Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Astronottan Ateist Çıkmaz..!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ebrar172" data-source="post: 181618" data-attributes="member: 157"><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"><em><span style="font-family: 'Georgia'">Kazakistan Milli Uzay Ajansı Kazkosmos Başkanı Talgat Musabayev, </span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"><em><span style="font-family: 'Georgia'"></span></em></span></span><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"><em><span style="font-family: 'Georgia'">Tohtar Abu-bekirov'un ardından uzaya çıkan ikinci Türk astronot.</span></em></span></span></p><p style="text-align: left"></p> <p style="text-align: left"></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span><p style="text-align: left"><img src="http://medya.zaman.com.tr/2010/02/14/kazak.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p> <p style="text-align: left"></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İlk uçuşumda açık </span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">uzaya toplam 11 saat 7 dakika süresi ile iki çıkış yaptım. Çok fazla heyecan ve duygu vardı. Ama en önemlileri Dünya ile alakalıydı, anavatanla ilgiliydi. Evren ne kadar güzel olsa da, Dünya'nın uzaydan görünüşü gerçek hayranlığa yol açıyor. Bu mavi gezegen kendi canlı sıcaklılığıyla ve ışığıyla insanı hayretler içinde bırakıyor. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Yörüngede bulunurken, Dünyalı olduğunu daha çok hissediyorsun, çünkü uzaydan baktığında devlet sınırları görünmüyor. Ama, yine de, ben her zaman biliyordum ki, meslektaşlarım tarafından benim profesyonel ve insani özelliklerime göre Kazak milleti hakkında genel bir düşünce oluşacaktı. Çünkü o zamanlarda Kazakların sadece koyunları otlatabileceği düşünülürdü... </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İlk uçuşumda şöyle bir sembolik olay da yaşadım. Yuriy Malençenko ile uzaya ilk çıkışımızdı. Kurallar gereği, gemi mühendisi birinci çıkar. Ben istasyonun giriş kapağını açtığım zaman Kazakistan'ımı gördüm! Öyle denk geldi ki, tam o anda "Mir" istasyonu benim anavatanımın üstünden geçiyordu.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span><strong><span style="color: Olive"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></em></span></strong></p><p><strong><span style="color: Olive"><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">"Bağlantım kopmuş, uzaya sürükleniyordum"</span></span></em></span></strong></p><p></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Biz ateistler tarafından yetiştirilen insanlar olarak, gayb olaylarıyla ilgili olan söylentilere az inanırdık. Ancak içimde her zaman iman duygusu vardı. Bunu babamdan öğrendim. Uzaya uçtuğum her seferde, Kur'an-ı Kerim'i götürdüğümü biliyorsunuzdur. Tabii o zaman yaptığım tam olarak idrak edilmeyen bir hareketti. Fakat yaptıklarımın hikmetini şimdi tam olarak anlıyorum." diyen Talgat Musabayev, kendisini, "Astronotların arasında ateist bulunamaz." noktasına getiren gizemli hadiseleri şöyle anlatıyor: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">"Mir Uzay İstasyonu'nda iken bazen uzay aracından çıkıp dışarıda çalışmamız gerekiyordu. Bu çalışmaların birinde bir bölümden diğer bir bölüme geçiş esnasında beni bağlayan kandilisa-bağlantısı kopmuş, ikinci bağlantı elimde kalmıştı. Yani kontrolsüz, serbest, uzay boşluğunda uçuyordum. Şok yaşadım. Ve bu anda bir gücün beni diğer korkuluğa ittiğini hissettim ve öbür korkuluğa bağlanmayı başardım. Uzaydan evime sağ salim döndüğümde, hayatımda ilk defa 'Allahu Ekber' dedim." </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="color: Olive"><strong><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">"Neden KISA SAÇLI ASTRONOTa 'TARAĞInı al' dedim.."</span></span></em></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İkinci seferi esnasında ekibinin başına gelen başka bir hadiseyi ise "Bir anlamda bu bir mucize idi, Allah bizi kurtardı." sözleri eşliğinde Musabayev, şöyle aktarıyor: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">"İniş için hazırlanıyorduk. Vaktimiz çok daraldı ve artık saniyelerle hesaplanmaya başladı. Ben, Budarin ve Baturin, gemi içine girmeliydik. Ve durup dururken tarağım aklıma geldi. Hepimizde aynı, çelikten yapılmış taraklarımız vardı, benim tarağım ise yünlü uçuş kıyafetimin cebinde bulunmalıydı. Ben ekibimizin çömezi olan Buturin'e tarağımı bulması için talimat verip, geminin istasyondan ayrılması ve inişe geçmesi için hazırlanıyordum. Belli bir zaman geçtikten sonra yanıma uçup, bana tarak uzatarak: </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">"İşte, kaptan, tarağın. Buldum." dedi. Baturin'e teşekkür edip, "Git, kendi tarağını bul!" dedim. "Ne işime yarar, Dünya'da taranırım!" diyerek şaşkınlık içinde cevap verdi. Gerçekten de saç tipi çok kısaydı. Fakat ben yine de, "Bul!" dedim. O da bana "Tamam!" diye cevap verdi. Sonradan kendisinin bana kırıldığını düşündüm. Fakat bu çelik tarak hayatımızı kurtaracaktı. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">İş teknolojisine göre önceden istasyonun idari bölümüne girip, tüm kapakları kapattık. Bu idari kısmında uçuş kıyafetlerimizi çıkarıp, astronot elbiselerimizi giydik. Önceden gemi mühendisi, sonra araştırmacı-kozmonot, en son da gemi kaptanı elbisesini giyer. Ondan sonra indirilecek gemideki yerlerimize sırayla geçip, teknolojik süreci, gemi ve istasyon geçirgensizliğini kontrol ederiz. Artık istasyona geri dönüş yok. Geri dönülmez bir süreç, yani ayrılma ve inme programı devreye girdi demektir. Bir şey unutmamak için kafamdakileri toparlamaya çalıştım. Gemi evraklarını alıp, gemiye döndüm. Kapağı kapattım. Artık indirilecek uzay aracından idari kısma bile geçiş yoktu. Ve bu anda telaşlı bir anons duydum. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">"Kaptan, oksijen hortumunu bağlayamıyoruz." Baturin'in oksijen hortumu astronot elbisesine bağlanamıyormuş. Bu, iniş esnasında oksijensiz kalması demekti. İndirilecek cihazda, kurallara göre tükenmez kalemden başka hiçbir alet öngörülmemektedir. Hortum girişindeki bir diş yamulmuştu. Bir şey yapmak mümkün değildi. Program devreye girmiş, ayrılma zamanı gelmişti. Birden "Tarak nerede? O çelikten ya!" diye sordum. Kendi kıyafetimi kontrol edip, tarağı öbür bölümde bıraktığımı hatırladım. Baturin ise "Benim tarağım var!" dedi. Gemi evrakları arasından çıkardı. Hortumun dişini tarakla düzeltip takmayı başardım. Artık Baturin'e oksijen temin ediliyordu. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span> </p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">O hadiseyle birlikte aklıma, "Baturin'e tarak hiç de gerekmiyordu. Fakat bu tarağı yanına alması için neden emir verdim? Neden?" sorusu geldi. Tarak olayında, ekibimiz semavi bir güç tarafından, eğitimimiz, hayatımızdaki başarılarımız ve rütbelerimize bakılmaksızın kurtarılmıştık, Allah'a şükrettik. Artık düşündüğüm şey: Astronotların arasında ateist bulunamaz. Uzay insanoğluna en ikna edici bir yer ve önemli manevî ders vermekte." </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Kaynak:Zaman Gazetesi</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ebrar172, post: 181618, member: 157"] [SIZE=3][COLOR=DarkRed][I][FONT=Georgia]Kazakistan Milli Uzay Ajansı Kazkosmos Başkanı Talgat Musabayev, [/FONT][/I][/COLOR][/SIZE][SIZE=3][COLOR=DarkRed][I][FONT=Georgia]Tohtar Abu-bekirov'un ardından uzaya çıkan ikinci Türk astronot.[/FONT][/I][/COLOR][/SIZE] [LEFT] [/LEFT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT][LEFT][IMG]http://medya.zaman.com.tr/2010/02/14/kazak.jpg[/IMG] [/LEFT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] İlk uçuşumda açık [/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]uzaya toplam 11 saat 7 dakika süresi ile iki çıkış yaptım. Çok fazla heyecan ve duygu vardı. Ama en önemlileri Dünya ile alakalıydı, anavatanla ilgiliydi. Evren ne kadar güzel olsa da, Dünya'nın uzaydan görünüşü gerçek hayranlığa yol açıyor. Bu mavi gezegen kendi canlı sıcaklılığıyla ve ışığıyla insanı hayretler içinde bırakıyor. Yörüngede bulunurken, Dünyalı olduğunu daha çok hissediyorsun, çünkü uzaydan baktığında devlet sınırları görünmüyor. Ama, yine de, ben her zaman biliyordum ki, meslektaşlarım tarafından benim profesyonel ve insani özelliklerime göre Kazak milleti hakkında genel bir düşünce oluşacaktı. Çünkü o zamanlarda Kazakların sadece koyunları otlatabileceği düşünülürdü... İlk uçuşumda şöyle bir sembolik olay da yaşadım. Yuriy Malençenko ile uzaya ilk çıkışımızdı. Kurallar gereği, gemi mühendisi birinci çıkar. Ben istasyonun giriş kapağını açtığım zaman Kazakistan'ımı gördüm! Öyle denk geldi ki, tam o anda "Mir" istasyonu benim anavatanımın üstünden geçiyordu. [/SIZE][/FONT][B][COLOR=Olive][I][FONT=Comic Sans MS] [SIZE=3]"Bağlantım kopmuş, uzaya sürükleniyordum"[/SIZE][/FONT][/I][/COLOR][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Biz ateistler tarafından yetiştirilen insanlar olarak, gayb olaylarıyla ilgili olan söylentilere az inanırdık. Ancak içimde her zaman iman duygusu vardı. Bunu babamdan öğrendim. Uzaya uçtuğum her seferde, Kur'an-ı Kerim'i götürdüğümü biliyorsunuzdur. Tabii o zaman yaptığım tam olarak idrak edilmeyen bir hareketti. Fakat yaptıklarımın hikmetini şimdi tam olarak anlıyorum." diyen Talgat Musabayev, kendisini, "Astronotların arasında ateist bulunamaz." noktasına getiren gizemli hadiseleri şöyle anlatıyor: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]"Mir Uzay İstasyonu'nda iken bazen uzay aracından çıkıp dışarıda çalışmamız gerekiyordu. Bu çalışmaların birinde bir bölümden diğer bir bölüme geçiş esnasında beni bağlayan kandilisa-bağlantısı kopmuş, ikinci bağlantı elimde kalmıştı. Yani kontrolsüz, serbest, uzay boşluğunda uçuyordum. Şok yaşadım. Ve bu anda bir gücün beni diğer korkuluğa ittiğini hissettim ve öbür korkuluğa bağlanmayı başardım. Uzaydan evime sağ salim döndüğümde, hayatımda ilk defa 'Allahu Ekber' dedim." [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [COLOR=Olive][B][I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]"Neden KISA SAÇLI ASTRONOTa 'TARAĞInı al' dedim.."[/SIZE][/FONT][/I][/B][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İkinci seferi esnasında ekibinin başına gelen başka bir hadiseyi ise "Bir anlamda bu bir mucize idi, Allah bizi kurtardı." sözleri eşliğinde Musabayev, şöyle aktarıyor: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]"İniş için hazırlanıyorduk. Vaktimiz çok daraldı ve artık saniyelerle hesaplanmaya başladı. Ben, Budarin ve Baturin, gemi içine girmeliydik. Ve durup dururken tarağım aklıma geldi. Hepimizde aynı, çelikten yapılmış taraklarımız vardı, benim tarağım ise yünlü uçuş kıyafetimin cebinde bulunmalıydı. Ben ekibimizin çömezi olan Buturin'e tarağımı bulması için talimat verip, geminin istasyondan ayrılması ve inişe geçmesi için hazırlanıyordum. Belli bir zaman geçtikten sonra yanıma uçup, bana tarak uzatarak: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]"İşte, kaptan, tarağın. Buldum." dedi. Baturin'e teşekkür edip, "Git, kendi tarağını bul!" dedim. "Ne işime yarar, Dünya'da taranırım!" diyerek şaşkınlık içinde cevap verdi. Gerçekten de saç tipi çok kısaydı. Fakat ben yine de, "Bul!" dedim. O da bana "Tamam!" diye cevap verdi. Sonradan kendisinin bana kırıldığını düşündüm. Fakat bu çelik tarak hayatımızı kurtaracaktı. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]İş teknolojisine göre önceden istasyonun idari bölümüne girip, tüm kapakları kapattık. Bu idari kısmında uçuş kıyafetlerimizi çıkarıp, astronot elbiselerimizi giydik. Önceden gemi mühendisi, sonra araştırmacı-kozmonot, en son da gemi kaptanı elbisesini giyer. Ondan sonra indirilecek gemideki yerlerimize sırayla geçip, teknolojik süreci, gemi ve istasyon geçirgensizliğini kontrol ederiz. Artık istasyona geri dönüş yok. Geri dönülmez bir süreç, yani ayrılma ve inme programı devreye girdi demektir. Bir şey unutmamak için kafamdakileri toparlamaya çalıştım. Gemi evraklarını alıp, gemiye döndüm. Kapağı kapattım. Artık indirilecek uzay aracından idari kısma bile geçiş yoktu. Ve bu anda telaşlı bir anons duydum. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]"Kaptan, oksijen hortumunu bağlayamıyoruz." Baturin'in oksijen hortumu astronot elbisesine bağlanamıyormuş. Bu, iniş esnasında oksijensiz kalması demekti. İndirilecek cihazda, kurallara göre tükenmez kalemden başka hiçbir alet öngörülmemektedir. Hortum girişindeki bir diş yamulmuştu. Bir şey yapmak mümkün değildi. Program devreye girmiş, ayrılma zamanı gelmişti. Birden "Tarak nerede? O çelikten ya!" diye sordum. Kendi kıyafetimi kontrol edip, tarağı öbür bölümde bıraktığımı hatırladım. Baturin ise "Benim tarağım var!" dedi. Gemi evrakları arasından çıkardı. Hortumun dişini tarakla düzeltip takmayı başardım. Artık Baturin'e oksijen temin ediliyordu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]O hadiseyle birlikte aklıma, "Baturin'e tarak hiç de gerekmiyordu. Fakat bu tarağı yanına alması için neden emir verdim? Neden?" sorusu geldi. Tarak olayında, ekibimiz semavi bir güç tarafından, eğitimimiz, hayatımızdaki başarılarımız ve rütbelerimize bakılmaksızın kurtarılmıştık, Allah'a şükrettik. Artık düşündüğüm şey: Astronotların arasında ateist bulunamaz. Uzay insanoğluna en ikna edici bir yer ve önemli manevî ders vermekte." [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Kaynak:Zaman Gazetesi [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Astronottan Ateist Çıkmaz..!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst