Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Astroloji ve İslâm: Gayb ve Bilimsel Gerçeklikler Üzerine Bir Değerlendirme
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="MuhammedRidvan" data-source="post: 718642" data-attributes="member: 1059161"><p style="text-align: justify"><strong>Dünya genelinde yaklaşık 25 bin üniversite bulunmaktadır bunların içinde en eskisi 900 yaşındadır. Bu üniversitelerde milyonlarca akademisyen, profesör ve doçent ders vermiş, araştırmalar yapmış ve sayısız makale yazmıştır. Ancak bu saygın akademik dünyada astrolojiye yer yoktur. Çünkü astroloji bilimsel bir disiplin olarak kabul edilmez. Gerçek bilim insanları sorgulayan, düşünen ve kültürel birikime sahip olan insanlar astrolojiyi ciddi bir konu olarak görmemektedirler. Bunun arkasında yatan temel gerekçe astrolojinin akıl ve mantıkla bağdaşmayan, doğruluğu kanıtlanmamış iddialarla dolu olmasıdır. Astroloji özellikle toplumda bilgi eksikliği ve boşluklardan yararlanarak insanları manipüle etmeye çalışan bir alandır. Çoğunlukla sınırlı bir eğitimle ya da manevi boşlukları doldurmaya çalışan kişiler tarafından tercih edilir. Bu nedenle bilim insanları astrolojiyi ciddiye almazlar. İslâm inancına göre de bu durum farklı değildir. Astrolojiye dair Kur’an'da açık bir ifade yer almaz daha ziyade gayb âlemine dair bilginin yalnızca Allah’a ait olduğu belirtilir. İslâm’a göre dünya üzerinde sadece Allah geleceği bilendir. Gayb insanın algılayamayacağı beş duyusunun sınırlarının ötesinde olan bir olgudur. Kur’an gaybı yalnızca Allah’ın bildiğini açıkça belirtir. Nitekim Cin Suresi 25-28. ayetlerinde şöyle buyurulur: >"De: Size söylenen yakın mıdır yoksa Rabbim ona uzun bir zaman mı belirlemiştir bilmem. Gaybı bilendir. Gaybını kimseye göstermez. Resullerden razı olduğu dışında çünkü o onun önünden, iki elinden ve arkasından gözetleyiciler sevk eder. Rablerinin risaletini bildirdiklerini kesin bilmesi için ve yanlarında olanı kuşatmıştır ve her şeyin miktarını saymıştır." Bu ayet gayb bilgisinin yalnızca Allah’a ait olduğuna ve bunu kimseyle paylaşmadığına işaret eder. Başka bir deyişle geleceği doğru şekilde öngörebilen tek varlık Allah’tır. Kur’an’a göre hiçbir insan veya varlık Allah’ın izni olmadan gayb hakkında bilgi sahibi olamaz. Bu astrolojinin de geçerliliğini yitirmesine neden olan temel ilkedir. İslâm inancına göre gaybı yalnızca Allah seçtiği elçiler ve nebiler bilir. Neml Suresi 65. ayette: >"De: Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. Ve ne zaman dirileceklerini bilmezler. " Bu ayet gaybın Allah’tan başka kimse tarafından bilinmediğini vurgular. Gaybı bilme iddiasında olan kişilerin bu bilgiyi kaynağından almadıkları açıktır. Astrolojiye dayalı tahminler de tamamen asılsız ve doğru olmayan verilere dayanır. Kur’an’da burçlardan veya gezegen hareketlerinden insanların kişiliğini ya da yaşamlarını etkileyen bir öğe olarak bahsedilmez. Furkan Suresi 61. ayet ve Buruc Suresi 1. ayet göklerdeki burçlardan bahsederken bunlar Allah’ın yaratmasının bir parçasıdır ve herhangi bir şekilde doğrudan insan hayatına etki etme anlamına gelmez: >"Yücedir o ki gökte yıldız kümeleri yaptı ve orada ışık kaynağı ve aydınlatıcı Ay'ı yaptı." (Furkan, 61) Burçların gezegen hareketlerinin veya yıldızların insanlar üzerindeki doğrudan etkisi Kur’an’da yer almaz. Allah kâinattaki her olayı yaratandır ve hiçbir varlık Allah’tan bağımsız bir güce sahip değildir. Bu nedenle gezegenlerin hareketlerinin bir insanın kaderini etkileyeceği inancı İslâm’da geçerli değildir ve bu tür bir inanç şirktir (Allah’a ortak koşmaktır). İslâm’a göre her şey Allah’ın belirlediği kaderle belirlenmiştir ve hiçbir şey Allah’tan bağımsız olarak gerçekleşmez. Tekvir Suresi, 29. ayetinde şu şekilde belirtilir: >"Âlemlerin Efendisi Allah'ın dilemesi dışında siz dileyemezsiniz." Bu ayet insan iradesinin bile Allah’ın dilemesi doğrultusunda olduğunu ortaya koyar. Kaderin dışındaki herhangi bir durumu insan iradesiyle ilişkilendirmek İslâm inancına aykırıdır. Astrolojinin bu şekilde bir kader anlayışına dayalı olması İslâm’da reddedilen bir görüş olarak kabul edilir. Astroloji bilimsel açıdan doğruluğu kanıtlanmamış, mantıksız ve dogmatik bir inanç sistemidir. Kur’an ve İslâm’a göre gayb yalnızca Allah’a aittir ve insanların kişilikleri ile kaderlerinin gezegen hareketlerinden etkilendiği inancı geçerli değildir. Kur’an geleceği sadece Allah’ın bildiğini ve gaybı kimseye açmadığını belirtirken astrolojiye olan inanç da doğru bilgiye dayanmayan yanılgıya düşüren ve şirk koşturan bir yaklaşımdır. Bu nedenle astrolojiye inanmak İslâm’a aykırıdır ve İslâm’da gaybı yalnızca Allah O’nun seçip bildirdiği elçileri ve nebiler bilir.</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="MuhammedRidvan, post: 718642, member: 1059161"] [JUSTIFY][B]Dünya genelinde yaklaşık 25 bin üniversite bulunmaktadır bunların içinde en eskisi 900 yaşındadır. Bu üniversitelerde milyonlarca akademisyen, profesör ve doçent ders vermiş, araştırmalar yapmış ve sayısız makale yazmıştır. Ancak bu saygın akademik dünyada astrolojiye yer yoktur. Çünkü astroloji bilimsel bir disiplin olarak kabul edilmez. Gerçek bilim insanları sorgulayan, düşünen ve kültürel birikime sahip olan insanlar astrolojiyi ciddi bir konu olarak görmemektedirler. Bunun arkasında yatan temel gerekçe astrolojinin akıl ve mantıkla bağdaşmayan, doğruluğu kanıtlanmamış iddialarla dolu olmasıdır. Astroloji özellikle toplumda bilgi eksikliği ve boşluklardan yararlanarak insanları manipüle etmeye çalışan bir alandır. Çoğunlukla sınırlı bir eğitimle ya da manevi boşlukları doldurmaya çalışan kişiler tarafından tercih edilir. Bu nedenle bilim insanları astrolojiyi ciddiye almazlar. İslâm inancına göre de bu durum farklı değildir. Astrolojiye dair Kur’an'da açık bir ifade yer almaz daha ziyade gayb âlemine dair bilginin yalnızca Allah’a ait olduğu belirtilir. İslâm’a göre dünya üzerinde sadece Allah geleceği bilendir. Gayb insanın algılayamayacağı beş duyusunun sınırlarının ötesinde olan bir olgudur. Kur’an gaybı yalnızca Allah’ın bildiğini açıkça belirtir. Nitekim Cin Suresi 25-28. ayetlerinde şöyle buyurulur: >"De: Size söylenen yakın mıdır yoksa Rabbim ona uzun bir zaman mı belirlemiştir bilmem. Gaybı bilendir. Gaybını kimseye göstermez. Resullerden razı olduğu dışında çünkü o onun önünden, iki elinden ve arkasından gözetleyiciler sevk eder. Rablerinin risaletini bildirdiklerini kesin bilmesi için ve yanlarında olanı kuşatmıştır ve her şeyin miktarını saymıştır." Bu ayet gayb bilgisinin yalnızca Allah’a ait olduğuna ve bunu kimseyle paylaşmadığına işaret eder. Başka bir deyişle geleceği doğru şekilde öngörebilen tek varlık Allah’tır. Kur’an’a göre hiçbir insan veya varlık Allah’ın izni olmadan gayb hakkında bilgi sahibi olamaz. Bu astrolojinin de geçerliliğini yitirmesine neden olan temel ilkedir. İslâm inancına göre gaybı yalnızca Allah seçtiği elçiler ve nebiler bilir. Neml Suresi 65. ayette: >"De: Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. Ve ne zaman dirileceklerini bilmezler. " Bu ayet gaybın Allah’tan başka kimse tarafından bilinmediğini vurgular. Gaybı bilme iddiasında olan kişilerin bu bilgiyi kaynağından almadıkları açıktır. Astrolojiye dayalı tahminler de tamamen asılsız ve doğru olmayan verilere dayanır. Kur’an’da burçlardan veya gezegen hareketlerinden insanların kişiliğini ya da yaşamlarını etkileyen bir öğe olarak bahsedilmez. Furkan Suresi 61. ayet ve Buruc Suresi 1. ayet göklerdeki burçlardan bahsederken bunlar Allah’ın yaratmasının bir parçasıdır ve herhangi bir şekilde doğrudan insan hayatına etki etme anlamına gelmez: >"Yücedir o ki gökte yıldız kümeleri yaptı ve orada ışık kaynağı ve aydınlatıcı Ay'ı yaptı." (Furkan, 61) Burçların gezegen hareketlerinin veya yıldızların insanlar üzerindeki doğrudan etkisi Kur’an’da yer almaz. Allah kâinattaki her olayı yaratandır ve hiçbir varlık Allah’tan bağımsız bir güce sahip değildir. Bu nedenle gezegenlerin hareketlerinin bir insanın kaderini etkileyeceği inancı İslâm’da geçerli değildir ve bu tür bir inanç şirktir (Allah’a ortak koşmaktır). İslâm’a göre her şey Allah’ın belirlediği kaderle belirlenmiştir ve hiçbir şey Allah’tan bağımsız olarak gerçekleşmez. Tekvir Suresi, 29. ayetinde şu şekilde belirtilir: >"Âlemlerin Efendisi Allah'ın dilemesi dışında siz dileyemezsiniz." Bu ayet insan iradesinin bile Allah’ın dilemesi doğrultusunda olduğunu ortaya koyar. Kaderin dışındaki herhangi bir durumu insan iradesiyle ilişkilendirmek İslâm inancına aykırıdır. Astrolojinin bu şekilde bir kader anlayışına dayalı olması İslâm’da reddedilen bir görüş olarak kabul edilir. Astroloji bilimsel açıdan doğruluğu kanıtlanmamış, mantıksız ve dogmatik bir inanç sistemidir. Kur’an ve İslâm’a göre gayb yalnızca Allah’a aittir ve insanların kişilikleri ile kaderlerinin gezegen hareketlerinden etkilendiği inancı geçerli değildir. Kur’an geleceği sadece Allah’ın bildiğini ve gaybı kimseye açmadığını belirtirken astrolojiye olan inanç da doğru bilgiye dayanmayan yanılgıya düşüren ve şirk koşturan bir yaklaşımdır. Bu nedenle astrolojiye inanmak İslâm’a aykırıdır ve İslâm’da gaybı yalnızca Allah O’nun seçip bildirdiği elçileri ve nebiler bilir.[/B][/JUSTIFY] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Astroloji ve İslâm: Gayb ve Bilimsel Gerçeklikler Üzerine Bir Değerlendirme
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst