Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Site Yönetimi ve Forum Duyuruları
Dini Gün ve Geceler
Aşure Gününün Kültürümüzdeki Yeri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 276791" data-attributes="member: 1004566"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"><strong>Aşure Gününün Kültürümüzdeki Yeri </strong></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"><strong></strong></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"><strong></strong></span></span></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"> İslam kültürü içerisinde önemli zaman dilimleri vardır. Bunlar Müslümanlar tarafından dört gözle beklenir, gelince de gereği yapılır. Bu müstesna zaman dilimlerinden birisi de Aşure günüdür. Bu gün diğer günlere nazaran farklı bir öneme sahiptir. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">Muharrem, “Allah’ın ayı” olarak bilinir. Muharrem ayı, Kur’an-ı Kerim’de kıymet verilen dört aydan biridir. Bu ayın en kıymetli gecesi de Aşure gecesidir. Muharrem ayının onuncu gecesi, Aşure gecesidir. Ertesi günü de Aşure günüdü. Aşure, İbranice “aşûr” sözcüğünden gelir. Türkçeye ise Arapçadan geçmiştir. Allahü teâlâ, birçok duaları Aşure günü kabul etmiştir. Bugünde Cenab-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuştur.. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">Aşure günü oruç tutmak sünnettir. Resulullah Efendimiz aşure orucunu ihmal etmezdi. Fakat sadece o gün değil, bir gün evveli ve bir gün sonrasıyla birlikte üç gün boyunca oruç tutardı. Yalnız Aşure günü oruç tutmak mekruhtur. Bir gün öncesi veya bir gün sonrası ile tutulmalıdır! Aşure günüyle ilgili şu hadisler bizlere yol göstermektedir: “Aşure günü oruç tutanın, bir yıllık günahları affolur”… “Aşurenin faziletinden faydalanın! Bu mübarek günde oruç tutan, melekler, peygamberler, şehitler ve salihlerin ibadetleri kadar sevaba kavuşur.” </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">Hz. Peygamber Medine’ye geldiği zaman Yahudilerin Aşure günü oruç tuttuklarını gördü ve bunun ne orucu olduğunu sordu. Cevap olarak şöyle dediler: “Bugün, iyi bir gündür. Allah, İsrailoğullarını Firavun’un zulmünden bugün kurtarmıştır. Musa (a.s.) Allah’a şükür için bugünde oruç tutmuştur. Biz de tutarız” dediler. Bu cevap karşısında Peygamber; “Biz Musa’nın sünnetine sizden daha yakınız” dedi ve o gün oruç tuttu ve ashabına da tutmalarını emir buyurdu. O gün bugündür Aşure günü oruç tutmak faziletli bir ibadet kabul edilir. Muttakiler Aşurenin bir gün öncesini, bir gün sonrasını ve gününü oruçlu geçirmeye gayret ederle Bu hususta Resulullah’ın sünnetine sarılırlar. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">Aşure orucu çok eskilere dayanmaktadır. Ramazan orucu yokken Aşure orucu vardı. Bu hususta Hazret-i Ayşe validemiz şöyle demektedir: “Aşure, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyord. Medine’ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretmiştir. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı.” </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">Aşure günü, bazı kesimlerin zihninde tatlıyı çağrıştırır. Midelerini beyinlerinden öncelikli düşünen bu insanları fazla yadırgamamak lazımdır. Çünkü Aşure aynı zamanda bir tatlının adıdır. Muharrem ayı boyunca evlerde aşure pişirilmesi de adettendir. Aşure hicri takvime göre Muharrem aynının onuncu günü yapılan tatlıdır. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">Aşure tatlısının tarihi kökeni ve kökleri vardır. İslami inanca göre Muharrem ayının onuncu günü, Hz. Nuh (a.s), Nuh tufanından sonra karaya ayak bastığında elinde kalan son malzemelerle bu tatlıyı(aşureyi) yapmıştır. Aşure genel olarak su, buğday, nohut, tozşeker, kuru fasulye, pirinç kullanılarak yapılır. İçine onlarca malzeme konulur. Konu komşuya, eşe dosta dağıtılarak günün anlam ve önemine münasip bir biçimde paylaşılır. Böylelikle bu önemli güne herkes ağız tadıyla girer. Resulullah Efendimiz Aşure günüyle ilgili olarak şöyle buyurmuştur: “Her kim Aşura gününde ailesine ve konu komşusuna ikramda bulunursa, Cenab–ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder” </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">Muharrem ayı, Aşure günü ve Kerbela hadisesi Türk kültüründe ve şiirinde derin akislerini bulmuştur. Bu günü sadece bir kesimin değeri gibi görmek ve göstermek son derece yanlıştır. Bu değerler İslam kültürünün paydalarındandır. Pek çok şair ve yazar bu konuya değinmiş, duygularını satırlara ve mısralara yansıtmıştır. İşte bunlardan biri olan, âlimliği, arifliği ve şairliği yüreğinde terkip eden Avlarlı Efe Hazretleri divanına aldığı bir şiirinde muharrem ayını, aşure gününü ve Kerbela hadisesini şöyle şiirleştirmiştir: </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">“Bu gün mah–ı Muharremdir, muhibb–i hanedan ağlar. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">Bu gün Eyyam–ı matemdir, bu gün ab–ı revan ağlar. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">Hüseyn–i Kerbela’yı elvan eden gündür bugün. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">Bu gün Arş–ı muazzamda olan âli divan ağlar. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"></span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">Risalet gül gülistanı, nübüvvet bağu bostanı </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">Hüseyni ol nuristanı gören Pir ü civan ağlar </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">Güruh–i hanedana Lütfiya kurban ola canım </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue">İla yevmil kıyame can ile ehl–i iman ağlar.” </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: blue"></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 276791, member: 1004566"] [CENTER][SIZE=3][FONT=Trebuchet MS][COLOR=blue][B]Aşure Gününün Kültürümüzdeki Yeri [/B][/COLOR][/FONT][/SIZE][/CENTER] [SIZE=3][FONT=Trebuchet MS][COLOR=blue] İslam kültürü içerisinde önemli zaman dilimleri vardır. Bunlar Müslümanlar tarafından dört gözle beklenir, gelince de gereği yapılır. Bu müstesna zaman dilimlerinden birisi de Aşure günüdür. Bu gün diğer günlere nazaran farklı bir öneme sahiptir. Muharrem, “Allah’ın ayı” olarak bilinir. Muharrem ayı, Kur’an-ı Kerim’de kıymet verilen dört aydan biridir. Bu ayın en kıymetli gecesi de Aşure gecesidir. Muharrem ayının onuncu gecesi, Aşure gecesidir. Ertesi günü de Aşure günüdü. Aşure, İbranice “aşûr” sözcüğünden gelir. Türkçeye ise Arapçadan geçmiştir. Allahü teâlâ, birçok duaları Aşure günü kabul etmiştir. Bugünde Cenab-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuştur.. Aşure günü oruç tutmak sünnettir. Resulullah Efendimiz aşure orucunu ihmal etmezdi. Fakat sadece o gün değil, bir gün evveli ve bir gün sonrasıyla birlikte üç gün boyunca oruç tutardı. Yalnız Aşure günü oruç tutmak mekruhtur. Bir gün öncesi veya bir gün sonrası ile tutulmalıdır! Aşure günüyle ilgili şu hadisler bizlere yol göstermektedir: “Aşure günü oruç tutanın, bir yıllık günahları affolur”… “Aşurenin faziletinden faydalanın! Bu mübarek günde oruç tutan, melekler, peygamberler, şehitler ve salihlerin ibadetleri kadar sevaba kavuşur.” Hz. Peygamber Medine’ye geldiği zaman Yahudilerin Aşure günü oruç tuttuklarını gördü ve bunun ne orucu olduğunu sordu. Cevap olarak şöyle dediler: “Bugün, iyi bir gündür. Allah, İsrailoğullarını Firavun’un zulmünden bugün kurtarmıştır. Musa (a.s.) Allah’a şükür için bugünde oruç tutmuştur. Biz de tutarız” dediler. Bu cevap karşısında Peygamber; “Biz Musa’nın sünnetine sizden daha yakınız” dedi ve o gün oruç tuttu ve ashabına da tutmalarını emir buyurdu. O gün bugündür Aşure günü oruç tutmak faziletli bir ibadet kabul edilir. Muttakiler Aşurenin bir gün öncesini, bir gün sonrasını ve gününü oruçlu geçirmeye gayret ederle Bu hususta Resulullah’ın sünnetine sarılırlar. Aşure orucu çok eskilere dayanmaktadır. Ramazan orucu yokken Aşure orucu vardı. Bu hususta Hazret-i Ayşe validemiz şöyle demektedir: “Aşure, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyord. Medine’ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretmiştir. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı.” Aşure günü, bazı kesimlerin zihninde tatlıyı çağrıştırır. Midelerini beyinlerinden öncelikli düşünen bu insanları fazla yadırgamamak lazımdır. Çünkü Aşure aynı zamanda bir tatlının adıdır. Muharrem ayı boyunca evlerde aşure pişirilmesi de adettendir. Aşure hicri takvime göre Muharrem aynının onuncu günü yapılan tatlıdır. Aşure tatlısının tarihi kökeni ve kökleri vardır. İslami inanca göre Muharrem ayının onuncu günü, Hz. Nuh (a.s), Nuh tufanından sonra karaya ayak bastığında elinde kalan son malzemelerle bu tatlıyı(aşureyi) yapmıştır. Aşure genel olarak su, buğday, nohut, tozşeker, kuru fasulye, pirinç kullanılarak yapılır. İçine onlarca malzeme konulur. Konu komşuya, eşe dosta dağıtılarak günün anlam ve önemine münasip bir biçimde paylaşılır. Böylelikle bu önemli güne herkes ağız tadıyla girer. Resulullah Efendimiz Aşure günüyle ilgili olarak şöyle buyurmuştur: “Her kim Aşura gününde ailesine ve konu komşusuna ikramda bulunursa, Cenab–ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder” Muharrem ayı, Aşure günü ve Kerbela hadisesi Türk kültüründe ve şiirinde derin akislerini bulmuştur. Bu günü sadece bir kesimin değeri gibi görmek ve göstermek son derece yanlıştır. Bu değerler İslam kültürünün paydalarındandır. Pek çok şair ve yazar bu konuya değinmiş, duygularını satırlara ve mısralara yansıtmıştır. İşte bunlardan biri olan, âlimliği, arifliği ve şairliği yüreğinde terkip eden Avlarlı Efe Hazretleri divanına aldığı bir şiirinde muharrem ayını, aşure gününü ve Kerbela hadisesini şöyle şiirleştirmiştir: “Bu gün mah–ı Muharremdir, muhibb–i hanedan ağlar. Bu gün Eyyam–ı matemdir, bu gün ab–ı revan ağlar. Hüseyn–i Kerbela’yı elvan eden gündür bugün. Bu gün Arş–ı muazzamda olan âli divan ağlar. Risalet gül gülistanı, nübüvvet bağu bostanı Hüseyni ol nuristanı gören Pir ü civan ağlar Güruh–i hanedana Lütfiya kurban ola canım İla yevmil kıyame can ile ehl–i iman ağlar.” [/COLOR][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Site Yönetimi ve Forum Duyuruları
Dini Gün ve Geceler
Aşure Gününün Kültürümüzdeki Yeri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst