Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
bal tefsiri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 107935" data-attributes="member: 1"><p><strong>Bal Tefsirine Reddiye</strong></p><p></p><p>hamza kardeşimiz masumane gördüğünü aktarmış. Yapdığım araştırmada bunun bir cok forumda var olduğunu ancak hicbirininde kaynak ggostermediğini gördüm. Bunun yanı sıra bel tefsirine reddiye isimli yazıyı size aktarmak istedim. Hakikati ancak Allah bilir..<strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong>BAL TEFSİRİNE REDDİYE</strong></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">Cehalet ortamı her türlü ayrık otunun bittiği bir vasattır. Orada his akla, vehim fikre, hayal hakikate galebe çalar. Senelerdir asli kaynaklarından din ve diyaneti öğrenemeyen bir toplumda bidat ve hurafelerin revacını garip karşılamamak gerekir. Yapılacak iş ahesterevliğe son vermek ve yitirdiği cenneti arayan insanımıza el uzatmaktır.</span><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">Hem insanlar için hayallerin cazibesi çoğu zaman hakikatin yalınlığına galebe çalar.<strong> İbn-i Kuteybe’nin</strong> dediği gibi <strong>“Halk aklın kabul etmediği acaib hikâyeler anlatan vaizleri dinlemekten çok hoşlanır.” </strong>Ondandır ki, her devirde eğlenceli hikâye ve masalları sert hakikatlerden, kuru kanunlardan ve sahih hadislerden daha çok tasvip eden halk kıssacıların etrafına toplana gelmiştir.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">İşte iki tarihi misal: Şair <strong>Külsüm bin Arr el Attabi</strong> (Ö:835) bir gün mescitte kendini dinleyenlere şu sözleri hadis diye nakletmişti: <strong>“Dilini burnunun ucuna dokundurabilen kimse cehenneme girmeyeceğinden emin olabilir.”</strong> Bunun üzerine bütün cemaat cennetlik olup olmadıklarını denemeye girişmişti.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Kasımi</strong> “Kavaid-üt Tahdis” kitabında naklediyor: “Mısır’da Mescid-ül Hüseyn’de halkın kendisini çepeçevre kuşattığı bir vaiz içinde dua yazılı olan küçük bir kâğıdı etrafındakilere göstererek <strong>“Bunda Musa’nın(as) duası vardır. Bunu her kim okursa ve yanında taşırsa üzerinden farz namazlar sakıt olur.(düşer)”</strong>diye bağırmaktaydı. Ne tuhaftır ki, onun bu payansız cüreti üzerinde bir an bile tefekkür etmeyen ve mahşeri andıran kalabalıklığıyla bu topluluk ellerinde hazırladıkları paralarla, kendilerini namaz külfetinden kurtaracak bu sihirli duayı bir an önce alabilmek için yarışıyordu.”</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">Günümüzde de durum pek farklı değil. İnsan, Büyük Sahabe <strong>Ebu Derda</strong>’nın(V:652) şu sözünü hatırlamadan edemiyor:<strong> “Cemaatle kılınan namazdan başka Hz. Peygamber(sav) devrini hatırlatan hiçbir şey kalmadı.” </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">Halk arasında yerleşen, cehaletin beslediği, taklidin yaydığı bu tip hurafelerle mücadelenin bir vecibe olduğuna kaniiyiz. Bundan önce bu tip <strong>uydurmalardan “Şeyh Ahmed vasiyetnamesi”</strong> hakkında bir şeyler yazmıştık. Şimdi de onun kadar yaygın ikinci bir uydurmaya dikkat çekmek istedik. Çünkü bu ikincisi birileri tarafından kitapçık halinde piyasaya sürülmüş durumda.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">Bal tefsiri Hz. Ali’nin bir cenk dönüşü ziyaretine gelen arkadaşlarının kendilerine ikram edilen bal içinde bir kıl görmeleri, Hz.Ömer’in tavsiyesi üzerine âşıkların koşmalarına benzer şekilde bala, tasa ve kıla dair bir şeyler söylemeleri ve bunların yaptığı bu yorumların okunup, okutulması sonucu akıl almaz sevaplar bahşedilmesidir.</span></p><p></p><p></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'">BAL TEFSİRİNİN METNİ</span></strong></p><p></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">“Bir gün Hz Ali efendimiz savaştan gelir. Hz Ebubekir, Hz Ömer, Hz Osman efendimiz, Hz Ali’nin hanesine geldiler. (Gazan mübarek olsun Allah’ın Arslanı dediler.) Hz Ali misafirlerine bir kalaylı tasla bal getirip “buyurun” dedi.</span></span></p><p> <span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"></span></span></p><p></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Hz Ali mübarek elini uzattı ve gördü ki balın içinde bir kıl var, kılı almak istedi. Hz Ömer kılı aldırmadı ve dedi ki, "bizler Resül-ü Ekrem’in vezirleriyiz. Hz Fatma belki bizleri tecrübe için koymuştur. Dördümüz üçer tefsir edelim" ve birden Hz Ebubekir buyurdu:</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> -Namaz Kılanların kalbi nurludur bu tastan, dünya endişesini gönlüne getirmeden namaz kılmak tatlıdır bu baldan. Türlü mehrukattan pak olup Cenab-I Hakka teveccüh etmek incedir bu kıldan.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz Ömer buyurdu;</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> -Misafir seven hane sahibinin kalbi nurludur bu tastan. Misafirlerle sohbet etmek tatlıdır bu baldan, misafirlerin kalbi incedir bu kıldan.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz Osman buyurdu;</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> -Âlimlerin kalbi nurludur bu tastan, âlimlerle sohbet etmek tatlıdır bu baldan, Kuran-ı Kerim’in manası incedir bu kıldan.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz Ali buyurdu;</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> -Gazaya giden gazilerin kalbi nurludur bu tastan, kâfirlerle cenk etmek tatlıdır bu baldan, kul hakkını yemeden haneye dönmek incedir bu kıldan.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> Hz Fatma buyurdu;</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> -Erkeğini hoşnut eden kadının kalbi nurludur bu tastan, erkeğine cefa etmeden güzel güzel gezinmek tatlıdır bu baldan, kocasının hakkını yerine getirmek incedir bu kıldan.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> Ondan sonra Peygamber Efendimize haber verdiler. Ben de bir tefsir edeyim dedi ve buyurdu;</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> -Ümmetimin kalbi nurludur bu tastan, kevser şarabı tatlıdır bu baldan, Şeriatın yolu incedir bu kıldan.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> Ondan sonra Cenabı Hak, Cebrail Aleyhisselamı gönderdi oda buyurdu;</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> -Dostum ya Muhammed senin mührün nurludur bu tastan, yarın kıyamet gününde ümmetine şefaat etmek tatlıdır bu baldan, sırat köprüsü incedir bu kıldan.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> Peygamber efendimize el kaldırıp huzurunda dua ettiler, yarabbi bu bal tefsirini okuyanlara ve dinleyenlere İKİYÜZ peygamber sevabını senden dilerim. Cihan yari güzim efendilerimizde ÂMİN dediler.</span></span></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'"> </span></span></p><p></p><p><span style="color: black"><span style="font-family: 'Verdana'">Hak Tealanın hitabı geldi: “ya Muhammed! her kim bu bal tefsirini okursa yahut yazdırıp yanında taşırsa ve yahut yazdırıp ümmetine hediye ederse İzzeti Celalim hakkı için ben o kimselere iki yüz peygamber sevabını veririm buyurdu.</span></span><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">Şimdi gelelim tenkitlerimize: </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">1-<strong> Kaynağı yoktur: </strong>Bal tefsirinin girişinde: “Ey cennet yolcusu kardeş! Bal tefsiri hakkında şöyle rivayet edilmektedir” diyor. Ama ortada <strong>kimin, nerede, kimden, hangi kitaplarda, hangi senetlerle rivayet edildiğine</strong> dair hiçbir şey belirtilmemektedir. </span><span style="font-family: 'Verdana'">Zaten kimse de kaynağını sorma zahmetinde bulunmamaktadır. <strong>Bir soğanı, salatalığı bile alırken inceleyen insanımızın dini meselelerde bu hassasiyetin zekatını dahi göstermemesi ayrı bir vahamettir.</strong></span><strong><span style="font-family: 'Verdana'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"></span></strong><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">2-Bal tefsirine göre Hz. Ali bir “<strong>gazaya</strong>” gidiyor. Hangi gaza belli değil, tabii niye sadece kendisinin gittiği de bilinmiyor.</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">3-Yemeğin içine düşen alelade bir kılın <strong>“imtihan vesilesi” </strong>olduğu kanaati da pek acaib... Bununla topluma ne verilmek isteniyor? Demek ki, bir misafirliğe gittiğinizde böyle bir durumla karşılaşırsanız, hemen bir hikmeti olduğunu düşünüp, sofraya dair kafiyeli bir şeyler söylemeli...</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">4-“Kim bu tefsiri(!) alır, okutur ve yayarsa 224.000 veya 200 bin peygamberin sevabı bahşedileceği” yazılmaktadır. Zaten bu tip kâğıtların ortak özelliği de bol keseden dağıtılan bu sevaplardır. Çünkü meselenin en can alıcı noktası budur. Şu kâğıdı fotokopi ile dağıttığınızı düşünün, artık din adına bir şey yapmanız gerekmez...</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Cemiyette dine yönelen ilgiyi bundan güzel sabote edemezsiniz. Tebliğ, hizmet, cihad, infak, dini neşir davasını omuzlama, nesle sahip çıkma ve bunlar gibi dinin müeyyidatına hiç gerek kalmamıştır. Zira bu kâğıt her şeye kafi ve vafidir. </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">Muhterem hocamız<strong> Prof. Yaşar Kandemir “Mevzu Hadisler” </strong>adlı kıymetli eserinde diyor ki: <strong>“İslamın yanlış anlaşılmasında iyi niyetle hadis uyduran Müslümanların da büyük tesirleri olmuştur. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde görülen tergib ve terhib ifadeleri insanları ne aşırı bir ümide kaptıracak, ne de ye’se düşürecek ölçüdedir. Fakat bunların icad ettikleri sözlerin herhangi bir ölçüsü bulunmadığı için Müslümanlar ya hudutsuz bir af ve merhamet ümidi ile dini ihmal etmeye veya aşırı bir ahiret ve azab korkusuyla dünyayı ve dünyevi vazifeleri terk etmeye sevk edilmiştir.” </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>İşte bal tefsirinin faydaları</strong>:</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">1–224 bin peygamber sevabı</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">2-Darlık görülmeyeceği</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">3-Fakirliğe düşülmeyeceği</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">4-Ölürken imanla gitmeye sebep olduğu</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">5-Kaza ve belalardan muhafaza olunacağı...</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">“Halk tarafından aşk ile okuna geldiğini” bildirdiği bal tefsiri hakkında <strong>Yusuf Tavaslı</strong> üstadımız sonunda şu ilginç kanaatini söyleyerek meseleye son noktayı koyuyor: “Şu bal tefsirini okuyan kimsenin herhangi bir kaybı olur mu?” El cevap: “Bana göre olmaz.” </span></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">A hocaefendi! Tarihte senin gibi düşünen bir sürü zahid bir sürü hadis uydurmadı mı?* Onlar da aynı basit mantıkla meseleye yaklaşmadı mı?** “Okuyan kimse bazı İslami faziletleri öğreniyormuş” Güler misin ağlar mısın?</span><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">Sonuç olarak diyebiliriz ki <strong>bal tefsiri hiçbir fazileti olmayan bir yalandır. Ve yalancının mumu ancak yatsıya kadar yanar. İslam ve ilim şafağının doğuşu ile silinmeye mahkûmdur. Elverir ki biz insanımıza doğru bilgileri doğru bir şekilde anlatabilelim.</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>Dipnotlar: </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">*Ünlü hadis uydurucularından meşhur abid <strong>Meysere bin Abdürrabbih</strong> öleceği sırada kendisine “Allah’ın rahmetinden ümitvar ol” dediklerinde “Nasıl olmam” demişti. <strong>“Hz. Ali’nin faziletlerine dair yetmiş hadis uydurdum” </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">Meşhur muhaddis <strong>Abdulhay el Leknevi</strong> (v:1886) “El Asar-ul Merfua Fil Ahbar-il Mevzua” adlı eserini haftanın ve senenin muhtelif gün ve gecelerinde kılınması tavsiye edilen namazlar hakkındaki mevzu hadisleri tenkit etmek için yazarken, Tavaslı’ya göre boş yere uğraşıyordu... Zira ona göre madem halk yalan yanlış da olsa bir şeyler öğreniyordu, varsın uydurma bir rivayet olsundu. Varsın din düşmanları bu tip rivayetleri sıralayarak bir sürü insanın kafasını çelsindi. </span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">** Böyle uydurmalarla dolu bir kitabı bu vesile ile nazarınıza arz etmek istiyorum. Kitabın ismi: <strong>“İslam’a Göre Cinsel Meseleler” </strong>yazarı<strong>: “</strong>Abdullah Aydın<strong>... </strong>Mektup Dergisinde(Sayı–176)kısa bir değerlendirme ve tenkidini yapan Sayın <strong>Emine Şenlikoğlu</strong> ateist yazarlara şöyle demekten kendini alamıyor<strong>: “Sizin yazmanıza gerek yok. İslami saha denilen ama İslamla ilgisi olmayan sahadaki hurafeler sizin yapacağınız kötülüğün on mislini yapmaktadır.”</strong></span><strong><span style="font-family: 'Verdana'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Verdana'"></span></strong><span style="font-family: 'Verdana'">İşte kitaptaki uydurma iki hadis<strong>: “</strong>Cennet ehlinden bir erkek 500 huri,400 bin kız ve 8000 tanede dul ile evlenir. Onların her birisi ile eğlenmesi ve geçirdiği zaman dünyada geçirdiği hayat kadardır.”sf:391</span><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">“Karısına kul olan yüzüstü sürünsün. Karısının isteklerine uyan bir erkek onun kölesi durumuna düşer ki, böyle bir erkek lanet edilmeye layıktır.”sf:193<strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong>KAYNAKLAR</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'"><strong></strong>1-Mevzu Hadisler-Yaşar Kandemir-Diyanet Yayınları- Ankara–1975</span></p><p><span style="font-family: 'Verdana'">2-Dinde Yabancılaşma Ve Yozlaşma- Abdülhakim Yüce-Feza Gazetecilik A.Ş. Yayınları</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 107935, member: 1"] [b]Bal Tefsirine Reddiye[/b] hamza kardeşimiz masumane gördüğünü aktarmış. Yapdığım araştırmada bunun bir cok forumda var olduğunu ancak hicbirininde kaynak ggostermediğini gördüm. Bunun yanı sıra bel tefsirine reddiye isimli yazıyı size aktarmak istedim. Hakikati ancak Allah bilir..[B] BAL TEFSİRİNE REDDİYE[/B] [FONT=Verdana]Cehalet ortamı her türlü ayrık otunun bittiği bir vasattır. Orada his akla, vehim fikre, hayal hakikate galebe çalar. Senelerdir asli kaynaklarından din ve diyaneti öğrenemeyen bir toplumda bidat ve hurafelerin revacını garip karşılamamak gerekir. Yapılacak iş ahesterevliğe son vermek ve yitirdiği cenneti arayan insanımıza el uzatmaktır.[/FONT][FONT=Verdana] Hem insanlar için hayallerin cazibesi çoğu zaman hakikatin yalınlığına galebe çalar.[B] İbn-i Kuteybe’nin[/B] dediği gibi [B]“Halk aklın kabul etmediği acaib hikâyeler anlatan vaizleri dinlemekten çok hoşlanır.” [/B]Ondandır ki, her devirde eğlenceli hikâye ve masalları sert hakikatlerden, kuru kanunlardan ve sahih hadislerden daha çok tasvip eden halk kıssacıların etrafına toplana gelmiştir. İşte iki tarihi misal: Şair [B]Külsüm bin Arr el Attabi[/B] (Ö:835) bir gün mescitte kendini dinleyenlere şu sözleri hadis diye nakletmişti: [B]“Dilini burnunun ucuna dokundurabilen kimse cehenneme girmeyeceğinden emin olabilir.”[/B] Bunun üzerine bütün cemaat cennetlik olup olmadıklarını denemeye girişmişti. [B]Kasımi[/B] “Kavaid-üt Tahdis” kitabında naklediyor: “Mısır’da Mescid-ül Hüseyn’de halkın kendisini çepeçevre kuşattığı bir vaiz içinde dua yazılı olan küçük bir kâğıdı etrafındakilere göstererek [B]“Bunda Musa’nın(as) duası vardır. Bunu her kim okursa ve yanında taşırsa üzerinden farz namazlar sakıt olur.(düşer)”[/B]diye bağırmaktaydı. Ne tuhaftır ki, onun bu payansız cüreti üzerinde bir an bile tefekkür etmeyen ve mahşeri andıran kalabalıklığıyla bu topluluk ellerinde hazırladıkları paralarla, kendilerini namaz külfetinden kurtaracak bu sihirli duayı bir an önce alabilmek için yarışıyordu.” Günümüzde de durum pek farklı değil. İnsan, Büyük Sahabe [B]Ebu Derda[/B]’nın(V:652) şu sözünü hatırlamadan edemiyor:[B] “Cemaatle kılınan namazdan başka Hz. Peygamber(sav) devrini hatırlatan hiçbir şey kalmadı.” [/B] Halk arasında yerleşen, cehaletin beslediği, taklidin yaydığı bu tip hurafelerle mücadelenin bir vecibe olduğuna kaniiyiz. Bundan önce bu tip [B]uydurmalardan “Şeyh Ahmed vasiyetnamesi”[/B] hakkında bir şeyler yazmıştık. Şimdi de onun kadar yaygın ikinci bir uydurmaya dikkat çekmek istedik. Çünkü bu ikincisi birileri tarafından kitapçık halinde piyasaya sürülmüş durumda. Bal tefsiri Hz. Ali’nin bir cenk dönüşü ziyaretine gelen arkadaşlarının kendilerine ikram edilen bal içinde bir kıl görmeleri, Hz.Ömer’in tavsiyesi üzerine âşıkların koşmalarına benzer şekilde bala, tasa ve kıla dair bir şeyler söylemeleri ve bunların yaptığı bu yorumların okunup, okutulması sonucu akıl almaz sevaplar bahşedilmesidir.[/FONT] [B][FONT=Verdana]BAL TEFSİRİNİN METNİ[/FONT][/B] [COLOR=black][FONT=Verdana]“Bir gün Hz Ali efendimiz savaştan gelir. Hz Ebubekir, Hz Ömer, Hz Osman efendimiz, Hz Ali’nin hanesine geldiler. (Gazan mübarek olsun Allah’ın Arslanı dediler.) Hz Ali misafirlerine bir kalaylı tasla bal getirip “buyurun” dedi. [/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Verdana]Hz Ali mübarek elini uzattı ve gördü ki balın içinde bir kıl var, kılı almak istedi. Hz Ömer kılı aldırmadı ve dedi ki, "bizler Resül-ü Ekrem’in vezirleriyiz. Hz Fatma belki bizleri tecrübe için koymuştur. Dördümüz üçer tefsir edelim" ve birden Hz Ebubekir buyurdu: -Namaz Kılanların kalbi nurludur bu tastan, dünya endişesini gönlüne getirmeden namaz kılmak tatlıdır bu baldan. Türlü mehrukattan pak olup Cenab-I Hakka teveccüh etmek incedir bu kıldan. Hz Ömer buyurdu; -Misafir seven hane sahibinin kalbi nurludur bu tastan. Misafirlerle sohbet etmek tatlıdır bu baldan, misafirlerin kalbi incedir bu kıldan. Hz Osman buyurdu; -Âlimlerin kalbi nurludur bu tastan, âlimlerle sohbet etmek tatlıdır bu baldan, Kuran-ı Kerim’in manası incedir bu kıldan. Hz Ali buyurdu; -Gazaya giden gazilerin kalbi nurludur bu tastan, kâfirlerle cenk etmek tatlıdır bu baldan, kul hakkını yemeden haneye dönmek incedir bu kıldan. Hz Fatma buyurdu; -Erkeğini hoşnut eden kadının kalbi nurludur bu tastan, erkeğine cefa etmeden güzel güzel gezinmek tatlıdır bu baldan, kocasının hakkını yerine getirmek incedir bu kıldan. Ondan sonra Peygamber Efendimize haber verdiler. Ben de bir tefsir edeyim dedi ve buyurdu; -Ümmetimin kalbi nurludur bu tastan, kevser şarabı tatlıdır bu baldan, Şeriatın yolu incedir bu kıldan. Ondan sonra Cenabı Hak, Cebrail Aleyhisselamı gönderdi oda buyurdu; -Dostum ya Muhammed senin mührün nurludur bu tastan, yarın kıyamet gününde ümmetine şefaat etmek tatlıdır bu baldan, sırat köprüsü incedir bu kıldan. Peygamber efendimize el kaldırıp huzurunda dua ettiler, yarabbi bu bal tefsirini okuyanlara ve dinleyenlere İKİYÜZ peygamber sevabını senden dilerim. Cihan yari güzim efendilerimizde ÂMİN dediler. [/FONT][/COLOR] [COLOR=black][FONT=Verdana]Hak Tealanın hitabı geldi: “ya Muhammed! her kim bu bal tefsirini okursa yahut yazdırıp yanında taşırsa ve yahut yazdırıp ümmetine hediye ederse İzzeti Celalim hakkı için ben o kimselere iki yüz peygamber sevabını veririm buyurdu.[/FONT][/COLOR][FONT=Verdana] Şimdi gelelim tenkitlerimize: 1-[B] Kaynağı yoktur: [/B]Bal tefsirinin girişinde: “Ey cennet yolcusu kardeş! Bal tefsiri hakkında şöyle rivayet edilmektedir” diyor. Ama ortada [B]kimin, nerede, kimden, hangi kitaplarda, hangi senetlerle rivayet edildiğine[/B] dair hiçbir şey belirtilmemektedir. [/FONT][FONT=Verdana]Zaten kimse de kaynağını sorma zahmetinde bulunmamaktadır. [B]Bir soğanı, salatalığı bile alırken inceleyen insanımızın dini meselelerde bu hassasiyetin zekatını dahi göstermemesi ayrı bir vahamettir.[/B][/FONT][B][FONT=Verdana] [/FONT][/B][FONT=Verdana] 2-Bal tefsirine göre Hz. Ali bir “[B]gazaya[/B]” gidiyor. Hangi gaza belli değil, tabii niye sadece kendisinin gittiği de bilinmiyor. 3-Yemeğin içine düşen alelade bir kılın [B]“imtihan vesilesi” [/B]olduğu kanaati da pek acaib... Bununla topluma ne verilmek isteniyor? Demek ki, bir misafirliğe gittiğinizde böyle bir durumla karşılaşırsanız, hemen bir hikmeti olduğunu düşünüp, sofraya dair kafiyeli bir şeyler söylemeli... 4-“Kim bu tefsiri(!) alır, okutur ve yayarsa 224.000 veya 200 bin peygamberin sevabı bahşedileceği” yazılmaktadır. Zaten bu tip kâğıtların ortak özelliği de bol keseden dağıtılan bu sevaplardır. Çünkü meselenin en can alıcı noktası budur. Şu kâğıdı fotokopi ile dağıttığınızı düşünün, artık din adına bir şey yapmanız gerekmez... [B]Cemiyette dine yönelen ilgiyi bundan güzel sabote edemezsiniz. Tebliğ, hizmet, cihad, infak, dini neşir davasını omuzlama, nesle sahip çıkma ve bunlar gibi dinin müeyyidatına hiç gerek kalmamıştır. Zira bu kâğıt her şeye kafi ve vafidir. [/B] Muhterem hocamız[B] Prof. Yaşar Kandemir “Mevzu Hadisler” [/B]adlı kıymetli eserinde diyor ki: [B]“İslamın yanlış anlaşılmasında iyi niyetle hadis uyduran Müslümanların da büyük tesirleri olmuştur. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde görülen tergib ve terhib ifadeleri insanları ne aşırı bir ümide kaptıracak, ne de ye’se düşürecek ölçüdedir. Fakat bunların icad ettikleri sözlerin herhangi bir ölçüsü bulunmadığı için Müslümanlar ya hudutsuz bir af ve merhamet ümidi ile dini ihmal etmeye veya aşırı bir ahiret ve azab korkusuyla dünyayı ve dünyevi vazifeleri terk etmeye sevk edilmiştir.” [/B] [B]İşte bal tefsirinin faydaları[/B]: 1–224 bin peygamber sevabı 2-Darlık görülmeyeceği 3-Fakirliğe düşülmeyeceği 4-Ölürken imanla gitmeye sebep olduğu 5-Kaza ve belalardan muhafaza olunacağı... “Halk tarafından aşk ile okuna geldiğini” bildirdiği bal tefsiri hakkında [B]Yusuf Tavaslı[/B] üstadımız sonunda şu ilginç kanaatini söyleyerek meseleye son noktayı koyuyor: “Şu bal tefsirini okuyan kimsenin herhangi bir kaybı olur mu?” El cevap: “Bana göre olmaz.” [/FONT] [FONT=Verdana]A hocaefendi! Tarihte senin gibi düşünen bir sürü zahid bir sürü hadis uydurmadı mı?* Onlar da aynı basit mantıkla meseleye yaklaşmadı mı?** “Okuyan kimse bazı İslami faziletleri öğreniyormuş” Güler misin ağlar mısın?[/FONT][FONT=Verdana] Sonuç olarak diyebiliriz ki [B]bal tefsiri hiçbir fazileti olmayan bir yalandır. Ve yalancının mumu ancak yatsıya kadar yanar. İslam ve ilim şafağının doğuşu ile silinmeye mahkûmdur. Elverir ki biz insanımıza doğru bilgileri doğru bir şekilde anlatabilelim.[/B] [B]Dipnotlar: [/B] *Ünlü hadis uydurucularından meşhur abid [B]Meysere bin Abdürrabbih[/B] öleceği sırada kendisine “Allah’ın rahmetinden ümitvar ol” dediklerinde “Nasıl olmam” demişti. [B]“Hz. Ali’nin faziletlerine dair yetmiş hadis uydurdum” [/B] Meşhur muhaddis [B]Abdulhay el Leknevi[/B] (v:1886) “El Asar-ul Merfua Fil Ahbar-il Mevzua” adlı eserini haftanın ve senenin muhtelif gün ve gecelerinde kılınması tavsiye edilen namazlar hakkındaki mevzu hadisleri tenkit etmek için yazarken, Tavaslı’ya göre boş yere uğraşıyordu... Zira ona göre madem halk yalan yanlış da olsa bir şeyler öğreniyordu, varsın uydurma bir rivayet olsundu. Varsın din düşmanları bu tip rivayetleri sıralayarak bir sürü insanın kafasını çelsindi. [/FONT] [FONT=Verdana]** Böyle uydurmalarla dolu bir kitabı bu vesile ile nazarınıza arz etmek istiyorum. Kitabın ismi: [B]“İslam’a Göre Cinsel Meseleler” [/B]yazarı[B]: “[/B]Abdullah Aydın[B]... [/B]Mektup Dergisinde(Sayı–176)kısa bir değerlendirme ve tenkidini yapan Sayın [B]Emine Şenlikoğlu[/B] ateist yazarlara şöyle demekten kendini alamıyor[B]: “Sizin yazmanıza gerek yok. İslami saha denilen ama İslamla ilgisi olmayan sahadaki hurafeler sizin yapacağınız kötülüğün on mislini yapmaktadır.”[/B][/FONT][B][FONT=Verdana] [/FONT][/B][FONT=Verdana]İşte kitaptaki uydurma iki hadis[B]: “[/B]Cennet ehlinden bir erkek 500 huri,400 bin kız ve 8000 tanede dul ile evlenir. Onların her birisi ile eğlenmesi ve geçirdiği zaman dünyada geçirdiği hayat kadardır.”sf:391[/FONT][FONT=Verdana] “Karısına kul olan yüzüstü sürünsün. Karısının isteklerine uyan bir erkek onun kölesi durumuna düşer ki, böyle bir erkek lanet edilmeye layıktır.”sf:193[B] KAYNAKLAR [/B]1-Mevzu Hadisler-Yaşar Kandemir-Diyanet Yayınları- Ankara–1975 2-Dinde Yabancılaşma Ve Yozlaşma- Abdülhakim Yüce-Feza Gazetecilik A.Ş. Yayınları[/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
bal tefsiri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst