Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Barla Lahikası
Barla Lahikası
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 566868" data-attributes="member: 1040028"><p><strong>Mesail-i müteferrika</strong></p><p></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #a52a2a"><strong><span style="font-family: 'arial'">BİRİNCİ MES'ELE: </span></strong></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #a52a2a"><strong><span style="font-family: 'arial'"></span></strong></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Sual: </span><span style="font-family: 'arial'">Salavatın bu kadar kesretle hikmeti ve salâtla beraber selâmı zikretmenin sırrı nedir?</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Elcevab: </span><span style="font-family: 'arial'">Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a salavat getirmek, tek başıyla bir tarîk-ı hakikattır. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm nihayet derecede rahmete mazhar olduğu halde, nihayetsiz salavata ihtiyaç göstermiştir. Çünki Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ümmetin dertleriyle alâkadar ve saadetleriyle nasîbedardır. Nihayetsiz istikbalde ebed-ül âbâdda nihayetsiz ahvale maruz ümmetin bütün saadetleriyle alâkadarlığının ihtiyacındandır ki, nihayetsiz salavata ihtiyaç göstermiştir.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Hem Resul-i Ekrem hem abd, hem resul olduğundan ubudiyet cihetiyle salât ister, risalet cihetiyle selâm ister ki; ubudiyet halktan Hakk'a gider, mahbubiyet ve rahmete mazhar olur. Bunu </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺍَﻟﺼَّﻠﺎَﺓ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">ifade eder. Risalet Hak'tan halka bir elçiliktir ki, selâmet ve teslim ve memuriyetinin kabul ve vazifesinin icrasına muvaffakıyet ister ki, </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺳَﻠﺎَﻡ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">lafzı onu ifade ediyor.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Hem biz </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> lafzıyla tabir ettiğimizden diyoruz ki: Ya Rab! Yanımızda elçiniz ve dergâhınızda elçimiz olan reisimize merhamet et ki, bize sirayet etsin.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻰ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﻋَﺒْﺪِﻙَ ﻭَ ﺭَﺳُﻮﻟِﻚَ ﻭَ ﻋَﻠَٓﻰ ﺍَﻟِﻪِ ﻭَ ﺻَﺤْﺒِﻪِٓ ﺍَﺟْﻤَﻌِﻴﻦَ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span><span style="color: #a52a2a"><strong></strong></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #a52a2a"><strong><span style="font-family: 'arial'">İKİNCİ MES'ELE: </span></strong></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em></em><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'arial'">(Bir kardeşimizin uzun bir sualine kısa bir cevabdır)</span></span><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Eğer desen: </span><span style="font-family: 'arial'">Nedir şu tabiat ki, ehl-i dalalet ve gaflet ona saplanmışlar, küfr ü küfrana girip, ahsen-i takvimden esfel-i safilîne sukut etmişler?</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Elcevab: </span><span style="font-family: 'arial'">Tabiat namı verdikleri şey; şeriat-ı fıtriye-i kübra-yı İlahiyedir ki, mevcudatta zuhur eden ef'al-i İlahiyenin tanzim ve nizamını gösteren âdetullahın mecmu'-u kavanininden ibarettir. Malûmdur ki, kavanin umûr-u itibariyedir; vücud-u ilmîsi var, haricîsi yok. Gaflet veya dalalet saikasıyla Kâtib ve Nakkaş-ı Ezelî'yi tanımadıklarından, kitabı ve kitabeti kâtib ve nakşı nakkaş, kanunu kudret, mistarı masdar, nizamı nazzam, san'atı sâni' tevehhüm etmişler.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Nasılki bir vahşi ve insanların içtimaiyatını görmemiş bir adam muhteşem bir kışlaya girse, bir ordunun nizamat-ı maneviye ile muttarid hareketini temaşa etse, maddî ipler ile bağlı tahayyül eder. Veyahut o vahşi, muazzam bir câmi'e dâhil olsa görse ki, Müslümanların cemaat ve îdlerde muntazam, mübarek vaziyetlerini görse seyretse, maddî rabıtalarla bağlanmalarını tevehhüm eder.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Öyle de, vahşiden çok vahşi olan ehl-i dalaletin, cünud-u semavat ve arza mâlik olan Sultan-ı Ezel ve Ebed'in muhteşem kışlası olan şu kâinata ve Mabud-u Ezelî'nin mescid-i kebiri olan şu âleme girdikleri vakit; o Sultan'ın nizamatını tabiat namıyla yâd etse ve nihayet hikmetlerle meşhun şeriat-ı kübrasını, kuvvet ve madde gibi sağır ve kör ve camid, karmakarışık tezahürattan ibaret tahayyül etse, elbette ona insan demek değil, belki vahşi hayvan dahi denilmez. Çünki o tevehhüm ettiği tabiat için, geçen Sözler'de ve sair risalelerimde yüz yerde, dirilmeyecek bir surette o tabiat fikr-i küfrîsi öldürüldüğü ve Yirmiikinci Söz'de gayet kat'î bir surette isbat edildiği gibi; her zerrede, her sebebde bütün mevcudatı halk edecek bir kudret, bir ilim vermek, belki Vâcib-ül Vücud'un bütün sıfâtını onda kabul etmek gibi nihayetsiz muhal ender muhal bir dalalet, belki dalaletin divaneliğinden gelen manasız hezeyanlardır.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Elhasıl: O Sözlerde gayet kat'î bir surette isbat edilmiş ki; tabiatperest adam bir İlah-ı Vâhid'i kabul etmediği için, gayr-ı mütenahî ilahları kabul etmeye mecburdur. O ilahlar her birisi herşeye muktedir olmakla beraber, bütün ilahlara hem zıd, hem misil olarak şu kâinatın intizamı içinde birleşsin. Halbuki bir sineğin kanadından tut, tâ manzume-i şemsiyeye kadar hiçbir yerde bir sinek kanadı kadar şerike yer yoktur ki, parmak karıştırsın.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em></em><span style="font-size: 18px"><span style="color: #a52a2a"><span style="font-family: 'arial'">ﻟَﻮْ ﻛَﺎﻥَ ﻓِﻴﻬِﻤَٓﺎ ﺍَﻟِﻬَﺔٌ ﺍِﻟﺎَّ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻟَﻔَﺴَﺪَﺗَﺎ ﻓَﺴُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌَﺮْﺵِ ﻋَﻤَّﺎ ﻳَﺼِﻔُﻮﻥَ</span></span></span><em></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span><span style="font-family: 'arial'">ferman-ı kat'î, şirk ve iştirakin esasatını kat'î bir bürhanla keser.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span><strong><span style="color: #a52a2a"></span></strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><strong><span style="color: #a52a2a"><span style="font-family: 'arial'">ÜÇÜNCÜ MES'ELE: </span></span></strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><strong><span style="color: #a52a2a"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Küfür, manevî bir cehennemin çekirdeği olduğunu İkinci Söz'de ve Sekizinci Söz'de ve başka Sözler'de isbat edildiği gibi, maddî bir cehennem dahi onun meyvesidir. Cehennem'e duhûlüne sebeb olduğu gibi, Cehennem'in vücuduna dahi sebebdir. Zira küçük bir hâkim, küçük bir izzet, küçük bir gayret, küçük bir celali bulunsa; bir edebsiz ona dese: "Beni te'dib etmezsin ve edemezsin." Herhalde o yerde hapishane yoksa da, onun için bir hapishane icad edecek, onu içine atacaktır. Halbuki kâfir, Cehennem'i inkâr ile, nihayetsiz gayret ve izzet ve celal sahibi ve gayet büyük bir zâtı tekzib ve taciz ediyor, yalancılıkla ve acz ile ittiham ediyor. İzzetine şiddetli dokunuyor, celaline serkeşane ilişiyor. Elbette farz-ı muhal olarak Cehennem'in hiçbir sebeb-i vücudu bulunmazsa, o derece tekzib ve tacizi tazammun eden küfür için Cehennem'i halk edecek, o kâfiri içine atacaktır.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #a52a2a"><strong><span style="font-family: 'arial'">DÖRDÜNCÜ MES'ELE: </span></strong></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #a52a2a"><strong><span style="font-family: 'arial'"></span></strong></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Eğer desen: </span><span style="font-family: 'arial'">Ne için ehl-i küfür ve dalalet dünyada ehl-i hidayete galib oluyor?</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Elcevab: </span><span style="font-family: 'arial'">Çünki küfrün divaneliğiyle ve dalaletin sarhoşluğuyla ve gafletin sersemliğiyle ebedî elmasları satın almak için verilen letaif ve istidadat-ı insaniye sermayesini, fâni şişelere, soğuk buzlara veriyor. Elbette ham cam ve camid cemed, elmas fiyatıyla alındığı için, en a'lâ cam ve en eclâ cemed alınır.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Bir vakit elmasçı zengin bir adam divane olur, çarşıya gider, beş paralık cam parçasına beş altun verir. O zengin divaneye, herkes en iyi camlarını alır ona verir, hattâ çocuklar da güzel buz parçalarını ona veriyor, birer altun alıyorlardı.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Hem bir vakit bir padişah sarhoş olur, çocukların içine girer, onları vükela ve ümera-yı askeriye zanneder. Şâhane emir verir, çocukların hoşuna gider, iyi itaat ettiklerinden güzelce bir eğlence yapar.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">İşte küfür bir divaneliktir, dalalet bir sarhoşluktur, gaflet bir sersemliktir ki; bâki meta' yerine fâni meta'ı alır. İşte şu sırdandır ki, ehl-i dalaletin hissiyatları şiddetlidir. İnadı, hırsı, hasedi gibi herşeyi şediddir. Bir dakika meraka değmeyen bir şeye, bir sene inad eder.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Evet küfrün divaneliğiyle, dalaletin sekriyle, gafletin şaşkınlığıyla fıtraten ebedî ve ebed müşterisi olan bir latife-i insaniye sukut eder; ebedî şeyler yerine fâni şeyler alır, yüksek fiyat verir. Fakat mü'minde dahi bir maraz-ı asabî bulunuyor veya maraz-ı kalbî var. O dahi ehl-i dalalet gibi, ehemmiyetsiz şeylere ziyade ehemmiyet verir. Lâkin çabuk kusurunu anlar, istiğfar eder, ısrar etmez.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻟﺎَ ﺗُﺆَﺍﺧِﺬْﻧَﺎ ﺍِﻥْ ﻧَﺴِﻴﻨَٓﺎ ﺍَﻭْ ﺍَﺧْﻄَﺎْﻧَﺎ</span></span></span><em></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><strong><span style="color: #a52a2a"><span style="font-family: 'arial'">BEŞİNCİ MES'ELE: </span></span></strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><strong><span style="color: #a52a2a"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></strong></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Mühim bir sırr-ı âyet:</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan mecmuu mu'cize olduğu gibi, her bir suresi dahi bir mu'cize, hattâ pek çok âyetlerin herbirisi birer mu'cize veya bir lem'a-yı i'cazı gösterir bir tarzdadır. Meselâ, Sahabeden bahseden âhir-i Sure-i Feth olan âyeti ki</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠَّﻪِ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">dan başlar, bütün huruf-u hecaiyeyi tazammun etmekle beraber, sahabenin tabakat-ı meşhuresinin ki Ashab-ı Bedir, Şüheda-i Uhud, Ashab-ı Suffa, Ehl-i Biat-ı Rıdvan gibi şöhretgîr-i âlem tabakatın esmasının adedine işaret ediyor ve şu âyetten evvelki </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻫُﻮَ ﺍﻟَّﺬِٓﻯ ﺍَﺭْﺳَﻞَ ﺭَﺳُﻮﻟَﻪُ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">âyeti altmışüç harf olduğundan ömr-ü nebeviyeye işaret ettiği gibi, bahsettiğimiz âyetle beraber Ashab-ı Bedir ve Suffa ve Uhud ve Ehl-i Beyt-i Nebevî'nin adedini gösterir. İşte âhirdeki âyetin adedi ikiyüz altmıştır. Ashab-ı Bedir, Şüheda-yı Uhud ile beraber, Bedir ile Uhud Şühedasından bulunan bir tek sayılmak, hem isimleri bir olanlar bir sayılmak şartıyla ikiyüz altmıştır.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Aynı âyetteki hurufat gibi Ashab-ı Bedir, Ashab-ı Suffa ile söylediğimiz şart ile beraber, ikiyüz altmışdört eder. Âyetten dört fazladır ki, Hulefa-yı Erbaa veya Hamse-i Âl-i Abâ'dan dördüne işaret vardır. Âyette herbir harfin ne kadar tekerrür ettiği ve Ashab-ı Bedir ve Uhud ve Suffa'nın esmasına ne derece muvafık aded göstermesine, gelecek hurufata dikkat et:</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Hemze lafzî (9) gayr-ı melfuzu (15) muvafık geliyor. </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺏ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (4)</span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'"> ﺕ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (8)</span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'"> ﺙ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (2 ) muvafık, </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺝ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (8 ) muvafık, </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺡ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">(3) </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺥ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (10)</span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'"> ﺩ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (6) </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺫ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (3) muvafık, </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺭ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">(16 ) muvafık, </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺯ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">(6 ) muvafık. Uhud ve Suffa'dan </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺱ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (7 ) muvafık, Suffa'dan </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺵ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (2 ) muvafık, Suffa'dan </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺹ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (2 ) muvafık, Bedir'den </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺽ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (2 ) muvafık, Suffa'dan </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻁ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (1) </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻅ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">(3 ) Uhud'da Abadile-i Seb'a, Hulefa-yı Selâse </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻉ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (10 ) muvafık, Suffa'dan </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻍ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (6)</span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'"> ﻑ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (14) </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻕ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (1) muvafık, Bedir'de </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻙ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (6)</span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'"> ﻝ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (34) </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻡ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (24 ) muvafık, </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻥ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (16 ) muvafık, </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻫـ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (16) </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻭ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (15) </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻯ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (12) muvafık, </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻟﺎ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'"> (2 ) elif (18) muvafık.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">İşte şu hurufatın yarısı Ashab-ı Bedir ve Suffa ve Uhud'da muvafık gelmesiyle gösteriyor ki, gayr-ı muvafık olanlar başka tabakatın adedine muvafıktır. Meselâ, Ehl-i Biat-ı Rıdvan gibi tabakat-ı meşhureye.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Hem cây-ı dikkattir ki:</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺛُﻢَّ ﺍَﻧْﺰَﻝَ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻣِﻦْ ﺑَﻌْﺪِ ﺍﻟْﻐَﻢِّ ﺍَﻣَﻨَﺔً ﻧُﻌَﺎﺳًﺎ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">âyetinde şu âyet gibi, bütün huruf-u hecaiyeyi tazammun etmiş. Fakat bunun aksine olarak, o hurufatın tekraratı acib bir tarz-ı münasebettedir. Şu âyet ise birbirine bakmıyor. Kardeş kardeşine muvafık gelmiyor. Demek şu âyetteki hurufatın vazifesi, âyetin manasını teyid ederek, bahsettiği sahabelerin esmasına bakıyorlar. Evet şu âyet-i kerime cümleleriyle gösterdiği aynı hükmü yine kelimeleriyle, hurufatıyla aynı manaya işaret eder. Meselâ, şu âyetin hurufatları Ashaba baktıkları gibi, kayıdları da Ashabın sıfât-ı meşhuresine bakar. O sıfâtı göstermekle, o sıfât sahiblerine parmak basıyorlar.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Meselâ: </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻭَﺍﻟَّﺬِﻳﻦَ ﻣَﻌَﻪُ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">daki maiyet-i hâssa, sohbet-i mahsusayı zikretmekle Ebu Bekir-is Sıddık'ın medar-ı fahri ve şöhreti olan maiyet-i hâssa ile başına parmak basıyor.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺍَﺷِﺪَّٓﺍﺀُ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻜُﻔَّﺎﺭِ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">şiddet-i hamiyet-i İslâmiye ile küffara galebe-i kat'iyyesi ile şöhret-şiar olan Hazret-i Ömer'i âyine gibi gösterir.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺭُﺣَﻤَٓﺎﺀُ ﺑَﻴْﻨَﻬُﻢْ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">şefkat-i rahîmane ile meşhur-u enam olan Hazret-i Osman-ı Zinnureyn'e parmak basıyor.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺗَﺮَﻳﻬُﻢْ ﺭُﻛَّﻌًﺎ ﺳُﺠَّﺪًﺍ</span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">kaydıyla, rüku' ve secdede devam ve kesrette meşhur olan Hazret-i Aliyy-il Murtaza'ya işaret ediyor.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻳَﺒْﺘَﻐُﻮﻥَ ﻓَﻀْﻠﺎً ﻣِﻦَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻭَ ﺭِﺿْﻮَﺍﻧًﺎ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">cümlesiyle Ehl-i Biat-ı Rıdvan'a, </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺳِﻴﻤَﺎﻫُﻢْ ﻓِﻰ ﻭُﺟُﻮﻫِﻬِﻢْ ﻣِﻦْ ﺍَﺛَﺮِ ﺍﻟﺴُّﺠُﻮﺩِ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">Ashab-ı Suffa'ya, </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺫَﻟِﻚَ ﻣَﺜَﻠُﻬُﻢْ ﻓِﻰ ﺍﻟﺘَّﻮْﺭَﻳﺔِ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">fukaha ve ülema-i Sahabeye, </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻭَﻣَﺜَﻠُﻬُﻢْ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺎِﻧْﺠِﻴﻞِ </span></span></span><em><span style="font-family: 'arial'">Ashab-ı Huneyn ve Feth, Uhud ve Bedir'deki Sahabelerin namdar yiğitlerine işaret ettiği gibi, Enbiyadan sonra benî-Âdem içinde en yüksek, en namdar, en mümtaz olan Sahabelerin medar-ı rüchaniyetleri, menşe'-i imtiyazları ve maden-i meziyetleri olan secaya-yı sâmiye ve ahlâk-ı âliye ve muamelât-ı galiyeye o mezkûr kayıdlar ve sıfatlarla işaret ediyor. </span><span style="font-family: 'arial'">O kayıdlarla diyor ki:</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Sahabelerin halka karşı vaziyetleri: Düşmanlarına şediddirler ve dostlarına ve mü'minlere rahîmdirler. Cenab-ı Hakk'a karşı rüku' ve secdede kemal-i itaattadırlar. Her işlerinde Cenab-ı Hakk'ın rıza ve fazlını kasdederek kemal-i ihlastadırlar. </span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Hem Sahabelerin ilimde ve amelde ve siyasette ve askerlikte gösterdikleri fevkalâde metanet ve terakki ve sebat ve tefevvuku, maziden Tevrat ve İncil'i işhad ederek mu'cizane ve müstakbelden ibadet ve cihad vazifesinde hârikulâde hareketleri ihbar ederek mu'cizane mazi ve müstakbelde iki ihbar-ı gaybiye ile Sahabelerin i'cazkâr ahvalini haber vermekle, şu âyette bir lem'a-yı i'cazı gösterir ve âyetin daha başka çok işaretleri vardır. İzahı uzun olduğundan ve ihatamız nâkıs ve elimiz kısa bulunduğundan kısa kestik.</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">İşte madem şu âyet hem cümleleri, hem kelimeleri, hem hurufatıyla ayrı ayrı vazifeleri gördükleri halde, mana-yı maksudun etrafında toplanıp ona bakıyorlar. Acaba bilmediğimiz ve beyan etmediğimiz, şu âyetin daha çok esrar-ı acibeyi câmi' olduğu anlaşılmaz mı?</span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #a52a2a"><strong><span style="font-family: 'arial'">ALTINCI KÜÇÜK BİR MES'ELE: </span></strong></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="color: #a52a2a"><strong><span style="font-family: 'arial'"></span></strong></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Otuzüç aded Sözler'in ve otuzüç aded Mektublar'ın mecmuuna Risalet-ün Nur namı verilmesinin sırrı şudur ki: </span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'"></span></em></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><em><span style="font-family: 'arial'">Bütün hayatımda Nur kelimesi her yerde bana rastgelmiştir. Ezcümle karyem Nurs'tur, merhume vâlidemin ismi Nuriye'dir, Nakşî üstadım Seyyid Nur Muhammed'dir, Kàdirî üstadım Nureddin. Kur'an üstadlarımdan Nuri, talebelerimden benimle en ziyade alâkadarı Nur isimli bulunanlardır. Kitablarımı en ziyade izah ve tenvir eden Nur misalidir. Kur'an-ı Hakîm'deki en evvel aklıma, kalbime parlayan ve fikrimi meşgul eden </span></em><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺍَﻟﻠَّﻪُ ﻧُﻮﺭُ ﺍﻟﺴَّﻤَﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍﻟْﺎَﺭْﺽِ ﻣَﺜَﻞُ ﻧُﻮﺭِﻩِ ﻛَﻤِﺸْﻜَﻮﺓٍ </span></span></span></span></span><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"><span style="font-size: 12px"><em>âyetidir. Hem hakaik-i İlahiyede müşkilâtımın ekserîsini halleden esma-i hüsnadan Nur ism-i nuranisidir. Hem Kur'an'a şiddet-i sevk ve inhisar-ı hizmetim için hususî imamım Zinnureyn'dir.</em></span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'arial'"></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﻳَﺎ ﻧُﻮﺭَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻣُﻨَﻮِّﺭَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻣُﺼَﻮِّﺭَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻣُﻘَﺪِّﺭَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ٭</span></span></span></p><p><span style="color: #a52a2a"><span style="font-size: 18px"><span style="font-family: 'arial'">ﻭَﻳَﺎ ﻣُﺪَﺑِّﺮَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﺧَﺎﻟِﻖَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻧُﻮﺭًﺍ ﻗَﺒْﻞَ ﻛُﻞِّ ﻧُﻮﺭٍ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻧُﻮﺭًﺍ ﺑَﻌْﺪَ ﻛُﻞِّ ﻧُﻮﺭٍ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻧُﻮﺭًﺍ ﻓَﻮْﻕَ ﻛُﻞِّ ﻧُﻮﺭٍ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻧُﻮﺭًﺍ ﻟَﻴْﺲَ ﻣِﺜْﻠَﻪُ ﻧُﻮﺭٌ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻳَﺎ ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺎَﻣَﺎﻥُ ﺍﻟْﺎَﻣَﺎﻥُ ﺍَﺟِﺮْﻧَﺎ ﴿ﻭَ ﻋَﻠِﻰ﴾ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻨَّﺎﺭِ ﻭَ ﺍَﺩْﺧِﻠْﻨَﺎ ﴿ﻭَ ﺍَﺩْﺧِﻞْ ﻋَﻠِﻰ﴾ ﺍﻟْﺠَﻨَّﺔَ ﻣَﻊَ ﺍﻟْﺎَﺑْﺮَﺍﺭِ ﻭَ ﻧَﻮِّﺭْ ﻗُﻠُﻮﺑَﻨَﺎ ﻭَ ﻗَﻠْﺒَﻪُ ﻭَ ﻗُﺒُﻮﺭَﻧَﺎ ﻭَ ﻗَﺒْﺮَﻩُ ﺑِﺎَﻧْﻮَﺍﺭِ ﺍﻟْﺎِﻳﻤَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍَﻥِ ﻳَﺎ ﺭَﺣِﻴﻢُ ﻳَﺎ ﻏَﻔَّﺎﺭُ ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻰ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﺍﻟْﻤُﺨْﺘَﺎﺭِ ﻭَ ﺍَﻟِﻪِ ﺍﻟْﺎَﻃْﻬَﺎﺭِ ﻭَ ﺻَﺤْﺒِﻪِ ﺍﻟْﺎَﺧْﻴَﺎﺭِ ﺍَﻣِﻴﻦَ ﺍَﻣِﻴﻦَ ﺍَﻣِﻴﻦَ</span></span></span></p><p style="text-align: right"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><em><strong><span style="font-family: 'arial'"></span></strong></em></span></span></p> <p style="text-align: right"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><em><strong><span style="font-family: 'arial'"></span><span style="font-family: 'arial'">Said Nursî</span></strong></em></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 566868, member: 1040028"] [b]Mesail-i müteferrika[/b] [SIZE=3][COLOR=#000000][I][COLOR=#a52a2a][B][FONT=arial]BİRİNCİ MES'ELE: [/FONT][/B][/COLOR] [FONT=arial]Sual: [/FONT][FONT=arial]Salavatın bu kadar kesretle hikmeti ve salâtla beraber selâmı zikretmenin sırrı nedir? [/FONT] [FONT=arial]Elcevab: [/FONT][FONT=arial]Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a salavat getirmek, tek başıyla bir tarîk-ı hakikattır. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm nihayet derecede rahmete mazhar olduğu halde, nihayetsiz salavata ihtiyaç göstermiştir. Çünki Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ümmetin dertleriyle alâkadar ve saadetleriyle nasîbedardır. Nihayetsiz istikbalde ebed-ül âbâdda nihayetsiz ahvale maruz ümmetin bütün saadetleriyle alâkadarlığının ihtiyacındandır ki, nihayetsiz salavata ihtiyaç göstermiştir. [/FONT] [FONT=arial]Hem Resul-i Ekrem hem abd, hem resul olduğundan ubudiyet cihetiyle salât ister, risalet cihetiyle selâm ister ki; ubudiyet halktan Hakk'a gider, mahbubiyet ve rahmete mazhar olur. Bunu [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺍَﻟﺼَّﻠﺎَﺓ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]ifade eder. Risalet Hak'tan halka bir elçiliktir ki, selâmet ve teslim ve memuriyetinin kabul ve vazifesinin icrasına muvaffakıyet ister ki, [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺳَﻠﺎَﻡ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]lafzı onu ifade ediyor. [/FONT] [FONT=arial]Hem biz [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] lafzıyla tabir ettiğimizden diyoruz ki: Ya Rab! Yanımızda elçiniz ve dergâhınızda elçimiz olan reisimize merhamet et ki, bize sirayet etsin. [/FONT] [/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻰ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﻋَﺒْﺪِﻙَ ﻭَ ﺭَﺳُﻮﻟِﻚَ ﻭَ ﻋَﻠَٓﻰ ﺍَﻟِﻪِ ﻭَ ﺻَﺤْﺒِﻪِٓ ﺍَﺟْﻤَﻌِﻴﻦَ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] [/FONT][COLOR=#a52a2a][B] [FONT=arial]İKİNCİ MES'ELE: [/FONT][/B][/COLOR] [/I][SIZE=2][FONT=arial](Bir kardeşimizin uzun bir sualine kısa bir cevabdır)[/FONT][/SIZE][I][FONT=arial] [/FONT] [FONT=arial]Eğer desen: [/FONT][FONT=arial]Nedir şu tabiat ki, ehl-i dalalet ve gaflet ona saplanmışlar, küfr ü küfrana girip, ahsen-i takvimden esfel-i safilîne sukut etmişler? [/FONT] [FONT=arial]Elcevab: [/FONT][FONT=arial]Tabiat namı verdikleri şey; şeriat-ı fıtriye-i kübra-yı İlahiyedir ki, mevcudatta zuhur eden ef'al-i İlahiyenin tanzim ve nizamını gösteren âdetullahın mecmu'-u kavanininden ibarettir. Malûmdur ki, kavanin umûr-u itibariyedir; vücud-u ilmîsi var, haricîsi yok. Gaflet veya dalalet saikasıyla Kâtib ve Nakkaş-ı Ezelî'yi tanımadıklarından, kitabı ve kitabeti kâtib ve nakşı nakkaş, kanunu kudret, mistarı masdar, nizamı nazzam, san'atı sâni' tevehhüm etmişler. [/FONT] [FONT=arial]Nasılki bir vahşi ve insanların içtimaiyatını görmemiş bir adam muhteşem bir kışlaya girse, bir ordunun nizamat-ı maneviye ile muttarid hareketini temaşa etse, maddî ipler ile bağlı tahayyül eder. Veyahut o vahşi, muazzam bir câmi'e dâhil olsa görse ki, Müslümanların cemaat ve îdlerde muntazam, mübarek vaziyetlerini görse seyretse, maddî rabıtalarla bağlanmalarını tevehhüm eder. [/FONT] [FONT=arial]Öyle de, vahşiden çok vahşi olan ehl-i dalaletin, cünud-u semavat ve arza mâlik olan Sultan-ı Ezel ve Ebed'in muhteşem kışlası olan şu kâinata ve Mabud-u Ezelî'nin mescid-i kebiri olan şu âleme girdikleri vakit; o Sultan'ın nizamatını tabiat namıyla yâd etse ve nihayet hikmetlerle meşhun şeriat-ı kübrasını, kuvvet ve madde gibi sağır ve kör ve camid, karmakarışık tezahürattan ibaret tahayyül etse, elbette ona insan demek değil, belki vahşi hayvan dahi denilmez. Çünki o tevehhüm ettiği tabiat için, geçen Sözler'de ve sair risalelerimde yüz yerde, dirilmeyecek bir surette o tabiat fikr-i küfrîsi öldürüldüğü ve Yirmiikinci Söz'de gayet kat'î bir surette isbat edildiği gibi; her zerrede, her sebebde bütün mevcudatı halk edecek bir kudret, bir ilim vermek, belki Vâcib-ül Vücud'un bütün sıfâtını onda kabul etmek gibi nihayetsiz muhal ender muhal bir dalalet, belki dalaletin divaneliğinden gelen manasız hezeyanlardır. [/FONT] [FONT=arial]Elhasıl: O Sözlerde gayet kat'î bir surette isbat edilmiş ki; tabiatperest adam bir İlah-ı Vâhid'i kabul etmediği için, gayr-ı mütenahî ilahları kabul etmeye mecburdur. O ilahlar her birisi herşeye muktedir olmakla beraber, bütün ilahlara hem zıd, hem misil olarak şu kâinatın intizamı içinde birleşsin. Halbuki bir sineğin kanadından tut, tâ manzume-i şemsiyeye kadar hiçbir yerde bir sinek kanadı kadar şerike yer yoktur ki, parmak karıştırsın. [/FONT] [/I][SIZE=5][COLOR=#a52a2a][FONT=arial]ﻟَﻮْ ﻛَﺎﻥَ ﻓِﻴﻬِﻤَٓﺎ ﺍَﻟِﻬَﺔٌ ﺍِﻟﺎَّ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻟَﻔَﺴَﺪَﺗَﺎ ﻓَﺴُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌَﺮْﺵِ ﻋَﻤَّﺎ ﻳَﺼِﻔُﻮﻥَ[/FONT][/COLOR][/SIZE][I] [FONT=arial] [/FONT][FONT=arial]ferman-ı kat'î, şirk ve iştirakin esasatını kat'î bir bürhanla keser. [/FONT][B][COLOR=#a52a2a] [FONT=arial]ÜÇÜNCÜ MES'ELE: [/FONT][/COLOR][/B] [FONT=arial]Küfür, manevî bir cehennemin çekirdeği olduğunu İkinci Söz'de ve Sekizinci Söz'de ve başka Sözler'de isbat edildiği gibi, maddî bir cehennem dahi onun meyvesidir. Cehennem'e duhûlüne sebeb olduğu gibi, Cehennem'in vücuduna dahi sebebdir. Zira küçük bir hâkim, küçük bir izzet, küçük bir gayret, küçük bir celali bulunsa; bir edebsiz ona dese: "Beni te'dib etmezsin ve edemezsin." Herhalde o yerde hapishane yoksa da, onun için bir hapishane icad edecek, onu içine atacaktır. Halbuki kâfir, Cehennem'i inkâr ile, nihayetsiz gayret ve izzet ve celal sahibi ve gayet büyük bir zâtı tekzib ve taciz ediyor, yalancılıkla ve acz ile ittiham ediyor. İzzetine şiddetli dokunuyor, celaline serkeşane ilişiyor. Elbette farz-ı muhal olarak Cehennem'in hiçbir sebeb-i vücudu bulunmazsa, o derece tekzib ve tacizi tazammun eden küfür için Cehennem'i halk edecek, o kâfiri içine atacaktır. [/FONT] [COLOR=#a52a2a][B][FONT=arial]DÖRDÜNCÜ MES'ELE: [/FONT][/B][/COLOR] [FONT=arial]Eğer desen: [/FONT][FONT=arial]Ne için ehl-i küfür ve dalalet dünyada ehl-i hidayete galib oluyor? [/FONT] [FONT=arial]Elcevab: [/FONT][FONT=arial]Çünki küfrün divaneliğiyle ve dalaletin sarhoşluğuyla ve gafletin sersemliğiyle ebedî elmasları satın almak için verilen letaif ve istidadat-ı insaniye sermayesini, fâni şişelere, soğuk buzlara veriyor. Elbette ham cam ve camid cemed, elmas fiyatıyla alındığı için, en a'lâ cam ve en eclâ cemed alınır. [/FONT] [FONT=arial]Bir vakit elmasçı zengin bir adam divane olur, çarşıya gider, beş paralık cam parçasına beş altun verir. O zengin divaneye, herkes en iyi camlarını alır ona verir, hattâ çocuklar da güzel buz parçalarını ona veriyor, birer altun alıyorlardı. Hem bir vakit bir padişah sarhoş olur, çocukların içine girer, onları vükela ve ümera-yı askeriye zanneder. Şâhane emir verir, çocukların hoşuna gider, iyi itaat ettiklerinden güzelce bir eğlence yapar. [/FONT] [FONT=arial]İşte küfür bir divaneliktir, dalalet bir sarhoşluktur, gaflet bir sersemliktir ki; bâki meta' yerine fâni meta'ı alır. İşte şu sırdandır ki, ehl-i dalaletin hissiyatları şiddetlidir. İnadı, hırsı, hasedi gibi herşeyi şediddir. Bir dakika meraka değmeyen bir şeye, bir sene inad eder. [/FONT] [FONT=arial]Evet küfrün divaneliğiyle, dalaletin sekriyle, gafletin şaşkınlığıyla fıtraten ebedî ve ebed müşterisi olan bir latife-i insaniye sukut eder; ebedî şeyler yerine fâni şeyler alır, yüksek fiyat verir. Fakat mü'minde dahi bir maraz-ı asabî bulunuyor veya maraz-ı kalbî var. O dahi ehl-i dalalet gibi, ehemmiyetsiz şeylere ziyade ehemmiyet verir. Lâkin çabuk kusurunu anlar, istiğfar eder, ısrar etmez. [/FONT] [/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻟﺎَ ﺗُﺆَﺍﺧِﺬْﻧَﺎ ﺍِﻥْ ﻧَﺴِﻴﻨَٓﺎ ﺍَﻭْ ﺍَﺧْﻄَﺎْﻧَﺎ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I] [FONT=arial] [/FONT] [B][COLOR=#a52a2a][FONT=arial]BEŞİNCİ MES'ELE: [/FONT][/COLOR][/B] [FONT=arial]Mühim bir sırr-ı âyet: [/FONT] [FONT=arial]Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan mecmuu mu'cize olduğu gibi, her bir suresi dahi bir mu'cize, hattâ pek çok âyetlerin herbirisi birer mu'cize veya bir lem'a-yı i'cazı gösterir bir tarzdadır. Meselâ, Sahabeden bahseden âhir-i Sure-i Feth olan âyeti ki [/FONT] [/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠَّﻪِ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]dan başlar, bütün huruf-u hecaiyeyi tazammun etmekle beraber, sahabenin tabakat-ı meşhuresinin ki Ashab-ı Bedir, Şüheda-i Uhud, Ashab-ı Suffa, Ehl-i Biat-ı Rıdvan gibi şöhretgîr-i âlem tabakatın esmasının adedine işaret ediyor ve şu âyetten evvelki [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻫُﻮَ ﺍﻟَّﺬِٓﻯ ﺍَﺭْﺳَﻞَ ﺭَﺳُﻮﻟَﻪُ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]âyeti altmışüç harf olduğundan ömr-ü nebeviyeye işaret ettiği gibi, bahsettiğimiz âyetle beraber Ashab-ı Bedir ve Suffa ve Uhud ve Ehl-i Beyt-i Nebevî'nin adedini gösterir. İşte âhirdeki âyetin adedi ikiyüz altmıştır. Ashab-ı Bedir, Şüheda-yı Uhud ile beraber, Bedir ile Uhud Şühedasından bulunan bir tek sayılmak, hem isimleri bir olanlar bir sayılmak şartıyla ikiyüz altmıştır. [/FONT] [FONT=arial]Aynı âyetteki hurufat gibi Ashab-ı Bedir, Ashab-ı Suffa ile söylediğimiz şart ile beraber, ikiyüz altmışdört eder. Âyetten dört fazladır ki, Hulefa-yı Erbaa veya Hamse-i Âl-i Abâ'dan dördüne işaret vardır. Âyette herbir harfin ne kadar tekerrür ettiği ve Ashab-ı Bedir ve Uhud ve Suffa'nın esmasına ne derece muvafık aded göstermesine, gelecek hurufata dikkat et: [/FONT] [FONT=arial]Hemze lafzî (9) gayr-ı melfuzu (15) muvafık geliyor. [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺏ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (4)[/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial] ﺕ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (8)[/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial] ﺙ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (2 ) muvafık, [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺝ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (8 ) muvafık, [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺡ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial](3) [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺥ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (10)[/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial] ﺩ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (6) [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺫ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (3) muvafık, [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺭ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial](16 ) muvafık, [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺯ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial](6 ) muvafık. Uhud ve Suffa'dan [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺱ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (7 ) muvafık, Suffa'dan [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺵ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (2 ) muvafık, Suffa'dan [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺹ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (2 ) muvafık, Bedir'den [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺽ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (2 ) muvafık, Suffa'dan [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻁ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (1) [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻅ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial](3 ) Uhud'da Abadile-i Seb'a, Hulefa-yı Selâse [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻉ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (10 ) muvafık, Suffa'dan [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻍ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (6)[/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial] ﻑ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (14) [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻕ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (1) muvafık, Bedir'de [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻙ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (6)[/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial] ﻝ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (34) [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻡ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (24 ) muvafık, [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻥ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (16 ) muvafık, [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻫـ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (16) [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻭ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (15) [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻯ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (12) muvafık, [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻟﺎ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial] (2 ) elif (18) muvafık. [/FONT] [FONT=arial]İşte şu hurufatın yarısı Ashab-ı Bedir ve Suffa ve Uhud'da muvafık gelmesiyle gösteriyor ki, gayr-ı muvafık olanlar başka tabakatın adedine muvafıktır. Meselâ, Ehl-i Biat-ı Rıdvan gibi tabakat-ı meşhureye. [/FONT] [FONT=arial]Hem cây-ı dikkattir ki: [/FONT] [/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺛُﻢَّ ﺍَﻧْﺰَﻝَ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻣِﻦْ ﺑَﻌْﺪِ ﺍﻟْﻐَﻢِّ ﺍَﻣَﻨَﺔً ﻧُﻌَﺎﺳًﺎ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]âyetinde şu âyet gibi, bütün huruf-u hecaiyeyi tazammun etmiş. Fakat bunun aksine olarak, o hurufatın tekraratı acib bir tarz-ı münasebettedir. Şu âyet ise birbirine bakmıyor. Kardeş kardeşine muvafık gelmiyor. Demek şu âyetteki hurufatın vazifesi, âyetin manasını teyid ederek, bahsettiği sahabelerin esmasına bakıyorlar. Evet şu âyet-i kerime cümleleriyle gösterdiği aynı hükmü yine kelimeleriyle, hurufatıyla aynı manaya işaret eder. Meselâ, şu âyetin hurufatları Ashaba baktıkları gibi, kayıdları da Ashabın sıfât-ı meşhuresine bakar. O sıfâtı göstermekle, o sıfât sahiblerine parmak basıyorlar. [/FONT] [FONT=arial]Meselâ: [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻭَﺍﻟَّﺬِﻳﻦَ ﻣَﻌَﻪُ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]daki maiyet-i hâssa, sohbet-i mahsusayı zikretmekle Ebu Bekir-is Sıddık'ın medar-ı fahri ve şöhreti olan maiyet-i hâssa ile başına parmak basıyor. [/FONT] [/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺍَﺷِﺪَّٓﺍﺀُ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻜُﻔَّﺎﺭِ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]şiddet-i hamiyet-i İslâmiye ile küffara galebe-i kat'iyyesi ile şöhret-şiar olan Hazret-i Ömer'i âyine gibi gösterir. [/FONT] [/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺭُﺣَﻤَٓﺎﺀُ ﺑَﻴْﻨَﻬُﻢْ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]şefkat-i rahîmane ile meşhur-u enam olan Hazret-i Osman-ı Zinnureyn'e parmak basıyor. [/FONT] [/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺗَﺮَﻳﻬُﻢْ ﺭُﻛَّﻌًﺎ ﺳُﺠَّﺪًﺍ[/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]kaydıyla, rüku' ve secdede devam ve kesrette meşhur olan Hazret-i Aliyy-il Murtaza'ya işaret ediyor. [/FONT] [/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻳَﺒْﺘَﻐُﻮﻥَ ﻓَﻀْﻠﺎً ﻣِﻦَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻭَ ﺭِﺿْﻮَﺍﻧًﺎ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]cümlesiyle Ehl-i Biat-ı Rıdvan'a, [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺳِﻴﻤَﺎﻫُﻢْ ﻓِﻰ ﻭُﺟُﻮﻫِﻬِﻢْ ﻣِﻦْ ﺍَﺛَﺮِ ﺍﻟﺴُّﺠُﻮﺩِ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]Ashab-ı Suffa'ya, [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺫَﻟِﻚَ ﻣَﺜَﻠُﻬُﻢْ ﻓِﻰ ﺍﻟﺘَّﻮْﺭَﻳﺔِ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]fukaha ve ülema-i Sahabeye, [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﻭَﻣَﺜَﻠُﻬُﻢْ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺎِﻧْﺠِﻴﻞِ [/FONT][/SIZE][/COLOR][I][FONT=arial]Ashab-ı Huneyn ve Feth, Uhud ve Bedir'deki Sahabelerin namdar yiğitlerine işaret ettiği gibi, Enbiyadan sonra benî-Âdem içinde en yüksek, en namdar, en mümtaz olan Sahabelerin medar-ı rüchaniyetleri, menşe'-i imtiyazları ve maden-i meziyetleri olan secaya-yı sâmiye ve ahlâk-ı âliye ve muamelât-ı galiyeye o mezkûr kayıdlar ve sıfatlarla işaret ediyor. [/FONT][FONT=arial]O kayıdlarla diyor ki: Sahabelerin halka karşı vaziyetleri: Düşmanlarına şediddirler ve dostlarına ve mü'minlere rahîmdirler. Cenab-ı Hakk'a karşı rüku' ve secdede kemal-i itaattadırlar. Her işlerinde Cenab-ı Hakk'ın rıza ve fazlını kasdederek kemal-i ihlastadırlar. Hem Sahabelerin ilimde ve amelde ve siyasette ve askerlikte gösterdikleri fevkalâde metanet ve terakki ve sebat ve tefevvuku, maziden Tevrat ve İncil'i işhad ederek mu'cizane ve müstakbelden ibadet ve cihad vazifesinde hârikulâde hareketleri ihbar ederek mu'cizane mazi ve müstakbelde iki ihbar-ı gaybiye ile Sahabelerin i'cazkâr ahvalini haber vermekle, şu âyette bir lem'a-yı i'cazı gösterir ve âyetin daha başka çok işaretleri vardır. İzahı uzun olduğundan ve ihatamız nâkıs ve elimiz kısa bulunduğundan kısa kestik. [/FONT] [FONT=arial]İşte madem şu âyet hem cümleleri, hem kelimeleri, hem hurufatıyla ayrı ayrı vazifeleri gördükleri halde, mana-yı maksudun etrafında toplanıp ona bakıyorlar. Acaba bilmediğimiz ve beyan etmediğimiz, şu âyetin daha çok esrar-ı acibeyi câmi' olduğu anlaşılmaz mı? [/FONT] [COLOR=#a52a2a][B][FONT=arial]ALTINCI KÜÇÜK BİR MES'ELE: [/FONT][/B][/COLOR] [FONT=arial]Otuzüç aded Sözler'in ve otuzüç aded Mektublar'ın mecmuuna Risalet-ün Nur namı verilmesinin sırrı şudur ki: Bütün hayatımda Nur kelimesi her yerde bana rastgelmiştir. Ezcümle karyem Nurs'tur, merhume vâlidemin ismi Nuriye'dir, Nakşî üstadım Seyyid Nur Muhammed'dir, Kàdirî üstadım Nureddin. Kur'an üstadlarımdan Nuri, talebelerimden benimle en ziyade alâkadarı Nur isimli bulunanlardır. Kitablarımı en ziyade izah ve tenvir eden Nur misalidir. Kur'an-ı Hakîm'deki en evvel aklıma, kalbime parlayan ve fikrimi meşgul eden [/FONT][/I][COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺍَﻟﻠَّﻪُ ﻧُﻮﺭُ ﺍﻟﺴَّﻤَﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍﻟْﺎَﺭْﺽِ ﻣَﺜَﻞُ ﻧُﻮﺭِﻩِ ﻛَﻤِﺸْﻜَﻮﺓٍ [/FONT][/SIZE][/COLOR][/COLOR][/SIZE][COLOR=#000000][FONT=arial][SIZE=3][I]âyetidir. Hem hakaik-i İlahiyede müşkilâtımın ekserîsini halleden esma-i hüsnadan Nur ism-i nuranisidir. Hem Kur'an'a şiddet-i sevk ve inhisar-ı hizmetim için hususî imamım Zinnureyn'dir.[/I][/SIZE] [/FONT][/COLOR] [COLOR=#a52a2a][SIZE=5][FONT=arial]ﺍَﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﻳَﺎ ﻧُﻮﺭَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻣُﻨَﻮِّﺭَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻣُﺼَﻮِّﺭَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻣُﻘَﺪِّﺭَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ٭[/FONT] [FONT=arial]ﻭَﻳَﺎ ﻣُﺪَﺑِّﺮَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﺧَﺎﻟِﻖَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻧُﻮﺭًﺍ ﻗَﺒْﻞَ ﻛُﻞِّ ﻧُﻮﺭٍ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻧُﻮﺭًﺍ ﺑَﻌْﺪَ ﻛُﻞِّ ﻧُﻮﺭٍ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻧُﻮﺭًﺍ ﻓَﻮْﻕَ ﻛُﻞِّ ﻧُﻮﺭٍ ٭ ﻭَﻳَﺎ ﻧُﻮﺭًﺍ ﻟَﻴْﺲَ ﻣِﺜْﻠَﻪُ ﻧُﻮﺭٌ ٭ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻳَﺎ ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺎَﻣَﺎﻥُ ﺍﻟْﺎَﻣَﺎﻥُ ﺍَﺟِﺮْﻧَﺎ ﴿ﻭَ ﻋَﻠِﻰ﴾ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻨَّﺎﺭِ ﻭَ ﺍَﺩْﺧِﻠْﻨَﺎ ﴿ﻭَ ﺍَﺩْﺧِﻞْ ﻋَﻠِﻰ﴾ ﺍﻟْﺠَﻨَّﺔَ ﻣَﻊَ ﺍﻟْﺎَﺑْﺮَﺍﺭِ ﻭَ ﻧَﻮِّﺭْ ﻗُﻠُﻮﺑَﻨَﺎ ﻭَ ﻗَﻠْﺒَﻪُ ﻭَ ﻗُﺒُﻮﺭَﻧَﺎ ﻭَ ﻗَﺒْﺮَﻩُ ﺑِﺎَﻧْﻮَﺍﺭِ ﺍﻟْﺎِﻳﻤَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍَﻥِ ﻳَﺎ ﺭَﺣِﻴﻢُ ﻳَﺎ ﻏَﻔَّﺎﺭُ ﻭَ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠَﻰ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﺍﻟْﻤُﺨْﺘَﺎﺭِ ﻭَ ﺍَﻟِﻪِ ﺍﻟْﺎَﻃْﻬَﺎﺭِ ﻭَ ﺻَﺤْﺒِﻪِ ﺍﻟْﺎَﺧْﻴَﺎﺭِ ﺍَﻣِﻴﻦَ ﺍَﻣِﻴﻦَ ﺍَﻣِﻴﻦَ[/FONT][/SIZE][/COLOR] [RIGHT][COLOR=#000000][SIZE=3][I][B][FONT=arial] [/FONT][FONT=arial]Said Nursî[/FONT][/B][/I][/SIZE][/COLOR][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Barla Lahikası
Barla Lahikası
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst