallerine. </span></p><p><span style="font-size: 10px">"Ona hissettiğim bu yoğun duyguların aynısını Yaratıcı'ya karşı hissedemiyorum. Demek ki Yaratıcı'yı onun kadar sevmiyorum. Bu beni kahrediyor. İçimi acıtıyor." </span></p><p><span style="font-size: 10px">Kalakalıyorum. On beş gündür ağlamasının, uykusuz gecelerinin nedeni buymuş. Düştüğü aşktan bu nedenle çıkmak istiyormuş. </span></p><p><span style="font-size: 10px">"Lütfen bana yardım edin!" </span></p><p><span style="font-size: 10px">Edemem ki. Çünkü nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum. </span></p><p><span style="font-size: 10px">"İlk kez böyle bir sorunla karşılaşıyorum Sarmaşık. Sana ne diyeceğimi, nasıl yardım edeceğimi inan, bilmiyorum. Diğer görüşmemize kadar üzerinde düşüneceğim ama." </span><span style="font-size: 10px">"Peki" diyor Sarmaşık. </span><span style="font-size: 10px"><em><strong>Not:</strong> Bu ve bundan sonra bu köşede zaman zaman yayınlanacak terapi öykülerinin gerçek hayatta birebir karşılığı yoktur. Yazar, hastalarının öykülerini değil, meslekî birikimiyle kurguladığı öyküleri yazmaktadır.</em> </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="anarkh, post: 139036, member: 953"] [SIZE=2]Aşk ve suçluluk-I[/SIZE][SIZE=2][IMG]http://medya.zaman.com.tr/zamantryeni/pics/yazarlar-detay/mustafaulusoy2.jpg[/IMG] MUSTAFA ULUSOY 29/05/2009 Uykuya dalmadan, zihninde kalan son düşünce kırıntısı o oluyor. Uyanınca zihnine ilk düşen de. Hatırlayamadığı rüyalarına en sık o giriyor, gündüz düşlerine de. [/SIZE] [SIZE=2]"Şimdi nerede ve ne yapıyor? O da benim gibi ders mi çalışıyor, yoksa arkadaşıyla sohbet mi ediyor? Tam şu anda ne düşünüyor? Amfide bir an bakışını üzerimde hissettim, acaba o da bana ilgi duyuyor mu? Girmediği dersin notlarını başka birinden de alabilecekken gelip benden istemesini nasıl yorumlamalıyım?" [/SIZE] [SIZE=2]İnsan aşka düşer, sorular da zihnine. [/SIZE] [SIZE=2]Hayatını çeşit çeşit renklerle dolu bir kaba batırılıp çıkarılmış gibi hissediyor iki aydır. Sabahları sevinçle kalkıyor, onu görmek için eskiden zoraki gittiği fakültesine şimdi uçarak gidiyor. Sadece o değil, her şey kalbine doluşmuş. Aşk adeta kâinatı yüreğine taşımış. Kalbi sarmaşıklar gibi her varlığa dolanmış, her varlığa dokunmuş. [/SIZE] [SIZE=2]Hayat çok daha güzel, yaşamaya değer ve anlamlı eskiye göre. Dertlerin, sıkıntılarının çözümü o kadar basit ki artık gözünde. Hatta bazı dertler, dermanı olmuş. Eskiden dert ettiği şeyleri neden sorun ettiğine anlam veremiyor şimdi. [/SIZE] [SIZE=2]İnsan aşka düşer, yüreği ise kaygı dolu bir çukura. Amfiye girer girmez gözleri onu arıyor. O yoksa içi kaygıyla doluyor. Hayatın renkleri buhar olup uçuyor. "Acaba bir şey mi oldu, başına bir şey mi geldi? Yoksa hastalandı mı? Ah işte geldi! Neden selam vermedi bugün? Ders arasında beni fark edecek mi?" Son zamanlarda dalgın ve unutkan. Derslere odaklanamıyor bu yüzden. Bazen inanılmaz bir enerjiyle dolup çalışıyor. Sonra aklına o düşüyor. Aniden. Bir imge. Gülen bir yüz. Bir tebessüm. Bir bakış. Anlık. Kalbine bir şeyler oluyor. Önce kalbi, sonra zihni dağılıyor. Dersler o an anlamsızlaşıyor. O yakınında değilse, hayat da uzaklaşıyor. Sonra kendine kızıyor. "O kalbimde zaten" diye teselli ediyor kendini. [/SIZE] [SIZE=2]Gidip geliyor yüreği. Akıyor, duruyor. Aydınlanıyor, kararıyor. Seviniyor, tedirgin oluyor. Özlüyor, acı çekiyor. Düşünüyor, dalıyor. Ve kopuyor. Hayattan. İmgelem dünyasının içinde kayboluyor. Arkadaşları sık sık "Neredesin yine!" diye takılıyorlar. Annesinin de dikkatini çekiyor dalmaları. Kardeşi, imalı bakışlarla 'Kimi düşündüğünü biliyorum!' demeye getiriyor. Hayaller almış başını gidiyor. Evlenmişler, evleri bahçeli. Panjurları pembe. Bahçede güneşte pişmiş domatesler... İki çocukları olmuş. Birinin adı... Duraksıyor. İsimleri söylemekten vazgeçiyor Sarmaşık. "Bari bu bende kalsın." diyor. Biraz bozuluyorum. Israr etsem mi? Vazgeçiyorum. [/SIZE] [SIZE=2]Aşka düşme halinin tüm belirtilerini gösteriyor. Hayalsiz aşk olmaz. Çünkü hayalle beslenir aşk. Hayallerinde daha öteye gidiyor. O hastalanıyor, genç yaşta ölüyor. Ayrılık olmadan aşk olur mu? Bazen de onun başkasını sevdiğini düşlerken, ağladı ağlayacak halde buluyor kendini. [/SIZE] [SIZE=2]İyi de bana niye geldi? Ne güzel işte, aşka düşmüş. Karşılıksız olsa da. Düştüğü aşktan çıkmak istiyor. Niye ki? Nedenini henüz söylemedi. Ben duramıyorum. Bildiğim genel geçer nedenleri sıraya diziyorum zihnimde. Şu ana dek anlattıklarıyla bunları birine uyduramıyorum. Terapistlik kibri işte; o daha anlatmadan sorunun ne olduğunu bilme tutkusu. Beni şaşırtıyor Sarmaşık. Daha önce kimseden duymadığım bir gerekçeyle suçluluk hissediyor. Hayır, yanlış birine âşık olmamış. İmkânsız bir aşka da düşmemiş. [/SIZE] [SIZE=2]On beş gündür ağlamasını durduramıyor. Kendine kızıyor, kalbine kızıyor. Onu kalbinden söküp atmak istiyor. Ona dair zerre kadar sevgi olmamalı içinde. Onu düşünmek istemiyor, hayallerinden söküp atmalı, kurtulmalı bu yanlış sevgiden. Olmuyor. Aşk ferman dinlemiyor. Sarmaşık, kalbiyle tutuştuğu savaşı kaybediyor. Onu aklından çıkarmaya çalışırken kalbi daha çok sarılıyor hayallerine. [/SIZE] [SIZE=2]"Ona hissettiğim bu yoğun duyguların aynısını Yaratıcı'ya karşı hissedemiyorum. Demek ki Yaratıcı'yı onun kadar sevmiyorum. Bu beni kahrediyor. İçimi acıtıyor." [/SIZE] [SIZE=2]Kalakalıyorum. On beş gündür ağlamasının, uykusuz gecelerinin nedeni buymuş. Düştüğü aşktan bu nedenle çıkmak istiyormuş. [/SIZE] [SIZE=2]"Lütfen bana yardım edin!" [/SIZE] [SIZE=2]Edemem ki. Çünkü nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum. [/SIZE] [SIZE=2]"İlk kez böyle bir sorunla karşılaşıyorum Sarmaşık. Sana ne diyeceğimi, nasıl yardım edeceğimi inan, bilmiyorum. Diğer görüşmemize kadar üzerinde düşüneceğim ama." [/SIZE][SIZE=2]"Peki" diyor Sarmaşık. [/SIZE][SIZE=2][I][B]Not:[/B] Bu ve bundan sonra bu köşede zaman zaman yayınlanacak terapi öykülerinin gerçek hayatta birebir karşılığı yoktur. Yazar, hastalarının öykülerini değil, meslekî birikimiyle kurguladığı öyküleri yazmaktadır.[/I] [/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Aşk ve suçluluk-I - Mustafa Ulusoy
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst