Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Video
Ayet-el Kursi [Guzel Bir Makam Ornegi]
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="guftepira" data-source="post: 132610" data-attributes="member: 9856"><p><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="color: DarkRed">Muhtasar Meali;</span></span></p><p></p><p></p><p><strong>254-</strong><span style="color: Indigo"> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Navy">Ey îmân edenler! İçinde ne bir alış-veriş, ne bir dostluk, ne de <em>(Allah’ın izni olmadıkça)</em> bir şefâat bulunan bir gün gelmeden önce, sizi rızıklandırdığımız şeylerden <em>(Allah yolunda)</em>sarfedin! Kâfirler ise,zâlimlerin ta kendileridir.</span></span></span><span style="color: Navy"></span></p><p><span style="color: Navy"></span> </p><p></p><p><strong>255-</strong> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Navy">Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur. <em>(O,)</em> Hayy <em>(hayâtı ezelî ve ebedî olan)</em>dır, Kayyûm <em>(bütün mevcûdât kendisiyle kaim olan)</em>dır. O’nu ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutar. Göklerde ne var, yerde ne varsa O’nundur. İzni olmadan O’nun huzûrunda şu şefâat edecek olan kimdir? <em>(Onların)</em><em>(geçmiş ve geleceklerini)</em> bilir. Hâlbuki <em>(onlar ise)</em> O’nun ilminden, dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Kürsî’si,(<span style="color: Sienna"><strong>1</strong></span>) gökleri ve yeri kaplamıştır; her ikisinin muhâfazası O’na ağır gelmez. Ve O, Aliyy <em>(pek yüce olan)</em>dır, Azîm <em>(pek büyük olan)</em>dır.(<span style="color: DarkGreen"><strong>2</strong></span>)</span></span><span style="font-size: 12px"><span style="color: Navy"> önlerindekini ve arkalarındakini </span></span></p><p> </p><p></p><p><strong>256-</strong> <span style="font-size: 12px"><span style="color: Navy">Dîn<em>(e girme)</em>de zorlama yoktur;(<span style="color: Sienna"><strong>3</strong></span>) îman küfürden şübhesiz iyice ayrılmıştır. Artık kim tâğûtu <em>(Allah’ın yerine tuttukları herşeyi)</em> inkâr edip Allah’a îmân ederse, böylece şübhesiz kopmayan çok sağlam kulpatutunmuştur!Allah ise,Semî‘ <em>(hakkıyla işiten)</em>dir, Alîm <em>(herşeyi bilen)</em>dir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: Navy"></span></span> </p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray"></span></p><p><span style="color: DimGray">-----------------------</span></p><p></p><p> <strong>(1)</strong> <span style="color: Sienna">Bu âyet-i kerîmede zikredilen*<span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">كُرْسِيٌ</span></span> lâfzı, Allah’ın ilmi, mülkü veya kudreti ma‘nâlarında tefsîr edilmiştir. (Nesefî, c. 1, 198 )</span></p><p><span style="color: Sienna"></span> </p><p></p><p><strong>(2)</strong> <span style="color: Sienna"><span style="color: DarkGreen">“Âyetü’l-Kürsî’de on cümle ile on tabaka-i tevhîdi <em>(tevhid mertebelerini)</em><em>(Allah’a ortak koşulmasını)</em> ve gayrın <em>(başkasının)</em> müdâhalesini keser, atar. Hem şu âyet İsm-i A‘zam’ın mazharı olduğundan, hakāik-ı İlâhiyeye <em>(İlâhî hakīkatlere)</em> âid ma‘nâları a‘zamî derecededir ki, a‘zamiyet derecesinde bir tasarruf-ı rubûbiyeti <em>(terbiye edicilik tasarrufunu)</em><em>(bütün göklere ve yere)</em><em>(yönelen)</em> tedbîr-i ulûhiyeti <em>(İlâhî tedbîri)</em>, en a‘zamî bir derecede umûma şâmil <em>(herşeyi içine alan)</em> bir hafîzıyeti <em>(muhâfaza ediciliği)</em><em>(büyük)</em><em>(kaynaklarını)</em></span> <span style="color: DarkGreen">birden müteveccih</span> <span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">وَهُوَالْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ</span></span> <span style="color: DarkGreen">[O, Aliyy <em>(pek yüce olan)</em>dır, Azîm <em>(pek büyük olan)</em>dır] <em>(cümlesi)</em> ile hulâsa eder.” (Zülfikār, 25. Söz, 48 ) ayrı ayrı renklerde isbât etmekle berâber:</span> <span style="font-size: 15px"><span style="color: DarkRed">مَنْ ذاَالَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِهِ</span></span> <span style="color: DarkGreen">[İzni olmadan O’nun huzûrunda şu şefâat edecek olan kimdir?] cümlesiyle, gāyet keskin bir şiddetle şirki gösteriyor. Hem umum semâvât ve arza zikrettikten sonra; bir râbıta-i vahdet ve birlik ciheti, o a‘zamî tecelliyâtlarının menba‘larını </span></span></p><p> </p><p></p><p><strong>(3)</strong> <span style="color: DarkGreen"><span style="color: DarkRed">Bir İslâm memleketinde yaşayan müşrik, îmân etmek veya cizye vermek husûsunda seçim hakkına sâhibdir. Böyle bir kimseye İslâm’ı kabûl etmek için zorlama yapılamaz. Ancak mü’min olan kimseler dinden çıktıkları takdirde, ahidlerini bozduklarından dolayı tevbe etmezlerse cezâlandırılırlar. (Elmalılı, c. 2, 863)</span></span></p><p><span style="color: DarkGreen"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="color: DarkGreen"><span style="color: DarkRed"></span></span></p><p><span style="color: DarkGreen"><span style="color: DarkRed"></span> </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="guftepira, post: 132610, member: 9856"] [FONT=Century Gothic][COLOR=DarkRed]Muhtasar Meali;[/COLOR][/FONT] [B]254-[/B][COLOR=Indigo] [SIZE=3][COLOR=Navy]Ey îmân edenler! İçinde ne bir alış-veriş, ne bir dostluk, ne de [I](Allah’ın izni olmadıkça)[/I] bir şefâat bulunan bir gün gelmeden önce, sizi rızıklandırdığımız şeylerden [I](Allah yolunda)[/I]sarfedin! Kâfirler ise,zâlimlerin ta kendileridir.[/COLOR][/SIZE][/COLOR][COLOR=Navy] [/COLOR] [B]255-[/B] [SIZE=3][COLOR=Navy]Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur. [I](O,)[/I] Hayy [I](hayâtı ezelî ve ebedî olan)[/I]dır, Kayyûm [I](bütün mevcûdât kendisiyle kaim olan)[/I]dır. O’nu ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutar. Göklerde ne var, yerde ne varsa O’nundur. İzni olmadan O’nun huzûrunda şu şefâat edecek olan kimdir? [I](Onların)[/I][I](geçmiş ve geleceklerini)[/I] bilir. Hâlbuki [I](onlar ise)[/I] O’nun ilminden, dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Kürsî’si,([COLOR=Sienna][B]1[/B][/COLOR]) gökleri ve yeri kaplamıştır; her ikisinin muhâfazası O’na ağır gelmez. Ve O, Aliyy [I](pek yüce olan)[/I]dır, Azîm [I](pek büyük olan)[/I]dır.([COLOR=DarkGreen][B]2[/B][/COLOR])[/COLOR][/SIZE][SIZE=3][COLOR=Navy] önlerindekini ve arkalarındakini [/COLOR][/SIZE] [B]256-[/B] [SIZE=3][COLOR=Navy]Dîn[I](e girme)[/I]de zorlama yoktur;([COLOR=Sienna][B]3[/B][/COLOR]) îman küfürden şübhesiz iyice ayrılmıştır. Artık kim tâğûtu [I](Allah’ın yerine tuttukları herşeyi)[/I] inkâr edip Allah’a îmân ederse, böylece şübhesiz kopmayan çok sağlam kulpatutunmuştur!Allah ise,Semî‘ [I](hakkıyla işiten)[/I]dir, Alîm [I](herşeyi bilen)[/I]dir. [/COLOR][/SIZE] [COLOR=DimGray] -----------------------[/COLOR] [B](1)[/B] [COLOR=Sienna]Bu âyet-i kerîmede zikredilen*[SIZE=4][COLOR=DarkRed]كُرْسِيٌ[/COLOR][/SIZE] lâfzı, Allah’ın ilmi, mülkü veya kudreti ma‘nâlarında tefsîr edilmiştir. (Nesefî, c. 1, 198 ) [/COLOR] [B](2)[/B] [COLOR=Sienna][COLOR=DarkGreen]“Âyetü’l-Kürsî’de on cümle ile on tabaka-i tevhîdi [I](tevhid mertebelerini)[/I][I](Allah’a ortak koşulmasını)[/I] ve gayrın [I](başkasının)[/I] müdâhalesini keser, atar. Hem şu âyet İsm-i A‘zam’ın mazharı olduğundan, hakāik-ı İlâhiyeye [I](İlâhî hakīkatlere)[/I] âid ma‘nâları a‘zamî derecededir ki, a‘zamiyet derecesinde bir tasarruf-ı rubûbiyeti [I](terbiye edicilik tasarrufunu)[/I][I](bütün göklere ve yere)[/I][I](yönelen)[/I] tedbîr-i ulûhiyeti [I](İlâhî tedbîri)[/I], en a‘zamî bir derecede umûma şâmil [I](herşeyi içine alan)[/I] bir hafîzıyeti [I](muhâfaza ediciliği)[/I][I](büyük)[/I][I](kaynaklarını)[/I][/COLOR] [COLOR=DarkGreen]birden müteveccih[/COLOR] [SIZE=4][COLOR=DarkRed]وَهُوَالْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ[/COLOR][/SIZE] [COLOR=DarkGreen][O, Aliyy [I](pek yüce olan)[/I]dır, Azîm [I](pek büyük olan)[/I]dır] [I](cümlesi)[/I] ile hulâsa eder.” (Zülfikār, 25. Söz, 48 ) ayrı ayrı renklerde isbât etmekle berâber:[/COLOR] [SIZE=4][COLOR=DarkRed]مَنْ ذاَالَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِهِ[/COLOR][/SIZE] [COLOR=DarkGreen][İzni olmadan O’nun huzûrunda şu şefâat edecek olan kimdir?] cümlesiyle, gāyet keskin bir şiddetle şirki gösteriyor. Hem umum semâvât ve arza zikrettikten sonra; bir râbıta-i vahdet ve birlik ciheti, o a‘zamî tecelliyâtlarının menba‘larını [/COLOR][/COLOR] [B](3)[/B] [COLOR=DarkGreen][COLOR=DarkRed]Bir İslâm memleketinde yaşayan müşrik, îmân etmek veya cizye vermek husûsunda seçim hakkına sâhibdir. Böyle bir kimseye İslâm’ı kabûl etmek için zorlama yapılamaz. Ancak mü’min olan kimseler dinden çıktıkları takdirde, ahidlerini bozduklarından dolayı tevbe etmezlerse cezâlandırılırlar. (Elmalılı, c. 2, 863) [/COLOR] [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Video
Ayet-el Kursi [Guzel Bir Makam Ornegi]
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst