Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bediüzzaman ikaz etmişti
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ali Said" data-source="post: 135524" data-attributes="member: 8283"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"> Yıllar önce <span style="color: Red">“Şimdiki tohumların mahsulü ıslâh olmazsa, elbette tokatları dehşetli olacak”</span> (Şuâlar, s. 241) diyerek ekilenlerin biçildiğine dikkat çeken Bediüzzaman, 1950’den önce yazdığı mektuplardan birinde de, dine karşı lâkaytlığın faturasının ağır olacağına işaret etmiş ve kendisinin Risâle-i Nur eserleriyle gelecek nesli kurtarmaya çalıştığını ifade etmişti. Ayrıca “İnşaallah, bir zaman hapishaneleri tam bir ıslahhane yapmak için bahtiyar müdürler ve memurlar, o Nurları mahpuslara, ekmek ve ilâç gibi tevzi edecekler” diyerek de, hapishanelerin nasıl ıslahhaneye çevrilebileceğine işaret ediyordu. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Purple"><strong>Risâle-i Nur, nesl-i âtîyi kurtarmaya çalışıyor</strong></span></span></span> </p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Kendi Kendime Hasbihal” namındaki parçaya lahika olarak, Adliye Vekiliyle ve Risale-i Nur’la alakadar mahkemelerin hakimleriyle bir hasbihaldir] </span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Efendiler! Siz, niçin sebepsiz bizimle ve Risâle-i Nur’la uğraşıyorsunuz? Kat’iyen size haber veriyorum ki: Ben ve Risâle-i Nur, sizinle değil mübareze, belki sizi düşünmek dahi vazifemizin haricindedir. Çünkü, Risâle-i Nur ve hakiki şakirtleri, elli sene sonra gelen nesl-i atiye gayet büyük bir hizmet ve onları büyük bir vartadan ve millet ve vatanı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışıyorlar. Şimdi bizimle uğraşanlar, o zaman kabirde elbette toprak oluyorlar. Farz-ı muhal olarak, o saadet ve selâmet hizmeti bir mübareze olsa da, kabirde toprak olmaya yüz tutanları alâkadar etmemek gerektir. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Evet, Hürriyetçilerin ahlâk-ı içtimâiyede ve dinde ve seciye-i milliyede bir derece lâubalilik göstermeleriyle, yirmi-otuz sene sonra dince, ahlâkça, namusça şimdiki vaziyeti gösterdiği cihetinden, şimdiki vaziyette de, elli sene sonra bu dindar, namuskâr, kahraman seciyeli milletin nesl-i âtisi, seciye-i diniye ve ahlâk-ı içtimaiye cihetinde ne şekle girecek, elbette anlıyorsunuz. Bin seneden beri bu fedakâr millet, bütün ruh u canıyla Kur’ân’ın hizmetinde emsalsiz kahramanlık gösterdikleri halde, elli sene sonra o parlak mazisini dehşetli lekedar, belki mahvedecek bir kısım nesl-i âtînin eline elbette Risâle-i Nur gibi bir hakikati verip, o dehşetli sukuttan kurtarmak en büyük bir vazife-i milliye ve vataniye bildiğimizden, bu zamanın insanlarını değil, o zamanın insanlarını düşünüyoruz. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Evet, efendiler! Gerçi Risâle-i Nur sırf ahirete bakar; gayesi Rıza-yı İlâhî ve imanı kurtarmak ve şakirtlerinin ise, kendilerini ve vatandaşlarını idam-ı ebediden ve ebedi haps-i münferitten kurtarmaya çalışmaktır. Fakat dünyaya ait ikinci derecede gayet ehemmiyetli bir hizmettir; ve bu millet ve vatanı anarşilik tehlikesinden ve nesl-i atinin biçareler kısmını dalalet-i mutlakadan kurtarmaktır. Çünkü bir Müslüman başkasına benzemez. Dini terk edip İslâmiyet seciyesinden çıkan bir Müslim dalalet-i mutlakaya düşer, anarşist olur, daha idare edilmez. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Evet, eski terbiye-i İslamiyeyi alanların yüzde ellisi meydanda varken ve an’anat-ı milliye ve İslamiyeye karşı yüzde elli lakaytlık gösterildiği halde, elli sene sonra yüzde doksanı nefs-i emmâreye tabi olup millet ve vatanı anarşiliğe sevk etmek ihtimalinin düşünülmesi ve o belâya karşı bir çare taharrîsi, yirmi sene evvel beni siyasetten ve bu asırdaki insanlarla uğraşmaktan katiyen menettiği gibi; Risâle-i Nur’u, hem şakirtlerini, bu zamana karşı alâkalarını kesmiş; hiç onlarla ne mübareze, ne meşguliyet yok. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkOrchid">Madem hakikat budur; adliyelerin, değil beni ve onları itham etmek, belki Risâle-i Nur’u ve şakirtlerini himaye etmek en birinci vazifeleridir. Çünkü, onlar bu millet ve vatanın en büyük bir hukukunu muhafaza ettiklerinden, onların karşısında, bu millet ve vatanın hakiki düşmanları Risale-i Nur’a hücum edip, adliyeyi şaşırtıp, dehşetli bir haksızlığa ve adaletsizliğe sevk ediyorlar. </span></span></span></p><p> </p><p> </p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Emirdağ Lâhikası, s. 20, (yeni tanzim, s. 54)</strong></span></span> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Lügatçe: </strong></span></span> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">hasbihal: halleşme; görüşüp, konuşma, sohbet, </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">mübareze: çatışma, kavga. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">nesl-i ati: gelecek nesil </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">varta: tehlike. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">vekil: bakan. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">ahlâk-i içtimaiye: sosyal ahlâk. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">cihet: yön </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">dalalet-i mutlaka: mutlak dalalet, sapıklık. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">farz-ı muhal: imkansızı farz etme, olmayaak şeyi olacakmış gibi düşünme. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">haps-i münferit: tek başına olan hapis, ehl-i dalalet için ölüm ve kabir. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">lekedar: lekeli, lekelenmiş. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">mazi: geçmiş zaman. </span></span></p><p> </p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">seciye: karakter, huy, tabiat. </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ali Said, post: 135524, member: 8283"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] Yıllar önce [COLOR=Red]“Şimdiki tohumların mahsulü ıslâh olmazsa, elbette tokatları dehşetli olacak”[/COLOR] (Şuâlar, s. 241) diyerek ekilenlerin biçildiğine dikkat çeken Bediüzzaman, 1950’den önce yazdığı mektuplardan birinde de, dine karşı lâkaytlığın faturasının ağır olacağına işaret etmiş ve kendisinin Risâle-i Nur eserleriyle gelecek nesli kurtarmaya çalıştığını ifade etmişti. Ayrıca “İnşaallah, bir zaman hapishaneleri tam bir ıslahhane yapmak için bahtiyar müdürler ve memurlar, o Nurları mahpuslara, ekmek ve ilâç gibi tevzi edecekler” diyerek de, hapishanelerin nasıl ıslahhaneye çevrilebileceğine işaret ediyordu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=Purple][B]Risâle-i Nur, nesl-i âtîyi kurtarmaya çalışıyor[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Kendi Kendime Hasbihal” namındaki parçaya lahika olarak, Adliye Vekiliyle ve Risale-i Nur’la alakadar mahkemelerin hakimleriyle bir hasbihaldir] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Efendiler! Siz, niçin sebepsiz bizimle ve Risâle-i Nur’la uğraşıyorsunuz? Kat’iyen size haber veriyorum ki: Ben ve Risâle-i Nur, sizinle değil mübareze, belki sizi düşünmek dahi vazifemizin haricindedir. Çünkü, Risâle-i Nur ve hakiki şakirtleri, elli sene sonra gelen nesl-i atiye gayet büyük bir hizmet ve onları büyük bir vartadan ve millet ve vatanı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışıyorlar. Şimdi bizimle uğraşanlar, o zaman kabirde elbette toprak oluyorlar. Farz-ı muhal olarak, o saadet ve selâmet hizmeti bir mübareze olsa da, kabirde toprak olmaya yüz tutanları alâkadar etmemek gerektir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Evet, Hürriyetçilerin ahlâk-ı içtimâiyede ve dinde ve seciye-i milliyede bir derece lâubalilik göstermeleriyle, yirmi-otuz sene sonra dince, ahlâkça, namusça şimdiki vaziyeti gösterdiği cihetinden, şimdiki vaziyette de, elli sene sonra bu dindar, namuskâr, kahraman seciyeli milletin nesl-i âtisi, seciye-i diniye ve ahlâk-ı içtimaiye cihetinde ne şekle girecek, elbette anlıyorsunuz. Bin seneden beri bu fedakâr millet, bütün ruh u canıyla Kur’ân’ın hizmetinde emsalsiz kahramanlık gösterdikleri halde, elli sene sonra o parlak mazisini dehşetli lekedar, belki mahvedecek bir kısım nesl-i âtînin eline elbette Risâle-i Nur gibi bir hakikati verip, o dehşetli sukuttan kurtarmak en büyük bir vazife-i milliye ve vataniye bildiğimizden, bu zamanın insanlarını değil, o zamanın insanlarını düşünüyoruz. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Evet, efendiler! Gerçi Risâle-i Nur sırf ahirete bakar; gayesi Rıza-yı İlâhî ve imanı kurtarmak ve şakirtlerinin ise, kendilerini ve vatandaşlarını idam-ı ebediden ve ebedi haps-i münferitten kurtarmaya çalışmaktır. Fakat dünyaya ait ikinci derecede gayet ehemmiyetli bir hizmettir; ve bu millet ve vatanı anarşilik tehlikesinden ve nesl-i atinin biçareler kısmını dalalet-i mutlakadan kurtarmaktır. Çünkü bir Müslüman başkasına benzemez. Dini terk edip İslâmiyet seciyesinden çıkan bir Müslim dalalet-i mutlakaya düşer, anarşist olur, daha idare edilmez. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Evet, eski terbiye-i İslamiyeyi alanların yüzde ellisi meydanda varken ve an’anat-ı milliye ve İslamiyeye karşı yüzde elli lakaytlık gösterildiği halde, elli sene sonra yüzde doksanı nefs-i emmâreye tabi olup millet ve vatanı anarşiliğe sevk etmek ihtimalinin düşünülmesi ve o belâya karşı bir çare taharrîsi, yirmi sene evvel beni siyasetten ve bu asırdaki insanlarla uğraşmaktan katiyen menettiği gibi; Risâle-i Nur’u, hem şakirtlerini, bu zamana karşı alâkalarını kesmiş; hiç onlarla ne mübareze, ne meşguliyet yok. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkOrchid]Madem hakikat budur; adliyelerin, değil beni ve onları itham etmek, belki Risâle-i Nur’u ve şakirtlerini himaye etmek en birinci vazifeleridir. Çünkü, onlar bu millet ve vatanın en büyük bir hukukunu muhafaza ettiklerinden, onların karşısında, bu millet ve vatanın hakiki düşmanları Risale-i Nur’a hücum edip, adliyeyi şaşırtıp, dehşetli bir haksızlığa ve adaletsizliğe sevk ediyorlar. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Emirdağ Lâhikası, s. 20, (yeni tanzim, s. 54)[/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B]Lügatçe: [/B][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]hasbihal: halleşme; görüşüp, konuşma, sohbet, [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]mübareze: çatışma, kavga. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]nesl-i ati: gelecek nesil [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]varta: tehlike. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]vekil: bakan. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]ahlâk-i içtimaiye: sosyal ahlâk. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]cihet: yön [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]dalalet-i mutlaka: mutlak dalalet, sapıklık. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]farz-ı muhal: imkansızı farz etme, olmayaak şeyi olacakmış gibi düşünme. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]haps-i münferit: tek başına olan hapis, ehl-i dalalet için ölüm ve kabir. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]lekedar: lekeli, lekelenmiş. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]mazi: geçmiş zaman. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]seciye: karakter, huy, tabiat. [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bediüzzaman ikaz etmişti
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst