Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
"""BaşBaĞLaR"""
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Fecir" data-source="post: 199504" data-attributes="member: 1005106"><p><strong>Hasan Karakaya</strong> - Vakit</p><p></p><p><a href="mailto:hasankarakaya@vakit.com.tr"><span style="color: #416088">hasankarakaya@vakit.com.tr</span></a> <p style="text-align: right">2010-07-04</p><p></p><p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><span style="font-size: 26px"><span style="color: red"><u><strong>Başbağlar...</strong></u></span></span></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Gitmesek de, görmesek de, o köy bizim köyümüz Birkaç gün önce, üzerinde “Kemaliye Başbağlar Köyü Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği” yazılı bir “mektup” aldım... İçini açınca gördüm ki, bu bir “davet mektubu”dur... Kemaliye Kaymakamı Metin Yılmaz, Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akpınar ve Başbağlar Köyü Dernek Başkanı Mehmet Aydın, Başbağlar’a davet ediyorlar... “Şehit olan 33 vatandaşımızın 17. anma yıldönümü münasabetiyle düzenlenecek olan töreni onurlandırmanızı dileriz” demişler... Eğer “Başbağlar’daki törene” katılamazsam, İstanbul Fatih’te Mihrimah Kültür Merkezi’nde, saat 17.0-19.00 arasında düzenlenecek “Hatim Duası ve Anma Programı”na katılmaya çalışacağım... “İşlerimin yoğunluğu” sebebiyle Başbağlar’a gitmem biraz zor... Ama, İstanbul’daki törene inşallah gitmeye çalışacağım... gidemesem de, “geldi” saysınlar... Çünkü, bedenim orada olmasa da, kalbim onlarla...</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">FAİLİ MALÛM “MEÇHUL”LER!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Bu nazik davetlerinden dolayı, Metin Yılmaz’a, Ali Akarpınar’a ve Mehmet Aydın’a teşekkür ederken, “17 yıl öncesi”nde ve sonrasında ne oldu, yeniden hatırlayalım istedim...</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">İnanın, “yoldaş-candaş medya”nın “propaganda taarruzu”na bakıp da, çılgına dönmemek mümkün değil... Sanki Madımak’ta ölenler “can”dır da, Başbağlar’da katledilenler “patlıcan”dır!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Bakın, ben bir “ayrımcılık” yapmıyorum... Önceki gün “Madımak’ta ölen 37 kişi”yi ve orada dönen “kirli tezgâhı” yazdım... Bugün de “Başbağlar Vahşeti”ni yazıyorum... Ama, bakıyorum da, “Madımak” diyenlerin hiçbiri, Başbağlar’ı ağzına almıyor!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Oysa ben, bütün “unutturulma” çabalarına rağmen, unutmayacağım Başbağlar’ı!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Evet, bugün Başbağlar’dan söz edeceğim...</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Madımak’a misilleme” olarak “yıkılan, yakılan” ve “haritadan silinen” Başbağlar’dan!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Sakallı”ların alnından, sakalsızların ise göğsünden “kurşunlanarak” öldürüldüğü “33 can”dan söz edeceğim...</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Öyle bir “vahşet” ki;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Bırakın “insan”ları, en “vahşi” ve en yırtıcı “hayvanlar” bile böylesini yapmaz!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Bana kalırsa;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Madımak yangını, aradan 17 yıl geçmesine rağmen, hâlâ “net deliller” elde edilememiş “faili meçhul” bir olaydır!.. Ne “kibrit”i çakan bellidir ne de “perde”yi tutuşturan!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Otelin içinde bulunduğu ve camdan dışarısını seyrediyor olduğu halde, otel kâtibi Ahmet Öztürk’ü, tam da “ensesinden vuran” kurşunların, kimin silahından çıktığı bile hâlâ meçhul!.. Oteldeki “eli silahlı kişi” kimdi, o da belli değil!!!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Ama;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Başbağlar katliamı” öyle mi ya?..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“İsimler” belli, “cisimler” de belli, ama her nasılsa tam 17 yıldır “meçhul”ler!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Niye?..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Çünkü, bizce malûm “birileri” girdi devreye ve “serbest” bıraktırdı o “eli kanlı katiller”i!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Sonra?..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Sonra “suçlu” oldukları anlaşıldı, haklarında “tutuklama” kararı verildi, ama iş işten geçti... Şimdi, ara ki bulasın!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Atı alan, çoktaaan Üsküdar’ı geçmiş, ortalıktan toz olmuştu!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Ne var ki;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Bunları “hatırlayan” yok!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Hatırlatan da!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Ama ben, unutmadım!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Unutturmayacağım da!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Hatırlatacağım hep, Madımak’ı her yıl gündeme getirip de, “Başbağlar katliamı”nı sürekli ve şuurlu olarak “es” geçenlere; </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Unutmayın;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Erzincan’da bir Başbağlar Köyü vardı!.. O köy de, diğer köyler gibi “bizim köyümüz”dü!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Gözlerini kan bürümüş eli kanlı katiller” tarafından yakıldı o köy!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">O köy;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Haritadan silindi!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“33 can” vahşice katledildi o köyde!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Günlerce “is” koktu yakılan evler!.. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Günlerce “kan” koktu topraklar!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Daha sonra “buldozerler” gelip, dümdüz ettiler köyü... Oluk oluk akan “kan”lar ve cayır cayır “yanan evler” toprak altında kaldı!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Evet, “vahşetin izleri” silindi!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“ACI TÜCCARLARI”</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Önceki günkü ve dünkü gazetelere baktım... Hemen hepsi, hem de geniş biçimde “Madımak’ın önündeki tören”den söz ediyordu.</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Kimi çıkmış, “Sivas’ın hesabını soracağız!.. Katiller bulunsun, hesap sorulsun!” diye slogan atmış, kimi de “İnsanları yakabilirsiniz, ama türküleri yakamazsınız!” şeklinde nutuklar çekmiş!.. Kimi de Madımak Oteli’nin “Aydınlanma Müzesi” yapılmasını istemiş!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Tamam, “acı”larına saygım var, ama ya Başbağlar?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Acaba; Başbağlar, o yüreklerin neresinde?..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“İnsan” olanın yüreği, bütün “ölüm”lere yanar, bütün “vahşet”lerde kanar!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">İyi de;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Başbağlar için ağlamayan yürek, nasıl bir yürektir?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Başbağlar’ı basıp; “kadın, çocuk, genç, ihtiyar” demeden tüm köylüleri evlerinden çıkarıp, “köy meydanı”nda katleden ve de bunu “planlı” olarak yapan “canileri” lânetlemeyen yürek, nasıl bir yürektir?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Ve de;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">O yüreği taşıyan insan, nasıl bir “insan”dır?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Demek ki;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Cana saygı” nutukları tam bir palavradır!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Demek ki;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Bunların “acılara saygı” duydukları filan yok!.. Yaptıkları, düpedüz “ölü istismarcılığı” ve de “acı tüccarlığı”dır!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Haa, unutmadan söyleyeyim;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Sivas’ın hesabı sorulacak” da, Başbağlar’ın hesabı sorulmayacak mı?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Evet;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">İnsanları boğazlayabilir, kurşunlayabilir ve hatta köylerini yakabilirsiniz, ama Sivas’la hiçbir ilgisi bulunmayan “masum insanlar”ın yüreklerinde taşıdığı inancı asla ortadan kaldıramazsınız!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin; “Başbağlar” deyince biz ne hissediyoruz?..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Biliyorum, birçoğunuz;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Sivas’a misilleme olarak 33 kişinin hunharca katledildiği bir köy” diyeceksiniz...</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Peki, sorarım size;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">5 köylünün “yakılarak”, geri kalan 28’inin “çeşitli işkenceler”den sonra kafalarına kurşun sıkılarak katledildiğini... Bununla da yetinmeyip “gözü dönmüş katiller”in, 191 evi ateşe verip, yerle bir ettiğini... Kinlerini “hayvan sürüleri”nin üzerine de kusan “iki ayaklı hayvan sürüsü”nün, köydeki ahırları da ateşe verip, hayvanları cayır cayır yaktığını!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Başbağlar’dan geriye;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Kurşunlar ve taşlarla paramparça edilmiş beyinler!.. Delik-deşik edilmiş gözler!.. Cayır cayır yakılan bedenler!.. Koparılıp bir kenara atılan kol ve bacaklar!” kaldığını, elbette biliyorsunuz... </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Peki, söyleyin Allah aşkına; </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Bu “acı”; bu “ızdırap” 17 yıl sonra bugün hâlâ yaşıyor mu yüreğinizde?..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Yoksa, küllenip gitti mi?..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Kim bilir, belki “5 Temmuz 1993”ün ne demek olduğunu da hepten unuttuk...</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Evet, evet, unuttuk!.. Hepimiz unuttuk!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Sivas” ve “Madımak” kelimeleri beynimize kazındı da, “Başbağlar”ı milletçe unuttuk!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Acı, ama gerçek;</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Başbağlar, sadece “harita”dan değil, “hafıza”larımızdan da silindi!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Bize bir hâller oldu dostlar!.. Nice zamandır, “hassasiyet”lerimizi kaybettik biz!.. Artık eskisi gibi “üzülmüyor”, eskisi gibi “ağlamıyor”, eskisi gibi “tepki” vermiyor ve eskisi gibi “gazete-dergi” okumuyoruz!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Evet, bir hâller oldu bize...</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Üzerimize ölü toprağı” mı serpildi, “sinir”lerimiz mi alındı, beyinlerimize “uyuşturucu” mu zerkedildi?.. Ne olduysa oldu, bir “uyuşukluk”, bir “mıymıntılık”, bir “sünepelik” musallat oldu bedenlerimize!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Koltuk”larımız mı rahat, yoksa “yatak”larımız mı kuş tüyünden?!? Kimbilir, belki de “işlerimiz tıkırında” ve “konforumuz yerinde”dir... </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">“Göbek”lerimiz büyüdüğü, “cüzdan”larımız şiştiği, “ense”lerimiz kalınlaştığı için mi kalkamıyoruz yerimizden?!?</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Onun için mi; “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” umursamazlığındayız?..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Hayır, o “yılan”, bir gün gelir hepimizi sokar!.. </span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Bu ateş, bir gün hepimizi yakar!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Silkinin!.. Atın üzerinizden şu “ölü toprağı”nı ey millet!.. Bir “iş” varsa, önce siz koşun!.. Bırakın “başkalarına” havale etmeyi!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Vazgeçin artık; “dedikodu”ya dönüşen şu “şikâyet” hastalığından!.. “Siz” ne yapıyorsunuz ki, “başkalarından” ne bekliyorsunuz?!? Unutmayın ki; “siz” yoksanız, “hiç kimse” yoktur!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Hadi, hiç olmazsa yarın; “Başbağlar Köyü”ne gidemesek de, Mihrimah Kültür Merkezi’ne gidelim ve “şehitlerimiz” için yapılacak “dua”lara hep birlikte “amin” diyelim!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Unutmayalım Başbağlar’ı... Unutturmayalım!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">==============</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Orası “Siper” değil ki!</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Bir “ev” düşünün... O evin “avlu”su da olsun... Siz, “avlu”da duran bir adamın “çatı”ya çıktığına inanır mısınız?.. Elbette inanmazsınız!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">O halde, “Etro Kemal”in söylediklerine de inanmayın... Dünkü bazı gazetelerde ve “CHP’nin internet sitesi”nde bazı fotoğraflar vardı... Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ ve Kılıçdaroğlu, “kum çuvalları”nın önündeydi ve fotoğrafın altında şöyle yazıyordu: “Kılıçdaroğlu’nun, Siirt Pervari’de şehither taburuna, Şırnak’a sınıra sıfır Gürvil Karakolu ile siperlere yaptığı ziyaret...”</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Bir parti, “Başbakan’la sidik yarışı” yapacağım diye bu kadar mı alçalır, bu kadar mı bayağılaşır?.. Yahu, madem “yalan” söyleyeceksiniz, bari “karakol binasının duvarları”nı silin “fotoşop”la!.. Bina, kabak gibi ortada!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Demek ki, sen Başbakan’ın çıktığı “Siper”e çıkamadın!.. Ya uyardılar, ya da canın tatlı!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Güya “ayakta” poz verecektin!.. Tamam “ayaktasın” ama, orası “siper” değil ki!.. Orasının “karakol bahçesi” olduğunu herkes görüyor... “Karakolun bahçesi”nde, babam da ayakta durur!.. Hele de, “boyunca kum torbası” varken!..</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: indigo">Bu “basit ve bayağı numaralar”dan vazgeçin Kemal Bey!.. Bu “abra-kadabra” numaralarıyla “bahçe”ye çıkabilirsiniz ama “zirve”ye asla!..</span></span></p><p><strong><strong>______________________________</strong></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Fecir, post: 199504, member: 1005106"] [B]Hasan Karakaya[/B] - Vakit [EMAIL="hasankarakaya@vakit.com.tr"][COLOR=#416088]hasankarakaya@vakit.com.tr[/COLOR][/EMAIL] [RIGHT]2010-07-04[/RIGHT] [CENTER] [SIZE=7][COLOR=red][U][B]Başbağlar...[/B][/U][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [SIZE=4][COLOR=indigo]Gitmesek de, görmesek de, o köy bizim köyümüz Birkaç gün önce, üzerinde “Kemaliye Başbağlar Köyü Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği” yazılı bir “mektup” aldım... İçini açınca gördüm ki, bu bir “davet mektubu”dur... Kemaliye Kaymakamı Metin Yılmaz, Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akpınar ve Başbağlar Köyü Dernek Başkanı Mehmet Aydın, Başbağlar’a davet ediyorlar... “Şehit olan 33 vatandaşımızın 17. anma yıldönümü münasabetiyle düzenlenecek olan töreni onurlandırmanızı dileriz” demişler... Eğer “Başbağlar’daki törene” katılamazsam, İstanbul Fatih’te Mihrimah Kültür Merkezi’nde, saat 17.0-19.00 arasında düzenlenecek “Hatim Duası ve Anma Programı”na katılmaya çalışacağım... “İşlerimin yoğunluğu” sebebiyle Başbağlar’a gitmem biraz zor... Ama, İstanbul’daki törene inşallah gitmeye çalışacağım... gidemesem de, “geldi” saysınlar... Çünkü, bedenim orada olmasa da, kalbim onlarla...[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]FAİLİ MALÛM “MEÇHUL”LER![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Bu nazik davetlerinden dolayı, Metin Yılmaz’a, Ali Akarpınar’a ve Mehmet Aydın’a teşekkür ederken, “17 yıl öncesi”nde ve sonrasında ne oldu, yeniden hatırlayalım istedim...[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]İnanın, “yoldaş-candaş medya”nın “propaganda taarruzu”na bakıp da, çılgına dönmemek mümkün değil... Sanki Madımak’ta ölenler “can”dır da, Başbağlar’da katledilenler “patlıcan”dır!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Bakın, ben bir “ayrımcılık” yapmıyorum... Önceki gün “Madımak’ta ölen 37 kişi”yi ve orada dönen “kirli tezgâhı” yazdım... Bugün de “Başbağlar Vahşeti”ni yazıyorum... Ama, bakıyorum da, “Madımak” diyenlerin hiçbiri, Başbağlar’ı ağzına almıyor!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Oysa ben, bütün “unutturulma” çabalarına rağmen, unutmayacağım Başbağlar’ı!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Evet, bugün Başbağlar’dan söz edeceğim...[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“Madımak’a misilleme” olarak “yıkılan, yakılan” ve “haritadan silinen” Başbağlar’dan![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“Sakallı”ların alnından, sakalsızların ise göğsünden “kurşunlanarak” öldürüldüğü “33 can”dan söz edeceğim...[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Öyle bir “vahşet” ki;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Bırakın “insan”ları, en “vahşi” ve en yırtıcı “hayvanlar” bile böylesini yapmaz![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Bana kalırsa;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Madımak yangını, aradan 17 yıl geçmesine rağmen, hâlâ “net deliller” elde edilememiş “faili meçhul” bir olaydır!.. Ne “kibrit”i çakan bellidir ne de “perde”yi tutuşturan!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Otelin içinde bulunduğu ve camdan dışarısını seyrediyor olduğu halde, otel kâtibi Ahmet Öztürk’ü, tam da “ensesinden vuran” kurşunların, kimin silahından çıktığı bile hâlâ meçhul!.. Oteldeki “eli silahlı kişi” kimdi, o da belli değil!!![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Ama;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“Başbağlar katliamı” öyle mi ya?..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“İsimler” belli, “cisimler” de belli, ama her nasılsa tam 17 yıldır “meçhul”ler![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Niye?..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Çünkü, bizce malûm “birileri” girdi devreye ve “serbest” bıraktırdı o “eli kanlı katiller”i!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Sonra?..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Sonra “suçlu” oldukları anlaşıldı, haklarında “tutuklama” kararı verildi, ama iş işten geçti... Şimdi, ara ki bulasın!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Atı alan, çoktaaan Üsküdar’ı geçmiş, ortalıktan toz olmuştu!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Ne var ki;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Bunları “hatırlayan” yok!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Hatırlatan da!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Ama ben, unutmadım![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Unutturmayacağım da!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Hatırlatacağım hep, Madımak’ı her yıl gündeme getirip de, “Başbağlar katliamı”nı sürekli ve şuurlu olarak “es” geçenlere; [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Unutmayın;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Erzincan’da bir Başbağlar Köyü vardı!.. O köy de, diğer köyler gibi “bizim köyümüz”dü![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“Gözlerini kan bürümüş eli kanlı katiller” tarafından yakıldı o köy!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]O köy;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Haritadan silindi![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“33 can” vahşice katledildi o köyde![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Günlerce “is” koktu yakılan evler!.. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Günlerce “kan” koktu topraklar![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Daha sonra “buldozerler” gelip, dümdüz ettiler köyü... Oluk oluk akan “kan”lar ve cayır cayır “yanan evler” toprak altında kaldı![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Evet, “vahşetin izleri” silindi![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“ACI TÜCCARLARI”[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Önceki günkü ve dünkü gazetelere baktım... Hemen hepsi, hem de geniş biçimde “Madımak’ın önündeki tören”den söz ediyordu.[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Kimi çıkmış, “Sivas’ın hesabını soracağız!.. Katiller bulunsun, hesap sorulsun!” diye slogan atmış, kimi de “İnsanları yakabilirsiniz, ama türküleri yakamazsınız!” şeklinde nutuklar çekmiş!.. Kimi de Madımak Oteli’nin “Aydınlanma Müzesi” yapılmasını istemiş!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Tamam, “acı”larına saygım var, ama ya Başbağlar?[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Acaba; Başbağlar, o yüreklerin neresinde?..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“İnsan” olanın yüreği, bütün “ölüm”lere yanar, bütün “vahşet”lerde kanar!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]İyi de;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Başbağlar için ağlamayan yürek, nasıl bir yürektir?[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Başbağlar’ı basıp; “kadın, çocuk, genç, ihtiyar” demeden tüm köylüleri evlerinden çıkarıp, “köy meydanı”nda katleden ve de bunu “planlı” olarak yapan “canileri” lânetlemeyen yürek, nasıl bir yürektir?[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Ve de;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]O yüreği taşıyan insan, nasıl bir “insan”dır?[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Demek ki;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“Cana saygı” nutukları tam bir palavradır!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Demek ki;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Bunların “acılara saygı” duydukları filan yok!.. Yaptıkları, düpedüz “ölü istismarcılığı” ve de “acı tüccarlığı”dır![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Haa, unutmadan söyleyeyim;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“Sivas’ın hesabı sorulacak” da, Başbağlar’ın hesabı sorulmayacak mı?[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Evet;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]İnsanları boğazlayabilir, kurşunlayabilir ve hatta köylerini yakabilirsiniz, ama Sivas’la hiçbir ilgisi bulunmayan “masum insanlar”ın yüreklerinde taşıdığı inancı asla ortadan kaldıramazsınız![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin; “Başbağlar” deyince biz ne hissediyoruz?..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Biliyorum, birçoğunuz;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“Sivas’a misilleme olarak 33 kişinin hunharca katledildiği bir köy” diyeceksiniz...[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Peki, sorarım size;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]5 köylünün “yakılarak”, geri kalan 28’inin “çeşitli işkenceler”den sonra kafalarına kurşun sıkılarak katledildiğini... Bununla da yetinmeyip “gözü dönmüş katiller”in, 191 evi ateşe verip, yerle bir ettiğini... Kinlerini “hayvan sürüleri”nin üzerine de kusan “iki ayaklı hayvan sürüsü”nün, köydeki ahırları da ateşe verip, hayvanları cayır cayır yaktığını!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Başbağlar’dan geriye;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“Kurşunlar ve taşlarla paramparça edilmiş beyinler!.. Delik-deşik edilmiş gözler!.. Cayır cayır yakılan bedenler!.. Koparılıp bir kenara atılan kol ve bacaklar!” kaldığını, elbette biliyorsunuz... [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Peki, söyleyin Allah aşkına; [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Bu “acı”; bu “ızdırap” 17 yıl sonra bugün hâlâ yaşıyor mu yüreğinizde?..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Yoksa, küllenip gitti mi?..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Kim bilir, belki “5 Temmuz 1993”ün ne demek olduğunu da hepten unuttuk...[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Evet, evet, unuttuk!.. Hepimiz unuttuk!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“Sivas” ve “Madımak” kelimeleri beynimize kazındı da, “Başbağlar”ı milletçe unuttuk!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Acı, ama gerçek;[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Başbağlar, sadece “harita”dan değil, “hafıza”larımızdan da silindi!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Bize bir hâller oldu dostlar!.. Nice zamandır, “hassasiyet”lerimizi kaybettik biz!.. Artık eskisi gibi “üzülmüyor”, eskisi gibi “ağlamıyor”, eskisi gibi “tepki” vermiyor ve eskisi gibi “gazete-dergi” okumuyoruz!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Evet, bir hâller oldu bize...[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“Üzerimize ölü toprağı” mı serpildi, “sinir”lerimiz mi alındı, beyinlerimize “uyuşturucu” mu zerkedildi?.. Ne olduysa oldu, bir “uyuşukluk”, bir “mıymıntılık”, bir “sünepelik” musallat oldu bedenlerimize!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“Koltuk”larımız mı rahat, yoksa “yatak”larımız mı kuş tüyünden?!? Kimbilir, belki de “işlerimiz tıkırında” ve “konforumuz yerinde”dir... [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]“Göbek”lerimiz büyüdüğü, “cüzdan”larımız şiştiği, “ense”lerimiz kalınlaştığı için mi kalkamıyoruz yerimizden?!?[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Onun için mi; “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” umursamazlığındayız?..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Hayır, o “yılan”, bir gün gelir hepimizi sokar!.. [/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Bu ateş, bir gün hepimizi yakar!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Silkinin!.. Atın üzerinizden şu “ölü toprağı”nı ey millet!.. Bir “iş” varsa, önce siz koşun!.. Bırakın “başkalarına” havale etmeyi!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Vazgeçin artık; “dedikodu”ya dönüşen şu “şikâyet” hastalığından!.. “Siz” ne yapıyorsunuz ki, “başkalarından” ne bekliyorsunuz?!? Unutmayın ki; “siz” yoksanız, “hiç kimse” yoktur!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Hadi, hiç olmazsa yarın; “Başbağlar Köyü”ne gidemesek de, Mihrimah Kültür Merkezi’ne gidelim ve “şehitlerimiz” için yapılacak “dua”lara hep birlikte “amin” diyelim!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Unutmayalım Başbağlar’ı... Unutturmayalım!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]==============[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Orası “Siper” değil ki![/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Bir “ev” düşünün... O evin “avlu”su da olsun... Siz, “avlu”da duran bir adamın “çatı”ya çıktığına inanır mısınız?.. Elbette inanmazsınız!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]O halde, “Etro Kemal”in söylediklerine de inanmayın... Dünkü bazı gazetelerde ve “CHP’nin internet sitesi”nde bazı fotoğraflar vardı... Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ ve Kılıçdaroğlu, “kum çuvalları”nın önündeydi ve fotoğrafın altında şöyle yazıyordu: “Kılıçdaroğlu’nun, Siirt Pervari’de şehither taburuna, Şırnak’a sınıra sıfır Gürvil Karakolu ile siperlere yaptığı ziyaret...”[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Bir parti, “Başbakan’la sidik yarışı” yapacağım diye bu kadar mı alçalır, bu kadar mı bayağılaşır?.. Yahu, madem “yalan” söyleyeceksiniz, bari “karakol binasının duvarları”nı silin “fotoşop”la!.. Bina, kabak gibi ortada!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Demek ki, sen Başbakan’ın çıktığı “Siper”e çıkamadın!.. Ya uyardılar, ya da canın tatlı!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Güya “ayakta” poz verecektin!.. Tamam “ayaktasın” ama, orası “siper” değil ki!.. Orasının “karakol bahçesi” olduğunu herkes görüyor... “Karakolun bahçesi”nde, babam da ayakta durur!.. Hele de, “boyunca kum torbası” varken!..[/COLOR][/SIZE] [SIZE=4][COLOR=indigo]Bu “basit ve bayağı numaralar”dan vazgeçin Kemal Bey!.. Bu “abra-kadabra” numaralarıyla “bahçe”ye çıkabilirsiniz ama “zirve”ye asla!..[/COLOR][/SIZE] [B][B]______________________________[/B][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
"""BaşBaĞLaR"""
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst