Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İmanın Şartları
Ahiret Gününe İman
Azrail
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Þefkat_" data-source="post: 188837" data-attributes="member: 1000731"><p><strong>Azrail</strong></p><p></p><p></p><p><img src="http://www.hanimlar.com/show_image.php?filename=images/icerik/2359.jpg&width=250&height=250" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </p><p><strong>Anlatılır ki, adamın biri köyün üst kısmındaki ormanlık bölgeden çalı toplar, bunları köye getirip satarak geçinirdi.</strong></p><p><strong></strong></p><p></p><p><strong>Bir defasında çalıları sırtına yüklenip köye getiriyordu. Hava hayli sıcaktı, kan-ter içinde kalmıştı. Üstelik çalılarda bulunan bazı dikenler sırtına batıyordu. Çalıları yere bıraktı. Yılların çilesinden kurtulmak istedi:</strong></p><p><strong></strong></p><p></p><p><strong>"Ey ölüm nerdesin? Gel, beni bu hayattan kurtar!" diye bağırdı. Birden yanında bir zat peyda oldu, "Beni mi çağırdın? Ben Azrail'im, ne istiyorsun?" dedi. Adam işin ciddiyetini anlamıştı. Çile de çekse hayat tatlıydı.</strong></p><p><strong></strong></p><p></p><p><strong>"Şey..." dedi. "Şu yükleri kendi başıma sırtıma kaldırmakta zorlanıyorum. Ucundan tutup sırtıma yükler misin?"</strong></p><p><strong></strong></p><p></p><p><strong>O günden sonra adam, halinden hiç şikayetçi olmadı. Ama Azrail'in birgün tekrar geleceğini de hiç unutmadı, ömrünün kalan günlerini iyi bir şekilde değerlendirdi.</strong></p><p><strong></strong></p><p></p><p><strong>Dört büyük melek olan Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail arasında görev taksimi yapıldığında Azrail (a.s.) :</strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>"Ya Rabbi," der. "En zor görev bana düştü. Bu insanlara hayat tatlı gelir. Ben onların ruhlarını kabzedeceğim. Sevenleri birbirinden ayıracağım."</strong></p><p><strong></strong></p><p></p><p><strong>Cenab-ı Hak hikmet diliyle, "Ben , seninle ölüm arasına hastalıklar, musibetler perdesini koyacağım. İtiraz okları sana gelmeyecek" der.</strong></p><p><strong></strong></p><p></p><p><strong>Gerçekten de ölüm olaylarında Azrail'i pek hatırlamayız. " Falanca kazadan gitti, filanca hastalıktan gitti" deriz.</strong></p><p><strong></strong></p><p></p><p><strong>Hastalık ve musibetler Azrail'e perde oldukları gibi , Azrail de İlahi tasarrufa bir perdedir. Haşa, Hz. Azrail, Allah'ın yardımcısı değildir. Keza o, canının istediği zaman can alan biri de değildir. Verilen emre göre hareket eder, bu şekilde fıtri ibadetini yapmış olur.</strong></p><p></p><p></p><p>Yazar: <a href="http://www.hanimlar.com/index.php?yazar=282" target="_blank"><span style="color: #005ace">Doç Dr. Şadi Eren</span></a></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Þefkat_, post: 188837, member: 1000731"] [B]Azrail[/B] [IMG]http://www.hanimlar.com/show_image.php?filename=images/icerik/2359.jpg&width=250&height=250[/IMG] [B]Anlatılır ki, adamın biri köyün üst kısmındaki ormanlık bölgeden çalı toplar, bunları köye getirip satarak geçinirdi. [/B] [B]Bir defasında çalıları sırtına yüklenip köye getiriyordu. Hava hayli sıcaktı, kan-ter içinde kalmıştı. Üstelik çalılarda bulunan bazı dikenler sırtına batıyordu. Çalıları yere bıraktı. Yılların çilesinden kurtulmak istedi: [/B] [B]"Ey ölüm nerdesin? Gel, beni bu hayattan kurtar!" diye bağırdı. Birden yanında bir zat peyda oldu, "Beni mi çağırdın? Ben Azrail'im, ne istiyorsun?" dedi. Adam işin ciddiyetini anlamıştı. Çile de çekse hayat tatlıydı. [/B] [B]"Şey..." dedi. "Şu yükleri kendi başıma sırtıma kaldırmakta zorlanıyorum. Ucundan tutup sırtıma yükler misin?" [/B] [B]O günden sonra adam, halinden hiç şikayetçi olmadı. Ama Azrail'in birgün tekrar geleceğini de hiç unutmadı, ömrünün kalan günlerini iyi bir şekilde değerlendirdi. [/B] [B]Dört büyük melek olan Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail arasında görev taksimi yapıldığında Azrail (a.s.) : [/B] [B]"Ya Rabbi," der. "En zor görev bana düştü. Bu insanlara hayat tatlı gelir. Ben onların ruhlarını kabzedeceğim. Sevenleri birbirinden ayıracağım." [/B] [B]Cenab-ı Hak hikmet diliyle, "Ben , seninle ölüm arasına hastalıklar, musibetler perdesini koyacağım. İtiraz okları sana gelmeyecek" der. [/B] [B]Gerçekten de ölüm olaylarında Azrail'i pek hatırlamayız. " Falanca kazadan gitti, filanca hastalıktan gitti" deriz. [/B] [B]Hastalık ve musibetler Azrail'e perde oldukları gibi , Azrail de İlahi tasarrufa bir perdedir. Haşa, Hz. Azrail, Allah'ın yardımcısı değildir. Keza o, canının istediği zaman can alan biri de değildir. Verilen emre göre hareket eder, bu şekilde fıtri ibadetini yapmış olur.[/B] Yazar: [URL="http://www.hanimlar.com/index.php?yazar=282"][COLOR=#005ace]Doç Dr. Şadi Eren[/COLOR][/URL] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
İslam Akaidi ve Fıkıh
İmanın Şartları
Ahiret Gününe İman
Azrail
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst