Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
BaŞÖrtÜsÜne yanliŞ anlamlar verİlmemelİ
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ABDULLAH4" data-source="post: 243795" data-attributes="member: 1004566"><p><em><strong><span style="color: white">.</span></strong></em></p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p><em><strong><span style="color: red">BAŞÖRTÜSÜNE YANLIŞ ANLAMLAR VERİLMEMELİ </span></strong></em></p><p> </p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Bizim dinimiz hoşgörü ve anlayış dinidir. Yüzyıllar boyunca, Peygamber Efendimiz'den başlayarak, her Müslüman devlet, başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere, kendileri ile birlikte yaşayan tüm halklara karşı hoşgörülü ve anlayışlı olmuşlardır.</span> <span style="color: blue">Onların inançlarına, kültürlerine ve ibadetlerine daima kolaylık tanımış, ibadet ve inanç hürriyetlerine sahip çıkmışlardır. Tüm dünyanın Ortaçağ'ın karanlığı, anlayışsızlığı ve zulmü içerisinde sefalet çektiği günlerde, Müslümanlar hem birbirlerine hem de diğer inançtan insanlara karşı hoşgörüyle davranmışlardır.</span> </strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: green">Osmanlı topraklarında yaşayan her dinden insan o dönemlerde kendi ibadetlerini yerine getirebiliyordu. Bayramlarını rahatlıkla kutlayabiliyorlardı. Tüm dinlere yönelik bu anlayış ve hoşgörü Türk-İslam ahlakının bir devamı olarak hala devam etmektedir ve edecektir de. </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: red">Son yıllarda herkesin ağzında bir söz var: Türkiye 21. yüzyılın lider ülkelerinden olacak.</span> <span style="color: green">Buna tüm halkımız gibi ben de gönülden inanıyorum. Türkiye bulunduğu konum itibariyle ve taşıdığı milli ve manevi özelliklerle bu sıfatı hak etmektedir. Ancak milletimiz, kendisi üzerinde oynanan bazı oyunlara aldanmadan, milli ve manevi değerlerini ön plana çıkararak bulunduğu bölgede kimliğini daha güçlü olarak hissetirmelidir. Türkiye, hoşgörüsü, olaylara ılımlı ve uzlaşmacı yaklaşımı ve insani değerlere verdiği önemle doğu ile batı arasında yüzyıllardır kapanmayan uzaklığı kapatacak ve bu yönüyle 21. yüzyılın en önemli ülkelerinden biri konumuna gelecektir. Yukarıda söz ettiğim hoşgörü ve anlayış ise ülkemizin liderlik vasıflarının en önemlilerindendir.</span> </strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Ancak bunun için biraz önce de belirttiğim gibi milletimizin milli ve manevi değerlerimize tam olarak sahip çıkması ve bu değerlerin zedelenmesine asla izin vermemesi gerekmektedir.</span> <span style="color: blue">Bununla birlikte ülkemizde öncelikli olarak barışçıl ve uzlaşmacı tavrın tamamen hakim olması şarttır. Tüm bireylerinin birbirlerine hoşgörü, şefkat ve ilgiyle yaklaştığı, herkesin birbirinin sorunu ile ilgilendiği, karşı fikirde dahi olsa, onu rahat ve huzur içinde yaşatmaya çalıştığı bir ortam uzak görülmemeli ve herkes bu ortamın sağlanması için üzerine düşen görevi yerine getirmelidir.</span> </strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: orange">Buradan gelmek istediğim konu ülkemizdeki başörtüsü sorunudur. Aslında başörtüsü gibi kadınlarımızın iffetlerini ve inançlarını gösteren bir davranışın sorun olarak anılması bile bizim için önemlidir. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: red">Tesettür, Rabbimiz'in Kuran'da bir emridir. </span><span style="color: black">Ve her insan istediği rengi, istediği kumaşı, istediği şekli kullanarak bu ibadetini, Allah'ın bu farzını yerine getirebilmelidir.</span> <span style="color: green">Hiç kimse kimseye</span> <span style="color: red">"sen başına bunu takma", </span><span style="color: green">veya</span> <span style="color: red">"takarsan da bunu böyle bağlama"</span> <span style="color: green">deme hakkına sahip değildir.</span> <span style="color: darkred">Allah'ın Kuran'da bildirdiği gibi</span> <span style="color: red">"Sizin dininiz size, benim dinim bana."</span> <span style="color: green">(Kafirun Suresi, 6) denmesi ve kimsenin kimsenin ibadetine el ya da dil uzatmaması gerekir. </span></strong></em></p><p><em><strong><span style="color: orange">Ancak ne yazık ki bugün başörtüsü konusu öyle bir konuma getirilmiştir ki, başörtüsü takan genç kızlarımız, kadınlarımız, sanki suç işliyorlarmış gibi bir hava yaratılmıştır. Oysa bugün üniversitelerinin kapısından geri çevrilen, okuma, derslerine hatta kütüphanelerine girme özgürlükleri ellerinden alınan genç kızlarımızın amaçları okullarını bitirip, birer öğretmen, doktor, mühendis, eczacı veya bilim adamı olarak devletlerine ve milletlerine hizmet etmektir. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Bugün başörtüsüyle binlerce insanın hayatını kurtaran, onlara Allah'ın şifa vermesine vesile olan birçok doktorumuz vardır.</span> <span style="color: blue">Bu insanlara </span><span style="color: red">"senin başörtün var onun için bu hastaya bakamazsın"</span> <span style="color: blue">demek, aynı zamanda oradaki hastanın da hayatıyla oynamak demektir. Bugün üniversite kapılarında başörtülerine dokunulmamasını isteyen genç insanlar da ülkemize büyük yararlar sağlayacak aydın, kültürlü, bilgi sahibi insanlardır. Bu değerli vatan evlatları bugüne kadar yetiştirilmiş, onlar için harcamalar yapılmıştır. Bugün inançlarının bir gereğini yerine getirdikleri için onları tüm haklarından mahrum etmek aynı zamanda ülkemizin de zararına olacaktır.</span> </strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: darkred">Başörtüsü hiçbir zaman siyasi bir araç olmamıştır olamaz da. Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri tesettür için çok güzel bir tanımlama yapar ve şöyle der: </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: red">"Kur'ân'ın tesettür emri fıtri olmakla beraber; o maden-i şefkat ve kıymettar birer refika-i ebediyye olabilen kadınları tesettür ile sukuttan, zilletten ve mânevi esaretten ve sefâletten kurtarıyor."</span> <span style="color: black">(Hanımlar Rehberi, s. 52) </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: orange">Üstad'ın ifade ettiği gibi, iffetli ve onurlu her kadının fıtratında tesettür vardır. Gerçekten de kadınlar şefkatin sembolü kıymetli varlıklardır. Ve tesettürleri onları birçok kötülük ve zulümden korur. Ancak günümüzde tam tersinin tecelli etmesi ve tesettürde olduğu için bir kadına zorluk verilmesi akıl ve vicdanla pek açıklanamaz. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: green">Şefkat ve sevgi gösterilmesi gereken, korunup kollanarak üzmemek için gayret edilmesi gereken kadınlarımızın iffetlerine ve inançlarına bağlılıkları nedeniyle maruz kaldıkları muameleleri bir daha düşünerek gözden geçirmek lazım gelir.</span> </strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Bediüzzaman Hazretleri bir başka sözünde de tesettürün kadınlara olan merhametten dolayı farz olduğunu şöyle belirtir: </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: red">"Kur'an merhameten, kadınların hürmetini muhafaza için haya perdesini takmasını emreder. Tâ hevesat-ı rezilenin ayağı altında o şefkat madenleri zillet çekmesinler"</span> <span style="color: black">(Sözler, s. 410)</span> </strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: darkred">Allah Kuran'ın Ahzab Suresi'nde tesettür için şöyle buyurmuştur:</span> </strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına dış elbiselerinden (cilbablarından) üstlerine giymelerini söyle; onların (özgür ve iffetli) tanınması ve eziyet görmemeleri için en uygun olan budur. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Ahzab Suresi, 59)</span> </strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: red">Allah'ın Kuran'da bildirdiği gibi tesettür kadınlarımızın eziyet görmemeleri ve iyi tanınmaları içindir.</span> <span style="color: blue">Kadınlarımızın bu amaçla taktıkları başörtülerini apayrı bir mecraya çekip, başörtüsüne hiç yakışmayacak anlamlar vermek, başörtüsünü tamamen takılma amacından çıkartarak, hem örtüyü hem de örtüyü takanı olmadık suçlarla suçlamak çok büyük bir yanılgıdır. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: green">Bugün birçok ülke başörtüsüne karşı yapılan uygulamayı kınamakta ve başörtüsü takan ve haksızlığa uğrayan genç hanımları savunmaktadır. Biz ki hem millet hem de din olarak hoşgörüyü temsil eden bir toplulukken, neden başkalarından hoşgörü dersi almak durumunda kalalım? Birkaç kişi başörtüsüne ayrı bir anlam verdi diye, bütün milletin bu yeni anlama inanıp, başörtüsünü suçlamaları makul ve vicdanlı bir davranış olur mu?</span> </strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: red">Başörtüsünün tek anlamı vardır:</span> <span style="color: black">Allah'ın tesettürle ilgili emrini yerine getirmek, mümin kadının iffetini, saygınlığını korumak, toplumda iyi ve kendini koruyan bir insan olarak tanınmak istediğini göstermek.</span> </strong></em></p><p><em><strong><span style="color: blue">Başörtüsüne bundan başka anlam yüklemek isteyenler, bir daha</span> <span style="color: red">"biz ne yapıyoruz?"</span> <span style="color: blue">diye düşünmelidirler.</span> <span style="color: red">Başörtüsü takarak, kendini ve iffetini koruyan, temiz ahlaklı bir insanın bu millete ne zararı olabilir? Başörtüsü takan bir insandan ne kötülük gelebilir?</span> <span style="color: black">Allah'tan korkup sakınan bir insandan en küçük bir zarar gelmez. Aksine bu insan Allah'tan korkup sakındığı için daima hayır getirir. Kötü ahlakı, saldırganlığı, zulmü bilmez. Sadece şefkat, huzur ve güvenlik arar.</span> </strong></em></p><p><em><strong><span style="color: blue">Kaldı ki başörtüsü bizim dinimizde olduğu gibi kültürümüzde de vardır. Annelerimiz, büyükannelerimiz, Anadolu'da tarlada çalışan kadınlarımız hep başörtülüdürler. Başörtüsü onların hanımlıklarının, efendiliklerinin sembolü gibidir. Bu kadar masum ve takva alameti bir örtünün, böylesine suçlamalara maruz kalması gerçekten düşündürücüdür.</span> </strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: darkred">Bediüzzaman Hazretleri de zamanında</span> <span style="color: red">"Tesettür ve terbiye-i İslâmiye taraftarıdır"</span> <span style="color: green">(Emirdağ Lâhikası-2 s. 132) denilerek bazı çevrelerce suçlu gösterilmek istenmiştir, ancak ilgili makamlar söz konusu çevrelerin oyununa gelmemişlerdir. Geçmişteki olayların tekerrür ediyor olmasına bakılarak, ibret alınmalı ve aynı yanılgılara bir daha düşülmemelidir. </span></strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: orange">Bu hanımları küstürmek, onların okuma ve devlete hizmet ederek fayda getirme şevklerini kırmak doğru olmaz. Bunun hemen telafi edilmesi gerekir. 21. yüzyılın liderliğine soyunan önemli bir ülkenin, kendi içindekileri uzlaştırması, kendi vatandaşını küstürmemesi lazımdır ki, dünyadaki küsleri barıştırabilsin.</span> </strong></em></p><p> </p><p><em><strong><span style="color: black">Başörtüsünün sorun edilmesinin manasızlığı ortadadır. Annelerimizin, büyükannelerimizin, Anadolu'daki teyzelerimizin başlarındaki örtüler ne kadar zararsız ve hürmete değerse, bu genç kızlarımızın da başlarındaki örtüler o kadar zararsız ve hürmete değerdir. Başörtüsünün takva ve ibadetten başka bir anlamı yoktur, olamaz da.</span></strong> </em></p><p> </p><p> </p><p> </p><p><a href="http://www.serapakincioglu.com/dergiler/sa_basortu.html" target="_blank">SERAP AKINCIOGLU</a></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ABDULLAH4, post: 243795, member: 1004566"] [I][B][COLOR=white].[/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=red][/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=red][/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=red][/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=red][/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=red]BAŞÖRTÜSÜNE YANLIŞ ANLAMLAR VERİLMEMELİ [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Bizim dinimiz hoşgörü ve anlayış dinidir. Yüzyıllar boyunca, Peygamber Efendimiz'den başlayarak, her Müslüman devlet, başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere, kendileri ile birlikte yaşayan tüm halklara karşı hoşgörülü ve anlayışlı olmuşlardır.[/COLOR] [COLOR=blue]Onların inançlarına, kültürlerine ve ibadetlerine daima kolaylık tanımış, ibadet ve inanç hürriyetlerine sahip çıkmışlardır. Tüm dünyanın Ortaçağ'ın karanlığı, anlayışsızlığı ve zulmü içerisinde sefalet çektiği günlerde, Müslümanlar hem birbirlerine hem de diğer inançtan insanlara karşı hoşgörüyle davranmışlardır.[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=green]Osmanlı topraklarında yaşayan her dinden insan o dönemlerde kendi ibadetlerini yerine getirebiliyordu. Bayramlarını rahatlıkla kutlayabiliyorlardı. Tüm dinlere yönelik bu anlayış ve hoşgörü Türk-İslam ahlakının bir devamı olarak hala devam etmektedir ve edecektir de. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=red]Son yıllarda herkesin ağzında bir söz var: Türkiye 21. yüzyılın lider ülkelerinden olacak.[/COLOR] [COLOR=green]Buna tüm halkımız gibi ben de gönülden inanıyorum. Türkiye bulunduğu konum itibariyle ve taşıdığı milli ve manevi özelliklerle bu sıfatı hak etmektedir. Ancak milletimiz, kendisi üzerinde oynanan bazı oyunlara aldanmadan, milli ve manevi değerlerini ön plana çıkararak bulunduğu bölgede kimliğini daha güçlü olarak hissetirmelidir. Türkiye, hoşgörüsü, olaylara ılımlı ve uzlaşmacı yaklaşımı ve insani değerlere verdiği önemle doğu ile batı arasında yüzyıllardır kapanmayan uzaklığı kapatacak ve bu yönüyle 21. yüzyılın en önemli ülkelerinden biri konumuna gelecektir. Yukarıda söz ettiğim hoşgörü ve anlayış ise ülkemizin liderlik vasıflarının en önemlilerindendir.[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=black]Ancak bunun için biraz önce de belirttiğim gibi milletimizin milli ve manevi değerlerimize tam olarak sahip çıkması ve bu değerlerin zedelenmesine asla izin vermemesi gerekmektedir.[/COLOR] [COLOR=blue]Bununla birlikte ülkemizde öncelikli olarak barışçıl ve uzlaşmacı tavrın tamamen hakim olması şarttır. Tüm bireylerinin birbirlerine hoşgörü, şefkat ve ilgiyle yaklaştığı, herkesin birbirinin sorunu ile ilgilendiği, karşı fikirde dahi olsa, onu rahat ve huzur içinde yaşatmaya çalıştığı bir ortam uzak görülmemeli ve herkes bu ortamın sağlanması için üzerine düşen görevi yerine getirmelidir.[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=orange]Buradan gelmek istediğim konu ülkemizdeki başörtüsü sorunudur. Aslında başörtüsü gibi kadınlarımızın iffetlerini ve inançlarını gösteren bir davranışın sorun olarak anılması bile bizim için önemlidir. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=red]Tesettür, Rabbimiz'in Kuran'da bir emridir. [/COLOR][COLOR=black]Ve her insan istediği rengi, istediği kumaşı, istediği şekli kullanarak bu ibadetini, Allah'ın bu farzını yerine getirebilmelidir.[/COLOR] [COLOR=green]Hiç kimse kimseye[/COLOR] [COLOR=red]"sen başına bunu takma", [/COLOR][COLOR=green]veya[/COLOR] [COLOR=red]"takarsan da bunu böyle bağlama"[/COLOR] [COLOR=green]deme hakkına sahip değildir.[/COLOR] [COLOR=darkred]Allah'ın Kuran'da bildirdiği gibi[/COLOR] [COLOR=red]"Sizin dininiz size, benim dinim bana."[/COLOR] [COLOR=green](Kafirun Suresi, 6) denmesi ve kimsenin kimsenin ibadetine el ya da dil uzatmaması gerekir. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=orange]Ancak ne yazık ki bugün başörtüsü konusu öyle bir konuma getirilmiştir ki, başörtüsü takan genç kızlarımız, kadınlarımız, sanki suç işliyorlarmış gibi bir hava yaratılmıştır. Oysa bugün üniversitelerinin kapısından geri çevrilen, okuma, derslerine hatta kütüphanelerine girme özgürlükleri ellerinden alınan genç kızlarımızın amaçları okullarını bitirip, birer öğretmen, doktor, mühendis, eczacı veya bilim adamı olarak devletlerine ve milletlerine hizmet etmektir. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=black]Bugün başörtüsüyle binlerce insanın hayatını kurtaran, onlara Allah'ın şifa vermesine vesile olan birçok doktorumuz vardır.[/COLOR] [COLOR=blue]Bu insanlara [/COLOR][COLOR=red]"senin başörtün var onun için bu hastaya bakamazsın"[/COLOR] [COLOR=blue]demek, aynı zamanda oradaki hastanın da hayatıyla oynamak demektir. Bugün üniversite kapılarında başörtülerine dokunulmamasını isteyen genç insanlar da ülkemize büyük yararlar sağlayacak aydın, kültürlü, bilgi sahibi insanlardır. Bu değerli vatan evlatları bugüne kadar yetiştirilmiş, onlar için harcamalar yapılmıştır. Bugün inançlarının bir gereğini yerine getirdikleri için onları tüm haklarından mahrum etmek aynı zamanda ülkemizin de zararına olacaktır.[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=darkred]Başörtüsü hiçbir zaman siyasi bir araç olmamıştır olamaz da. Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri tesettür için çok güzel bir tanımlama yapar ve şöyle der: [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=red]"Kur'ân'ın tesettür emri fıtri olmakla beraber; o maden-i şefkat ve kıymettar birer refika-i ebediyye olabilen kadınları tesettür ile sukuttan, zilletten ve mânevi esaretten ve sefâletten kurtarıyor."[/COLOR] [COLOR=black](Hanımlar Rehberi, s. 52) [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=orange]Üstad'ın ifade ettiği gibi, iffetli ve onurlu her kadının fıtratında tesettür vardır. Gerçekten de kadınlar şefkatin sembolü kıymetli varlıklardır. Ve tesettürleri onları birçok kötülük ve zulümden korur. Ancak günümüzde tam tersinin tecelli etmesi ve tesettürde olduğu için bir kadına zorluk verilmesi akıl ve vicdanla pek açıklanamaz. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]Şefkat ve sevgi gösterilmesi gereken, korunup kollanarak üzmemek için gayret edilmesi gereken kadınlarımızın iffetlerine ve inançlarına bağlılıkları nedeniyle maruz kaldıkları muameleleri bir daha düşünerek gözden geçirmek lazım gelir.[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=black]Bediüzzaman Hazretleri bir başka sözünde de tesettürün kadınlara olan merhametten dolayı farz olduğunu şöyle belirtir: [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=red]"Kur'an merhameten, kadınların hürmetini muhafaza için haya perdesini takmasını emreder. Tâ hevesat-ı rezilenin ayağı altında o şefkat madenleri zillet çekmesinler"[/COLOR] [COLOR=black](Sözler, s. 410)[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=darkred]Allah Kuran'ın Ahzab Suresi'nde tesettür için şöyle buyurmuştur:[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=black]Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına dış elbiselerinden (cilbablarından) üstlerine giymelerini söyle; onların (özgür ve iffetli) tanınması ve eziyet görmemeleri için en uygun olan budur. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Ahzab Suresi, 59)[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=red]Allah'ın Kuran'da bildirdiği gibi tesettür kadınlarımızın eziyet görmemeleri ve iyi tanınmaları içindir.[/COLOR] [COLOR=blue]Kadınlarımızın bu amaçla taktıkları başörtülerini apayrı bir mecraya çekip, başörtüsüne hiç yakışmayacak anlamlar vermek, başörtüsünü tamamen takılma amacından çıkartarak, hem örtüyü hem de örtüyü takanı olmadık suçlarla suçlamak çok büyük bir yanılgıdır. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=green]Bugün birçok ülke başörtüsüne karşı yapılan uygulamayı kınamakta ve başörtüsü takan ve haksızlığa uğrayan genç hanımları savunmaktadır. Biz ki hem millet hem de din olarak hoşgörüyü temsil eden bir toplulukken, neden başkalarından hoşgörü dersi almak durumunda kalalım? Birkaç kişi başörtüsüne ayrı bir anlam verdi diye, bütün milletin bu yeni anlama inanıp, başörtüsünü suçlamaları makul ve vicdanlı bir davranış olur mu?[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=red]Başörtüsünün tek anlamı vardır:[/COLOR] [COLOR=black]Allah'ın tesettürle ilgili emrini yerine getirmek, mümin kadının iffetini, saygınlığını korumak, toplumda iyi ve kendini koruyan bir insan olarak tanınmak istediğini göstermek.[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=blue]Başörtüsüne bundan başka anlam yüklemek isteyenler, bir daha[/COLOR] [COLOR=red]"biz ne yapıyoruz?"[/COLOR] [COLOR=blue]diye düşünmelidirler.[/COLOR] [COLOR=red]Başörtüsü takarak, kendini ve iffetini koruyan, temiz ahlaklı bir insanın bu millete ne zararı olabilir? Başörtüsü takan bir insandan ne kötülük gelebilir?[/COLOR] [COLOR=black]Allah'tan korkup sakınan bir insandan en küçük bir zarar gelmez. Aksine bu insan Allah'tan korkup sakındığı için daima hayır getirir. Kötü ahlakı, saldırganlığı, zulmü bilmez. Sadece şefkat, huzur ve güvenlik arar.[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=blue]Kaldı ki başörtüsü bizim dinimizde olduğu gibi kültürümüzde de vardır. Annelerimiz, büyükannelerimiz, Anadolu'da tarlada çalışan kadınlarımız hep başörtülüdürler. Başörtüsü onların hanımlıklarının, efendiliklerinin sembolü gibidir. Bu kadar masum ve takva alameti bir örtünün, böylesine suçlamalara maruz kalması gerçekten düşündürücüdür.[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=darkred]Bediüzzaman Hazretleri de zamanında[/COLOR] [COLOR=red]"Tesettür ve terbiye-i İslâmiye taraftarıdır"[/COLOR] [COLOR=green](Emirdağ Lâhikası-2 s. 132) denilerek bazı çevrelerce suçlu gösterilmek istenmiştir, ancak ilgili makamlar söz konusu çevrelerin oyununa gelmemişlerdir. Geçmişteki olayların tekerrür ediyor olmasına bakılarak, ibret alınmalı ve aynı yanılgılara bir daha düşülmemelidir. [/COLOR][/B][/I] [I][B][COLOR=orange]Bu hanımları küstürmek, onların okuma ve devlete hizmet ederek fayda getirme şevklerini kırmak doğru olmaz. Bunun hemen telafi edilmesi gerekir. 21. yüzyılın liderliğine soyunan önemli bir ülkenin, kendi içindekileri uzlaştırması, kendi vatandaşını küstürmemesi lazımdır ki, dünyadaki küsleri barıştırabilsin.[/COLOR] [/B][/I] [I][B][COLOR=black]Başörtüsünün sorun edilmesinin manasızlığı ortadadır. Annelerimizin, büyükannelerimizin, Anadolu'daki teyzelerimizin başlarındaki örtüler ne kadar zararsız ve hürmete değerse, bu genç kızlarımızın da başlarındaki örtüler o kadar zararsız ve hürmete değerdir. Başörtüsünün takva ve ibadetten başka bir anlamı yoktur, olamaz da.[/COLOR][/B] [/I] [URL="http://www.serapakincioglu.com/dergiler/sa_basortu.html"]SERAP AKINCIOGLU[/URL] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Aile ve Yaşam
BaŞÖrtÜsÜne yanliŞ anlamlar verİlmemelİ
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst