Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Batı'daki Müslümanların Günahı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="asringaribi" data-source="post: 130857" data-attributes="member: 11977"><p style="text-align: left"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 18px">Batı'daki Müslümanların Günahı</span></span></strong></p><p></p><p><img src="http://www.hurseda.com/images/space.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /><img src="http://www.hurseda.com/resimler/yazarlar/159.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> <p style="text-align: left"><span style="font-family: 'Times New Roman'">Nevvab Yıldız</span></p><p></p><p> </p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Times New Roman'">27/05/2009 - 19:31</span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Batı dünyasını, bizi anlamama, bilinçaltını peşin hükümlerin, saplantıların, korkuların ve kaygıların kapladığını, geçmişlerden miras alınan tarihi şartlanmışlığın tesiriyle <strong>bizi tanımadan düşmanlık yaptığını</strong> ileri sürüp eleştiririz. Batı’nın, baştan beri var olan bu yanlış tutumları devam ettikçe, bu konudaki eleştirilerimizi haklı olarak sürdürürüz. Oysa bu problemin bir benzerini, kendi içimizde yaşıyoruz. Hiç kimse tarafından bunun hesabı sorulmadığı gibi, eleştiriye çalışan ağızlar ise sönük ve cılız kalmaktan öteye geçememektedirler.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Batının bize yönelik <strong>bakış açısı ne kadar şartlıysa</strong>, ülkenin Batı yakasında yaşayan insanlarımızın, Doğu yakasında yaşayan insanlarımıza bakış açısının <strong>şartlanmışlığı, daha yoğun ve katıdır</strong>. Geçmişten gelen, rejimin sürekli gündemde tutup kültür ve anlayış haline getirdiği Doğuya ve Doğu insanına yönelik yanlış tutum ve değerlendirmeler, anlamsız korkular, küçük düşürme ve yermeler, Batı’lı insanlarımızın önemli bir kısmının zihinlerinde tamamen yer edinmiştir. İdeolojisi ne olursa olsun Batı insanının önemli bir kısmı, bu şartlanmışlığa iyice teslim olmuştur. Burada, normal vatandaşları veya İslam’ın dışında siyasi bir bakış açısı ve düşüncesi olanları tartışma konusu yapmak istemiyorum. Asıl irdelemek istediğim, <strong>bakış açılarının İslam’dan kaynaklanması ve İslami değerlere dayanarak yönlerini çizmesi gereken İslami kesimdir</strong>.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><strong>Türkiye’deki İslami kesim, genellikle buluğuna ulaşamamış, kendi başına düşünüp karar verebilen, kendi ideolojik sınırlarını kesin çizgilerle çizebilen bir olgunluğa ulaşmayı başaramamıştır</strong>. Savunduğu İslami çizgisi olmasına rağmen, <strong>daha çok rejimin etkisinde kalmış</strong>, farklı yerlerden esen rüzgârların tesiriyle sağa ve sola savrulması sıradanlaşmıştır. Yazının başında geçtiği gibi, eleştirilerimin hedefinde, ülkenin Doğu’sunun dışında yaşayan İslami kesimdir. Doğu’da işler daha mı mükemmel sorusuna şu karşılığı verebilirim. Doğu, ardı arkası gelmeyen kavgalar ve olaylarla sürekli sıcak ortamlara sahne olmuştur. Bu bölgede yaşayan İslami kesim, rejim tarafından <strong>iki yönlü baskıya tabi tutulmuştur</strong>. Hem Kürt ve hem de İslami kimlik, rejim tarafından ötekiler olarak nitelendirilmiş, iki yönlü baskının yapılmasına sebep olmuştur. Doğu insanı, dünyaya gözünü açınca bedenine yönlendirilen namlularla ve yaşamı boyunca dışlamayla karşılaşmış, rejime güven beslemediği gibi amentülerini de kabul etmemiştir. Rejimi benimsemediği gibi kendisine biçilen kalıba rızayet göstermeye yanaşmamışlar. Böyle bir konumda bulununca, sürekli rejimin hedefinde olmuş, öteki olarak görülen Müslüman Kürtler karşılarında sürekli eli coplu polisi görmüşlerdir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Batıda ise, İslam ve Müslümanlara onca baskı ve zulme rağmen rejim, Müslümanlar tarafından büyük oranda içselleştirilmiştir. Birçok alanda <strong>kendilerini ilgilendirmediği halde rejimin sorunlarını, direkt olarak üstlenmekte ve her platformda desteklemektedir</strong>. Birçok alanda, özellikle de İslami konularda ve Doğu’daki Müslümanlara bakış açısında rejimin argümanları büyük oranda paylaşılmaktadır.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Değerlendirmelerimin, Batı’daki bütün Müslümanlara yönelik olmadığını altını çizerek belirtmek isterim. Ancak Batıdaki genel durumun, bundan ibaret olduğu da bilinmelidir. Değerlendirmelerde haksızlık yaptığım söylenebilir. Oysa ne acıdır ki bütün bunlar birer gerçek. <strong>Rejimin argümanlarıyla, içli dışlı olan Batıdaki Müslümanlar</strong>, Kürt bölgesinde yaşayan halka, şartlı baktıkları gibi buradaki <strong>Müslümanlara da şartlı bakmaktadırlar</strong>. Müslümanların <strong>çektiği acılar ve içinde bulundukları sıkıntılar</strong> çok azı hariç, Batıdaki Müslümanları fazla ilgilendirmemektedir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Örneğin Kürt illerinde yaşayan Müslümanlar, bu güne kadar birçok sıkıntıyla karşılaştı. Kemalist rejimin iktidara gelmesinden sonra, Müslüman Kürtlere yönelik <strong>yoğun baskıların haddi-hesabının olmadığı</strong> herkesin malumudur. Son yıllarda baskıların devam etmesiyle birlikte, mülhid örgütün Müslümanlara yönelik terör hareketlerinde, yüzlerce Müslüman hayatını kaybetti. <strong>1990’larda her gün, Müslümanların kanı akıtılıyor ve gencecik delikanlılar şehit düşüyordu</strong>. Batı’daki aydın, yazar, akademisyen, işadamı ve siyasetçiye kadar, İslami kesimin büyük çoğunluğu birkaç yüz kilometre ötede saldırıya uğrayan ve şehit düşen Müslümanların başına, <strong>nelerin geldiğini sorma gereği bile duymadı</strong>. Ruhlarına çöreklenen şartlanmışlıktan olmalı ki böyle bir şeye ihtiyaç hâsıl olmamıştı. Mülhid örgüt, Müslümanların karşısında başarısız duruma düşüp kan kaybedince, propaganda araçlarını devreye sokup, Müslümanları kontra olarak nitelendirmeye başladı. Mülhidlerin propagandasına, ülkenin laik medyası da katılmıştı. <strong>Kendisini taraf tutmaya zorlayan İslami medya, hiçbir araştırma ihtiyacı duymadan, aynı ağızları kullanarak Müslümanları karalama kampanyalarına ortak olmuştu</strong>.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Süreç içerisinde rejimin, Müslümanlara yönelmesi üzerine ardı arkası gelmeyen <strong>yalan ve iftira kampanyaları başladı</strong>. Bölgedeki İslami hareketin tamamıyla çökertilmesi amaçlandığından, bütün yol ve araçlar meşru sayılmış, her taraftan atış serbest bırakılmıştı. Rejimin karnından fışkıran <strong>yalan, iftira ve karalamaları kutsal kitabın ilahi mesajlarıymış gibi savunan</strong> ve allandıra ballandıra sayfalarında yer veren İslami medyanın önemli kısmı, <strong>rejim tarafından Müslümanlara karşı yıllarca kullanıldı.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Kanunlara dayanarak kurulan, yoksullara ve düşkünlere yardımdan başka amaçları bulunmayan, ahlaki yozlaşmanın önüne geçip gençliği bozulma tehlikesinden kurtarmaya çalışan <strong>sivil toplum kuruluşlarına</strong>, rejimin yaptığı kanunsuz baskı ve baskınlara İslami kesimin, özellikle medyanın duyarsız kalıp kör ve sağırları oynaması, Doğu Müslümanlarına karşı şartlanmışlıklarının ulaştığı hazin noktayı göstermektedir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Diğer taraftan, Batının herhangi bir bölgesinde yapılan İslami bir programda, b<strong>irkaç yüz kişinin toplanmasını manşetlerden indirmeyen İslami basın</strong>, Kürd illerinde Hz. Peygamber (sav)’in doğumuyla ilgili yapılan mitinglerde <strong>bir araya gelen yüz binleri</strong> görmezden gelmekte, ya da bir iki satırla geçiştirmeyi yeğlemektedir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px"><strong>Batı Müslümanlarının garip durumu, kesinlikle hayra alamet değildir</strong>. Müslümanlar, İslami bilinç ve duyarlılık çerçevesinde, özellikle de İslam’ı yok etmeye kilitlenmiş, hiçbir rejimin ve gücün etkisinde kalmadan meselelerini düşünüp <strong>kararlarını özgürce verebilmelidir</strong>. Fasıkların getirdiği haberleri Müslümanların araştırmadan kabul etmelerini, Allah Teala’nın men ettiği herkesin malumudur. Her şeyden önce <strong>Müslümanların, İslam düşmanlarını bırakıp Müslümanları dost edinmeleri gerektiği, birbirlerine karşı sorumluluklarının olduğu, herkesin yaptığının hesabını ilahi adalet önünde, Allah Teala’ya vereceği bilinciyle hareket etmeleri gerektiğini bildirmek isterim</strong>.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 10px">Nevvab YILDIZ</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Times New Roman'"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="asringaribi, post: 130857, member: 11977"] [LEFT][B][FONT=Times New Roman][SIZE=5]Batı'daki Müslümanların Günahı[/SIZE][/FONT][/B][/LEFT] [IMG]http://www.hurseda.com/images/space.gif[/IMG][IMG]http://www.hurseda.com/resimler/yazarlar/159.jpg[/IMG] [LEFT][FONT=Times New Roman]Nevvab Yıldız[/FONT][/LEFT] [RIGHT][FONT=Times New Roman]27/05/2009 - 19:31[/FONT][/RIGHT] [FONT=Times New Roman][FONT=Verdana][SIZE=2]Batı dünyasını, bizi anlamama, bilinçaltını peşin hükümlerin, saplantıların, korkuların ve kaygıların kapladığını, geçmişlerden miras alınan tarihi şartlanmışlığın tesiriyle [B]bizi tanımadan düşmanlık yaptığını[/B] ileri sürüp eleştiririz. Batı’nın, baştan beri var olan bu yanlış tutumları devam ettikçe, bu konudaki eleştirilerimizi haklı olarak sürdürürüz. Oysa bu problemin bir benzerini, kendi içimizde yaşıyoruz. Hiç kimse tarafından bunun hesabı sorulmadığı gibi, eleştiriye çalışan ağızlar ise sönük ve cılız kalmaktan öteye geçememektedirler.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Batının bize yönelik [B]bakış açısı ne kadar şartlıysa[/B], ülkenin Batı yakasında yaşayan insanlarımızın, Doğu yakasında yaşayan insanlarımıza bakış açısının [B]şartlanmışlığı, daha yoğun ve katıdır[/B]. Geçmişten gelen, rejimin sürekli gündemde tutup kültür ve anlayış haline getirdiği Doğuya ve Doğu insanına yönelik yanlış tutum ve değerlendirmeler, anlamsız korkular, küçük düşürme ve yermeler, Batı’lı insanlarımızın önemli bir kısmının zihinlerinde tamamen yer edinmiştir. İdeolojisi ne olursa olsun Batı insanının önemli bir kısmı, bu şartlanmışlığa iyice teslim olmuştur. Burada, normal vatandaşları veya İslam’ın dışında siyasi bir bakış açısı ve düşüncesi olanları tartışma konusu yapmak istemiyorum. Asıl irdelemek istediğim, [B]bakış açılarının İslam’dan kaynaklanması ve İslami değerlere dayanarak yönlerini çizmesi gereken İslami kesimdir[/B].[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][B]Türkiye’deki İslami kesim, genellikle buluğuna ulaşamamış, kendi başına düşünüp karar verebilen, kendi ideolojik sınırlarını kesin çizgilerle çizebilen bir olgunluğa ulaşmayı başaramamıştır[/B]. Savunduğu İslami çizgisi olmasına rağmen, [B]daha çok rejimin etkisinde kalmış[/B], farklı yerlerden esen rüzgârların tesiriyle sağa ve sola savrulması sıradanlaşmıştır. Yazının başında geçtiği gibi, eleştirilerimin hedefinde, ülkenin Doğu’sunun dışında yaşayan İslami kesimdir. Doğu’da işler daha mı mükemmel sorusuna şu karşılığı verebilirim. Doğu, ardı arkası gelmeyen kavgalar ve olaylarla sürekli sıcak ortamlara sahne olmuştur. Bu bölgede yaşayan İslami kesim, rejim tarafından [B]iki yönlü baskıya tabi tutulmuştur[/B]. Hem Kürt ve hem de İslami kimlik, rejim tarafından ötekiler olarak nitelendirilmiş, iki yönlü baskının yapılmasına sebep olmuştur. Doğu insanı, dünyaya gözünü açınca bedenine yönlendirilen namlularla ve yaşamı boyunca dışlamayla karşılaşmış, rejime güven beslemediği gibi amentülerini de kabul etmemiştir. Rejimi benimsemediği gibi kendisine biçilen kalıba rızayet göstermeye yanaşmamışlar. Böyle bir konumda bulununca, sürekli rejimin hedefinde olmuş, öteki olarak görülen Müslüman Kürtler karşılarında sürekli eli coplu polisi görmüşlerdir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Batıda ise, İslam ve Müslümanlara onca baskı ve zulme rağmen rejim, Müslümanlar tarafından büyük oranda içselleştirilmiştir. Birçok alanda [B]kendilerini ilgilendirmediği halde rejimin sorunlarını, direkt olarak üstlenmekte ve her platformda desteklemektedir[/B]. Birçok alanda, özellikle de İslami konularda ve Doğu’daki Müslümanlara bakış açısında rejimin argümanları büyük oranda paylaşılmaktadır.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Değerlendirmelerimin, Batı’daki bütün Müslümanlara yönelik olmadığını altını çizerek belirtmek isterim. Ancak Batıdaki genel durumun, bundan ibaret olduğu da bilinmelidir. Değerlendirmelerde haksızlık yaptığım söylenebilir. Oysa ne acıdır ki bütün bunlar birer gerçek. [B]Rejimin argümanlarıyla, içli dışlı olan Batıdaki Müslümanlar[/B], Kürt bölgesinde yaşayan halka, şartlı baktıkları gibi buradaki [B]Müslümanlara da şartlı bakmaktadırlar[/B]. Müslümanların [B]çektiği acılar ve içinde bulundukları sıkıntılar[/B] çok azı hariç, Batıdaki Müslümanları fazla ilgilendirmemektedir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Örneğin Kürt illerinde yaşayan Müslümanlar, bu güne kadar birçok sıkıntıyla karşılaştı. Kemalist rejimin iktidara gelmesinden sonra, Müslüman Kürtlere yönelik [B]yoğun baskıların haddi-hesabının olmadığı[/B] herkesin malumudur. Son yıllarda baskıların devam etmesiyle birlikte, mülhid örgütün Müslümanlara yönelik terör hareketlerinde, yüzlerce Müslüman hayatını kaybetti. [B]1990’larda her gün, Müslümanların kanı akıtılıyor ve gencecik delikanlılar şehit düşüyordu[/B]. Batı’daki aydın, yazar, akademisyen, işadamı ve siyasetçiye kadar, İslami kesimin büyük çoğunluğu birkaç yüz kilometre ötede saldırıya uğrayan ve şehit düşen Müslümanların başına, [B]nelerin geldiğini sorma gereği bile duymadı[/B]. Ruhlarına çöreklenen şartlanmışlıktan olmalı ki böyle bir şeye ihtiyaç hâsıl olmamıştı. Mülhid örgüt, Müslümanların karşısında başarısız duruma düşüp kan kaybedince, propaganda araçlarını devreye sokup, Müslümanları kontra olarak nitelendirmeye başladı. Mülhidlerin propagandasına, ülkenin laik medyası da katılmıştı. [B]Kendisini taraf tutmaya zorlayan İslami medya, hiçbir araştırma ihtiyacı duymadan, aynı ağızları kullanarak Müslümanları karalama kampanyalarına ortak olmuştu[/B].[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Süreç içerisinde rejimin, Müslümanlara yönelmesi üzerine ardı arkası gelmeyen [B]yalan ve iftira kampanyaları başladı[/B]. Bölgedeki İslami hareketin tamamıyla çökertilmesi amaçlandığından, bütün yol ve araçlar meşru sayılmış, her taraftan atış serbest bırakılmıştı. Rejimin karnından fışkıran [B]yalan, iftira ve karalamaları kutsal kitabın ilahi mesajlarıymış gibi savunan[/B] ve allandıra ballandıra sayfalarında yer veren İslami medyanın önemli kısmı, [B]rejim tarafından Müslümanlara karşı yıllarca kullanıldı.[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Kanunlara dayanarak kurulan, yoksullara ve düşkünlere yardımdan başka amaçları bulunmayan, ahlaki yozlaşmanın önüne geçip gençliği bozulma tehlikesinden kurtarmaya çalışan [B]sivil toplum kuruluşlarına[/B], rejimin yaptığı kanunsuz baskı ve baskınlara İslami kesimin, özellikle medyanın duyarsız kalıp kör ve sağırları oynaması, Doğu Müslümanlarına karşı şartlanmışlıklarının ulaştığı hazin noktayı göstermektedir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Diğer taraftan, Batının herhangi bir bölgesinde yapılan İslami bir programda, b[B]irkaç yüz kişinin toplanmasını manşetlerden indirmeyen İslami basın[/B], Kürd illerinde Hz. Peygamber (sav)’in doğumuyla ilgili yapılan mitinglerde [B]bir araya gelen yüz binleri[/B] görmezden gelmekte, ya da bir iki satırla geçiştirmeyi yeğlemektedir.[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2][B]Batı Müslümanlarının garip durumu, kesinlikle hayra alamet değildir[/B]. Müslümanlar, İslami bilinç ve duyarlılık çerçevesinde, özellikle de İslam’ı yok etmeye kilitlenmiş, hiçbir rejimin ve gücün etkisinde kalmadan meselelerini düşünüp [B]kararlarını özgürce verebilmelidir[/B]. Fasıkların getirdiği haberleri Müslümanların araştırmadan kabul etmelerini, Allah Teala’nın men ettiği herkesin malumudur. Her şeyden önce [B]Müslümanların, İslam düşmanlarını bırakıp Müslümanları dost edinmeleri gerektiği, birbirlerine karşı sorumluluklarının olduğu, herkesin yaptığının hesabını ilahi adalet önünde, Allah Teala’ya vereceği bilinciyle hareket etmeleri gerektiğini bildirmek isterim[/B].[/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=2]Nevvab YILDIZ[/SIZE][/FONT] [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Batı'daki Müslümanların Günahı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst