"OLTALARDA BİR AN... LİSANI HAL"
Ey figanı aşk olan sevda yurtlu, Eyyup kurtlu peri,
Her aşktan aşkın, arsız ve harlı bir zevkin şevki ile taşkın,Vaveyl'lerine yuvrarlanıyor avazı-dirençlerim. Dipsiz uçurumlara yersiz zeminler, yurtsuz zeminlere ezber zebaniler, zebani zulalarda sen isimli ben'ler kadar tutsak en'ler, İnler (Seni) ve dinler... ve tüm dinsizler... Hududunca hudutsuz tedavülü akçen geçer.
Derya yüklü damlalar/damlalar dolusu deryalara dalarken sende, sendeyıkanan kelimeler sevmek ile ölmek ile bezenip gelir.
Sonra aşılayıcı rüzgarların çorak düşlerimin b(ah)ar/dağına, sana bakan cihetlerden, bardaktan boşalırcasına gük gürültülü sağnak-sağnak yağan belalı sevdanı taşır da gelir. Fırtınalar kopar bir bardak suda...! Sen ve sensizlik gelgitleri gelir/gelgitlenir/gelinlenir. Sonra bir intihar komandosu edasıyla kafasında sadece sen ile tılsımlı efsunu aşk ve içsel bir devrim ile iktidarın, iktidarımı ele geçirir, Payı tahtım aklı meclisim Fes..! Yüreğimin pimi ellerinde, Kıvılcım Gözlerin Ruhumun balansı... Asık çehren param parça parçalanıp paramparça parçalayan etik'lere tetik... satranç tahtandaki piyonun kor ateşlere uzanan maşan olurum sonra. Sonra ölümcül ölümsüzlüklere amansız ve imansız sürer beni sevdan, Aşk isimli namludan...
Okulumsu bir dokunuş gizliymiş parmaklarında, ismi hayat olan okul tahtasında,ey baş öğretenim/Baş ister öğret(m)enim... Ateşli fanatiğin gözü kara holigan'ınım bilirsin. Ders sensizlik, konu Senve anlatan sen dinleyen ben isem,bütün jokerlerimle, bütün sermayem ile varım.! Bunuda bir ben bilirim, birde bendeki sen.
Ezilirim, aşağılanır horlanırım kar etmez bende, Sen isimli çelik yeleklerle kuşalı benlik isimli ego varken bende. En egolu Egoistinim bilirsin..
Hiç bir zaman karşıma alıp da tartışmadım senle, yıkamam bildiğim tek tabumsun bilirsin. Ancak senle oturup beni tartışır beni yerden yere vurup çekiştiririz. Nasıl yapsam senin (açından) için daha iyi olur/du, Bugün senin için ne yaptım? sana ne kadar yaklaştım/yanaştım/uzaklaştım... ?
Grafiklerle senle oturup sana brfing veririz en içsel oval ofislerde. Çıkardığım tüm yasaların veto hakkı bir tek kurucu asil üyesi sen olan meclisimin gündeminde. Meclisimdeki tüm vekillerin lehinde ve aleyhimde yaka paça yasa geçirmelerde...!
Senle ilgili yolsuzluklarım Dukunulmazlığımın zırhını incelten gen sorularla bitmez, tükenmezlerde. Bir curcuna bir kaos bir içsavaşa tetikli anarşi başlarki damar damar yayılır iç avlularıma/köşe çıkmazlarıma/satıh-satıh sathı sevdama...kim bilir ne zaman sıkı yünetiminin çekiç gücü vurur can masama yumruğunu da senden gayrı anarşi kalmaz can yuvamda.
Dakikası bir milyar aha kiralı mengenelerde ezilir yüreğimi avuçlayan ellerinde ilk baharım/yazım. Ellerin kan revan,kana-kana kanatan safhalardan... Tüm dünya
bilsinki Tüm evrelerimi/evrenimi adadım tek bir ıssız adanı/vaha'nı say etmeye... Başaramadım. Başarı isimli zirvelerle tanışamadım.
Yokluğunun esfelinlerinde ara beni ey üç harfli gülperi, ben bulmayı da bulunmayı da başaramadım.
"Zümrüdü Anka"
Ey figanı aşk olan sevda yurtlu, Eyyup kurtlu peri,
Her aşktan aşkın, arsız ve harlı bir zevkin şevki ile taşkın,Vaveyl'lerine yuvrarlanıyor avazı-dirençlerim. Dipsiz uçurumlara yersiz zeminler, yurtsuz zeminlere ezber zebaniler, zebani zulalarda sen isimli ben'ler kadar tutsak en'ler, İnler (Seni) ve dinler... ve tüm dinsizler... Hududunca hudutsuz tedavülü akçen geçer.
Derya yüklü damlalar/damlalar dolusu deryalara dalarken sende, sendeyıkanan kelimeler sevmek ile ölmek ile bezenip gelir.
Sonra aşılayıcı rüzgarların çorak düşlerimin b(ah)ar/dağına, sana bakan cihetlerden, bardaktan boşalırcasına gük gürültülü sağnak-sağnak yağan belalı sevdanı taşır da gelir. Fırtınalar kopar bir bardak suda...! Sen ve sensizlik gelgitleri gelir/gelgitlenir/gelinlenir. Sonra bir intihar komandosu edasıyla kafasında sadece sen ile tılsımlı efsunu aşk ve içsel bir devrim ile iktidarın, iktidarımı ele geçirir, Payı tahtım aklı meclisim Fes..! Yüreğimin pimi ellerinde, Kıvılcım Gözlerin Ruhumun balansı... Asık çehren param parça parçalanıp paramparça parçalayan etik'lere tetik... satranç tahtandaki piyonun kor ateşlere uzanan maşan olurum sonra. Sonra ölümcül ölümsüzlüklere amansız ve imansız sürer beni sevdan, Aşk isimli namludan...
Okulumsu bir dokunuş gizliymiş parmaklarında, ismi hayat olan okul tahtasında,ey baş öğretenim/Baş ister öğret(m)enim... Ateşli fanatiğin gözü kara holigan'ınım bilirsin. Ders sensizlik, konu Senve anlatan sen dinleyen ben isem,bütün jokerlerimle, bütün sermayem ile varım.! Bunuda bir ben bilirim, birde bendeki sen.
Ezilirim, aşağılanır horlanırım kar etmez bende, Sen isimli çelik yeleklerle kuşalı benlik isimli ego varken bende. En egolu Egoistinim bilirsin..
Hiç bir zaman karşıma alıp da tartışmadım senle, yıkamam bildiğim tek tabumsun bilirsin. Ancak senle oturup beni tartışır beni yerden yere vurup çekiştiririz. Nasıl yapsam senin (açından) için daha iyi olur/du, Bugün senin için ne yaptım? sana ne kadar yaklaştım/yanaştım/uzaklaştım... ?
Grafiklerle senle oturup sana brfing veririz en içsel oval ofislerde. Çıkardığım tüm yasaların veto hakkı bir tek kurucu asil üyesi sen olan meclisimin gündeminde. Meclisimdeki tüm vekillerin lehinde ve aleyhimde yaka paça yasa geçirmelerde...!
Senle ilgili yolsuzluklarım Dukunulmazlığımın zırhını incelten gen sorularla bitmez, tükenmezlerde. Bir curcuna bir kaos bir içsavaşa tetikli anarşi başlarki damar damar yayılır iç avlularıma/köşe çıkmazlarıma/satıh-satıh sathı sevdama...kim bilir ne zaman sıkı yünetiminin çekiç gücü vurur can masama yumruğunu da senden gayrı anarşi kalmaz can yuvamda.
Dakikası bir milyar aha kiralı mengenelerde ezilir yüreğimi avuçlayan ellerinde ilk baharım/yazım. Ellerin kan revan,kana-kana kanatan safhalardan... Tüm dünya
Yokluğunun esfelinlerinde ara beni ey üç harfli gülperi, ben bulmayı da bulunmayı da başaramadım.
"Zümrüdü Anka"