Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
Bahçedeki ihtiyar - nfk
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="nurulhak" data-source="post: 222199" data-attributes="member: 1009461"><p><span style="color: green"><strong><em>SAKARYA TÜRKÜSÜ</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em></em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük!..</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em></em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em></em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Sakarya, kandillere katran döktü geceler.</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em></em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em></em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Sakarya; sâf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em></em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;</em></strong></span></p><p><span style="color: green"><strong><em>Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..</em></strong></span></p><p></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="nurulhak, post: 222199, member: 1009461"] [COLOR=green][B][I]SAKARYA TÜRKÜSÜ İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya; Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak. Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir; Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir. Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat; Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat! Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne, Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine; Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için. Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin? Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur, Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur. Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük? Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük!.. Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya! Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal. Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal, Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan; Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan. Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân; Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an! Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu; Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu? Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna; Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna? Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir? Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir! Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; Sakarya, kandillere katran döktü geceler. Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya, Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya! İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su; Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu. Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek; Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek? Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl! Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl! Sakarya; sâf çocuğu, mâsum Anadolu'nun, Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun! Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız; Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız! Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader; Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider! Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz; Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz! Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya; Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..[/I][/B][/COLOR] [COLOR=green][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Şiirler
Bahçedeki ihtiyar - nfk
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst