Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nurları Neden Yazmış?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="memluk" data-source="post: 182400" data-attributes="member: 9260"><p><span style="font-size: 15px">Risale-i Nurların yazılma gerekçesi maddeci ve inkarcı felsefenin yayılması ile İslam aleminin iman ve ahlak noktasından zor durumda kalmasıdır. Özellikle Komünist felsefi akım dünyanın yarısını etkisine alıp insanları inkarcılığa ve maddeciliğe sürüklediği bir hengamda, Risale-i Nurlar bu inkarcı akıma karşı Anadolu'da bir set vazifesini görmüştür. Risale-i Nurlar, İslam aleminin manevi bir kalkanı olmuştur.</span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px">Risale-i Nurların en büyük vasfı, iman hakikatlerini kati ve akli deliller ile akla ve kalbe tespit ve teyit etmektir. Özellikle günümüzde fen ve felsefe fazlaca inkişaf ettiği için iman hakikatlerinin fen ve felsefenin anlayacağı şekilde izah edilip yorumlanması büyük bir ihtiyaç haline gelmiştir. İşte Risale-i Nurlar bu ihtiyaca tam bir cevap ve tam bir reçetece hükmündedir, bu sebeple kaleme alınmıştır. </span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px">Üstad Hazretleri bu hususlara şu şekilde işaret ediyor: </span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>"BİRİNCİ SEBEP: Eski Harb-i Umumîden evvel ve evâilinde, bir vakıa-i sadıkada görüyorum ki, Ararat Dağı denilen meşhur Ağrı Dağının altındayım. Birden o dağ müthiş infilâk etti. Dağlar gibi parçaları dünyanın her tarafına dağıttı. O dehşet içinde baktım ki, merhum validem yanımdadır. Dedim: <em>"Ana, korkma. Cenâb-ı Hakkın emridir; O Rahîmdir ve Hakîmdir."</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>"Birden, o halette iken, baktım ki, mühim bir zat bana âmirâne diyor ki: <em>"İ'câz-ı Kur'ân'ı beyan et."</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>"Uyandım, anladım ki, bir büyük infilâk olacak. O infilâk ve inkılâptan sonra, Kur'ân etrafındaki surlar kırılacak. Doğrudan doğruya Kur'ân kendi kendini müdafaa edecek. Ve Kur'ân'a hücum edilecek; i'câzı onun çelik bir zırhı olacak. Ve şu i'câzın bir nev'ini şu zamanda izharına, haddimin fevkinde olarak, benim gibi bir adam namzet olacak. Ve namzet olduğumu anladım."</strong>(1)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"></span></span><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>"Biri dedi:"</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>"Risale-i Nur'un iman ve tevhid için büyük tahşidatları ve küllî teçhizatları gittikçe çoğalıyor. Ve en muannid bir dinsizi susturmak için yüzde birisi kâfi iken, neden bu derece hararetle daha yeni tahşidat yapıyor?"</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>"Ona cevaben dediler:"</strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"><strong>"Risale-i Nur, yalnız bir cüz'î tahribatı ve bir küçük haneyi tamir etmiyor. Belki küllî bir tahribatı ve İslâmiyeti içine alan ve dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir muhît kaleyi tamir ediyor. Ve yalnız hususî bir kalbi ve has bir vicdanı ıslaha çalışmıyor. Belki, bin seneden beri tedarik ve terâküm edilen müfsid âletlerle dehşetli rahnelenen kalb-i umumîyi ve efkâr-ı âmmeyi ve umumun ve bâhusus avâm-ı mü'minînin de istinadgâhları olan İslâmî esasların ve cereyanların ve şeâirlerin kırılmasıyla bozulmaya yüz tutan vicdan-ı umumîyi, Kur'ân'ın i'câzıyla ve geniş yaralarını Kur'ân'ın ve imanın ilâçlarıyla tedavi etmeye çalışıyor. Elbette böyle küllî ve dehşetli tahribata ve rahnelere ve yaralara, hakkalyakîn derecesinde, dağlar kuvvetinde hüccetler, cihazlar ve bin tiryak hâsiyetinde mücerreb ilâçlar ve hadsiz edviyeler bulunmak gerektir ki, bu zamanda Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyânın i'câz-ı mânevîsinden çıkan Risale-i Nur o vazifeyi görmekle beraber, imanın hadsiz mertebelerinde terakkiyat ve inkişafata medardır" diye uzun bir mükâleme cereyan etti. Ben de tamamen işittim, hadsiz şükrettim. Kısa kesiyorum..."</strong>(2)</span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"></span></span></p><p><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkred"></span>(1) bk. <strong><span style="color: #db5600">Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Yedinci Risale.</span></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"></span></p><p><span style="font-size: 15px">(2) bk.<strong><span style="color: #db5600"> Kastamonu Lahikası, (23. Mektup)</span></strong></span></p><p></p><p><span style="font-size: 15px">Selam ve dua ile... </span></p><p><span style="font-size: 15px">Sorularla Risale-i Nur Editör</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="memluk, post: 182400, member: 9260"] [SIZE=4]Risale-i Nurların yazılma gerekçesi maddeci ve inkarcı felsefenin yayılması ile İslam aleminin iman ve ahlak noktasından zor durumda kalmasıdır. Özellikle Komünist felsefi akım dünyanın yarısını etkisine alıp insanları inkarcılığa ve maddeciliğe sürüklediği bir hengamda, Risale-i Nurlar bu inkarcı akıma karşı Anadolu'da bir set vazifesini görmüştür. Risale-i Nurlar, İslam aleminin manevi bir kalkanı olmuştur. Risale-i Nurların en büyük vasfı, iman hakikatlerini kati ve akli deliller ile akla ve kalbe tespit ve teyit etmektir. Özellikle günümüzde fen ve felsefe fazlaca inkişaf ettiği için iman hakikatlerinin fen ve felsefenin anlayacağı şekilde izah edilip yorumlanması büyük bir ihtiyaç haline gelmiştir. İşte Risale-i Nurlar bu ihtiyaca tam bir cevap ve tam bir reçetece hükmündedir, bu sebeple kaleme alınmıştır. Üstad Hazretleri bu hususlara şu şekilde işaret ediyor: [/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkred][B]"BİRİNCİ SEBEP: Eski Harb-i Umumîden evvel ve evâilinde, bir vakıa-i sadıkada görüyorum ki, Ararat Dağı denilen meşhur Ağrı Dağının altındayım. Birden o dağ müthiş infilâk etti. Dağlar gibi parçaları dünyanın her tarafına dağıttı. O dehşet içinde baktım ki, merhum validem yanımdadır. Dedim: [I]"Ana, korkma. Cenâb-ı Hakkın emridir; O Rahîmdir ve Hakîmdir."[/I] "Birden, o halette iken, baktım ki, mühim bir zat bana âmirâne diyor ki: [I]"İ'câz-ı Kur'ân'ı beyan et."[/I] "Uyandım, anladım ki, bir büyük infilâk olacak. O infilâk ve inkılâptan sonra, Kur'ân etrafındaki surlar kırılacak. Doğrudan doğruya Kur'ân kendi kendini müdafaa edecek. Ve Kur'ân'a hücum edilecek; i'câzı onun çelik bir zırhı olacak. Ve şu i'câzın bir nev'ini şu zamanda izharına, haddimin fevkinde olarak, benim gibi bir adam namzet olacak. Ve namzet olduğumu anladım."[/B](1) [/COLOR][/SIZE][SIZE=4][COLOR=darkred][B]"Biri dedi:" "Risale-i Nur'un iman ve tevhid için büyük tahşidatları ve küllî teçhizatları gittikçe çoğalıyor. Ve en muannid bir dinsizi susturmak için yüzde birisi kâfi iken, neden bu derece hararetle daha yeni tahşidat yapıyor?" "Ona cevaben dediler:" "Risale-i Nur, yalnız bir cüz'î tahribatı ve bir küçük haneyi tamir etmiyor. Belki küllî bir tahribatı ve İslâmiyeti içine alan ve dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir muhît kaleyi tamir ediyor. Ve yalnız hususî bir kalbi ve has bir vicdanı ıslaha çalışmıyor. Belki, bin seneden beri tedarik ve terâküm edilen müfsid âletlerle dehşetli rahnelenen kalb-i umumîyi ve efkâr-ı âmmeyi ve umumun ve bâhusus avâm-ı mü'minînin de istinadgâhları olan İslâmî esasların ve cereyanların ve şeâirlerin kırılmasıyla bozulmaya yüz tutan vicdan-ı umumîyi, Kur'ân'ın i'câzıyla ve geniş yaralarını Kur'ân'ın ve imanın ilâçlarıyla tedavi etmeye çalışıyor. Elbette böyle küllî ve dehşetli tahribata ve rahnelere ve yaralara, hakkalyakîn derecesinde, dağlar kuvvetinde hüccetler, cihazlar ve bin tiryak hâsiyetinde mücerreb ilâçlar ve hadsiz edviyeler bulunmak gerektir ki, bu zamanda Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyânın i'câz-ı mânevîsinden çıkan Risale-i Nur o vazifeyi görmekle beraber, imanın hadsiz mertebelerinde terakkiyat ve inkişafata medardır" diye uzun bir mükâleme cereyan etti. Ben de tamamen işittim, hadsiz şükrettim. Kısa kesiyorum..."[/B](2) [/COLOR](1) bk. [B][COLOR=#db5600]Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Yedinci Risale.[/COLOR][/B] (2) bk.[B][COLOR=#db5600] Kastamonu Lahikası, (23. Mektup)[/COLOR][/B][/SIZE] [SIZE=4]Selam ve dua ile... Sorularla Risale-i Nur Editör[/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Sorularla Risale-i Nur
Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nurları Neden Yazmış?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst