Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Başmuallimin Resûlullah (sas) Olduğu Mekteb: SUFFE
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kasif1" data-source="post: 238737" data-attributes="member: 1008778"><p><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">Başmuallimin Resûlullah (sas) Olduğu Mekteb: SUFFE</span></span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">Medine’ye hicret etmiş ve aynı zamanda evsiz, akrabasız olan sahâbîlerin kaldığı Mescid-i Nebevî’nin bitişiğinde yer alan mekâna “Suffe”; bu mekânda kalıp ilimle meşgul olan ve çoğunluğunu muhacirlerin oluşturduğu topluluğa da “Ashâb-ı Suffe” denilir. Kimsesiz ve bekâr sahâbîlerin kalması için tahsis edilen Suffe, sadece bir barınaktan ibaret olmayıp aksine okuma, yazma, Kur’an, sünnet öğrenilen yatılı bir okul mahiyetinde idi.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">Ebû Hüreyre, Ashâb-ı Suffe’yi “İslâm’ın misafirleri (edyâfu’l-İslâm)” diye isimlendirmiştir.</span></span></span><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn1" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[1]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen"> Çünkü Suffe ehlinin ihtiyaçları, başta Efendimiz (sas) olmak üzere zengin sahâbîler tarafından karşılanmaktaydı. Suffe’de bulunanlar Kur’an’la fazla meşgul olmaları sebebiyle Kurra diye de adlandırılmışlardır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">Ashâbu’z-Zulle de denilen Ashâbu’s-Suffe’nin sayısı; evlenme, ölme, vazife ile Medine’den ayrılma gibi durumlara bağlı olarak değişse de rivâyetlerden anlaşıldığı kadarıyla Suffe’de devamlı kalmak üzere seksen ile yüz civarında sahâbe bulunmaktaydı. Ancak bu sayı, uzak yerlerden Medine’ye gelenlerle dört yüze kadar çıkmaktaydı. Zira Medine’de yakını olmayanlar da Suffe’de kalabiliyorlardı.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">Efendimiz (sas) Ashâb-ı Suffe’nin eğitimiyle bir başmuallim gibi ilgilenir, onlara her türlü işlerinde yardımcı olurdu. Diğer Müslümanların, özellikle Hz. Peygamber(sas)’in yardımıyla geçimlerinin sağlandığı Suffe ehli Resûlullah(sas)’a gelen sadakanın tamamının sahipleri, hediyelerin ise ortaklarıydılar. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">Resûlullah(sas)’ın Suffe ashâbına olan yakın ilgisini ortaya koyan pek çok rivâyet vardır. Yiyecek ve giyecek itibariyle ciddi sıkıntılar yaşayan Suffe ehlinin bu durumunu belirten şu rivâyet, bize onların yaşadıkları zorluklar hakkında bilgi vermektedir: Bir gün Hz. Fâtıma ve Hz. Ali çalışmaktan ellerinin kabardığını söyleyerek kendilerine yardımcı olacak bir köle talep ederler. Resûlullah (sas) onlara şu cevabı verir: “Allah’a yemin olsun ki size köle veremem. Suffe ehli açlıktan kıvranırken ben onlara infak edecek bir şey bulamıyorum. Köle olsa onu satar bedeliyle Suffe ehline yiyecek alırım.”</span></span></span><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn2" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[2]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen"> Suffe ehlinden olan Ebû Hüreyre’nin “Ashâb-ı Suffe’den yetmiş zat gördüm. İçlerinde ridası (belinden yukarısını örten elbise) olan bir tek kimse yoktu. Ya izar (belden aşağıyı örten elbise) bağlar veya boyunlarına bağladıkları bir parça elbise giyerlerdi.” sözü de ilk İslâm talebelerinin yaşadıkları fakirliğin boyutunu çok açık bir şekilde izah etmektedir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">Geçimlerinin Resûlullah (sas) tarafından sağlanmaya çalışıldığı Suffelilerin en önemli görevleri, hiç şüphesiz eğitim ve öğretimle meşgul olmaktı. Kimi zaman Kur’an’ın nüzûlüne şahid olan Ashâb-ı Suffe, Efendimiz’e (sas) bazı sorular sorarak pekçok mesele hakkında malumatımızın olmasına vesile olmuşlardır.</span></span></span><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn3" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[3]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen"> Abdullah b. Ömer, Ebû Hüreyre, Ebû Zerr el-Gıfârî gibi meşhur sahâbîler Suffe’de yetişmişlerdir. Ayrıca burada Ebû Saîd el-Hudri, Abdullah b. Amr b. Harâm, Abdurrahman b. Cebr, Uveym b. Sâide gibi Medineli sahâbîlerin bulunması da Suffe’nin “öğretim müessesesi” olma özelliğini ortaya koymaktadır. Abdullah b. Mesud, Selmân-ı Farisî, Ammar b. Yasir gibi pek çok âlim sahâbî Suffe saflarında yetişmiştir. Resûlullah’ın (sas) önde gelen müezzinleri Bilâl-i Habeşî ve Abdullah İbn Ümmi Mektûm da Ashâb-ı Suffe’dendirler.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">Hz. Peygamber’in (sas) sünnetinden fiilî örnek olarak gördüğümüz Suffe, aynı zamanda ilk İslâm devletinde eğitim-öğretim kurumlarına, bu kurumlarda eğitim ve öğretimde bulunan hoca ve öğrencilere verilen önemi de ortaya koymaktadır. Zira Müslümanların ilk eğitim ve öğretim kurumu olan Suffe’de bizzat Resûlullah (sas) dersler veriyordu. Efendimiz (sas) burada bazı sahâbîleri hoca olarak görevlendirmiş ve uygulanacak eğitimin esaslarını da bizzat kendisi belirlemiştir. Hz. Peygamber (sas) ashâbına Kur’an’ı Abdullah b. Mesud, Ebû Huzeyfe’nin azadlısı Sâlim, Muaz b. Cebel ve Übey b. Ka‘b’dan öğrenmelerini emretmiş ve bu kıymetli sahâbîleri de hoca olarak görevlendirmiştir. Hatta Übey b. Ka‘b, vefat edinceye kadar Suffe’de Kur’an öğretmeye devam etmiştir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">Rivâyetler, Efendimiz(sas)’in özellikle sabah namazından sonra Suffe’ye geçip orada bulunanların eğitimiyle ilgilendiğini, onlarla sohbet ettiğini</span></span></span><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn4" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[4]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen"> ve hatta namaz vakitleri dışında da buraya uğrayıp teftişte bulunduğunu belirtmektedir.</span></span></span><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn5" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[5]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen"> Bu özelliklerinden dolayı Suffe’nin, İslâm’da her mescidde uygulanmaya çalışılan eğitimin, Mescid-i Nebevî’de organize ve sistematize edilmiş hatta kurumlaşmış şekli olduğu söylenebilir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">Resûlullah(sas)’ın hiçbir konuşması, hiçbir hutbesi yok ki bunların îrâdı sırasında Ashâb-ı Suffe orada hazır bulunmasın ve hıfzederek orada bulunmayan diğer sahâbîlere nakletmesin. Bundan ötürü İslâm ahkâmının hıfz ve naklinde Ehl-i Suffe’nin çok önemli bir yeri vardır. Eldeki rivâyet malzemesine dikkat edildiğinde görülecektir ki pek çok hadisin isnadının birinci halkasını Suffe ehlinin güzide şahsiyetleri oluşturmaktadır.</span></span></span><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn6" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[6]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen"> Muksirûndan olan Ebû Hüreyre, Abdullah b. Ömer, Ebû Saîd el-Hudrî; mukillûndan sayılsa da hadis rivâyeti, tefsir ve fıkıhta büyük bir otorite kabul edilen Abdullah b. Mesûd (848 hadis) Suffe ashâbının önde gelenlerindendir. Ebû Hüreyre, Abdullah b. Mesûd, Ebû Saîd el-Hudrî, Abdullah b. Ömer gibi tefsir ve hadis rivâyetinde temayüz etmiş pek çok sahâbînin Suffe’den olması, burada icra edilen ilmî faaliyetin boyutlarını gayet güzel ifade etmektedir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">Suffe ehli bir taraftan Resûlullah(sas)’ın talim ve terbiyesi altında yetişirken bir taraftan da İslâm’ı tebliğ görevini üstlenmişlerdi. Ashâb-ı Suffe’den ehliyetli olanlar, Resûlullah (sas) tarafından ihtiyaç duyulan yerlere İslâm’ı anlatmak üzere gönderiliyorlardı. Suffe ashâbının bir kısmı Efendimiz (sas) hayatta iken bir kısmı da O’nun vefatından sonra farklı beldelere gidip yerleşmişler ve hayatlarının sonuna kadar tebliğe devam etmişlerdir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">Suffe ashâbının İslâm’ın tebliğ edilmesi noktasında icra ettikleri görevi ve Hz. Peygamber’in onlara verdiği değeri anlamak için Bi’rimaûne hadisesi önemlidir. Hicretin 4. yılında Efendimiz (sas) Medine’ye gelen Necid halkından Ebû Berâ Âmir b. Mâlik’e Müslüman olmasını teklif eder. Ebû Berâ bu teklifi kabul etmemekle birlikte Resûlullah(sas)’tan kabilesine İslâmiyet’i anlatacak birilerini göndermesini ister ve gönderilecek muallimlerin kendi himayesinde olacağını belirtir. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sas) Suffe’de yetişmiş ve Kur’an’ı çok iyi bilmelerinden ötürü kendilerine “kurrâ” denilen yetmiş sahâbîyi gönderir. Ne var ki bu kıymetli muallimler topluluğu Bi’rimaûne denilen yerde pusuya düşürülerek –biri hariç</span></span></span><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn7" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[7]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">- hepsi şehid edilir. Efendimiz’in (sas) hayatında yaşadığı en büyük üzüntü olarak bilinen bu hadise üzerine İki Cihan Serveri (sas) kırk gün boyunca sabah namazlarında kabilelerin bizzat adlarını söyleyerek beddua ettirir ve ashâbı da “âmin” der.</span></span></span></p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><strong><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">Rahile YILMAZ</span></span></strong></span></p><p></p><p> </p><p> </p><p><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref1" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[1]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen"> Buhârî, Rikak, 17.</span></span></span></p><p><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref2" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[2]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen"> Fethu’l-Bârî, VII, 24.</span></span></span></p><p><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref3" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[3]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen"> Buhârî, Salât, 84.</span></span></span></p><p><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref4" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[4]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen"> Dârimî, Sünen, II, 127.</span></span></span></p><p><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref5" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[5]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen"> Ebû Dâvûd, Edeb, 103.</span></span></span></p><p><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref6" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[6]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen"> Kamil Miras, Tecrid-i Sarih, VII, 47.</span></span></span></p><p><a href="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref7" target="_blank"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen">[7]</span></span></span></a><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: yellowgreen"> Bu kıymetli sahâbî Ka‘b b. Zeyd’dir. Müşrikler onu öldü zannedip ağır yaralı bıraktılar. Ka‘b b. Zeyd, daha sonra yaşamış ve Hendek Gazası’nda şehid olmuştur</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kasif1, post: 238737, member: 1008778"] [B][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]Başmuallimin Resûlullah (sas) Olduğu Mekteb: SUFFE[/COLOR][/SIZE][/B] [SIZE=4] [/SIZE] [FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]Medine’ye hicret etmiş ve aynı zamanda evsiz, akrabasız olan sahâbîlerin kaldığı Mescid-i Nebevî’nin bitişiğinde yer alan mekâna “Suffe”; bu mekânda kalıp ilimle meşgul olan ve çoğunluğunu muhacirlerin oluşturduğu topluluğa da “Ashâb-ı Suffe” denilir. Kimsesiz ve bekâr sahâbîlerin kalması için tahsis edilen Suffe, sadece bir barınaktan ibaret olmayıp aksine okuma, yazma, Kur’an, sünnet öğrenilen yatılı bir okul mahiyetinde idi.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]Ebû Hüreyre, Ashâb-ı Suffe’yi “İslâm’ın misafirleri (edyâfu’l-İslâm)” diye isimlendirmiştir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn1"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][1][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen] Çünkü Suffe ehlinin ihtiyaçları, başta Efendimiz (sas) olmak üzere zengin sahâbîler tarafından karşılanmaktaydı. Suffe’de bulunanlar Kur’an’la fazla meşgul olmaları sebebiyle Kurra diye de adlandırılmışlardır.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]Ashâbu’z-Zulle de denilen Ashâbu’s-Suffe’nin sayısı; evlenme, ölme, vazife ile Medine’den ayrılma gibi durumlara bağlı olarak değişse de rivâyetlerden anlaşıldığı kadarıyla Suffe’de devamlı kalmak üzere seksen ile yüz civarında sahâbe bulunmaktaydı. Ancak bu sayı, uzak yerlerden Medine’ye gelenlerle dört yüze kadar çıkmaktaydı. Zira Medine’de yakını olmayanlar da Suffe’de kalabiliyorlardı.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]Efendimiz (sas) Ashâb-ı Suffe’nin eğitimiyle bir başmuallim gibi ilgilenir, onlara her türlü işlerinde yardımcı olurdu. Diğer Müslümanların, özellikle Hz. Peygamber(sas)’in yardımıyla geçimlerinin sağlandığı Suffe ehli Resûlullah(sas)’a gelen sadakanın tamamının sahipleri, hediyelerin ise ortaklarıydılar. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]Resûlullah(sas)’ın Suffe ashâbına olan yakın ilgisini ortaya koyan pek çok rivâyet vardır. Yiyecek ve giyecek itibariyle ciddi sıkıntılar yaşayan Suffe ehlinin bu durumunu belirten şu rivâyet, bize onların yaşadıkları zorluklar hakkında bilgi vermektedir: Bir gün Hz. Fâtıma ve Hz. Ali çalışmaktan ellerinin kabardığını söyleyerek kendilerine yardımcı olacak bir köle talep ederler. Resûlullah (sas) onlara şu cevabı verir: “Allah’a yemin olsun ki size köle veremem. Suffe ehli açlıktan kıvranırken ben onlara infak edecek bir şey bulamıyorum. Köle olsa onu satar bedeliyle Suffe ehline yiyecek alırım.”[/COLOR][/SIZE][/FONT][URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn2"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][2][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen] Suffe ehlinden olan Ebû Hüreyre’nin “Ashâb-ı Suffe’den yetmiş zat gördüm. İçlerinde ridası (belinden yukarısını örten elbise) olan bir tek kimse yoktu. Ya izar (belden aşağıyı örten elbise) bağlar veya boyunlarına bağladıkları bir parça elbise giyerlerdi.” sözü de ilk İslâm talebelerinin yaşadıkları fakirliğin boyutunu çok açık bir şekilde izah etmektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]Geçimlerinin Resûlullah (sas) tarafından sağlanmaya çalışıldığı Suffelilerin en önemli görevleri, hiç şüphesiz eğitim ve öğretimle meşgul olmaktı. Kimi zaman Kur’an’ın nüzûlüne şahid olan Ashâb-ı Suffe, Efendimiz’e (sas) bazı sorular sorarak pekçok mesele hakkında malumatımızın olmasına vesile olmuşlardır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn3"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][3][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen] Abdullah b. Ömer, Ebû Hüreyre, Ebû Zerr el-Gıfârî gibi meşhur sahâbîler Suffe’de yetişmişlerdir. Ayrıca burada Ebû Saîd el-Hudri, Abdullah b. Amr b. Harâm, Abdurrahman b. Cebr, Uveym b. Sâide gibi Medineli sahâbîlerin bulunması da Suffe’nin “öğretim müessesesi” olma özelliğini ortaya koymaktadır. Abdullah b. Mesud, Selmân-ı Farisî, Ammar b. Yasir gibi pek çok âlim sahâbî Suffe saflarında yetişmiştir. Resûlullah’ın (sas) önde gelen müezzinleri Bilâl-i Habeşî ve Abdullah İbn Ümmi Mektûm da Ashâb-ı Suffe’dendirler.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]Hz. Peygamber’in (sas) sünnetinden fiilî örnek olarak gördüğümüz Suffe, aynı zamanda ilk İslâm devletinde eğitim-öğretim kurumlarına, bu kurumlarda eğitim ve öğretimde bulunan hoca ve öğrencilere verilen önemi de ortaya koymaktadır. Zira Müslümanların ilk eğitim ve öğretim kurumu olan Suffe’de bizzat Resûlullah (sas) dersler veriyordu. Efendimiz (sas) burada bazı sahâbîleri hoca olarak görevlendirmiş ve uygulanacak eğitimin esaslarını da bizzat kendisi belirlemiştir. Hz. Peygamber (sas) ashâbına Kur’an’ı Abdullah b. Mesud, Ebû Huzeyfe’nin azadlısı Sâlim, Muaz b. Cebel ve Übey b. Ka‘b’dan öğrenmelerini emretmiş ve bu kıymetli sahâbîleri de hoca olarak görevlendirmiştir. Hatta Übey b. Ka‘b, vefat edinceye kadar Suffe’de Kur’an öğretmeye devam etmiştir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]Rivâyetler, Efendimiz(sas)’in özellikle sabah namazından sonra Suffe’ye geçip orada bulunanların eğitimiyle ilgilendiğini, onlarla sohbet ettiğini[/COLOR][/SIZE][/FONT][URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn4"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][4][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen] ve hatta namaz vakitleri dışında da buraya uğrayıp teftişte bulunduğunu belirtmektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT][URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn5"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][5][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen] Bu özelliklerinden dolayı Suffe’nin, İslâm’da her mescidde uygulanmaya çalışılan eğitimin, Mescid-i Nebevî’de organize ve sistematize edilmiş hatta kurumlaşmış şekli olduğu söylenebilir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]Resûlullah(sas)’ın hiçbir konuşması, hiçbir hutbesi yok ki bunların îrâdı sırasında Ashâb-ı Suffe orada hazır bulunmasın ve hıfzederek orada bulunmayan diğer sahâbîlere nakletmesin. Bundan ötürü İslâm ahkâmının hıfz ve naklinde Ehl-i Suffe’nin çok önemli bir yeri vardır. Eldeki rivâyet malzemesine dikkat edildiğinde görülecektir ki pek çok hadisin isnadının birinci halkasını Suffe ehlinin güzide şahsiyetleri oluşturmaktadır.[/COLOR][/SIZE][/FONT][URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn6"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][6][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen] Muksirûndan olan Ebû Hüreyre, Abdullah b. Ömer, Ebû Saîd el-Hudrî; mukillûndan sayılsa da hadis rivâyeti, tefsir ve fıkıhta büyük bir otorite kabul edilen Abdullah b. Mesûd (848 hadis) Suffe ashâbının önde gelenlerindendir. Ebû Hüreyre, Abdullah b. Mesûd, Ebû Saîd el-Hudrî, Abdullah b. Ömer gibi tefsir ve hadis rivâyetinde temayüz etmiş pek çok sahâbînin Suffe’den olması, burada icra edilen ilmî faaliyetin boyutlarını gayet güzel ifade etmektedir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]Suffe ehli bir taraftan Resûlullah(sas)’ın talim ve terbiyesi altında yetişirken bir taraftan da İslâm’ı tebliğ görevini üstlenmişlerdi. Ashâb-ı Suffe’den ehliyetli olanlar, Resûlullah (sas) tarafından ihtiyaç duyulan yerlere İslâm’ı anlatmak üzere gönderiliyorlardı. Suffe ashâbının bir kısmı Efendimiz (sas) hayatta iken bir kısmı da O’nun vefatından sonra farklı beldelere gidip yerleşmişler ve hayatlarının sonuna kadar tebliğe devam etmişlerdir.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]Suffe ashâbının İslâm’ın tebliğ edilmesi noktasında icra ettikleri görevi ve Hz. Peygamber’in onlara verdiği değeri anlamak için Bi’rimaûne hadisesi önemlidir. Hicretin 4. yılında Efendimiz (sas) Medine’ye gelen Necid halkından Ebû Berâ Âmir b. Mâlik’e Müslüman olmasını teklif eder. Ebû Berâ bu teklifi kabul etmemekle birlikte Resûlullah(sas)’tan kabilesine İslâmiyet’i anlatacak birilerini göndermesini ister ve gönderilecek muallimlerin kendi himayesinde olacağını belirtir. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sas) Suffe’de yetişmiş ve Kur’an’ı çok iyi bilmelerinden ötürü kendilerine “kurrâ” denilen yetmiş sahâbîyi gönderir. Ne var ki bu kıymetli muallimler topluluğu Bi’rimaûne denilen yerde pusuya düşürülerek –biri hariç[/COLOR][/SIZE][/FONT][URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_edn7"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][7][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]- hepsi şehid edilir. Efendimiz’in (sas) hayatında yaşadığı en büyük üzüntü olarak bilinen bu hadise üzerine İki Cihan Serveri (sas) kırk gün boyunca sabah namazlarında kabilelerin bizzat adlarını söyleyerek beddua ettirir ve ashâbı da “âmin” der.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [RIGHT][FONT=trebuchet ms][B][SIZE=4][COLOR=yellowgreen]Rahile YILMAZ[/COLOR][/SIZE][/B][/FONT][/RIGHT] [SIZE=4] [/SIZE] [SIZE=4] [/SIZE] [SIZE=4] [/SIZE] [URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref1"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][1][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen] Buhârî, Rikak, 17.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref2"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][2][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen] Fethu’l-Bârî, VII, 24.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref3"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][3][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen] Buhârî, Salât, 84.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref4"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][4][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen] Dârimî, Sünen, II, 127.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref5"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][5][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen] Ebû Dâvûd, Edeb, 103.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref6"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][6][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen] Kamil Miras, Tecrid-i Sarih, VII, 47.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [URL="http://www.siyerinebi.com/wp-admin/post-new.php#_ednref7"][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen][7][/COLOR][/SIZE][/FONT][/URL][FONT=trebuchet ms][SIZE=4][COLOR=yellowgreen] Bu kıymetli sahâbî Ka‘b b. Zeyd’dir. Müşrikler onu öldü zannedip ağır yaralı bıraktılar. Ka‘b b. Zeyd, daha sonra yaşamış ve Hendek Gazası’nda şehid olmuştur[/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Sahabe-i Kiram
Başmuallimin Resûlullah (sas) Olduğu Mekteb: SUFFE
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst