Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Bediüzzaman`ın Talebelik Arkadaşı ŞEYH CELÂL EFENDİ
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="NuruAhsen" data-source="post: 28971" data-attributes="member: 857"><p><strong><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Bediüzzaman`ın Talebelik Arkadaşı ŞEYH CELÂL EFENDİ</span></span></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred"><img src="http://www.sorularlarisaleinur.com/srn/images/article/9423.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </span></span></span></p><p></p><p></p><p><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Siirtli Şeyh Kardeş veya kısa adiyle Şeyh Celal, 1887 senesinde Siirt`te doğmuş, yine 1973`te memleketinde Hakkın rahmetine kavuşmuştur.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Siirt`in bu tanınmış âlimi, altmış seneye yakın bir zaman imamlık vazifesinde bulunmuştu. İmamlık vazifesini fahrî olarak deruhte etmişti. Otuz yılı bulan bu hizmetinden sonra, yirmi sene de resmî olarak aynı vazifeye devam etmişti.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Şeyh Celal Efendi, Bediüzzaman`ın çok eski dostu ve arkadaşıydı. Hayatta iken aralarında şaka ve latifeler eksik olmamıştı.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Birinci Cihan Harbine Bediüzzaman`la beraber iştirak etmişti.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred"><strong>İki Arkadaşın Latifesi</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Bediüzzaman`ın ilmini, kahramanlığını ve yüksek faziletlerini her zaman takdirle anıyordu.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Bediüzzaman, Meşrutiyet sonrası İstanbul dönüşünde neşrettiği eserleri talebelerine okutuyormuş. Şeyh Celal ise bu eserleri (İki Mekteb-i Musibet Şehadetnamesi) okumadığı gibi, Bediüzzaman`a latife tarzında: "Şeyda, İstanbul`a gitmişsin, orada başından geçenleri oturup yazmışsın, şimdi de burada bunları okutuyorsun?" deyince, Bediüzzaman da şaka yollu: "Celal sen benim muarızım mısın yoksa?" diye Şeyh Celal`e mukabele edermiş ve yine latife olarak "Celal, sen benim ağzımda dikenli bir lokum gibisin. Ne yiyebiliyo-rum, ne de atabiliyorum" dermiş.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Yine Bediüzzaman`la Şeyh Celal kendi aralarında daha çok gençken karar vermişler ki: "Hiç evlenmeyelim!"</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Şeyh Celal bu hatırasını da anlatarak, bu söze kendisinin sadık kalmadığını, sözünde durmadığını ifade edermiş.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Genç Said`le Celal Efendi bazan çeşitli oyunlar ve yarışmalar da yaparlarmış. Bir gün geniş bir su arkını atlamak için iddiaya girişmişler. Genç Said bu arkı muvaffakiyetle atlayınca Celal kendisinin de atlayacağını söyleyerek, hızlanıp dereye atlıyor, ama geçemiyor, suyun tam çamurlu kısmına çöküyor.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Şeyh Celal Efendi 1973 senesinde Siirt`te vefat ettiği zaman binlerce insan cenazesine katılmış, cenaze namazını da Siirt Müftüsü Raif Korkmaz Efendi kıldırmıştır.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred"><strong>Bir Şiir Yarışması</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred"><strong>Şeyh Celal Kardeş Diyor ki</strong>:</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">"Birinci Cihan Harbinden evvel vefat etmiş bir zatın taziyesi için Van`ın Zeve köyüne gitmiştik.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">"Bediüzzaman, Abdülmecid (Ünlükul), Molla Habib, Ahmed-i Cano, Muhyiddin, İbrahim ve Şükrü hep birlikte oturuyorduk.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">"Bediüzzaman bize `Her birimiz birer şiir söyleyelim. Meşhur muallakat-ı seb`a gibi hangisi beğenilirse o kabul edilsin, birinciliği alsın` dedi. Bunun üzerine her birimiz birer şiir söyledik. Bediüzzaman bana hitaben `İb Kıble-i Arabî yite çibi` yani `Kıbleye yemin ederim ki senin şiirin beğenildi` dedi. </span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred"><strong>Söylediğim Şiir`de Şuydu:</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Birinci beyitteki `Habib` kelimesiyle Bediüzzaman`a, `Mecid` kelimesiyle kardeşi Abdülmecid`e işaret ediyor.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">İkinci beyitteki `Habib` kelimesiyle Molla Habib`e, Ahmed` kelimesiyle Ahmed-i Cano`ya, `Celal` kelimesiyle bana, `Muhyi` kelimesiyle Muhyiddin`e işaret ediyor.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Üçüncü beyitteki `İbrahim` kelimesiyle Molla İbrahim`e `Şükrü` kelimesiyle de Molla Şükrü`ye işaret ediyor.</span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred"><strong>Şiirin Mânası:</strong></span></span></span></p><p> </p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">1. Ey Zeve köyü, Said ile saadete ermiş bulunuyorsun. Abdülmecid ile büyük bir izzet ve ref ete sahip oldun.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">2. Bediüzzaman Said, Abdülmecid, Habib, Ahmed ile seni ferahlandırdılar. Veya ikisi (Said ile Abdülmecid) Habib ile sana, Ahmed`i verip onunla ferahlandırdılar. </span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">3. Tepelerin İbrahim`e, âşıkın maşukuna olan arzu ve temennisi gibidir. Seni mecd ve güzel vasıflarla yaratana şükür ederim.</span></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Book Antiqua'"><span style="color: darkred">Birinci Cihan Harbinde Milis Miralayı Bediüzzaman Rus ve Ermenilere karşı kahramanca çarpışırken fedakâr talebelerinden Molla Habib`i Gevaş`ta ve Molla Ahmed-i Cano`yu da Zeve`de şehit vermiştir.</span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="NuruAhsen, post: 28971, member: 857"] [B][FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred]Bediüzzaman`ın Talebelik Arkadaşı ŞEYH CELÂL EFENDİ[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred][IMG]http://www.sorularlarisaleinur.com/srn/images/article/9423.jpg[/IMG] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Book Antiqua][SIZE=3][COLOR=darkred]Siirtli Şeyh Kardeş veya kısa adiyle Şeyh Celal, 1887 senesinde Siirt`te doğmuş, yine 1973`te memleketinde Hakkın rahmetine kavuşmuştur.[/COLOR][/SIZE][/FONT] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Siirt`in bu tanınmış âlimi, altmış seneye yakın bir zaman imamlık vazifesinde bulunmuştu. İmamlık vazifesini fahrî olarak deruhte etmişti. Otuz yılı bulan bu hizmetinden sonra, yirmi sene de resmî olarak aynı vazifeye devam etmişti.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Şeyh Celal Efendi, Bediüzzaman`ın çok eski dostu ve arkadaşıydı. Hayatta iken aralarında şaka ve latifeler eksik olmamıştı.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Birinci Cihan Harbine Bediüzzaman`la beraber iştirak etmişti.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred][B]İki Arkadaşın Latifesi[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Bediüzzaman`ın ilmini, kahramanlığını ve yüksek faziletlerini her zaman takdirle anıyordu.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Bediüzzaman, Meşrutiyet sonrası İstanbul dönüşünde neşrettiği eserleri talebelerine okutuyormuş. Şeyh Celal ise bu eserleri (İki Mekteb-i Musibet Şehadetnamesi) okumadığı gibi, Bediüzzaman`a latife tarzında: "Şeyda, İstanbul`a gitmişsin, orada başından geçenleri oturup yazmışsın, şimdi de burada bunları okutuyorsun?" deyince, Bediüzzaman da şaka yollu: "Celal sen benim muarızım mısın yoksa?" diye Şeyh Celal`e mukabele edermiş ve yine latife olarak "Celal, sen benim ağzımda dikenli bir lokum gibisin. Ne yiyebiliyo-rum, ne de atabiliyorum" dermiş.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Yine Bediüzzaman`la Şeyh Celal kendi aralarında daha çok gençken karar vermişler ki: "Hiç evlenmeyelim!"[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Şeyh Celal bu hatırasını da anlatarak, bu söze kendisinin sadık kalmadığını, sözünde durmadığını ifade edermiş.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Genç Said`le Celal Efendi bazan çeşitli oyunlar ve yarışmalar da yaparlarmış. Bir gün geniş bir su arkını atlamak için iddiaya girişmişler. Genç Said bu arkı muvaffakiyetle atlayınca Celal kendisinin de atlayacağını söyleyerek, hızlanıp dereye atlıyor, ama geçemiyor, suyun tam çamurlu kısmına çöküyor.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Şeyh Celal Efendi 1973 senesinde Siirt`te vefat ettiği zaman binlerce insan cenazesine katılmış, cenaze namazını da Siirt Müftüsü Raif Korkmaz Efendi kıldırmıştır.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred][B]Bir Şiir Yarışması[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred][B]Şeyh Celal Kardeş Diyor ki[/B]:[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]"Birinci Cihan Harbinden evvel vefat etmiş bir zatın taziyesi için Van`ın Zeve köyüne gitmiştik.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]"Bediüzzaman, Abdülmecid (Ünlükul), Molla Habib, Ahmed-i Cano, Muhyiddin, İbrahim ve Şükrü hep birlikte oturuyorduk.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]"Bediüzzaman bize `Her birimiz birer şiir söyleyelim. Meşhur muallakat-ı seb`a gibi hangisi beğenilirse o kabul edilsin, birinciliği alsın` dedi. Bunun üzerine her birimiz birer şiir söyledik. Bediüzzaman bana hitaben `İb Kıble-i Arabî yite çibi` yani `Kıbleye yemin ederim ki senin şiirin beğenildi` dedi. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred][B]Söylediğim Şiir`de Şuydu:[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Birinci beyitteki `Habib` kelimesiyle Bediüzzaman`a, `Mecid` kelimesiyle kardeşi Abdülmecid`e işaret ediyor.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]İkinci beyitteki `Habib` kelimesiyle Molla Habib`e, Ahmed` kelimesiyle Ahmed-i Cano`ya, `Celal` kelimesiyle bana, `Muhyi` kelimesiyle Muhyiddin`e işaret ediyor.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Üçüncü beyitteki `İbrahim` kelimesiyle Molla İbrahim`e `Şükrü` kelimesiyle de Molla Şükrü`ye işaret ediyor.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred][B]Şiirin Mânası:[/B][/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]1. Ey Zeve köyü, Said ile saadete ermiş bulunuyorsun. Abdülmecid ile büyük bir izzet ve ref ete sahip oldun.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]2. Bediüzzaman Said, Abdülmecid, Habib, Ahmed ile seni ferahlandırdılar. Veya ikisi (Said ile Abdülmecid) Habib ile sana, Ahmed`i verip onunla ferahlandırdılar. [/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]3. Tepelerin İbrahim`e, âşıkın maşukuna olan arzu ve temennisi gibidir. Seni mecd ve güzel vasıflarla yaratana şükür ederim.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [SIZE=3][FONT=Book Antiqua][COLOR=darkred]Birinci Cihan Harbinde Milis Miralayı Bediüzzaman Rus ve Ermenilere karşı kahramanca çarpışırken fedakâr talebelerinden Molla Habib`i Gevaş`ta ve Molla Ahmed-i Cano`yu da Zeve`de şehit vermiştir.[/COLOR][/FONT][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Bediüzzaman`ın Talebelik Arkadaşı ŞEYH CELÂL EFENDİ
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst