Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Başımıza gelen musibetler, geçmişte işlediğimiz günahların karşılığımıdır?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="memluk" data-source="post: 184945" data-attributes="member: 9260"><p><strong><span style="font-size: 12px">İnsanın başına gelen sıkıntı ve musibetleri, sadece işlenen günah ya da kusura bağlamak, sadece ondan bilmek doğru olmaz. Allah insana hiçbir günah ve kusur olmadan sırf bir tecrübe ve imtihan olsun diye musibet ve sıkıntı verebilir. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Mesela, musibet ve sıkıntılar noktasından en ağır imtihana tabi tutulan peygamberler ve ondan sonrada alim ve evliyalardır. Halbuki peygamberler masum, alim ve evliyalar ise müstakim insanlardır. Demek musibetin tek sebebi günah ve kusurlar değildir. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">İnsan Allah’ın mülkü olmasından dolayı Allah’ın insan üstündeki tasarrufunda bir haksızlık ve zulüm olması imkansızdır. Üstad Hazretleri bu hususa şu şekilde işaret ediyor:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">"BİRİNCİ VECİH: Cenâb-ı Hak, insana giydirdiği vücut libasını san'atına mazhar ediyor. İnsanı bir model yapmış; o vücut libasını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder, muhtelif esmâsının cilvesini gösterir. Şâfî ismi hastalığı istediği gibi, Rezzak ismi de açlığı iktiza ediyor, ve hâkezâ...”Mülkün mâliki, mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.”(1) </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">İnsanının vücudu Allah’ın isim ve sıfatlarının tecelli ettiği bir model ve mahaldir. Allah’ın isim ve sıfatlarının manaları ve hükümleri bir birlerinden başka ve farklı oldukları için tecellileri de başka ve farklı olarak insan vücudunda tezahür edecektir. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: green">Mesela, Allah’ın Şafi ismi kendini insan vücudunda göstermek için hastalığı gerekli kılar ve insan hastalanır, şifayı da Şafi isminden dilenir. Mümit ismi de vücudun vakti gelince ölmesini ister ve öldürür. Musavvir ismi insan vücudunda tasvir hakikati ile tebarüz etmek ister ve her aza ve organa bir şekil bahşeder. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: green"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Bütün bu isimler tecelli ederken insan vücudu sürekli hareket ve değişimlere maruz kalır, yani zahmet ve sıkıntıya girer. Ama Allah bu sıkıntı ve zahmetin karşılığını insana varlık, hayat, ruh, insaniyet, İslamiyet, iman gibi nimetleri vererek zaten ödemiştir. Yani insan bir çeşit modellik ve mankenlik ücretini peşinen aldığı için, bu hareket ve sıkıntılardan şikayet etmeye hakkı yoktur. Tıpkı terzinin ücret karşılığında tuttuğu model üzerinde elbise provası yaparken modeli kaldırıp oturtarak verdiği zahmet gibidir. Modelin terziye "Neden beni oturtup kaldırmak ile zahmet veriyorsun?" demeye hakkı yoktur. Zira modelin görevi terzinin ustalığına model ve prova olmaktır. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">İnsan bu dünyaya istirahat etmek ve lezzet takip etmek için değil, ibadet ve kulluk için gönderilmiştir. İbadet ve kulluk da iki türlüdür; birisi müspet diğeri ise menfidir. Müspet ibadet, Allah’ın kitabında bildirdiği emir ve yasakların hepsine ittiba etmeye denir.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Menfi ibadet ise, insanın hayat yolculuğunda karşılaşmış olduğu musibet ve sıkıntılardır. İnsan bu musibet ve sıkıntıları sabır ve tevekkül ile karşılar ise, hayatını büyük bir sevap ve ibadet kaynağına çevirmiş olur. Zaten insanın dünyaya geliş gayesi de ibadet ve kulluk olmasından, bu musibet ve hastalıklar insan için tam bir fırsat oluyor, geliş gayesine kuvvet veriyor. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Bu menfi ibadetlere riya ve gösteriş girmediği için halis bir ibadet oluyor. Halbuki müspet ibadetlerde riya ve gösteriş tehlikesi sürekli vardır. Bu musibetler insan için hem olgunlaşma vasıtası, hem de sevap kaynağıdır.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">(1) bk. <span style="color: #db5600">Lem'alar, İkinci Lem'a.</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"></span></strong><strong><span style="font-size: 12px">Selam ve dua ile... </span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px">Sorularla Risale-i Nur</span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="memluk, post: 184945, member: 9260"] [B][SIZE=3]İnsanın başına gelen sıkıntı ve musibetleri, sadece işlenen günah ya da kusura bağlamak, sadece ondan bilmek doğru olmaz. Allah insana hiçbir günah ve kusur olmadan sırf bir tecrübe ve imtihan olsun diye musibet ve sıkıntı verebilir. Mesela, musibet ve sıkıntılar noktasından en ağır imtihana tabi tutulan peygamberler ve ondan sonrada alim ve evliyalardır. Halbuki peygamberler masum, alim ve evliyalar ise müstakim insanlardır. Demek musibetin tek sebebi günah ve kusurlar değildir. İnsan Allah’ın mülkü olmasından dolayı Allah’ın insan üstündeki tasarrufunda bir haksızlık ve zulüm olması imkansızdır. Üstad Hazretleri bu hususa şu şekilde işaret ediyor: [/SIZE][/B][B][SIZE=3][COLOR=darkred]"BİRİNCİ VECİH: Cenâb-ı Hak, insana giydirdiği vücut libasını san'atına mazhar ediyor. İnsanı bir model yapmış; o vücut libasını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder, muhtelif esmâsının cilvesini gösterir. Şâfî ismi hastalığı istediği gibi, Rezzak ismi de açlığı iktiza ediyor, ve hâkezâ...”Mülkün mâliki, mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.”(1) [/COLOR] İnsanının vücudu Allah’ın isim ve sıfatlarının tecelli ettiği bir model ve mahaldir. Allah’ın isim ve sıfatlarının manaları ve hükümleri bir birlerinden başka ve farklı oldukları için tecellileri de başka ve farklı olarak insan vücudunda tezahür edecektir. [/SIZE][/B][B][SIZE=3][COLOR=green]Mesela, Allah’ın Şafi ismi kendini insan vücudunda göstermek için hastalığı gerekli kılar ve insan hastalanır, şifayı da Şafi isminden dilenir. Mümit ismi de vücudun vakti gelince ölmesini ister ve öldürür. Musavvir ismi insan vücudunda tasvir hakikati ile tebarüz etmek ister ve her aza ve organa bir şekil bahşeder. [/COLOR] Bütün bu isimler tecelli ederken insan vücudu sürekli hareket ve değişimlere maruz kalır, yani zahmet ve sıkıntıya girer. Ama Allah bu sıkıntı ve zahmetin karşılığını insana varlık, hayat, ruh, insaniyet, İslamiyet, iman gibi nimetleri vererek zaten ödemiştir. Yani insan bir çeşit modellik ve mankenlik ücretini peşinen aldığı için, bu hareket ve sıkıntılardan şikayet etmeye hakkı yoktur. Tıpkı terzinin ücret karşılığında tuttuğu model üzerinde elbise provası yaparken modeli kaldırıp oturtarak verdiği zahmet gibidir. Modelin terziye "Neden beni oturtup kaldırmak ile zahmet veriyorsun?" demeye hakkı yoktur. Zira modelin görevi terzinin ustalığına model ve prova olmaktır. İnsan bu dünyaya istirahat etmek ve lezzet takip etmek için değil, ibadet ve kulluk için gönderilmiştir. İbadet ve kulluk da iki türlüdür; birisi müspet diğeri ise menfidir. Müspet ibadet, Allah’ın kitabında bildirdiği emir ve yasakların hepsine ittiba etmeye denir. Menfi ibadet ise, insanın hayat yolculuğunda karşılaşmış olduğu musibet ve sıkıntılardır. İnsan bu musibet ve sıkıntıları sabır ve tevekkül ile karşılar ise, hayatını büyük bir sevap ve ibadet kaynağına çevirmiş olur. Zaten insanın dünyaya geliş gayesi de ibadet ve kulluk olmasından, bu musibet ve hastalıklar insan için tam bir fırsat oluyor, geliş gayesine kuvvet veriyor. Bu menfi ibadetlere riya ve gösteriş girmediği için halis bir ibadet oluyor. Halbuki müspet ibadetlerde riya ve gösteriş tehlikesi sürekli vardır. Bu musibetler insan için hem olgunlaşma vasıtası, hem de sevap kaynağıdır. (1) bk. [COLOR=#db5600]Lem'alar, İkinci Lem'a.[/COLOR] [/SIZE][/B][B][SIZE=3]Selam ve dua ile... Sorularla Risale-i Nur[/SIZE][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Başımıza gelen musibetler, geçmişte işlediğimiz günahların karşılığımıdır?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst