Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Bayram Yüksel
Bayram Ağabeyden birkaç hatıra
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Nevzatt" data-source="post: 42445" data-attributes="member: 1580"><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Bediüzzaman Hazretlerinin uzun yıllar yakın hizmetinde bulunmuş olan Bayram Yüksel Ağabeyin, bu dönemle ilgili çok ibretli ve manidar hatıraları var. Necmeddin Şahiner’in “Son Şahitler” serisinde yayınlanan bu hatıraları, Lâhika sayfamızda bugünden itibaren tekrar neşrediyoruz. Ama teberrüken, birkaç küçük anekdotu da bu köşeden aktarmakta fayda görüyoruz.Bayram Ağabey anlatıyor: </strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>ÜÇAYLARDA ÜSTAD </strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>“Mübarek, muallâ Üstadımız Üçaylar girdiğinde Isparta’daki Nur talebelerine hatim için Kur’ân-ı Kerimi taksim ettirir, herkese birer cüz vererek vazife taksimi yapardı. Isparta, Sav, Kuleönü, Atabey, Bozanönü gibi mübarek nur hizmeti ile müşerref olmuş mübarek köylere cüzleri taksim ettirir, böylece mübarek şuhur-u selâsede her gün hatim indirilirdi. O zaman bütün duasını umum Nur talebeleri namına Üstadımız yapardı. Başta Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm olmak ve Al-i Ashabı olarak bütün ehl-i iman ve Nur talebelerine bağışlardı.” </strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>RAMAZAN GECELERİ </strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>“Üstadımız Ramazan’ın on beşinden sonra kendisi yatmazdı, bizi de yatırmazdı. Hatta çok zaman gece kontrol ederdi. Eğer uyurken yakalarsa, bize su döker, uyandırırdı. Bizleri uyumamaya alıştırırdı. Mübarek geceleri ihya ettiğimiz zaman sabah namazı olduğuna kılar, yatardık.“ ‘Hem rivayet-i sahîha ile leyle-i Kadri nısf-ı âhirde, hususan aşr-i âhirde arayınız’ ferman etmesiyle, bu gelecek seksen küsur sene bir ibadet ömrünü kazandıran leyle-i Kadrin gelecek gecelerde ihmali pek kavî olmasından, istifadeye çalışmak böyle sevaplı yerlerde bir saadettir” diye bize dersler verirdi.“Üstadımız mübarek Ramazan’da daima evrad ve ezkârıyla meşgul olurdu, her gün bir cüz okurdu. Bizleri de teşvik ederdi. Bizler Ramazan’da muhakkak cüzlerimizi okurduk. Üstad fitresini bizlere verirdi. Bizlere de ‘Siz talebe-i ulûmsunuz, fitrenizi birbirinize devredebilirsiniz’ derdi. Biz de birbirimize devrederdik, o parayla buğday alırdık, Sav’da, bazan Kuleönü’nde ekmek yaptırırdık. Nafakamızı iktisatlı olarak harcardık.” </strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>ZÜBEYİR AĞABEY VE GAZETE </strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>“Zübeyir Ağabeyin gayreti erişilmez mertebede idi. Bizim anlayamadığımız meselelere o çok ehemmiyetle eğilirdi. Meselâ İttihad gazetesi çıktığında Zübeyir Ağabey Galata köprüsünde gazete satmıştı. Ankara’ya geldiğinde ‘Niye böyle yapıyorsun? Sen gazeteci mi oldun? Ne lüzum var da gazete ile meşgul oluyorsun? Bunlarla çocuklar meşgul olur, sen çocuk musun? v.s.’ Haddim olmayarak darılmıştım. Çok üzüldü. ‘Haklısın, ama Üstadı ve Risale-i Nur’u ne ile tanıtacağız? Üstadımız bizlere gazete okutturmuyor mu idi? Üstad sağcı neşriyatı takip etmiyor mu idi? Gazeteciliğin on seyyiesi olursa, yüz hasenesi olur. Bu iyi bir meslek değil, gazetecilikte insan kendisini harcar, çok zor bir meslek. Ben bunlara mani olamam. Üstadı dünyaya ilân edeceğim, dünyaya tanıtacağım diye bu tehlikeye atılıyorlar. Bizler aleyhinde olmayalım. Ben bunları teşvik için gazete sattım’ demişti.” </strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>Allah hepsinden razı olsun. Kabirleri pürnur, mekânları Cennet olsun. </strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="color: #585858"><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'comic sans ms'"><strong>AMİN</strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Nevzatt, post: 42445, member: 1580"] [color=#585858][size=3][font=comic sans ms][b]Bediüzzaman Hazretlerinin uzun yıllar yakın hizmetinde bulunmuş olan Bayram Yüksel Ağabeyin, bu dönemle ilgili çok ibretli ve manidar hatıraları var. Necmeddin Şahiner’in “Son Şahitler” serisinde yayınlanan bu hatıraları, Lâhika sayfamızda bugünden itibaren tekrar neşrediyoruz. Ama teberrüken, birkaç küçük anekdotu da bu köşeden aktarmakta fayda görüyoruz.Bayram Ağabey anlatıyor: ÜÇAYLARDA ÜSTAD “Mübarek, muallâ Üstadımız Üçaylar girdiğinde Isparta’daki Nur talebelerine hatim için Kur’ân-ı Kerimi taksim ettirir, herkese birer cüz vererek vazife taksimi yapardı. Isparta, Sav, Kuleönü, Atabey, Bozanönü gibi mübarek nur hizmeti ile müşerref olmuş mübarek köylere cüzleri taksim ettirir, böylece mübarek şuhur-u selâsede her gün hatim indirilirdi. O zaman bütün duasını umum Nur talebeleri namına Üstadımız yapardı. Başta Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm olmak ve Al-i Ashabı olarak bütün ehl-i iman ve Nur talebelerine bağışlardı.” RAMAZAN GECELERİ “Üstadımız Ramazan’ın on beşinden sonra kendisi yatmazdı, bizi de yatırmazdı. Hatta çok zaman gece kontrol ederdi. Eğer uyurken yakalarsa, bize su döker, uyandırırdı. Bizleri uyumamaya alıştırırdı. Mübarek geceleri ihya ettiğimiz zaman sabah namazı olduğuna kılar, yatardık.“ ‘Hem rivayet-i sahîha ile leyle-i Kadri nısf-ı âhirde, hususan aşr-i âhirde arayınız’ ferman etmesiyle, bu gelecek seksen küsur sene bir ibadet ömrünü kazandıran leyle-i Kadrin gelecek gecelerde ihmali pek kavî olmasından, istifadeye çalışmak böyle sevaplı yerlerde bir saadettir” diye bize dersler verirdi.“Üstadımız mübarek Ramazan’da daima evrad ve ezkârıyla meşgul olurdu, her gün bir cüz okurdu. Bizleri de teşvik ederdi. Bizler Ramazan’da muhakkak cüzlerimizi okurduk. Üstad fitresini bizlere verirdi. Bizlere de ‘Siz talebe-i ulûmsunuz, fitrenizi birbirinize devredebilirsiniz’ derdi. Biz de birbirimize devrederdik, o parayla buğday alırdık, Sav’da, bazan Kuleönü’nde ekmek yaptırırdık. Nafakamızı iktisatlı olarak harcardık.” ZÜBEYİR AĞABEY VE GAZETE “Zübeyir Ağabeyin gayreti erişilmez mertebede idi. Bizim anlayamadığımız meselelere o çok ehemmiyetle eğilirdi. Meselâ İttihad gazetesi çıktığında Zübeyir Ağabey Galata köprüsünde gazete satmıştı. Ankara’ya geldiğinde ‘Niye böyle yapıyorsun? Sen gazeteci mi oldun? Ne lüzum var da gazete ile meşgul oluyorsun? Bunlarla çocuklar meşgul olur, sen çocuk musun? v.s.’ Haddim olmayarak darılmıştım. Çok üzüldü. ‘Haklısın, ama Üstadı ve Risale-i Nur’u ne ile tanıtacağız? Üstadımız bizlere gazete okutturmuyor mu idi? Üstad sağcı neşriyatı takip etmiyor mu idi? Gazeteciliğin on seyyiesi olursa, yüz hasenesi olur. Bu iyi bir meslek değil, gazetecilikte insan kendisini harcar, çok zor bir meslek. Ben bunlara mani olamam. Üstadı dünyaya ilân edeceğim, dünyaya tanıtacağım diye bu tehlikeye atılıyorlar. Bizler aleyhinde olmayalım. Ben bunları teşvik için gazete sattım’ demişti.” Allah hepsinden razı olsun. Kabirleri pürnur, mekânları Cennet olsun. AMİN[/b][/font][/size][/color] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur Talebeleri
Bayram Yüksel
Bayram Ağabeyden birkaç hatıra
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst