Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Aynı anda birden fazla mezhep nasıl hak olur?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Nevzatt" data-source="post: 51008" data-attributes="member: 1580"><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Bu, bir içtihad mevzuudur. Mezhepler hak olduğu için dört olmuştur. Dört olduğu için de yine haktır. Hak olması dört olmasına mani değildir. Bir şey hem hak, hem de dört olabilir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Nitekim peygamberlerin hepsi haktır ama yüz yir midört, başka bir rivayette iki yüz yirmi dört bin peygamber gelmiştir. Mürsellerin hepsi haktır. Hadisin ifadesiyle üç yüz on üç mürsel gönderilmiştir. Ulü'l-azm peygamberlerin hepsi haktır ve beş tane ulü'l-azm peygamber vardır. Esasen bu, hakikat-i uzmânın ancak böyle çeşitli dimağ, istidat ve kabiliyetler sayesinde inkişaf edeceği ve beklenilen şekli ve hüviyeti iktisap edeceği için doğrudan doğruya Allah tarafından ayarlanmış bir planın gereğidir. (kaderî program)</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Bunun daha açık bir ifadesi şudur: Din-i Mübin-i İslam'ın birkaç yönü vardır.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>1. Şeriat-ı fıtriyede cereyan eden eşya ve hadiselerin durumu.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>2. Memur bulunduğumuz hususlar ve hayatımızda makes bulunan veya bizden istenen şeyler.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>3. Hakikat-i Ahmediye (aleyhisselam)'da -tabir caizse- zuhur ve tecelli eden keyfiyet.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Kâinatta cereyan eden eşya ve hadiselerin bir insan hayatında aynını görmek düşünülüyorsa bu, Efendimiz'in hayatında açıkça müşahede edilmektedir. Binaenaleyh Hayat-ı Hakikat-i Ahmediye (aleyhisselam) aynen şeriat-ı garrâdır ve o, kâinattaki eşya ve hadiselerin bir mir'at-ı mücellada aksinin değişik unvanıdır. Bu konu oldukça geniş bir konudur. Resûl-i Ekrem bütün kâinata, kâinatta cereyan eden eşya ve hadiselere tevfik-i hareket ederek, davranışlarında hiç bir eksik ve gedik olmamıştır. Eksik ve gedik olacağı yerde de Allah onu kapatmış ve telafi etmiştir. Ondan sonra Efendimiz'in hayatını Sahabe ve müçtehidin-i izam yaşamıştır. Ancak görüş ufku, meseleleri kavrama ve Kur'an'a intikal etme mevzuu, tam Efendimiz gibi olamadığından ötürü herkes kendi mizaç, meşrep ve anlayışına göre naslara muvafık olmak üzere hakikat-i Ahmediye'nin bir yönünü almıştır. Onun için Allah Resûlü, zayıf bir hadislerinde, "Ümmetimin ihtilafı rahmettir." buyurmuşlardır. Bunun daha doğrusu ve kavisi ise Efendimiz'in, "Ümmetim dalalet üzerinde icma ve ittifak etmez." sözüdür.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Buradan anlaşılmaktadır ki mezhepler, Efendimiz'de makes bulan hakikat-ı şeriatı, usulde olmasa bile teferruatta adeta bölüştürmüşler ve herkes bunun bir kısmını sistemleştirmiş ve yaşamıştır. Aksine o, bütünüyle tek bir ferdin üstüne yüklense götürülemeyecek bir yüktür. İşte böyle bir bölüştürmede rahmet vardır. Ayrıca mezheplerin farklılığında kolaylık da söz konusudur. Bir insanın bir mezhebe göre hareket ve davranışları uymazsa bilmeyerek yaptığı hataları, bir başka mezhebe göre affedilir ve o kişi şeriata göre hareket etmiş sayılır. Allah öyle kabul buyurur ve mükafatlandırır.</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Fethullah GÜLEN</strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Nevzatt, post: 51008, member: 1580"] [size=3][font=comic sans ms][b]Bu, bir içtihad mevzuudur. Mezhepler hak olduğu için dört olmuştur. Dört olduğu için de yine haktır. Hak olması dört olmasına mani değildir. Bir şey hem hak, hem de dört olabilir. Nitekim peygamberlerin hepsi haktır ama yüz yir midört, başka bir rivayette iki yüz yirmi dört bin peygamber gelmiştir. Mürsellerin hepsi haktır. Hadisin ifadesiyle üç yüz on üç mürsel gönderilmiştir. Ulü'l-azm peygamberlerin hepsi haktır ve beş tane ulü'l-azm peygamber vardır. Esasen bu, hakikat-i uzmânın ancak böyle çeşitli dimağ, istidat ve kabiliyetler sayesinde inkişaf edeceği ve beklenilen şekli ve hüviyeti iktisap edeceği için doğrudan doğruya Allah tarafından ayarlanmış bir planın gereğidir. (kaderî program) Bunun daha açık bir ifadesi şudur: Din-i Mübin-i İslam'ın birkaç yönü vardır. 1. Şeriat-ı fıtriyede cereyan eden eşya ve hadiselerin durumu. 2. Memur bulunduğumuz hususlar ve hayatımızda makes bulunan veya bizden istenen şeyler. 3. Hakikat-i Ahmediye (aleyhisselam)'da -tabir caizse- zuhur ve tecelli eden keyfiyet. Kâinatta cereyan eden eşya ve hadiselerin bir insan hayatında aynını görmek düşünülüyorsa bu, Efendimiz'in hayatında açıkça müşahede edilmektedir. Binaenaleyh Hayat-ı Hakikat-i Ahmediye (aleyhisselam) aynen şeriat-ı garrâdır ve o, kâinattaki eşya ve hadiselerin bir mir'at-ı mücellada aksinin değişik unvanıdır. Bu konu oldukça geniş bir konudur. Resûl-i Ekrem bütün kâinata, kâinatta cereyan eden eşya ve hadiselere tevfik-i hareket ederek, davranışlarında hiç bir eksik ve gedik olmamıştır. Eksik ve gedik olacağı yerde de Allah onu kapatmış ve telafi etmiştir. Ondan sonra Efendimiz'in hayatını Sahabe ve müçtehidin-i izam yaşamıştır. Ancak görüş ufku, meseleleri kavrama ve Kur'an'a intikal etme mevzuu, tam Efendimiz gibi olamadığından ötürü herkes kendi mizaç, meşrep ve anlayışına göre naslara muvafık olmak üzere hakikat-i Ahmediye'nin bir yönünü almıştır. Onun için Allah Resûlü, zayıf bir hadislerinde, "Ümmetimin ihtilafı rahmettir." buyurmuşlardır. Bunun daha doğrusu ve kavisi ise Efendimiz'in, "Ümmetim dalalet üzerinde icma ve ittifak etmez." sözüdür. Buradan anlaşılmaktadır ki mezhepler, Efendimiz'de makes bulan hakikat-ı şeriatı, usulde olmasa bile teferruatta adeta bölüştürmüşler ve herkes bunun bir kısmını sistemleştirmiş ve yaşamıştır. Aksine o, bütünüyle tek bir ferdin üstüne yüklense götürülemeyecek bir yüktür. İşte böyle bir bölüştürmede rahmet vardır. Ayrıca mezheplerin farklılığında kolaylık da söz konusudur. Bir insanın bir mezhebe göre hareket ve davranışları uymazsa bilmeyerek yaptığı hataları, bir başka mezhebe göre affedilir ve o kişi şeriata göre hareket etmiş sayılır. Allah öyle kabul buyurur ve mükafatlandırır. Fethullah GÜLEN[/b][/font][/size] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
Aynı anda birden fazla mezhep nasıl hak olur?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst