Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Blog
Blog
Ayrılığın Resmi
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Style &amp;#304;slam" data-source="post: 675299" data-attributes="member: 1010033"><p><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: red">Ayrılığın Resmi</span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Hüseyin KAYA &#8226; 140. Sayı / </span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span> </p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><strong>Baştanbaşa koca bir ayrılıktır dünya. Yalnızca biz değiliz aslında ayrılıklarla sınanan. Ayrılıklar üzerine kurulu bir dünyadır üzerinde yaşadığımız. Baktığımız her yerde bir ayrılık masalı yaşanır yenibaştan ve aralıksız.</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Adına hayat dediğimiz şey, iki ayrılık arasına sıkıştırılmış bir dünyada, misafir olduğunu unutmadan, unutamadan dolaşmaktır. Ayrılıkla başladığımız hayata ayrılıklarla veda ederiz. Bu yüzden ayrılığa yakılmış her türkü, ayrılık hüznüyle söylenmiş her şarkı ve yazılmış her şiir, kaç yaşımızda ve nerde dinlersek dinleyelim, titretir ruhumuzu. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Uzun bir ayrılıktır insan, kalbi kendi yalnızlığına gömülü. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">. . .</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Beşiğin ardı gurbet</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Kalbine tutunarak yaşayan herkes için, beşiğin ardıyla başlar gurbet ve ayrılık. Bu ilk ayrılıktan sonra gelen her yeni ayrılık yalnızca ilkinin acısının yani insanlığımızın, sürgünlüğümüzün tekrar yaşanmasıdır ve her ayrılığa tahammül gücü veren bir de umut vardır, kalbin kenarına sessizce çekilmiş.</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Kısa olsun uzun olsun, tüm ayrılıklar bir hasretin önsözüdür ve bekleyişlere atılan ilk adımdır çoğu zaman. Akrep ve yelkovan insanın derisinin içinde kıymık gibi dönse de, hayat, içinde yüzenlere sabrı ve beklemeyi öğreten bir ırmak gibidir.</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ayrılıkları öğrene ezberleye geçer çocukluğumuz, gençliğimiz. Öğrenemediğimiz ayrılıklardan ikmale kalır yeniden imtihan ediliriz vakti geldiğinde. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">. . .</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">İlk sevgiye benzeyen ilk acı ilk ayrılık (Faruk Nafiz)</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">İlk küçük ayrılığı muhtemelen ilklerin mekânı ilkokulda yaşamışsınızdır. Anneden, babadan, evden, kardeşlerden ve oyuncaklardan ayrı kalmanın hüznü çoğu zaman gözyaşına döner, dökülür bir sınıfın arka sıralarına. Ya da herkesin sizi uyuyor sandığı bir gece vakti, üzeri işlemeli küçük yastığınızın üzerine. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Yıllar sonra anlarsınız o gün o gece yalnız sizin değil, anne babanızın da gözlerinin çiçeklendiğini.</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Rengi, adı değişse de ayrılığın, genzinizde bıraktığı ince sızı değişmez. Ablanız evlenir, kardeşiniz yatılı okul kazanır, siz şehir dışına gidersiniz üniversite okumak için. Biri biter diğeri başlar ayrılığın, zira ortası yoktur, gitmek de ayrılıktır, gidilen yerden dönmek de. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ayrılıklar böyle böyle büyür kendiliğinden ve çiçeklenir her baharda yol kenarlarına dikilmiş akasyalar gibi. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Birden farkına varırsınız çocukluğunuzun sessiz beyaz bir kelebek gibi uçup gittiğini kalbiniz üzerinden. Su yerine gözyaşı serpseniz de ardından, ayrılmıştır; dönmez çocukluğunuz, gençliğiniz geriye.</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Bir yaranın açılır üzeri ve hasret serin bir rüzgâr gibi değer geçer her şeye. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">. . .</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ayrılık sen ki / aşkın ve sanatın / durmadan doğumlar getiren anası (Cahit Zarifoğlu)</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Yalnızlığa ve özlemeye açılan bir kapıdır önünde durduğunuz her ayrılık. Ayrıldığınız her yerde bir parçanız kalır, ayrıldığınız her kişiyle gider bir tarafınız. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Dünlerde, önceki günlerde dolaşırsınız kim bilir kaç vakit. Eksik yanlarınızı daha çok hisseder, dünyaya geldiğiniz ilk günkü yalnızlığa bürünürsünüz. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Lambalar söner, güneş tutulur, ay buluta, ayrılıklar sıraya girer. Anne babanın, eşin, çocukların, memleketin hatta bazen vatanın dahi uzağına savrulduğunuzda, küçücük vuslat anlarının, ümitlerin ışığıyla kocaman bir bahçe yeşertirsiniz içinizde. Zahirde aynı gibi görünse de kimsenin ayrılığı kimseninkine benzemez. Onlarca köşesi kıyısı, onlarca yüzü vardır ayrılığın da. Leyla&#8217;nın ayrılığı başkadır, Mecnun ayrılığı başka&#8230; Yusuf&#8217;un zindanı başkadır, Züleyha&#8217;nınki başka.</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">. . .</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ayrılık ölümün diğer ismidir (Cahit Sıtkı)</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Sebebi ne olursa olsun, ayrılıkların sonucu hep aynı dağın eteğine bırakır bizi.</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ayrılığın vakti geldiğinde her şey birbirinin yerini alır. Çünkü her şeye uzaklığınız aynıdır. Bu yüzden her ayrılık, her hicret yeni bir başlangıçtır. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Belki de vedadan ziyade, terk etmek zorunda kaldığımız alışkanlıklarımızdır her ayrılıkta yüreğimizi burkan. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Çocuklar kadar hisli, ömrünün kalan günlerini sayan yaşlılar kadar kırılganızdır böyle demlerde. Yollar, ufuklar hele de karlı dağlar, yalnız ayrılık icat olsun diye var edilmiş gibidir. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Titreyen kalbimiz, dolan gözlerimiz ve nerede duracağını şaşıran ellerimiz ne de çabuk kapılır ayrılık rüzgârına. Her vedada biraz da çaresizlik gizlidir ve en çok bu yüzdendir ölümden acı gelmesi ayrılıkların. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Vedadır ayrılığın duası.</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Elimizi uzatırız boşluğa, elimiz kanar. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">. . .</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ölüm ile ayrılığı tartmışlar / elli dirhem fazla gelmiş ayrılık</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Türkülerde ölüm ile ayrılığın kıyaslanması boşuna değildir elbet. Ayrılık her şeyi bırakıp gittiğimiz, her şeyin uzağına düştüğümüz küçük bir ölümdür. Ölümün tadını dünyadayken hissetmektir biraz da. Bir çukura düşeriz ve kalakalırız öylece. Savrulduğumuz bahçeye yeniden kök salar, hayata tutunmaya çalışırız. Bağlandığımız, kök saldığımız kadar öderiz bedelini ayrılıkların. Kaybetmeyi, değer vermeyi, özlemeyi, tahammülü hatta vuslat sevincini ayrılıklardan öğreniriz. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Birbirine bakan aynalar gibi sayısız görüntüsü vardır ayrılığın. Oysa ayrılık bir tanedir, ayrıldığımız mekânlar, insanlar başka başka olsa da. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ayrıla ayrıla parçalara bölünür, yalnız kalırız dünyanın kıyısında. Tıpkı dünyaya ilk geldiğimiz gibi. Takvimler eskise, yıllar geride kalsa da yaşımız, ayrıldıklarımız, ayrılabildiklerimiz kadardır ancak. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Her ayrılık kumdan kalelerimizi bir kez daha yıkar, bir kez daha boşluğu işaret eder dünya yorgunu gözlerimize. İçimizdeki sessizliği hiçbir oyun susturamaz. Yürüdükçe uzayan bir yol, söylendikçe ağrısı artan bir şarkıdır yalnızlık. Bir rüyayı yarım bırakır, diğerine dalarız, bir kapıdan savrulur, diğerinin eşiğine düşeriz. </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ayrılık belki de terminallerin, istasyonların kıyısında açmış dört mevsim solmayan hüzün renginde bir çiçeğin adıdır.</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">. . .</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Dinle neyden kim hikâyet etmede</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ayrılıklardan şikâyet etmede (Hz. Mevlâna)</span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Baştanbaşa koca bir ayrılıktır dünya. Yalnızca biz değiliz aslında ayrılıklarla sınanan. Ayrılıklar üzerine kurulu bir dünyadır üzerinde yaşadığımız. Baktığımız her yerde bir ayrılık masalı yaşanır yenibaştan ve aralıksız. Her şey az gider uz gider. Ağaçlar yapraklarından ayrılır, yağmur bulutundan. Tohumlar bitkilerinin gövdesinden uzaklara savrulur hep. Bahardan, yazdan ayrılır dünya, geceden gündüzden&#8230; Tren istasyondan, vapur limandan ayrılır ve kuşlar yuvalarından, balıklar ırmaklarından&#8230; </span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'">Ayrılık, aynı hikâyeyi yaşadığımız bir neyden kalbimize üflenen hüzündür ve tamamı aynı redifle, yazılmış bir şiir gibi okutur kendini ömrümüzün her deminde. </span></p><p></p><p></p><p></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Style İslam, post: 675299, member: 1010033"] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=red]Ayrılığın Resmi[/COLOR][/FONT][/B] [SIZE=2][FONT=Trebuchet MS]Hüseyin KAYA • 140. Sayı / [/FONT][/SIZE] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=2][/SIZE] [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][B]Baştanbaşa koca bir ayrılıktır dünya. Yalnızca biz değiliz aslında ayrılıklarla sınanan. Ayrılıklar üzerine kurulu bir dünyadır üzerinde yaşadığımız. Baktığımız her yerde bir ayrılık masalı yaşanır yenibaştan ve aralıksız.[/B] Adına hayat dediğimiz şey, iki ayrılık arasına sıkıştırılmış bir dünyada, misafir olduğunu unutmadan, unutamadan dolaşmaktır. Ayrılıkla başladığımız hayata ayrılıklarla veda ederiz. Bu yüzden ayrılığa yakılmış her türkü, ayrılık hüznüyle söylenmiş her şarkı ve yazılmış her şiir, kaç yaşımızda ve nerde dinlersek dinleyelim, titretir ruhumuzu. Uzun bir ayrılıktır insan, kalbi kendi yalnızlığına gömülü. . . . Beşiğin ardı gurbet Kalbine tutunarak yaşayan herkes için, beşiğin ardıyla başlar gurbet ve ayrılık. Bu ilk ayrılıktan sonra gelen her yeni ayrılık yalnızca ilkinin acısının yani insanlığımızın, sürgünlüğümüzün tekrar yaşanmasıdır ve her ayrılığa tahammül gücü veren bir de umut vardır, kalbin kenarına sessizce çekilmiş. Kısa olsun uzun olsun, tüm ayrılıklar bir hasretin önsözüdür ve bekleyişlere atılan ilk adımdır çoğu zaman. Akrep ve yelkovan insanın derisinin içinde kıymık gibi dönse de, hayat, içinde yüzenlere sabrı ve beklemeyi öğreten bir ırmak gibidir. Ayrılıkları öğrene ezberleye geçer çocukluğumuz, gençliğimiz. Öğrenemediğimiz ayrılıklardan ikmale kalır yeniden imtihan ediliriz vakti geldiğinde. . . . İlk sevgiye benzeyen ilk acı ilk ayrılık (Faruk Nafiz) İlk küçük ayrılığı muhtemelen ilklerin mekânı ilkokulda yaşamışsınızdır. Anneden, babadan, evden, kardeşlerden ve oyuncaklardan ayrı kalmanın hüznü çoğu zaman gözyaşına döner, dökülür bir sınıfın arka sıralarına. Ya da herkesin sizi uyuyor sandığı bir gece vakti, üzeri işlemeli küçük yastığınızın üzerine. Yıllar sonra anlarsınız o gün o gece yalnız sizin değil, anne babanızın da gözlerinin çiçeklendiğini. Rengi, adı değişse de ayrılığın, genzinizde bıraktığı ince sızı değişmez. Ablanız evlenir, kardeşiniz yatılı okul kazanır, siz şehir dışına gidersiniz üniversite okumak için. Biri biter diğeri başlar ayrılığın, zira ortası yoktur, gitmek de ayrılıktır, gidilen yerden dönmek de. Ayrılıklar böyle böyle büyür kendiliğinden ve çiçeklenir her baharda yol kenarlarına dikilmiş akasyalar gibi. Birden farkına varırsınız çocukluğunuzun sessiz beyaz bir kelebek gibi uçup gittiğini kalbiniz üzerinden. Su yerine gözyaşı serpseniz de ardından, ayrılmıştır; dönmez çocukluğunuz, gençliğiniz geriye. Bir yaranın açılır üzeri ve hasret serin bir rüzgâr gibi değer geçer her şeye. . . . Ayrılık sen ki / aşkın ve sanatın / durmadan doğumlar getiren anası (Cahit Zarifoğlu) Yalnızlığa ve özlemeye açılan bir kapıdır önünde durduğunuz her ayrılık. Ayrıldığınız her yerde bir parçanız kalır, ayrıldığınız her kişiyle gider bir tarafınız. Dünlerde, önceki günlerde dolaşırsınız kim bilir kaç vakit. Eksik yanlarınızı daha çok hisseder, dünyaya geldiğiniz ilk günkü yalnızlığa bürünürsünüz. Lambalar söner, güneş tutulur, ay buluta, ayrılıklar sıraya girer. Anne babanın, eşin, çocukların, memleketin hatta bazen vatanın dahi uzağına savrulduğunuzda, küçücük vuslat anlarının, ümitlerin ışığıyla kocaman bir bahçe yeşertirsiniz içinizde. Zahirde aynı gibi görünse de kimsenin ayrılığı kimseninkine benzemez. Onlarca köşesi kıyısı, onlarca yüzü vardır ayrılığın da. Leyla’nın ayrılığı başkadır, Mecnun ayrılığı başka… Yusuf’un zindanı başkadır, Züleyha’nınki başka. . . . Ayrılık ölümün diğer ismidir (Cahit Sıtkı) Sebebi ne olursa olsun, ayrılıkların sonucu hep aynı dağın eteğine bırakır bizi. Ayrılığın vakti geldiğinde her şey birbirinin yerini alır. Çünkü her şeye uzaklığınız aynıdır. Bu yüzden her ayrılık, her hicret yeni bir başlangıçtır. Belki de vedadan ziyade, terk etmek zorunda kaldığımız alışkanlıklarımızdır her ayrılıkta yüreğimizi burkan. Çocuklar kadar hisli, ömrünün kalan günlerini sayan yaşlılar kadar kırılganızdır böyle demlerde. Yollar, ufuklar hele de karlı dağlar, yalnız ayrılık icat olsun diye var edilmiş gibidir. Titreyen kalbimiz, dolan gözlerimiz ve nerede duracağını şaşıran ellerimiz ne de çabuk kapılır ayrılık rüzgârına. Her vedada biraz da çaresizlik gizlidir ve en çok bu yüzdendir ölümden acı gelmesi ayrılıkların. Vedadır ayrılığın duası. Elimizi uzatırız boşluğa, elimiz kanar. . . . Ölüm ile ayrılığı tartmışlar / elli dirhem fazla gelmiş ayrılık Türkülerde ölüm ile ayrılığın kıyaslanması boşuna değildir elbet. Ayrılık her şeyi bırakıp gittiğimiz, her şeyin uzağına düştüğümüz küçük bir ölümdür. Ölümün tadını dünyadayken hissetmektir biraz da. Bir çukura düşeriz ve kalakalırız öylece. Savrulduğumuz bahçeye yeniden kök salar, hayata tutunmaya çalışırız. Bağlandığımız, kök saldığımız kadar öderiz bedelini ayrılıkların. Kaybetmeyi, değer vermeyi, özlemeyi, tahammülü hatta vuslat sevincini ayrılıklardan öğreniriz. Birbirine bakan aynalar gibi sayısız görüntüsü vardır ayrılığın. Oysa ayrılık bir tanedir, ayrıldığımız mekânlar, insanlar başka başka olsa da. Ayrıla ayrıla parçalara bölünür, yalnız kalırız dünyanın kıyısında. Tıpkı dünyaya ilk geldiğimiz gibi. Takvimler eskise, yıllar geride kalsa da yaşımız, ayrıldıklarımız, ayrılabildiklerimiz kadardır ancak. Her ayrılık kumdan kalelerimizi bir kez daha yıkar, bir kez daha boşluğu işaret eder dünya yorgunu gözlerimize. İçimizdeki sessizliği hiçbir oyun susturamaz. Yürüdükçe uzayan bir yol, söylendikçe ağrısı artan bir şarkıdır yalnızlık. Bir rüyayı yarım bırakır, diğerine dalarız, bir kapıdan savrulur, diğerinin eşiğine düşeriz. Ayrılık belki de terminallerin, istasyonların kıyısında açmış dört mevsim solmayan hüzün renginde bir çiçeğin adıdır. . . . Dinle neyden kim hikâyet etmede Ayrılıklardan şikâyet etmede (Hz. Mevlâna) Baştanbaşa koca bir ayrılıktır dünya. Yalnızca biz değiliz aslında ayrılıklarla sınanan. Ayrılıklar üzerine kurulu bir dünyadır üzerinde yaşadığımız. Baktığımız her yerde bir ayrılık masalı yaşanır yenibaştan ve aralıksız. Her şey az gider uz gider. Ağaçlar yapraklarından ayrılır, yağmur bulutundan. Tohumlar bitkilerinin gövdesinden uzaklara savrulur hep. Bahardan, yazdan ayrılır dünya, geceden gündüzden… Tren istasyondan, vapur limandan ayrılır ve kuşlar yuvalarından, balıklar ırmaklarından… Ayrılık, aynı hikâyeyi yaşadığımız bir neyden kalbimize üflenen hüzündür ve tamamı aynı redifle, yazılmış bir şiir gibi okutur kendini ömrümüzün her deminde. [/FONT] [FONT=Trebuchet MS][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Blog
Blog
Ayrılığın Resmi
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst