Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Bedenlerimiz de emanettir I
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 171133" data-attributes="member: 8679"><p><strong>Bedenlerimiz de emanettir II</strong></p><p> </p><p><strong>Beden nimetinin kadri bilinmelidir!</strong></p><p><strong><span style="color: blue">Temizliğin farklı şekilleriyle namaz ve benzeri ibadetlerin şartı olarak belirlenmesi Müslümanlıkla temizliğin ne kadar iç içe olduğunu göstermektedir. Cünüplük, hayız ve nifas sonrası gusül, abdest, Cuma ve bayram gusülleri, ihram için gusül bu çizginin ucunu gösterir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Temizliği sadece su ile yapılanlar düzeyinde de görmüyoruz. 'Saçı olan saçına baksın', temiz tutsun şeklindeki nebevî ikaz da temizliğin bir başka türü olarak karşımızda durmaktadır. Saçı başı dağınık birine sevgili Peygamber aleyhisselam efendimizin 'Şu adam saçını düzeltecek bir şey bulamıyor mu?' şeklinde gönderme yaptığını görüyoruz. [Ebu Davud, Tereccül, 3]</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Temizliğin bir başka şekli olan ağız temizliğine daha da yoğun alaka göstererek, sarımsak türü kokulu bitkileri yiyenlerin o ağız kokusuyla mescitlere yaklaşmalarını bile yasaklamıştır. [Buharî, Ezan, 160; Müslim, Mesacid, 17]</span></strong></p><p><strong>Temizliğe dikkat</strong></p><p><strong><span style="color: blue">Tirmizî'nin rivayet ettiği bir hadiste evlerin ve avluların temiz tutulması emredilirken böyle olmamasının Yahudilere benzemek olduğu vurgulanmaktadır. (Tirmizî, Edeb, 41/2799)</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">İmanın bölümlerini zikreden meşhur hadiste yoldan eziyet veren bir şeyi kaldırmak imanın bir bölümü olarak anılmaktadır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Misvak üzerine yoğunlaşan hadisleri de temizliğin bir boyutu olarak iyi anlamamız gerekmektedir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Namaz, namazın camiye gidilerek kılınması ısrarı, ibadete bizim çizdiğimiz dar kalıpların dışına çıkılarak incelendiğinde namazın bedenimiz için de bir koruyucu olduğu görülür. Aynı şey oruç için de vardır. Gerçi ne namaz ne de oruç asla bedenimize bir yararı olsun diye yapılmaz. Velev bir yararı olmasın namaz namazdır, oruç oruçtur. Ancak önümüzde duran hakikatleri iyi tahlil etmemizde yarar vardır. Sistemleştirilerek yılın içinde yaygınlaştırılmış bir oruç bedenlerimiz için mükemmel bir koruyucu vazifesi yapacaktır. Yeter ki tutulan oruç, sahurundan iftarına kadar sünnetine uygun tutulsun.</span></strong></p><p><strong>Spor dışımızdan değildir</strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bir bölümü kumara alet edilmek için oynanan, genellikle de insanların dizginlenmesi için politik amaçlarla yaygınlaştırılan spor anlayışına bakarak sporu İslam'dan uzak bir kavram olarak görmemiz hata olur. Adı spor olmasa bile spor, İslam'ın ilk yıllarından beri Müslümanların gündemindedir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin gündemindedir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Her şeyden evvel güçlü mü'min arayışı -güçlünün de ancak sporla o gücü elde edeceğine bakılırsa- spora iyi bir yer açar. (Müslim'in rivayet ettiği bir hadiste, Allah'ın nazarında güçlü mü'minin zayıf mü'minden daha sevimli olduğu haber verilmiştir. Kader, 8)</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bunda da şaşılacak bir şey yoktur. İbadet için de güçlü mü'min gerekir cihad için de.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Ayakta duran ve ayakta tutan mü'min elbette daha iyidir. Namaz, oruç, hacc her biri güçlü bedenler ister. Bunun için namaza da hacca da gücü yetmeyenler için hafifletmeler getirilmiştir. Bitip tükenme derecesinde bir ibadet yoğunluğu bu nedenle sempatik bulunmamıştır.</span></strong></p><p><strong>Emanet anlayışımızın gereği</strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bedenler emanet olduğuna göre, bedenlerimize sahip çıkmamız onları korumamız görevimizdir. Bedenlerimizin de üzerimizde hakkı vardır. Buna göre, yeteri kadar uyumak, uykuyu sağlıklı hale getirmek bir fantezi değildir. Beden için uygun elbiseler giyinmek bir fantezi değildir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Helal ve temiz gıdalardan bedenlerimize daha yararlı olacakları tercih etmemiz, bedenimize zarar verebilecek gıdalar haddi zatında helal olsa bile onlardan kaçınmamız bir fantezi değildir. İyi bir ev ve evin iyi bir tefrişe sahip olması, bedenlerimizin rahatı için gerekli ise bu bir fantezi değildir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bedenlerimiz için gerekli tedaviyi uygulamak bir tercih değil önemli bir görevdir. Allah'ın helallerini kullanmamız en tabii hakkımızdır. Dinlenmemiz yerine göre ibadettir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Böyle bir anlayışın neticesi olarak, geceyi gündüz gibi kullanmanın hiçbir olurluğu bulunmadığını söyleyebiliriz. Gündüzü de geceleştirmenin olurluğu yoktur. [Bkz. Buharî, savm, 51; Tirmizî, Zühd, 64]</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bazı gıda türlerinin haram olmasındaki hikmetlerin de iyi düşünülmesi şarttır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Genel kural şudur:</span></strong></p><p><strong><span style="color: blue">Bedenlerimiz bize emanettir. Bedenlerimizi Allah yolunda bir işe yarayacağı zaman toptan feda edebiliriz, etmeliyiz de. Ancak günlük zevkler için verilebilecek bir tek tırnağımız bile olmamalıdır. Bir gün daha sağlıklı yaşamayı ve bunun için gayret etmeyi ibadet anlayışı ile sürdürmek durumundayız. Bedenlerimiz bize emanettir. Biz de bedenlerimiz de 'hangimiz daha iyi amel yapacak, belli olsun diye' burada bulunuyoruz.</span></strong></p><p> </p><p><strong>Nureddin Yıldız - Milli Gazete</strong></p><p></p><p><strong>16/12/2009</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 171133, member: 8679"] [B]Bedenlerimiz de emanettir II[/B] [B]Beden nimetinin kadri bilinmelidir![/B] [B][COLOR=blue]Temizliğin farklı şekilleriyle namaz ve benzeri ibadetlerin şartı olarak belirlenmesi Müslümanlıkla temizliğin ne kadar iç içe olduğunu göstermektedir. Cünüplük, hayız ve nifas sonrası gusül, abdest, Cuma ve bayram gusülleri, ihram için gusül bu çizginin ucunu gösterir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Temizliği sadece su ile yapılanlar düzeyinde de görmüyoruz. 'Saçı olan saçına baksın', temiz tutsun şeklindeki nebevî ikaz da temizliğin bir başka türü olarak karşımızda durmaktadır. Saçı başı dağınık birine sevgili Peygamber aleyhisselam efendimizin 'Şu adam saçını düzeltecek bir şey bulamıyor mu?' şeklinde gönderme yaptığını görüyoruz. [Ebu Davud, Tereccül, 3][/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Temizliğin bir başka şekli olan ağız temizliğine daha da yoğun alaka göstererek, sarımsak türü kokulu bitkileri yiyenlerin o ağız kokusuyla mescitlere yaklaşmalarını bile yasaklamıştır. [Buharî, Ezan, 160; Müslim, Mesacid, 17][/COLOR][/B] [B]Temizliğe dikkat[/B] [B][COLOR=blue]Tirmizî'nin rivayet ettiği bir hadiste evlerin ve avluların temiz tutulması emredilirken böyle olmamasının Yahudilere benzemek olduğu vurgulanmaktadır. (Tirmizî, Edeb, 41/2799)[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]İmanın bölümlerini zikreden meşhur hadiste yoldan eziyet veren bir şeyi kaldırmak imanın bir bölümü olarak anılmaktadır.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Misvak üzerine yoğunlaşan hadisleri de temizliğin bir boyutu olarak iyi anlamamız gerekmektedir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Namaz, namazın camiye gidilerek kılınması ısrarı, ibadete bizim çizdiğimiz dar kalıpların dışına çıkılarak incelendiğinde namazın bedenimiz için de bir koruyucu olduğu görülür. Aynı şey oruç için de vardır. Gerçi ne namaz ne de oruç asla bedenimize bir yararı olsun diye yapılmaz. Velev bir yararı olmasın namaz namazdır, oruç oruçtur. Ancak önümüzde duran hakikatleri iyi tahlil etmemizde yarar vardır. Sistemleştirilerek yılın içinde yaygınlaştırılmış bir oruç bedenlerimiz için mükemmel bir koruyucu vazifesi yapacaktır. Yeter ki tutulan oruç, sahurundan iftarına kadar sünnetine uygun tutulsun.[/COLOR][/B] [B]Spor dışımızdan değildir[/B] [B][COLOR=blue]Bir bölümü kumara alet edilmek için oynanan, genellikle de insanların dizginlenmesi için politik amaçlarla yaygınlaştırılan spor anlayışına bakarak sporu İslam'dan uzak bir kavram olarak görmemiz hata olur. Adı spor olmasa bile spor, İslam'ın ilk yıllarından beri Müslümanların gündemindedir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin gündemindedir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Her şeyden evvel güçlü mü'min arayışı -güçlünün de ancak sporla o gücü elde edeceğine bakılırsa- spora iyi bir yer açar. (Müslim'in rivayet ettiği bir hadiste, Allah'ın nazarında güçlü mü'minin zayıf mü'minden daha sevimli olduğu haber verilmiştir. Kader, 8)[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Bunda da şaşılacak bir şey yoktur. İbadet için de güçlü mü'min gerekir cihad için de.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Ayakta duran ve ayakta tutan mü'min elbette daha iyidir. Namaz, oruç, hacc her biri güçlü bedenler ister. Bunun için namaza da hacca da gücü yetmeyenler için hafifletmeler getirilmiştir. Bitip tükenme derecesinde bir ibadet yoğunluğu bu nedenle sempatik bulunmamıştır.[/COLOR][/B] [B]Emanet anlayışımızın gereği[/B] [B][COLOR=blue]Bedenler emanet olduğuna göre, bedenlerimize sahip çıkmamız onları korumamız görevimizdir. Bedenlerimizin de üzerimizde hakkı vardır. Buna göre, yeteri kadar uyumak, uykuyu sağlıklı hale getirmek bir fantezi değildir. Beden için uygun elbiseler giyinmek bir fantezi değildir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Helal ve temiz gıdalardan bedenlerimize daha yararlı olacakları tercih etmemiz, bedenimize zarar verebilecek gıdalar haddi zatında helal olsa bile onlardan kaçınmamız bir fantezi değildir. İyi bir ev ve evin iyi bir tefrişe sahip olması, bedenlerimizin rahatı için gerekli ise bu bir fantezi değildir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Bedenlerimiz için gerekli tedaviyi uygulamak bir tercih değil önemli bir görevdir. Allah'ın helallerini kullanmamız en tabii hakkımızdır. Dinlenmemiz yerine göre ibadettir.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Böyle bir anlayışın neticesi olarak, geceyi gündüz gibi kullanmanın hiçbir olurluğu bulunmadığını söyleyebiliriz. Gündüzü de geceleştirmenin olurluğu yoktur. [Bkz. Buharî, savm, 51; Tirmizî, Zühd, 64][/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Bazı gıda türlerinin haram olmasındaki hikmetlerin de iyi düşünülmesi şarttır.[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Genel kural şudur:[/COLOR][/B] [B][COLOR=blue]Bedenlerimiz bize emanettir. Bedenlerimizi Allah yolunda bir işe yarayacağı zaman toptan feda edebiliriz, etmeliyiz de. Ancak günlük zevkler için verilebilecek bir tek tırnağımız bile olmamalıdır. Bir gün daha sağlıklı yaşamayı ve bunun için gayret etmeyi ibadet anlayışı ile sürdürmek durumundayız. Bedenlerimiz bize emanettir. Biz de bedenlerimiz de 'hangimiz daha iyi amel yapacak, belli olsun diye' burada bulunuyoruz.[/COLOR][/B] [B]Nureddin Yıldız - Milli Gazete[/B] [B]16/12/2009[/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Bedenlerimiz de emanettir I
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst