Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
ateşte açan çiçekler
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="GÖNÜLSIZIM" data-source="post: 127600" data-attributes="member: 11723"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen">Hz. Peygamber’den (sav) sonra, İslam davası yolunda en büyük eziyet ve çilelere düçar olmuşlardır. Onları peygamberlerden sonra ‘insanlığın efendileri’ haline getiren, çektikleri çile ve ızdırap dolu yıllardı. Onlar ateşte açan çiçek gibiydiler. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen">Özellikle, İslamiyet’in ilk yıllarında, güçsüz bir azınlık durumunda olan Sahabe-i Kiram (r.a), her türlü baskı, aşağılama, dışlanma ve ambargolara maruz kalmışlardır. Fakat onlar, hiçbir zaman kınayanın kınamasına aldırış etmeden devem ettiler yollarına...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen">Habbab b. Enes (ra) Hazretleri de dininden dönmesi için zulüm edilenlerdendi. Ümmü Emmar isminde müşrik bir kanının da kölesi, kendisini koruyacak kimsesi olmayan bir iman eriydi.. Kendisini koruyacak kimsesinin olmamasından olsa gerek, daha şiddetli işkencelere maruz kalıyordu. Müşrikler toplanırlar, mübarek vücutlarını soyarlar ve etraftan topladıkları, insanın damarlarını parçalayan dikenleri üzerine atarlardı. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen">Bazen de çıplak vücuduna demirden bir gömlek giydirirler, bir kova suyu 5 dakikada buhar edecek çöl sıcağında, kızgın güneş altında bekletirlerdi, susuz ve aç.. Bununla bitmiyordu zalim müşriklerin işkenceleri, ruha tesir eden zulümleri..</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen">Ateşte ısıttıkları taşları, Habbab radiyallahu anh’ın bedenine bastırırlar “Dininden dön! Lat ve Uzza’ya tap!” derlerdi. O ise umursamaz, yapılanlar karşısında “La ilahe illallah” kelime-i tevhidini söyleyerek, onlara cevapların en güzelini vererek karşı dururdu. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen">ALLAH’a iman ne güzel yazılmıştı kalplerine. Ne güzel bir kararla teslim olmuşlardı Resulullah’a (sav) ki, müşrikler çaresiz kalıyor, hele yaptıklarının onlarda imanı arttırdığını gördükçe, azdıkça azıyorlardı...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen">Müşrikler bir gün toplanıp ateş yaktılar. Hz. Habbab’ı (ra) yakalayıp getirdiler. Soyarak ateşin üzerine sırt üstü yatırdılar. Akıllarınca onu vazgeçireceklerdi imandan, belki de sadece küfürden kararan kalplerinin sıkıntısını biraz olsun hafifletmek istiyorlar ve bir o kadar da korkuyorlardı İslam’ın her tarafı sarmasından. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen">Bu durumda Habbab (ra) ise şöyle yalvarıyordu iman ettiği tek ilah olan Rabb’imize : “ALLAH’ım halimi görüyorsun. Durumumu biliyorsun. Kalbimdeki imanı sabit kıl, büyük bir sabır ihsan eyle..” Hz. Habbab diğer müşriklerce böyle işkenceler görürken, sahibesi Ümmü Emmar da onu dininden döndürmek için ateşte demir kızartır ve başına basarak dağlardı. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkolivegreen">Acıların tümüne katlandı onlar ama asla dönmediler dinlerinden. Onlar Resullullah’ın (sav) Ashab-ı Mücteba’sı idi. O’nun (sav) davetine gönülden katılmışlardı. Onlar şimdi cennetteki makamlarını temaşa ederken, alem-i berzahta; bize ne oluyor ki ey Müslümanlar! Ufacık bir sıkıntıda, küçük ve geçici bir darlıkta, nasıl oluyor da Rabb’imizi unutuyoruz, tevekkül ve sabrı terk ediyoruz...</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #556b2f"> <span style="color: red">alıntı...</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="GÖNÜLSIZIM, post: 127600, member: 11723"] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkolivegreen]Hz. Peygamber’den (sav) sonra, İslam davası yolunda en büyük eziyet ve çilelere düçar olmuşlardır. Onları peygamberlerden sonra ‘insanlığın efendileri’ haline getiren, çektikleri çile ve ızdırap dolu yıllardı. Onlar ateşte açan çiçek gibiydiler. Özellikle, İslamiyet’in ilk yıllarında, güçsüz bir azınlık durumunda olan Sahabe-i Kiram (r.a), her türlü baskı, aşağılama, dışlanma ve ambargolara maruz kalmışlardır. Fakat onlar, hiçbir zaman kınayanın kınamasına aldırış etmeden devem ettiler yollarına... Habbab b. Enes (ra) Hazretleri de dininden dönmesi için zulüm edilenlerdendi. Ümmü Emmar isminde müşrik bir kanının da kölesi, kendisini koruyacak kimsesi olmayan bir iman eriydi.. Kendisini koruyacak kimsesinin olmamasından olsa gerek, daha şiddetli işkencelere maruz kalıyordu. Müşrikler toplanırlar, mübarek vücutlarını soyarlar ve etraftan topladıkları, insanın damarlarını parçalayan dikenleri üzerine atarlardı. Bazen de çıplak vücuduna demirden bir gömlek giydirirler, bir kova suyu 5 dakikada buhar edecek çöl sıcağında, kızgın güneş altında bekletirlerdi, susuz ve aç.. Bununla bitmiyordu zalim müşriklerin işkenceleri, ruha tesir eden zulümleri.. Ateşte ısıttıkları taşları, Habbab radiyallahu anh’ın bedenine bastırırlar “Dininden dön! Lat ve Uzza’ya tap!” derlerdi. O ise umursamaz, yapılanlar karşısında “La ilahe illallah” kelime-i tevhidini söyleyerek, onlara cevapların en güzelini vererek karşı dururdu. ALLAH’a iman ne güzel yazılmıştı kalplerine. Ne güzel bir kararla teslim olmuşlardı Resulullah’a (sav) ki, müşrikler çaresiz kalıyor, hele yaptıklarının onlarda imanı arttırdığını gördükçe, azdıkça azıyorlardı... Müşrikler bir gün toplanıp ateş yaktılar. Hz. Habbab’ı (ra) yakalayıp getirdiler. Soyarak ateşin üzerine sırt üstü yatırdılar. Akıllarınca onu vazgeçireceklerdi imandan, belki de sadece küfürden kararan kalplerinin sıkıntısını biraz olsun hafifletmek istiyorlar ve bir o kadar da korkuyorlardı İslam’ın her tarafı sarmasından. Bu durumda Habbab (ra) ise şöyle yalvarıyordu iman ettiği tek ilah olan Rabb’imize : “ALLAH’ım halimi görüyorsun. Durumumu biliyorsun. Kalbimdeki imanı sabit kıl, büyük bir sabır ihsan eyle..” Hz. Habbab diğer müşriklerce böyle işkenceler görürken, sahibesi Ümmü Emmar da onu dininden döndürmek için ateşte demir kızartır ve başına basarak dağlardı. Acıların tümüne katlandı onlar ama asla dönmediler dinlerinden. Onlar Resullullah’ın (sav) Ashab-ı Mücteba’sı idi. O’nun (sav) davetine gönülden katılmışlardı. Onlar şimdi cennetteki makamlarını temaşa ederken, alem-i berzahta; bize ne oluyor ki ey Müslümanlar! Ufacık bir sıkıntıda, küçük ve geçici bir darlıkta, nasıl oluyor da Rabb’imizi unutuyoruz, tevekkül ve sabrı terk ediyoruz...[/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#556b2f] [COLOR=red]alıntı...[/COLOR][/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
ateşte açan çiçekler
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst