Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Başörtülüler Daha Az Vergi Ödemeli
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bizar" data-source="post: 154984" data-attributes="member: 12884"><p>By <span style="color: #0066cc">Mustafa Akyol</span> on Kas 6, 2007 in <span style="color: #0066cc">Laiklik</span>, <span style="color: #0066cc">Ulus-Devlet</span>, <span style="color: #0066cc">Özgürlükler</span></p><p style="text-align: left">[8 Ekim 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]</p><p><img src="http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/11/tesettur21.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />Şu sıra üniversitelerdeki başörtü yasağının kaldırılması gündemde. “Olağan şüpheliler”in hep birlikte uyguladığı “tama saha pres”in işe yarayıp yaramayacağı ve dünyada eşi-benzeri bulunmayan bu yasağın sürüp sürmeyeceği belli değil. Ama eğer sürecekse o zaman bir başka hukuki düzenleme yapılması, başörtülü vatandaşlara vergi indirimi getirilmesi lazım.</p><p>Nedenini anlatayım. Malum, “devlet” dediğimiz organizasyon, vatandaşların ödediği vergilerle finanse edilen bir yapı. Demokratik rejimlerde ise bu verginin meşruiyet kaynağı, devletin vatandaşlara hizmet götürüyor olması. Devlete vergi veriyoruz, çünkü o da bize bunun karşılığında güvenlik, altyapı, sağlık, eğitim gibi hizmetler sağlıyor.</p><p>İşte başörtülü vatandaşlar açısından bu vergi-hizmet denkleminde bir problem var. Çünkü onlar da herkes gibi vergi ödemelerine karşın, devletin eğitim hizmetlerinden yararlanamıyor, bundan sistematik olarak dışlanıyorlar. İş bunla kalsa yine iyi. Devletin kimi üst düzey memurları, bu vatandaşları sık sık “mürteciler”, “karanlık odaklar” gibi laflar kullanarak aşağılıyor, hatta onları “iç düşman” ilan edip tehdit bile ediyorlar. Ama ne ilginçtir ki bu memurların aldığı maaşlarda, söz konusu başörtülü vatandaşların ödediği vergilerin de payı var. Yani bu yurttaşlarımız için günlük dilde “kendi paranla rezil olmak” diye tarif edilen traji-komik durum geçerli.</p><p>Aslında durum öyle garip ki, devletin bazı kurumları adeta vatandaşların sadece bir kısmının hizmetinde ve onları diğerlerinden gelebileceği varsayılan tehditlerden korumak için çalışıyor. Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Mustafa Bumin’in geçenlerde Hürriyet’in manşetine taşınan “Türbanlı girer, başı açık çıkar” şeklindeki uyarısı, bu açıdan çok ilginçti. Sayın Bumin, eğer başörtülülere özgürlük verilirse, bu kez diğer öğrencilerin baskı altında kalacakları ve hatta kovulacakları uyarısını yapıyor ve yasağın sürmesini savunuyordu. Söz konusu “tehlike”nin ne denli abartılı olduğunu görmek için Türkiye’nin tüm sokak, cadde ve parklarına “türbanlılar”ın girdiğini, ama hiç birinden “başı açıkların” çıkmadığını hatırlamak yeterli. Ancak asıl enteresan nokta şu: Görünen o ki Sayın Bumin’in tek endişesi, başını örtmeyenlerin eğitim hakkı ve onların yaşayabileceği muhtemel bir “psikolojik baskı”. Ötekilerin hakkı ise, “psikoloji” filan şöyle dursun, mahkeme kararı ve polis zoruyla ellerinden alınmış durumda. Ama belli ki bunun hiç bir önemi yok…</p><p>Peki ama madem herkesin hakkı ve özgürlüğü aynı derecede önemli değil, o zaman neden herkes aynı oranda vergi ödüyor?</p><p>Bu soru, sadece vatandaşlar değil, devlet açısından da düşündürücü. Çünkü “mürteciler”e bu kadar soğuk bakan resmi makamların bizzat onların vergileriyle geçinmesi ahlaki bir çelişki gibi duruyor. Öyle ya, hiç yakışıyor mu güzide başkentimizin o pırıl pırıl, ip-ilerici kurumlarına “irticai sermaye” tarafından finanse edilmek?</p><p>İşte tüm bu gariplikleri ortadan kaldırmak için kanımca şöyle bir düzenlemeye gidilmeli: Devletin tüm vatandaşlara ulaşan hizmetleri için her mükelleften vergi alınmalı. Ama inançları ve yaşam biçimleri nedeniyle resmi hizmetlerden yoksun bırakılanlara “ikinci sınıf vatandaş indirimi” yapılmalı. Böylece onlar da kendilerine alternatif eğitim imkanları yaratmak için kaynak oluşturabilir, hatta “Devlet Tehdidi ve Aşağılamasına Maruz Kalan Yurttaşlar İçin Rehabilitasyon Derneği” filan gibi sivil toplum örgütleri kurabilirler.</p><p>Eğer bunları yaparsak, demokratik olmasa da nispeten daha adaletli bir sistem kurmuş oluruz.</p><p>Kuşkusuz daha iyi bir alternatif de var: Bütün bu saçmalıkları bir kenara bırakıp, tüm vatandaşların eşit ve özgür olacağı, herkesin “birinci sınıf insan” sayılacağı demokratik bir ülke haline gelmeye de çalışabiliriz. Umarım yeni anayasa bunun yolunu açar.</p><p>17 [<span style="color: #0066cc">?</span>]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bizar, post: 154984, member: 12884"] By [COLOR=#0066cc]Mustafa Akyol[/COLOR] on Kas 6, 2007 in [COLOR=#0066cc]Laiklik[/COLOR], [COLOR=#0066cc]Ulus-Devlet[/COLOR], [COLOR=#0066cc]Özgürlükler[/COLOR] [LEFT][8 Ekim 2007 tarihli Star gazetesinde yayınlandı][/LEFT] [IMG]http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2007/11/tesettur21.jpg[/IMG]Şu sıra üniversitelerdeki başörtü yasağının kaldırılması gündemde. “Olağan şüpheliler”in hep birlikte uyguladığı “tama saha pres”in işe yarayıp yaramayacağı ve dünyada eşi-benzeri bulunmayan bu yasağın sürüp sürmeyeceği belli değil. Ama eğer sürecekse o zaman bir başka hukuki düzenleme yapılması, başörtülü vatandaşlara vergi indirimi getirilmesi lazım. Nedenini anlatayım. Malum, “devlet” dediğimiz organizasyon, vatandaşların ödediği vergilerle finanse edilen bir yapı. Demokratik rejimlerde ise bu verginin meşruiyet kaynağı, devletin vatandaşlara hizmet götürüyor olması. Devlete vergi veriyoruz, çünkü o da bize bunun karşılığında güvenlik, altyapı, sağlık, eğitim gibi hizmetler sağlıyor. İşte başörtülü vatandaşlar açısından bu vergi-hizmet denkleminde bir problem var. Çünkü onlar da herkes gibi vergi ödemelerine karşın, devletin eğitim hizmetlerinden yararlanamıyor, bundan sistematik olarak dışlanıyorlar. İş bunla kalsa yine iyi. Devletin kimi üst düzey memurları, bu vatandaşları sık sık “mürteciler”, “karanlık odaklar” gibi laflar kullanarak aşağılıyor, hatta onları “iç düşman” ilan edip tehdit bile ediyorlar. Ama ne ilginçtir ki bu memurların aldığı maaşlarda, söz konusu başörtülü vatandaşların ödediği vergilerin de payı var. Yani bu yurttaşlarımız için günlük dilde “kendi paranla rezil olmak” diye tarif edilen traji-komik durum geçerli. Aslında durum öyle garip ki, devletin bazı kurumları adeta vatandaşların sadece bir kısmının hizmetinde ve onları diğerlerinden gelebileceği varsayılan tehditlerden korumak için çalışıyor. Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Mustafa Bumin’in geçenlerde Hürriyet’in manşetine taşınan “Türbanlı girer, başı açık çıkar” şeklindeki uyarısı, bu açıdan çok ilginçti. Sayın Bumin, eğer başörtülülere özgürlük verilirse, bu kez diğer öğrencilerin baskı altında kalacakları ve hatta kovulacakları uyarısını yapıyor ve yasağın sürmesini savunuyordu. Söz konusu “tehlike”nin ne denli abartılı olduğunu görmek için Türkiye’nin tüm sokak, cadde ve parklarına “türbanlılar”ın girdiğini, ama hiç birinden “başı açıkların” çıkmadığını hatırlamak yeterli. Ancak asıl enteresan nokta şu: Görünen o ki Sayın Bumin’in tek endişesi, başını örtmeyenlerin eğitim hakkı ve onların yaşayabileceği muhtemel bir “psikolojik baskı”. Ötekilerin hakkı ise, “psikoloji” filan şöyle dursun, mahkeme kararı ve polis zoruyla ellerinden alınmış durumda. Ama belli ki bunun hiç bir önemi yok… Peki ama madem herkesin hakkı ve özgürlüğü aynı derecede önemli değil, o zaman neden herkes aynı oranda vergi ödüyor? Bu soru, sadece vatandaşlar değil, devlet açısından da düşündürücü. Çünkü “mürteciler”e bu kadar soğuk bakan resmi makamların bizzat onların vergileriyle geçinmesi ahlaki bir çelişki gibi duruyor. Öyle ya, hiç yakışıyor mu güzide başkentimizin o pırıl pırıl, ip-ilerici kurumlarına “irticai sermaye” tarafından finanse edilmek? İşte tüm bu gariplikleri ortadan kaldırmak için kanımca şöyle bir düzenlemeye gidilmeli: Devletin tüm vatandaşlara ulaşan hizmetleri için her mükelleften vergi alınmalı. Ama inançları ve yaşam biçimleri nedeniyle resmi hizmetlerden yoksun bırakılanlara “ikinci sınıf vatandaş indirimi” yapılmalı. Böylece onlar da kendilerine alternatif eğitim imkanları yaratmak için kaynak oluşturabilir, hatta “Devlet Tehdidi ve Aşağılamasına Maruz Kalan Yurttaşlar İçin Rehabilitasyon Derneği” filan gibi sivil toplum örgütleri kurabilirler. Eğer bunları yaparsak, demokratik olmasa da nispeten daha adaletli bir sistem kurmuş oluruz. Kuşkusuz daha iyi bir alternatif de var: Bütün bu saçmalıkları bir kenara bırakıp, tüm vatandaşların eşit ve özgür olacağı, herkesin “birinci sınıf insan” sayılacağı demokratik bir ülke haline gelmeye de çalışabiliriz. Umarım yeni anayasa bunun yolunu açar. 17 [[COLOR=#0066cc]?[/COLOR]] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Başörtülüler Daha Az Vergi Ödemeli
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst