Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Bediüzzaman kendini insanüstü bir varlık olarak mı görüyor..?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ebrar172" data-source="post: 122273" data-attributes="member: 157"><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em><span style="color: DarkGreen">Soru : Bediüzzaman kendini insanüstü bir varlık olarak mı görüyor..?</span></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em>Değerli Kardeşimiz;</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em>Bediüzzaman, Kur'ân'î bir terbiye ile, kendini âciz bir kul olarak görmekteydi. Ama yazmış olduğu Risalelerin kıymetini ifâde noktasında kullandığı bazı cümleler, bazılarınca medîh gibi anlaşılmıştır. Hâlbuki Nur Risalelerine bir bütün olarak bakıldığında, O'nun engin tevâzuu hemen fark edilecektir. Mesela:</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em><strong>"Aziz kardeşlerim! Üstadınız lâyuhtî değil. O'nu hatasız zannetmek hatadır. Bir bahçede çürük bir elma bulunmakla bahçeye zarar vermez. Bir hazinede silik para bulunmakla, hazineyi kıymetten düşürtmez. Hasenenin on sayılmasıyla, seyyienin bir sayılmak sırrıyla insaf odur ki: Bir seyyie, bir hata görünse de, sâir hasenata karşı kalbi bulandırıp itiraz etmemektir... </strong></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em><strong>Biliniz, kardeşlerim ve ders arkadaşlarım! Benim hatamı gördüğünüz vakit serbestçe bana söyleseniz mesrur olacağım. Hattâ başıma vursanız, Allah razı olsun diyeceğim. Hakk'ın hatırını muhafaza için başka hatırlara bakılmaz. Nefs-i emmârenin enâniyeti hesabına, Hakk'ın hatırı olan bilmediğim bir hakikatı müdâfaa değil, âlerre'si vel'âyn kabul ederim."</strong>(1)</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em>Kastamonu Lâhikasın'da ise şöyle der:</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em><strong>"Ey Risale-i Nur'un kıymetdar talebeleri ve benden daha bahtiyar ve fedakâr kardeşlerim! Şahsiyetim itibâriyle sizin ziyâde hüsn-ü zannınız belki size zarar vermez. Fakat sizin gibi hakikatbîn zâtlar vazifeye, hizmete bakıp, o noktada bakmalısınız. Perde açılsa, benim baştan aşağıya kadar kusurat ile âlûde mâhiyetim, benden kaçmağa bir vesile olur. Sizi kardeşliğimden kaçırmamak, pişman etmemek için, şahsiyetime karşı haddimin pek fevkinde tasavvur ettiğiniz makamlara irtibatınızı bağlamayınız. </strong><strong>Ben size nisbeten kardeşim, mürşidlik haddim değil. Üstad da değilim, belki ders arkadaşıyım. Ben sizin, kusuratıma karşı şefkatkârane dua ve himmetlerinize muhtacım. Benden himmet beklemeniz değil, bana himmet etmenize istihkakım var. Cenab-ı Hakk'ın ihsan ve keremiyle sizlerle gayet kudsî ve gayet ehemmiyetli ve gayet kıymetdar ve her ehl-i imana menfaatli bir hizmette, taksim-ül mesaî kaidesiyle iştirak etmişiz. Tesanüdümüzden hasıl olan bir şahs-ı manevînin fevkalâde ehemmiyet ve kıymeti ve üstadlığı ve irşadı bize kâfidir."</strong>(2)</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em>Keza şöyle der:</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em><strong>"İnsan kusurlardan, nisyandan, sehivden hâli değil. Benim bilmediğim çok kusurlarım var. Belki de fikrim karışmış, Risalelerde hatalar da olmuş.”</strong>(3)</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em>Bu vesileyle bazı noktalara dikkat çekmekte yarar görüyoruz:</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em><strong>1. </strong>Peygamber Efendimiz (s.a.v.) masum olmakla beraber, Kur'ânda kendisine <strong>"Günahın için istiğfâr et"</strong> emri verilir. (Muhammed, 47/19) Bundan murat, <strong>"Ümmetin için istiğfar et"</strong> manası olabilir. Veya daha evlâ olanı terketme durumu olmuşsa bir hatırlatmadır. Veya Peygamber Efendimiz (s.a.v.) dâima terakki ettiği cihetle eski hali için bir istiğfardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu emre uyarak günde yetmiş defa, yüz defa istiğfÂr etmekteydi.</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em><strong>2. "Hasenatul ebrar, seyyiâtul mukarrebin"</strong> denilir. Yani iyi insanlar için hasene sayılan durumlar, üst düzey kimseler için seyyie sayılır. Tüm derslerde on üzerinden on alan bir öğrenci faraza yedi aldığında gerçekten üzülür. Halbuki aynı sınıfta nice öğrenci yedi alsa sevinçten uçacaktır.</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em><strong>3. </strong>Ehl-i Sünnet, Peygamber'ler dışında kimseye masumluk vermez. Prensip olarak, <strong>"Beşer şaşar."</strong> Üstad da bu kuralın dışında değildir. Kendi ifâdesiyle, <strong>"Üstadınız lâyuhtî değil. Onu hatasız zannetmek hatadır."</strong></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em><strong></strong></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em><strong></strong>Hatta Peygamber'lerin bile <strong>"Zelle"</strong> tabir edilen bazı, <strong>"Hakka tam isâbet edememeleri"</strong> söz konusudur. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Tebük seferine katılmak istemeyenlere izin vermesi âyette uygun bulunmamış </em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p> <span style="font-family: 'Georgia'"><em><strong>"Allah seni affetsin, niye onlara izin verdin? Tâ ki sadık olanlar sana tebeyyün etseydi ve yalancıları bilseydin."</strong> (Tevbe, 9/43)</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em><em>denilmiştir. (Bu âyet, enbiyanın da ictihâdının câiz olduğuna delâlet eder. Buradaki itâb, efdâli terkten dolayıdır)</em></span><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p> <span style="font-family: 'Georgia'"><em>Bediüzzamanın engin bir tevâzu ile söylediği bu ifâdelerden hareketle, <strong>"Acaba Risalelerde hatalar mı var?"</strong> diye şüphelenmek yerine <strong>"Objektif olmak"</strong> dersi almak lazımdır.</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em>(1) bk.Barla Lahikası (131.mektup)<a href="http://www.sorularlarisale.com/subpage.php?s=kulliyat&id=3171" target="_blank">http://www.sorularlarisale.com/subpage.php?s=kulliyat&id=3171</a> </em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em>(2) bk.Kastamonu Lahikası (58.mektup)(3) bk.a.g.e (111.mektup)</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em>selam ve dua ile.....</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em>**********************************</em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><em>sorularlarisale</em><em>.com....</em></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ebrar172, post: 122273, member: 157"] [FONT=Georgia][I][COLOR=DarkGreen]Soru : Bediüzzaman kendini insanüstü bir varlık olarak mı görüyor..?[/COLOR] Değerli Kardeşimiz; Bediüzzaman, Kur'ân'î bir terbiye ile, kendini âciz bir kul olarak görmekteydi. Ama yazmış olduğu Risalelerin kıymetini ifâde noktasında kullandığı bazı cümleler, bazılarınca medîh gibi anlaşılmıştır. Hâlbuki Nur Risalelerine bir bütün olarak bakıldığında, O'nun engin tevâzuu hemen fark edilecektir. Mesela: [B]"Aziz kardeşlerim! Üstadınız lâyuhtî değil. O'nu hatasız zannetmek hatadır. Bir bahçede çürük bir elma bulunmakla bahçeye zarar vermez. Bir hazinede silik para bulunmakla, hazineyi kıymetten düşürtmez. Hasenenin on sayılmasıyla, seyyienin bir sayılmak sırrıyla insaf odur ki: Bir seyyie, bir hata görünse de, sâir hasenata karşı kalbi bulandırıp itiraz etmemektir... Biliniz, kardeşlerim ve ders arkadaşlarım! Benim hatamı gördüğünüz vakit serbestçe bana söyleseniz mesrur olacağım. Hattâ başıma vursanız, Allah razı olsun diyeceğim. Hakk'ın hatırını muhafaza için başka hatırlara bakılmaz. Nefs-i emmârenin enâniyeti hesabına, Hakk'ın hatırı olan bilmediğim bir hakikatı müdâfaa değil, âlerre'si vel'âyn kabul ederim."[/B](1) Kastamonu Lâhikasın'da ise şöyle der: [B]"Ey Risale-i Nur'un kıymetdar talebeleri ve benden daha bahtiyar ve fedakâr kardeşlerim! Şahsiyetim itibâriyle sizin ziyâde hüsn-ü zannınız belki size zarar vermez. Fakat sizin gibi hakikatbîn zâtlar vazifeye, hizmete bakıp, o noktada bakmalısınız. Perde açılsa, benim baştan aşağıya kadar kusurat ile âlûde mâhiyetim, benden kaçmağa bir vesile olur. Sizi kardeşliğimden kaçırmamak, pişman etmemek için, şahsiyetime karşı haddimin pek fevkinde tasavvur ettiğiniz makamlara irtibatınızı bağlamayınız. [/B][B]Ben size nisbeten kardeşim, mürşidlik haddim değil. Üstad da değilim, belki ders arkadaşıyım. Ben sizin, kusuratıma karşı şefkatkârane dua ve himmetlerinize muhtacım. Benden himmet beklemeniz değil, bana himmet etmenize istihkakım var. Cenab-ı Hakk'ın ihsan ve keremiyle sizlerle gayet kudsî ve gayet ehemmiyetli ve gayet kıymetdar ve her ehl-i imana menfaatli bir hizmette, taksim-ül mesaî kaidesiyle iştirak etmişiz. Tesanüdümüzden hasıl olan bir şahs-ı manevînin fevkalâde ehemmiyet ve kıymeti ve üstadlığı ve irşadı bize kâfidir."[/B](2) Keza şöyle der: [B]"İnsan kusurlardan, nisyandan, sehivden hâli değil. Benim bilmediğim çok kusurlarım var. Belki de fikrim karışmış, Risalelerde hatalar da olmuş.”[/B](3) Bu vesileyle bazı noktalara dikkat çekmekte yarar görüyoruz: [B]1. [/B]Peygamber Efendimiz (s.a.v.) masum olmakla beraber, Kur'ânda kendisine [B]"Günahın için istiğfâr et"[/B] emri verilir. (Muhammed, 47/19) Bundan murat, [B]"Ümmetin için istiğfar et"[/B] manası olabilir. Veya daha evlâ olanı terketme durumu olmuşsa bir hatırlatmadır. Veya Peygamber Efendimiz (s.a.v.) dâima terakki ettiği cihetle eski hali için bir istiğfardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu emre uyarak günde yetmiş defa, yüz defa istiğfÂr etmekteydi. [B]2. "Hasenatul ebrar, seyyiâtul mukarrebin"[/B] denilir. Yani iyi insanlar için hasene sayılan durumlar, üst düzey kimseler için seyyie sayılır. Tüm derslerde on üzerinden on alan bir öğrenci faraza yedi aldığında gerçekten üzülür. Halbuki aynı sınıfta nice öğrenci yedi alsa sevinçten uçacaktır. [B]3. [/B]Ehl-i Sünnet, Peygamber'ler dışında kimseye masumluk vermez. Prensip olarak, [B]"Beşer şaşar."[/B] Üstad da bu kuralın dışında değildir. Kendi ifâdesiyle, [B]"Üstadınız lâyuhtî değil. Onu hatasız zannetmek hatadır." [/B]Hatta Peygamber'lerin bile [B]"Zelle"[/B] tabir edilen bazı, [B]"Hakka tam isâbet edememeleri"[/B] söz konusudur. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Tebük seferine katılmak istemeyenlere izin vermesi âyette uygun bulunmamış [B]"Allah seni affetsin, niye onlara izin verdin? Tâ ki sadık olanlar sana tebeyyün etseydi ve yalancıları bilseydin."[/B] (Tevbe, 9/43) [/I][I]denilmiştir. (Bu âyet, enbiyanın da ictihâdının câiz olduğuna delâlet eder. Buradaki itâb, efdâli terkten dolayıdır)[/I][/FONT][FONT=Georgia][I] Bediüzzamanın engin bir tevâzu ile söylediği bu ifâdelerden hareketle, [B]"Acaba Risalelerde hatalar mı var?"[/B] diye şüphelenmek yerine [B]"Objektif olmak"[/B] dersi almak lazımdır. (1) bk.Barla Lahikası (131.mektup)[U][B][/B][/U][URL="http://www.sorularlarisale.com/subpage.php?s=kulliyat&id=3171"][/URL] (2) bk.Kastamonu Lahikası (58.mektup)(3) bk.a.g.e (111.mektup) selam ve dua ile..... ********************************** sorularlarisale[/I][I].com....[/I][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Bediüzzaman kendini insanüstü bir varlık olarak mı görüyor..?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst