Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bediüzzaman 1 asır önce uyarmış!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 150450" data-attributes="member: 857"><p><span style="font-size: 10px"><strong><img src="http://www.moralhaber.net/resimler/haberler/67025.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong></strong></span></p><p></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Hüseyin Öztürk'ün yazısı</strong></span></p><p> <span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Bugün fark edilen hadiselerin iç yüzünü, Bediüzzaman yüz yıl önce görmüş ve daha o günden ilgili mercileri ikaz etmiş.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin bir asır önce bugünleri nasıl işaret ettiğine dair Risale haber tarafından hazırlanan raporda önce uzmanların görüşlerine yer vermek istiyorum. Dünkü yazımda üniversite ve diğer eğitim kurumlarındaki öğretim üyelerinden yardım isterken, işte bu meseleleri toplumumuzla paylaşmalarını dilemiştim.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun gereği olarak din ve fen ilimleri birlikte okutulması gerekirken, eğitim sistemimizden din ile ilgili müspet konular çıkarılmış, daha çok ateizmi çağrıştıran bir eğitim sistemi uygulanmaya konulmuştur.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Uzun yıllar süren bu yanlış ve manevi değerlerden yoksun eğitimle yetişen insanların pek çoğu, ülkemizin birlik ve beraberliği ile barış ve huzuru için potansiyel birer tehlike haline gelmiş, anarşi ve terör olayları dışarıdan destekle de çok ciddi boyutlara ulaşmıştır.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Ülkenin genelinde olduğu gibi bu uygulamanın Kürtler üzerindeki etkisi de çok büyük olmuştur. Böyle bir eğitimden geçip, materyalist düşünceleri benimseyerek yetişen insanlar, İslam kardeşliği düşüncesinden koparılarak, ayrılıkçı fikirler taşımaya başlamışlar ve bu düşüncelerin paralelindeki ideolojileri benimsemişlerdir.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Devlet bir bakıma bu yanlış eğitim sistemi ile kendi kendini büyük bir zarara uğratmıştır. Şimdi gelelim Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin yüz yıl önceki çabasına ve yaptıklarına.</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"><strong>Doğu’daki şehir ve kasabaları uzun yıllar gezerek, medreselerin durumunu inceleyen Bediüzzaman Hazretleri; Türkçe, Arapça ve Kürtçe dillerinin okutulacağı ve bütün Orta Doğu, Orta Asya ve Kafkasya’ya hitap edecek ve Medresetüzzehra adını verdiği Dar-ül Fünun’ların kurulması için hazırladığı projeyi, Sultan Abdülhamid’e sunmak ve onayını almak için 1907 yılının sonunda İstanbul’a gelir.</strong></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Projesinin gerçekleşmesinin o kadar kolay olmadığını görür, fakat mücadeleden vazgeçmez. Çok büyük sıkıntılara ve baskılara maruz kalır. İstanbul’u gördükten sonra bu durumu şu şekilde izah etmektedir:</span></p><p><span style="font-size: 10px">“Evvel doğuda fenalığın sebebi, doğunun uzvu hastalanmış zannediyordum, vakta ki, hasta olan İstanbul’u gördüm. Teşrih ettim (açtım baktım) anladım ki, kalbindeki hastalıktır her tarafa sirayet eder. Tedavisine çalıştım; bir divanelikle taltif edildim.”</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Tabii bu arada Abdülhamid’in de başının ne kadar büyük bir dertte olduğunu, İttihat ve Terakkicilerin, bugünkü Ergenekoncular gibi, ülkeyi kasıp kavurmak istediklerini hesap edersek, hem Bediüzzaman’ı hem de Abdülhamid’i daha iyi anlamış oluruz.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Evet, o zamanlar eğer Üstad Bediüzzaman divanelikle taltif edilmeseydi, öncelikle bu üniversite; İran, Arabistan, Kafkasya, Türkistan, Mısır, Afganistan, Pakistan gibi İslâm merkezlerine yakınlığıyla beraber, aynı zamanda Doğu Anadolu’nun merkezinde bir kalp hükmüne geçecekti.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Bir merkez olarak, bütün Asya ve İslâm âlemini alâkadar edecek mahiyette ve ehemmiyette olacak; bu eğitim kurumunun gerçekleşmesi sonucu İslâm kavimlerini ırkçılık illeti ifsad etmeyecek; burada din ve fen ilimleri beraberce okutulurken, aynı zamanda hürriyet ve demokrasinin güzellikleri de ilân ve ispat edilecekti.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Bediüzzaman Hazretleri’nin büyük bir öngörüde bulunarak 1907 yılından itibaren defalarca dile getirdiği ana dilde eğitim konusuna demokratik hak ve özgürlükler çerçevesinde çözüm getirilseydi, belki de bugün; ne insan bakımından, ne ekonomik, ne kültürel, ne de sosyal kayıplar olacaktı.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px">Gelin görün ki, tek tip adam ve tek tip düşünce baskısı, “baskıcıların cüzdanlarını doldururken, vicdanlarını boşalttı, boşalan vicdanlardan da acı, gözyaşı, ıstıraplar aktı.” Artık acılar dursun, gözyaşları son bulsun, analar babalar evlat acısı yaşamasın. Ülkemiz ve milletimiz; huzur, güven ve istikrara kavuşsun. Bütün bir milletin istediği budur.</span></p><p><span style="font-size: 10px"></span></p><p><span style="font-size: 10px"></span><p style="text-align: right"><span style="font-size: 10px"> <span style="color: Red"><strong><span style="font-size: 9px">VAKİT</span></strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 150450, member: 857"] [SIZE=2][B][IMG]http://www.moralhaber.net/resimler/haberler/67025.jpg[/IMG] [/B][/SIZE] [SIZE=2][B]Hüseyin Öztürk'ün yazısı[/B][/SIZE] [SIZE=2] [/SIZE] [SIZE=2]Bugün fark edilen hadiselerin iç yüzünü, Bediüzzaman yüz yıl önce görmüş ve daha o günden ilgili mercileri ikaz etmiş. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin bir asır önce bugünleri nasıl işaret ettiğine dair Risale haber tarafından hazırlanan raporda önce uzmanların görüşlerine yer vermek istiyorum. Dünkü yazımda üniversite ve diğer eğitim kurumlarındaki öğretim üyelerinden yardım isterken, işte bu meseleleri toplumumuzla paylaşmalarını dilemiştim. Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun gereği olarak din ve fen ilimleri birlikte okutulması gerekirken, eğitim sistemimizden din ile ilgili müspet konular çıkarılmış, daha çok ateizmi çağrıştıran bir eğitim sistemi uygulanmaya konulmuştur. Uzun yıllar süren bu yanlış ve manevi değerlerden yoksun eğitimle yetişen insanların pek çoğu, ülkemizin birlik ve beraberliği ile barış ve huzuru için potansiyel birer tehlike haline gelmiş, anarşi ve terör olayları dışarıdan destekle de çok ciddi boyutlara ulaşmıştır. Ülkenin genelinde olduğu gibi bu uygulamanın Kürtler üzerindeki etkisi de çok büyük olmuştur. Böyle bir eğitimden geçip, materyalist düşünceleri benimseyerek yetişen insanlar, İslam kardeşliği düşüncesinden koparılarak, ayrılıkçı fikirler taşımaya başlamışlar ve bu düşüncelerin paralelindeki ideolojileri benimsemişlerdir. [B]Devlet bir bakıma bu yanlış eğitim sistemi ile kendi kendini büyük bir zarara uğratmıştır. Şimdi gelelim Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin yüz yıl önceki çabasına ve yaptıklarına.[/B] [B]Doğu’daki şehir ve kasabaları uzun yıllar gezerek, medreselerin durumunu inceleyen Bediüzzaman Hazretleri; Türkçe, Arapça ve Kürtçe dillerinin okutulacağı ve bütün Orta Doğu, Orta Asya ve Kafkasya’ya hitap edecek ve Medresetüzzehra adını verdiği Dar-ül Fünun’ların kurulması için hazırladığı projeyi, Sultan Abdülhamid’e sunmak ve onayını almak için 1907 yılının sonunda İstanbul’a gelir.[/B] Projesinin gerçekleşmesinin o kadar kolay olmadığını görür, fakat mücadeleden vazgeçmez. Çok büyük sıkıntılara ve baskılara maruz kalır. İstanbul’u gördükten sonra bu durumu şu şekilde izah etmektedir: “Evvel doğuda fenalığın sebebi, doğunun uzvu hastalanmış zannediyordum, vakta ki, hasta olan İstanbul’u gördüm. Teşrih ettim (açtım baktım) anladım ki, kalbindeki hastalıktır her tarafa sirayet eder. Tedavisine çalıştım; bir divanelikle taltif edildim.” Tabii bu arada Abdülhamid’in de başının ne kadar büyük bir dertte olduğunu, İttihat ve Terakkicilerin, bugünkü Ergenekoncular gibi, ülkeyi kasıp kavurmak istediklerini hesap edersek, hem Bediüzzaman’ı hem de Abdülhamid’i daha iyi anlamış oluruz. Evet, o zamanlar eğer Üstad Bediüzzaman divanelikle taltif edilmeseydi, öncelikle bu üniversite; İran, Arabistan, Kafkasya, Türkistan, Mısır, Afganistan, Pakistan gibi İslâm merkezlerine yakınlığıyla beraber, aynı zamanda Doğu Anadolu’nun merkezinde bir kalp hükmüne geçecekti. Bir merkez olarak, bütün Asya ve İslâm âlemini alâkadar edecek mahiyette ve ehemmiyette olacak; bu eğitim kurumunun gerçekleşmesi sonucu İslâm kavimlerini ırkçılık illeti ifsad etmeyecek; burada din ve fen ilimleri beraberce okutulurken, aynı zamanda hürriyet ve demokrasinin güzellikleri de ilân ve ispat edilecekti. Bediüzzaman Hazretleri’nin büyük bir öngörüde bulunarak 1907 yılından itibaren defalarca dile getirdiği ana dilde eğitim konusuna demokratik hak ve özgürlükler çerçevesinde çözüm getirilseydi, belki de bugün; ne insan bakımından, ne ekonomik, ne kültürel, ne de sosyal kayıplar olacaktı. Gelin görün ki, tek tip adam ve tek tip düşünce baskısı, “baskıcıların cüzdanlarını doldururken, vicdanlarını boşalttı, boşalan vicdanlardan da acı, gözyaşı, ıstıraplar aktı.” Artık acılar dursun, gözyaşları son bulsun, analar babalar evlat acısı yaşamasın. Ülkemiz ve milletimiz; huzur, güven ve istikrara kavuşsun. Bütün bir milletin istediği budur. [/SIZE][RIGHT][SIZE=2] [COLOR=Red][B][SIZE=1]VAKİT[/SIZE][/B][/COLOR][/SIZE][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bediüzzaman 1 asır önce uyarmış!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst