Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Başı dumanlı genç"in acil sorusu!.
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Þefkat_" data-source="post: 219507" data-attributes="member: 1000731"><p>Başı dumanlı genç"in acil sorusu!.</p><p></p><p><img src="http://www.hanimlar.com/show_image.php?filename=images/icerik/2920.jpg&width=250&height=250" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </p><p><strong>"Ben İslamî bir hayat yaşarken bazen istemediğim hatalar yapıyor, vicdanen rahatsızlık duyduğum yanlışlara düşüyorum. </strong></p><p> </p><p> </p><p><strong>Bu defa da benden adam olmaz diyerek ümitsizliğe kapılıyor, bu hayattan uzaklaşma düşüncesine giriyorum. Benim bu sürçmeli hayatıma nasıl bakıyorsunuz? Benden gerçekten de adam olmaz mı? Böyle bazen sürçüp düşen adam ayağa kalkıp da yoluna yine devam edemez mi?." (Başı dumanlı genç) </strong></p><p> </p><p><strong>İradesinin hakkını tam veremeyerek yaptığı yanlışlarından dolayı ümitsizliğe kapılan bu genç kardeşimize hemen ifade etmeliyim ki, kıble istikametli yolda yürüyen adamın da bazen ayağı kayabilir, dengesini bozup kirli bir zemine düşebilir. Bu türlü kazalarda mühim olan; 'ben dengemi bozup düştüm, artık benden adam olmaz!..' demeyip hemen ayağa kalkarak yoluna yine devam etmek.. Bu takdirde düşmenin sonucunda fazla hasar yoktur. Çünkü kalkıp yoluna tövbe istiğfarla yine devam vardır. </strong></p><p> </p><p><strong>Burada tehlike nerede? Tehlike şuradadır: </strong></p><p><strong>- Eyvah, ben dengemi kaybedip düştüm, üstüm başım kirlendi, artık benden adam olmaz.. ümitsizliğine kapılıp hedefine doğru yürüme azim ve aşkını kaybetmektedir tehlike.. </strong></p><p> </p><p><strong>Halbuki, maruz kaldığı hatalarından dolayı ümitsizliğe kapılmak kesinlikle yanlıştır. Çünkü Allah Resulü Efendimiz (sas), böyle hata yapanların tekrar kalkarak yollarına devam edeceklerini haber verdiği hadisinde şöyle uyarıda bulunuyor: </strong></p><p> </p><p><strong>"Ademoğlunun hepsi de hata yapabilir. Ancak hata yapanların hayırlıları da vardır. O hayırlılar, hatalarından sonra tövbe ile yollarına devam edenlerdir!." </strong></p><p> </p><p><strong>Evet, hadis böyle haber veriyor hata yapanların hayırlılarını: "O hayırlılar hatadan sonra ümit kesmeyip tövbe ile yoluna devam edenlerdir!" </strong></p><p> </p><p><strong>Nitekim böyle hata yapanlardan biri ile Hz. Ali efendimiz arasında geçen şu ibretli konuşma bize çok net davranış örneği vermektedir. Hatalarından dolayı ümitsizliğe düşen adam soruyor: </strong></p><p><strong>-Ben yaptığım yanlışlarımdan dolayı ümidimi kaybettim, ne dersiniz bana? </strong></p><p><strong>-Henüz tövbe kapısı kapanmadı ki ümidini kaybedesin; tövbe ederek yoluna devam et! derim. </strong></p><p><strong>-Ama benim günahım öyle çok ki, tövbe ile affedilecek gibi değildir! </strong></p><p><strong>-Hiç düşündün mü, senin günahın mı çok, yoksa Rahman olan Rabb'imizin affı mı? </strong></p><p><strong>-Elbette Rabb'imizin affı çok!. </strong></p><p><strong>-Öyle ise affı senin günahından çok olan Rabb'inden ümidini kesmeden tövbe ile yoluna devam et. </strong></p><p><strong>-Ya imam! Ne zamana kadar bu tövbe? Cevap kesin: </strong></p><p><strong>-Tövbe ettiğin günahı terk edinceye kadar tövbe!.. </strong></p><p> </p><p><strong>Demek ki, kıble istikametli yolumuzda yürürken bazen sürçüp düşmek ademoğlunun beşeriyeti icabıdır. Ancak düştüğü yerde ümitsizliğe kapılıp kalmak, beşeriyetin icabı değil, şeytanın verdiği vesvesenin gereğidir!. Çünkü şeytan da düştüğü yerde ümitsizliğe kapılarak kalmayı tercih etti, sonunda İblis oldu. Adem babamız ise yasak meyveden yeme yanlışından sonra ümidini yitirmeyip tövbe ile yoluna devam etti, o da peygamber oldu. </strong></p><p> </p><p><strong>Öyle ise sürçmelerden sonraki kalbimize gelen duygu ve düşüncelerimizi iyi kontrol etmemiz gerekir. Eğer kalbimize gelen Rahmanî ilham ise ümit kestirmez, yola devam etme duygusu verir; şeytanî vesvese ise ümit kestirir, düştüğün yerde kal, senden adam olmaz ümitsizliği telkin eder.. Halbuki, biz ademoğluyuz, peygamber babamızın yaptığını yapmalı, hata yapanların hayırlısı olmayı tercih ederek, tövbe ile yolumuza devam etmeliyiz.. </strong></p><p> </p><p><strong>Sözün özü: Tüm bu gerçeklerden sonra başı dumanlı genç kardeşime diyorum ki: </strong></p><p><strong>-Kalbine hücum eden düşünceleri incele, ümitsizlik veren şeytanî vesvese mi, yoksa ümit veren Rahmanî ilham mı, ayırımını mutlaka yap. Böyle bir ayırımdan sonra başındaki vesvese dumanını dağıtır, ümitle kıble istikametli yoluna hem de tereddütsüz devam etme azmi duyabilirsin.. Haydi hayırlı yolculuklar.</strong></p><p><strong>Zaman</strong></p><p></p><p></p><p>Yazar: <span style="color: #005ace">Ahmad Şahin</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Þefkat_, post: 219507, member: 1000731"] Başı dumanlı genç"in acil sorusu!. [IMG]http://www.hanimlar.com/show_image.php?filename=images/icerik/2920.jpg&width=250&height=250[/IMG] [B]"Ben İslamî bir hayat yaşarken bazen istemediğim hatalar yapıyor, vicdanen rahatsızlık duyduğum yanlışlara düşüyorum. [/B] [B]Bu defa da benden adam olmaz diyerek ümitsizliğe kapılıyor, bu hayattan uzaklaşma düşüncesine giriyorum. Benim bu sürçmeli hayatıma nasıl bakıyorsunuz? Benden gerçekten de adam olmaz mı? Böyle bazen sürçüp düşen adam ayağa kalkıp da yoluna yine devam edemez mi?." (Başı dumanlı genç) [/B] [B]İradesinin hakkını tam veremeyerek yaptığı yanlışlarından dolayı ümitsizliğe kapılan bu genç kardeşimize hemen ifade etmeliyim ki, kıble istikametli yolda yürüyen adamın da bazen ayağı kayabilir, dengesini bozup kirli bir zemine düşebilir. Bu türlü kazalarda mühim olan; 'ben dengemi bozup düştüm, artık benden adam olmaz!..' demeyip hemen ayağa kalkarak yoluna yine devam etmek.. Bu takdirde düşmenin sonucunda fazla hasar yoktur. Çünkü kalkıp yoluna tövbe istiğfarla yine devam vardır. [/B] [B]Burada tehlike nerede? Tehlike şuradadır: [/B] [B]- Eyvah, ben dengemi kaybedip düştüm, üstüm başım kirlendi, artık benden adam olmaz.. ümitsizliğine kapılıp hedefine doğru yürüme azim ve aşkını kaybetmektedir tehlike.. [/B] [B]Halbuki, maruz kaldığı hatalarından dolayı ümitsizliğe kapılmak kesinlikle yanlıştır. Çünkü Allah Resulü Efendimiz (sas), böyle hata yapanların tekrar kalkarak yollarına devam edeceklerini haber verdiği hadisinde şöyle uyarıda bulunuyor: [/B] [B]"Ademoğlunun hepsi de hata yapabilir. Ancak hata yapanların hayırlıları da vardır. O hayırlılar, hatalarından sonra tövbe ile yollarına devam edenlerdir!." [/B] [B]Evet, hadis böyle haber veriyor hata yapanların hayırlılarını: "O hayırlılar hatadan sonra ümit kesmeyip tövbe ile yoluna devam edenlerdir!" [/B] [B]Nitekim böyle hata yapanlardan biri ile Hz. Ali efendimiz arasında geçen şu ibretli konuşma bize çok net davranış örneği vermektedir. Hatalarından dolayı ümitsizliğe düşen adam soruyor: [/B] [B]-Ben yaptığım yanlışlarımdan dolayı ümidimi kaybettim, ne dersiniz bana? [/B] [B]-Henüz tövbe kapısı kapanmadı ki ümidini kaybedesin; tövbe ederek yoluna devam et! derim. [/B] [B]-Ama benim günahım öyle çok ki, tövbe ile affedilecek gibi değildir! [/B] [B]-Hiç düşündün mü, senin günahın mı çok, yoksa Rahman olan Rabb'imizin affı mı? [/B] [B]-Elbette Rabb'imizin affı çok!. [/B] [B]-Öyle ise affı senin günahından çok olan Rabb'inden ümidini kesmeden tövbe ile yoluna devam et. [/B] [B]-Ya imam! Ne zamana kadar bu tövbe? Cevap kesin: [/B] [B]-Tövbe ettiğin günahı terk edinceye kadar tövbe!.. [/B] [B]Demek ki, kıble istikametli yolumuzda yürürken bazen sürçüp düşmek ademoğlunun beşeriyeti icabıdır. Ancak düştüğü yerde ümitsizliğe kapılıp kalmak, beşeriyetin icabı değil, şeytanın verdiği vesvesenin gereğidir!. Çünkü şeytan da düştüğü yerde ümitsizliğe kapılarak kalmayı tercih etti, sonunda İblis oldu. Adem babamız ise yasak meyveden yeme yanlışından sonra ümidini yitirmeyip tövbe ile yoluna devam etti, o da peygamber oldu. [/B] [B]Öyle ise sürçmelerden sonraki kalbimize gelen duygu ve düşüncelerimizi iyi kontrol etmemiz gerekir. Eğer kalbimize gelen Rahmanî ilham ise ümit kestirmez, yola devam etme duygusu verir; şeytanî vesvese ise ümit kestirir, düştüğün yerde kal, senden adam olmaz ümitsizliği telkin eder.. Halbuki, biz ademoğluyuz, peygamber babamızın yaptığını yapmalı, hata yapanların hayırlısı olmayı tercih ederek, tövbe ile yolumuza devam etmeliyiz.. [/B] [B]Sözün özü: Tüm bu gerçeklerden sonra başı dumanlı genç kardeşime diyorum ki: [/B] [B]-Kalbine hücum eden düşünceleri incele, ümitsizlik veren şeytanî vesvese mi, yoksa ümit veren Rahmanî ilham mı, ayırımını mutlaka yap. Böyle bir ayırımdan sonra başındaki vesvese dumanını dağıtır, ümitle kıble istikametli yoluna hem de tereddütsüz devam etme azmi duyabilirsin.. Haydi hayırlı yolculuklar.[/B] [B]Zaman[/B] Yazar: [COLOR=#005ace]Ahmad Şahin[/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Başı dumanlı genç"in acil sorusu!.
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst