Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Aşksız din olmaz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Livza" data-source="post: 114156" data-attributes="member: 8422"><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple">Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:</span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple">Mahşer günü, 50 bin ahiret senesidir. Ahirette bir gün, dünyanın bin senesidir. Güneş bir mızrak boyu alçalacak. Böyle büyük bir azap var. İnsanlar sıkıntı içinde olacaklar; fakat Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri buyuruyor ki:</span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple">(O mahşer günü, Ehl-i sünnet itikadında olan ve bu yolun büyüklerine muhabbeti olan için, arşın altında gölgede iki rekât namaz kadar olacak.)</span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple"></span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple">Bunu bilen, buna inanan, buna iman eden bir insan, nasıl sevinmesin? O neşelenmesin de kim neşelensin! Ne büyük saadet, ne büyük devlet! Dertlerin, sıkıntıların, fakirliğin ne önemi var; bunların hepsi geçicidir. Biz kalbimizdeki imanımıza bakarız. İmanımız doğruysa en büyük saadet ve zenginlik budur. Onun için, dinin temeli imandır. Doğru imanı olan en büyük zengindir.</span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple"></span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple">İnanmak, sadece bilmek değildir. Mermere yazı yazmak gibi olmalıdır. İnsan bildiğini unutur; ama imanını unutmaz. Çünkü imanın akılla alakası yoktur. En son olarak can yani ruh kalbden çıkar. Beyinden çıkar, kulaktan çıkar, burundan çıkar, yani artık onlar vücuttaki faaliyetlerini yerine getiremez hâle gelir; ama kalbden çıkmaz, hemen çıkmaz. Yani kalbden en son çıkar. Dolayısıyla kalbde ALLAH ü teâlâya ve onun sevdiklerine karşı sevgisi olan, kalbde doğru imanı olan, imanlı gider. İşte bunun için, sevgisiz dünya olmaz, muhabbetsiz, aşksız din olmaz. Nasıl, kurtulmak için kurtulanlarla beraber olmak lazımsa, aşka kavuşmak için de, âşıklarla beraber olmak lazım; çünkü aşk bulaşıcıdır. Kimde aşk varsa yanındakilere de bulaşır.</span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple"></span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple">Bunlar ölmesin ben öleyim</span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple">Bir ilim yuvasında çok sadık bir kedi varmış, sahiplerine çok bağlıymış. Bir gün bu ilim yuvasında büyük bir kazanda süt kaynatıyorlarmış. Kedi çok huzursuz olmuş. Bir oraya, bir buraya koşuyormuş. Sürekli bağırıyormuş; ama derdini kimse anlamamış. Yahu bu kedi hasta mı, yerinde duramıyor, bir oraya bir buraya zıplıyor, buna ne oldu demişler; ama derdini anlayan yokmuş.</span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple"></span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple">En sonunda kediyi kimse anlamayınca, o da kaynar kazanın içine atlamış ve ölmüş. Bu süt içilmez diye kazanı indirip sütü dökmüşler.</span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple"></span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple">Bir bakıyorlar ki, içinde ölmüş ve de zehrini kazanın içine akıtmış büyük bir yılan var. Sütü içen ölecek...</span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple"></span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple">Kedi, ben buradan ekmek yedim, bu evden çok iyilik gördüm, bunlara zarar gelmesin, bunlar ölmesin ben öleyim diye kendini feda etmiş.</span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple"></span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple"><span style="color: red">Fedakârlık varsa vefakârlık vardır. Fedakârlık yoksa vefa yoktur.</span></span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple"></span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple"></span></span></span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size: 15px"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="color: purple">Alıntı...</span></span></span></strong></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Livza, post: 114156, member: 8422"] [I][B][SIZE=4][FONT=Times New Roman][COLOR=purple]Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Mahşer günü, 50 bin ahiret senesidir. Ahirette bir gün, dünyanın bin senesidir. Güneş bir mızrak boyu alçalacak. Böyle büyük bir azap var. İnsanlar sıkıntı içinde olacaklar; fakat Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri buyuruyor ki: (O mahşer günü, Ehl-i sünnet itikadında olan ve bu yolun büyüklerine muhabbeti olan için, arşın altında gölgede iki rekât namaz kadar olacak.) Bunu bilen, buna inanan, buna iman eden bir insan, nasıl sevinmesin? O neşelenmesin de kim neşelensin! Ne büyük saadet, ne büyük devlet! Dertlerin, sıkıntıların, fakirliğin ne önemi var; bunların hepsi geçicidir. Biz kalbimizdeki imanımıza bakarız. İmanımız doğruysa en büyük saadet ve zenginlik budur. Onun için, dinin temeli imandır. Doğru imanı olan en büyük zengindir. İnanmak, sadece bilmek değildir. Mermere yazı yazmak gibi olmalıdır. İnsan bildiğini unutur; ama imanını unutmaz. Çünkü imanın akılla alakası yoktur. En son olarak can yani ruh kalbden çıkar. Beyinden çıkar, kulaktan çıkar, burundan çıkar, yani artık onlar vücuttaki faaliyetlerini yerine getiremez hâle gelir; ama kalbden çıkmaz, hemen çıkmaz. Yani kalbden en son çıkar. Dolayısıyla kalbde ALLAH ü teâlâya ve onun sevdiklerine karşı sevgisi olan, kalbde doğru imanı olan, imanlı gider. İşte bunun için, sevgisiz dünya olmaz, muhabbetsiz, aşksız din olmaz. Nasıl, kurtulmak için kurtulanlarla beraber olmak lazımsa, aşka kavuşmak için de, âşıklarla beraber olmak lazım; çünkü aşk bulaşıcıdır. Kimde aşk varsa yanındakilere de bulaşır. Bunlar ölmesin ben öleyim Bir ilim yuvasında çok sadık bir kedi varmış, sahiplerine çok bağlıymış. Bir gün bu ilim yuvasında büyük bir kazanda süt kaynatıyorlarmış. Kedi çok huzursuz olmuş. Bir oraya, bir buraya koşuyormuş. Sürekli bağırıyormuş; ama derdini kimse anlamamış. Yahu bu kedi hasta mı, yerinde duramıyor, bir oraya bir buraya zıplıyor, buna ne oldu demişler; ama derdini anlayan yokmuş. En sonunda kediyi kimse anlamayınca, o da kaynar kazanın içine atlamış ve ölmüş. Bu süt içilmez diye kazanı indirip sütü dökmüşler. Bir bakıyorlar ki, içinde ölmüş ve de zehrini kazanın içine akıtmış büyük bir yılan var. Sütü içen ölecek... Kedi, ben buradan ekmek yedim, bu evden çok iyilik gördüm, bunlara zarar gelmesin, bunlar ölmesin ben öleyim diye kendini feda etmiş. [COLOR=red]Fedakârlık varsa vefakârlık vardır. Fedakârlık yoksa vefa yoktur.[/COLOR] Alıntı...[/COLOR][/FONT][/SIZE][/B][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Aşksız din olmaz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst