Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman Bir Ehl-i Sünnet Büyüğüdür
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="&amp;#304;lim-irfan" data-source="post: 96529" data-attributes="member: 8679"><p><strong><span style="color: #0000ff">KALBİNDE İslâm, İman, Kur’ân, Ümmet, Şeriat, Sünnet, Mukaddesat sevgisi olan her Müslüman Bediüzzaman Said Nursî hazretlerini sever ve sayar, onu minnet ve teşekkürle anar. Çünkü bu muhterem zat, bütün ömrünü bu saydığım değerlere hizmet ile geçirmiştir ve Cenâb-ı Hakk’ın lütfuyla büyük fütuhata nail olmuştur. </span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Yakın tarihimizde Müslümanlar çok kara günler gördüler, çok ağır zulüm ve baskılara maruz kaldılar, çok eziyetler ve işkenceler çektiler. İşte o karanlık zulüm devrinde Üstad Bediüzzaman Said Nursi hazretleri bu halkın imanını kurtarmak için hasbeten lillah çalışıp çabalamıştır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Ne kadar esef edilse azdır... Zamanımızda böyle mübarek bir zatın aleyhinde bulunan birtakım Müslümanlar görülmektedir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Onlar merhum Üstad hazretlerini karalamak için çeşitli iftiralara baş vuruyor, yanlış yorumlar yapıyor.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Bendeniz bu yazımda elimden geldiği kadar Üstad hazretlerinin bazı özelliklerini anlatmak ve sıralamak istiyorum.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Birincisi: O bir Ehl-i Sünnet büyüğüdür. Kesinlikle hiçbir bid’atle, bozuk akide, fikir ve görüşle ilgisi yoktur. İtikatta sünnîdir, amelde sünnîdir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">İkincisi: Üstad hazretleri dinde reform, yenilik, değişiklik yapılmasına karşıdır. İslâm’ı bir bütün olarak kabul eder, İslâm’ı Ehl-i Sünnet imamlarının anladığı ve anlattığı şekilde anlatır ve öğretir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Üçüncüsü: Zamanımızda bazı diyalogçular, İslâm’ın esaslarından, temellerinden, usûlünden tâvizler (ödünler) veriyorlar; “Üç ibrahimî din vardır, Ehl-i Kitab da Cennet’liktir, onlarla aramızda Âmentü konusunda ihtilâf yoktur...” şeklinde konuşuyorlar. Bu gibi yanlış ve bozuk fikir ve inançların Bediüzzaman hazretleriyle ilgisi yoktur. İslâm’dan tâviz vererek yapılan diyaloğu dinimiz kabul etmez. Böyle tâvizli bir diyalog, yapanın imanını tehlikeye atar.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Dördüncüsü: Üstad hazretleri dinde orta yolda cadde-i kübrada olmuş, cumhur-i ulemânın izinden gitmiştir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Beşincisi: Üstad hazretleri Kur’ân’ın temel prensiplerinden olan “Allah katında din İslâm’dır” inancına sımsıkı bağlıydı. Onun bu inançtan ödün verdiğini iddia etmek büyük bir iftiradır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Altıncısı: Üstad hazretleri İslâm’a, imana, Kur’ân’a hizmet konusunda Peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem) ahlâkı ve metodu ile çalışmıştır. İhlâs sahibi olmuş, Yaratan için yaptıklarından dolayı yaratıklardan ücret, maaş, hattâ hediye bile kabul etmemiştir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Yedincisi: Üstadı, Cemalüddin Afganî taraftarı olarak göstermek hatâdır, iftiradır. Ondokuzuncu asrın sonlarında ve yirminci asrın başlarında Afganî’nin içyüzü bilinmiyordu. Şiî olduğu halde taqiyye yaparak kendisini Sünnî göstermesi, İranlı olduğu halde Afgan göstermesi (Bu yalanlar ve kendini gizlemeler Müslüman kardeşlerini aldatmak değil midir?), Masonluğun en azgın grubuna mensup olması, Halife-i Müslimîn Sultan Abdülhamid’i, bir İngiliz ajanı ile birlikte tahtından indirmek için çalışması ve daha başka kusurları, günahları ve bozuklukları bilinmiyordu.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Sekizincisi: Üstad hazretleri tarih boyunca birkaç kişiye nasip olmuş keskin bir zekâya, harikulâde bir akla, derin bir firasete, akılları hayrete düşüren güçlü bir hafızaya sahipti. Ondört yaşında şer’î ilimlerden icazet almıştır. Mâneviyat ve tasavvuf sahasında da derecesi yüksekti. Her gün ezkar ve evrad ile meşgul olurdu. Son derece yüksek bir ahlâka sahipti. Kötülükleri affeder, kendisine eziyet edenlerin hidayetine dua ederdi.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Böyle bir zatın aşırılıklara kaçması, cumhur-i ulemânın yolundan ayrılıp çıkmaz sokaklara, dar patikalara sapması mümkün değildir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Diyalogçuların Bediüzzaman hazretlerini istismar etmekten vaz geçmeleri tavsiye ve temenni edilir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Vehhabî meşrebli, aşırı uçlarda bulunan, gulüvve sapan, ifrat veya tefrite kaçmış kimselerin Üstad hakkındaki yersiz tenkitlerine kesinlikle kulak verilmemelidir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">27 Mayıs 1960’tan sonra bazı insî şeytanlar Üstad’ı karalamak için, merhum Şeyhülislâm Mustafa Sabri’nin yazmış olduğunu iddia ettikleri düzmece bir reddiye yayınlamışlardı. Merhum Eşref Edib beyin gayretleriyle ve araştırmasıyla bu risalenin sahte ve düzmece olduğu kesinlikle isbat edildi. Çünkü, içinde zikr edilen bir kaynağın basım tarihi, Mustafa Sabri’nin ölümünden sonrasına aitti!..</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Kendilerini Nurcu gibi gösteren bazı kimseler, bozuk diyalog akideleri uğrunda Bediüzzaman’ı kullanmasınlar. Bediüzzaman’ın bozuk, sapık, aşırı inanç ve görüşlerle ilgisi yoktur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Tekrar ediyorum: Bediüzzaman orta yolda giden, cumhur-i ulemâ cadde-i kübrasında yürüyen bir Ehl-i Sünnet büyüğüdür. Onda, bu târife aykırı düşen bir özellik ve noksanlık yoktur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Kurban Kıyamet’e Kadar Kesilecektir</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">KURBAN kesmek dinimizin emirlerindendir. Biz Müslümanlar kurbanı İslâmî bir emir olduğu için keseriz. Bu konuda dinsizlerle tartışmayız.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Kurban, Allah’a mânen yaklaşmak için bir vesiledir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Hz. İbrahim Halilullah Aleyhisselam Efendimiz, çok sevdiği oğlu İsmail’i, Allah’ın deneme ve imtihan emrine boyun eğerek kurban etmeye hazırlanırken, ona Hak’tan bir koç gönderilmiş, oğlu yerine onu kurban etmişti.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Kurban kesmek demek, gerektiğinde canını, malını, servetini, rahatını, dünyasını, makamını, mevkiini, ününü, nefsini Cenâb-ı Hak uğrunda, din yolunda fedaya hazır olduğunu beyan etmek demektir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">İslâm’da cihad emri vardır. Müslüman, gerektiğinde cihad fi sebilillah yapar, canını verir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">İslâm’da zekat ve sadaka vererek Allah’ın rızasını kazanmak vardır. Müslüman, ilâhî rızayı ve ebedî saadeti elde etmek için malını, servetini hayır hasenat yolunda harcar.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Bu devirde kurban kesmeye lüzum yokmuş, kurbanlığın parasını fakirlere hayır işlerine dağıtmak yeterliymiş... Hayır, böyle düşünmek yanlıştır. Kurban mutlaka kesilecektir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Bazı cahiller ve gafiller keserken hayvana eziyet veriyor, cefa ediyormuş...Böyle bir eziyet ve cefa büyük günahtır. Müslüman ince ruhlu, merhametli, şefkatli bir insandır. Keserken, sürüklerken kurbanlığa eziyet verenler sorumlu olurlar. “Merhamet etmeyene merhamet edilmez” buyrulmuştur.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Horoz, kaz, hindi de kurban edilebilirmiş...Bunlar şarlatanca sözlerdir. Dini ve dindarları bağlamaz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Kurbanın hikmeti nedir? Fakirlere et yedirmek mi?Hayır, kurban dinî bir emir olduğu için kesilir. Fakirlere et vermek için değil... Peygamber kesmiştir, bize de kesmemizi emr etmiştir, O’nun sünnetine uyarak Allah’ın rızasını kazanmak için keseriz. Bir kısım hikmetlerine aklımız erer, bir kısmına ermez... Biz vazifemizi yaparız.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Birtakım dinsizler, bayramda milyonla kurban kesiliyor ve hayvan kıyımı yapılıyor diyorlar. Bunlar ne cahil insanlardır. Mezbahalara gitsinler baksınlar, oralarda her gün yüz binlerce hayvan kesiliyor... O kesimler kıyım olmuyor da Müslümanların kestiği mi oluyor?</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Beş vakit namaz kılınacak... Ramazan’da oruç tutulacak...Zekat (yerli yerinde) verilecek... Hacca gidilecek... Kurban kesilecektir... </span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Biz Müslümanlar bu gibi ibadetleri, dinî emirleri kafirlerle tartışmayız.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Kurban derilerinin, Şeriatın ve fıkhın uygun gördüğü şekilde kullanılması veya verilmesi gerekir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">İçkili ve danslı ziyafetler veya balolar tertipleyen fasık ve facir derneklere kurban derisi verilmez.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Kurbanın çağdaşlıkla ilgisi yoktur. Çağdaşlık aldatan bir sözdür. Bugün çağdaş, yüz sene sonra çağ dışı... Kurban ibadeti çağların üzerindedir.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Beş vakit namaz eskiden olurdu, bu devirde olmaz diyenler beyinsiz kimselerdir. Namaz farzı, Kıyamet’e kadar yürürlükte olacaktır.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Biz Müslümanlar sapık medeniyete değil, bizi kurtuluşa ve Cennet’e götüren Yüce İslâm dinine, onun Şeriat ve fıkhının ahkamına tabi oluruz.</span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff"></span></strong></p><p><strong><span style="color: #0000ff">Kurban kesmesi gereken ve kurbanını kesen herkesi tebrik ediyorum. Kendilerini mânen Allah’a yaklaştıran bu ibadeti boşa çıkaracak günahlar işlemesinler.</span></strong></p><p></p><p></p><p><span style="color: #8b0000"><strong><span style="font-size: 12px">M. Şevket Eygi</span></strong> - Milli Gazete </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="İlim-irfan, post: 96529, member: 8679"] [B][COLOR=#0000ff]KALBİNDE İslâm, İman, Kur’ân, Ümmet, Şeriat, Sünnet, Mukaddesat sevgisi olan her Müslüman Bediüzzaman Said Nursî hazretlerini sever ve sayar, onu minnet ve teşekkürle anar. Çünkü bu muhterem zat, bütün ömrünü bu saydığım değerlere hizmet ile geçirmiştir ve Cenâb-ı Hakk’ın lütfuyla büyük fütuhata nail olmuştur. Yakın tarihimizde Müslümanlar çok kara günler gördüler, çok ağır zulüm ve baskılara maruz kaldılar, çok eziyetler ve işkenceler çektiler. İşte o karanlık zulüm devrinde Üstad Bediüzzaman Said Nursi hazretleri bu halkın imanını kurtarmak için hasbeten lillah çalışıp çabalamıştır. Ne kadar esef edilse azdır... Zamanımızda böyle mübarek bir zatın aleyhinde bulunan birtakım Müslümanlar görülmektedir. Onlar merhum Üstad hazretlerini karalamak için çeşitli iftiralara baş vuruyor, yanlış yorumlar yapıyor. Bendeniz bu yazımda elimden geldiği kadar Üstad hazretlerinin bazı özelliklerini anlatmak ve sıralamak istiyorum. Birincisi: O bir Ehl-i Sünnet büyüğüdür. Kesinlikle hiçbir bid’atle, bozuk akide, fikir ve görüşle ilgisi yoktur. İtikatta sünnîdir, amelde sünnîdir. İkincisi: Üstad hazretleri dinde reform, yenilik, değişiklik yapılmasına karşıdır. İslâm’ı bir bütün olarak kabul eder, İslâm’ı Ehl-i Sünnet imamlarının anladığı ve anlattığı şekilde anlatır ve öğretir. Üçüncüsü: Zamanımızda bazı diyalogçular, İslâm’ın esaslarından, temellerinden, usûlünden tâvizler (ödünler) veriyorlar; “Üç ibrahimî din vardır, Ehl-i Kitab da Cennet’liktir, onlarla aramızda Âmentü konusunda ihtilâf yoktur...” şeklinde konuşuyorlar. Bu gibi yanlış ve bozuk fikir ve inançların Bediüzzaman hazretleriyle ilgisi yoktur. İslâm’dan tâviz vererek yapılan diyaloğu dinimiz kabul etmez. Böyle tâvizli bir diyalog, yapanın imanını tehlikeye atar. Dördüncüsü: Üstad hazretleri dinde orta yolda cadde-i kübrada olmuş, cumhur-i ulemânın izinden gitmiştir. Beşincisi: Üstad hazretleri Kur’ân’ın temel prensiplerinden olan “Allah katında din İslâm’dır” inancına sımsıkı bağlıydı. Onun bu inançtan ödün verdiğini iddia etmek büyük bir iftiradır. Altıncısı: Üstad hazretleri İslâm’a, imana, Kur’ân’a hizmet konusunda Peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem) ahlâkı ve metodu ile çalışmıştır. İhlâs sahibi olmuş, Yaratan için yaptıklarından dolayı yaratıklardan ücret, maaş, hattâ hediye bile kabul etmemiştir. Yedincisi: Üstadı, Cemalüddin Afganî taraftarı olarak göstermek hatâdır, iftiradır. Ondokuzuncu asrın sonlarında ve yirminci asrın başlarında Afganî’nin içyüzü bilinmiyordu. Şiî olduğu halde taqiyye yaparak kendisini Sünnî göstermesi, İranlı olduğu halde Afgan göstermesi (Bu yalanlar ve kendini gizlemeler Müslüman kardeşlerini aldatmak değil midir?), Masonluğun en azgın grubuna mensup olması, Halife-i Müslimîn Sultan Abdülhamid’i, bir İngiliz ajanı ile birlikte tahtından indirmek için çalışması ve daha başka kusurları, günahları ve bozuklukları bilinmiyordu. Sekizincisi: Üstad hazretleri tarih boyunca birkaç kişiye nasip olmuş keskin bir zekâya, harikulâde bir akla, derin bir firasete, akılları hayrete düşüren güçlü bir hafızaya sahipti. Ondört yaşında şer’î ilimlerden icazet almıştır. Mâneviyat ve tasavvuf sahasında da derecesi yüksekti. Her gün ezkar ve evrad ile meşgul olurdu. Son derece yüksek bir ahlâka sahipti. Kötülükleri affeder, kendisine eziyet edenlerin hidayetine dua ederdi. Böyle bir zatın aşırılıklara kaçması, cumhur-i ulemânın yolundan ayrılıp çıkmaz sokaklara, dar patikalara sapması mümkün değildir. Diyalogçuların Bediüzzaman hazretlerini istismar etmekten vaz geçmeleri tavsiye ve temenni edilir. Vehhabî meşrebli, aşırı uçlarda bulunan, gulüvve sapan, ifrat veya tefrite kaçmış kimselerin Üstad hakkındaki yersiz tenkitlerine kesinlikle kulak verilmemelidir. 27 Mayıs 1960’tan sonra bazı insî şeytanlar Üstad’ı karalamak için, merhum Şeyhülislâm Mustafa Sabri’nin yazmış olduğunu iddia ettikleri düzmece bir reddiye yayınlamışlardı. Merhum Eşref Edib beyin gayretleriyle ve araştırmasıyla bu risalenin sahte ve düzmece olduğu kesinlikle isbat edildi. Çünkü, içinde zikr edilen bir kaynağın basım tarihi, Mustafa Sabri’nin ölümünden sonrasına aitti!.. Kendilerini Nurcu gibi gösteren bazı kimseler, bozuk diyalog akideleri uğrunda Bediüzzaman’ı kullanmasınlar. Bediüzzaman’ın bozuk, sapık, aşırı inanç ve görüşlerle ilgisi yoktur. Tekrar ediyorum: Bediüzzaman orta yolda giden, cumhur-i ulemâ cadde-i kübrasında yürüyen bir Ehl-i Sünnet büyüğüdür. Onda, bu târife aykırı düşen bir özellik ve noksanlık yoktur. Kurban Kıyamet’e Kadar Kesilecektir KURBAN kesmek dinimizin emirlerindendir. Biz Müslümanlar kurbanı İslâmî bir emir olduğu için keseriz. Bu konuda dinsizlerle tartışmayız. Kurban, Allah’a mânen yaklaşmak için bir vesiledir. Hz. İbrahim Halilullah Aleyhisselam Efendimiz, çok sevdiği oğlu İsmail’i, Allah’ın deneme ve imtihan emrine boyun eğerek kurban etmeye hazırlanırken, ona Hak’tan bir koç gönderilmiş, oğlu yerine onu kurban etmişti. Kurban kesmek demek, gerektiğinde canını, malını, servetini, rahatını, dünyasını, makamını, mevkiini, ününü, nefsini Cenâb-ı Hak uğrunda, din yolunda fedaya hazır olduğunu beyan etmek demektir. İslâm’da cihad emri vardır. Müslüman, gerektiğinde cihad fi sebilillah yapar, canını verir. İslâm’da zekat ve sadaka vererek Allah’ın rızasını kazanmak vardır. Müslüman, ilâhî rızayı ve ebedî saadeti elde etmek için malını, servetini hayır hasenat yolunda harcar. Bu devirde kurban kesmeye lüzum yokmuş, kurbanlığın parasını fakirlere hayır işlerine dağıtmak yeterliymiş... Hayır, böyle düşünmek yanlıştır. Kurban mutlaka kesilecektir. Bazı cahiller ve gafiller keserken hayvana eziyet veriyor, cefa ediyormuş...Böyle bir eziyet ve cefa büyük günahtır. Müslüman ince ruhlu, merhametli, şefkatli bir insandır. Keserken, sürüklerken kurbanlığa eziyet verenler sorumlu olurlar. “Merhamet etmeyene merhamet edilmez” buyrulmuştur. Horoz, kaz, hindi de kurban edilebilirmiş...Bunlar şarlatanca sözlerdir. Dini ve dindarları bağlamaz. Kurbanın hikmeti nedir? Fakirlere et yedirmek mi?Hayır, kurban dinî bir emir olduğu için kesilir. Fakirlere et vermek için değil... Peygamber kesmiştir, bize de kesmemizi emr etmiştir, O’nun sünnetine uyarak Allah’ın rızasını kazanmak için keseriz. Bir kısım hikmetlerine aklımız erer, bir kısmına ermez... Biz vazifemizi yaparız. Birtakım dinsizler, bayramda milyonla kurban kesiliyor ve hayvan kıyımı yapılıyor diyorlar. Bunlar ne cahil insanlardır. Mezbahalara gitsinler baksınlar, oralarda her gün yüz binlerce hayvan kesiliyor... O kesimler kıyım olmuyor da Müslümanların kestiği mi oluyor? Beş vakit namaz kılınacak... Ramazan’da oruç tutulacak...Zekat (yerli yerinde) verilecek... Hacca gidilecek... Kurban kesilecektir... Biz Müslümanlar bu gibi ibadetleri, dinî emirleri kafirlerle tartışmayız. Kurban derilerinin, Şeriatın ve fıkhın uygun gördüğü şekilde kullanılması veya verilmesi gerekir. İçkili ve danslı ziyafetler veya balolar tertipleyen fasık ve facir derneklere kurban derisi verilmez. Kurbanın çağdaşlıkla ilgisi yoktur. Çağdaşlık aldatan bir sözdür. Bugün çağdaş, yüz sene sonra çağ dışı... Kurban ibadeti çağların üzerindedir. Beş vakit namaz eskiden olurdu, bu devirde olmaz diyenler beyinsiz kimselerdir. Namaz farzı, Kıyamet’e kadar yürürlükte olacaktır. Biz Müslümanlar sapık medeniyete değil, bizi kurtuluşa ve Cennet’e götüren Yüce İslâm dinine, onun Şeriat ve fıkhının ahkamına tabi oluruz. Kurban kesmesi gereken ve kurbanını kesen herkesi tebrik ediyorum. Kendilerini mânen Allah’a yaklaştıran bu ibadeti boşa çıkaracak günahlar işlemesinler.[/COLOR][/B] [COLOR=#8b0000][B][SIZE=3]M. Şevket Eygi[/SIZE][/B] - Milli Gazete [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman Bir Ehl-i Sünnet Büyüğüdür
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst