Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bediüzzaman Said Nursi’ye Göre Kur’ân'ın Mucizeliğini Açıklama Metodu
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 167585" data-attributes="member: 27"><p><strong>Cevap: Bediüzzaman Said Nursi’ye Göre Kur’ân'ın Mucizeliğini Açıklama Metod</strong></p><p></p><p><u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red">Yedinci vecih: Kur’ân-ı Kerimin hakemliği ve murakabeciliği </span></span></strong></u></p><p><u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"></span></span></strong></u><u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"></span></span></strong></u></p><p><u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"></span></span></strong></u></p><p> <strong>Bediüzzaman i’câzın bu yönü hakkında şöyle diyor: </strong></p><p><strong></strong></p><p><span style="color: Blue">“Kur’ân’ın bir cenahı mazîde, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">bir cenahı müstakbelde, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">kökü ve bir kanadı eski peygamberlerin ittifaklı hakikatleri olduğu ve</span></p><p><span style="color: Blue">bu, onları tasdik ve te’yid ettiği ve </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">onlar dahi tevafukun lisan-ı haliyle bunu tasdik ettikleri gibi, <strong>öyle de:</strong> </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Evliya ve asfiya gibi ondan hayat alan semereleri, hayattar tekemmülleriyle,</span></p><p><span style="color: Blue"> şecer-i mübarekelerinin hayatdar, feyizdar ve hakikatmedar olduğuna delalet ediyorlar” </span></p><p><span style="color: Blue"></span></p><p></p><p> Kur‘an, bütün kütûb-u sâlifenin güzelliklerini ve eski şeriatların kavaid-i esasiyelerini cem’etmiş olduğundan, usulde muaddil ve mükemmeldir. </p><p> <strong>Kur’ân’ın mazi ve müstakbeli kanatları altına alması, onun murakebesine delildir.</strong> Geçmiş semâvî kitablardaki hakikatleri ta’dil ve ikmal etmesi onun hakemliğini isbat eder. <strong>Alimlerin ve evliyaların büyük çoğunluğunun ondan derslerini almaları yine onun hakimiyetini gösterir.</strong> Bu murakabe ve hakemliğin sözkonusu olduğu en önemli nokta, hayatî ve amelî yönün yanısıra, ilim ve ma’rifet cihetidir. </p><p></p><p> <u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"></span></span></strong></u></p><p><u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"></span></span></strong></u></p><p><u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red">Sekizinci vecih: Gaybi ihbarları </span></span></strong></u></p><p><u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"></span></span></strong></u><u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"></span></span></strong></u></p><p><u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"></span></span></strong></u></p><p> <strong>Kur’ân’ın ihtiva ettiği ihbarat-ı gaybiye üç çeşittir.</strong> <em>(el-Mektûbât’ın 143 sayfasında belirttiği gibi dört çeşit değildir):</em> </p><p></p><p><strong><span style="color: DarkRed">Maziye ait ihbarat-ı gaybiye:</span></strong> Kur’ân, Hz. Adem’den tâ en hayırlı asır olan Asr-ı Saadete kadar pek çok haberleri nakletmiştir. </p><p></p><p><strong><span style="color: DarkRed">İstikbale ait ihbarat-ı gaybiye:</span></strong> Hz. Muhammed’in korunacağına,</p><p> düşmanlarının hezimete uğratılacağına,</p><p> Rumların Sasanîlere galib geleceklerine, </p><p></p><p>Müslümanların Mekke’yi fethedip Mescid-i Haram’a gireceğine dair ihbarlar bu nev’e girer. </p><p></p><p><strong><span style="color: DarkRed">Hakaik-ı İlahiyeye, hakaik-ı kevniyeye ve umûr-u uhreviyeye dair ihbarat-ı gaybiyesidir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkRed"></span></strong></p><p></p><p> Bediüzzaman, Fetih Sûresinin ihtiva ettiği gaybî haberleri zikrederken şu değerlendirmeyi yapar: <span style="color: Blue">“İşte Kur’ân’ın enva-ı i’câzından olan ihbar-ı gayb nev‘inin lemeat-ı i’câziyesi ayat-ı Kur’âniyede o kadar çoktur ki, hasra gelmez. <strong>Ehl-i zahirin kırk elli âyete hasretmeleri, nazır-ı zahirî iledir. Hakikatte ise binden geçer. </strong>Bazen bir âyette dört beş vecihle ihbar-ı gaybî bulunur.” </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue"></span></p><p><span style="color: Blue"></span></p><p> Kur’ân’ın i’câzını isbat eden ihbarat-ı gaybiyenin diğer bir çeşidini de Bediüzzaman nazım sûretindeki Lemeat risalesinde şöyle açıklar: </p><p></p><p> <span style="color: Blue">“Nakil ve hikâyatında, ihbar-ı sadıkada hazır müşahid gibi bir üslûb-u bedi-i pür meanî naklederek, beşeri onunla ikaz eder.</span></p><p><span style="color: Blue"> <strong>Menkulatı şunlardır: </strong></span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">İhbar-ı evvelîni, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">ahval-i ahirîni,</span></p><p><span style="color: Blue"> esrar-ı cehennem ve cinanı. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Hakaik-ı gaybiye, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">hem esrar-ı şehadet, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">serair-i İlâhî, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">revabıt-ı kevniye dair hikayatıdır, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">hikayet-i iyânî ki ne vaki’ reddeylemiş, ne mantık tekzib etmiş. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Mantık kabul etmezse redd de bile edemez.</span></p><p><span style="color: Blue"> Semâvî kitabların ki matmah-ı cihânî. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">İttifakî noktalarda museddikane nakleder. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">İhtilâfî yerlerinde musahhihane bahseder.” </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue"></span></p><p><span style="color: Blue"></span></p><p> Bu açıklamaların önceki vecihle de münasebeti bulunmaktadır. </p><p> Şu kadar var ki: Ben, Bediüzzaman’ın: <span style="color: Blue">“Ulemâ-i batın için Kur’ân baştan başa ihbarat-ı gaybiye nev’indendir”</span> derken kendisine katılmıyorum. Çünkü, “Ulema-i batın” tabiri, âlimler nezdinde mazbut değildir. Ayrıca bu gibi ikiliklerden uzak durmak gerekir. Çünkü bu ümmeti yanlış anlamaya sevkeden hususlardandır. Bundan dolayı biz Müslümanlarda şu gibi ikilikler ortaya çıkmış: Ulemâ-i zahir-Ulemâ-i batın, dünya-ahiret, ilim-din...</p><p></p><p></p><p></p><p> <u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red">Dokuzuncu vecih: Bütün insan tabakalarına hitab etmesi </span></span></strong></u></p><p><u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"></span></span></strong></u></p><p></p><p> Bediüzzaman’a Kur’ân terkib yönleri konusunda müfessirlerin ihtilaf etmelerinin sırrı sorulmuş, o da şu şekilde cevap vermiştir: </p><p></p><p> <span style="color: Blue">“Kur’ân’ın i’câz vecihlerinden biri odur ki; nazmı öyle bir üsluptadır ki, bütün asırlara, tabakalara intibak edebilir.” </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue"></span></p><p><span style="color: Blue"></span></p><p> Kur’ân gençliğini ve tazeliğini muhafaza etmiş ve <span style="color: Blue">“her asırdaki tabakat-ı beşerin her bir tabakasına güya doğrudan doğruya husûsî müteveccihdir, hitab ediyor. Evet bütün benî Ademe bütün tabakatiyle en yüksek ve en dakik ilim olan imana ve en geniş ve nuranî fen olan ma’rifetullaha ve en ehemmiyetli ve mütenevvi maarif olan ahkham-ı İslâmiyeye davet eden, ders veren Kur’ân ise, her neve her taifeye muvafık gelecek bir ders vermek elzemdir. Halbuki ders birdir, ayrı ayrı değil. Öyle ise, aynı derste tabakat bulunmak lâzımdır. Derecâta göre herbiri, Kur’ân’ın perdelerinden bir perdeden hisse-i dersini alır.”</span> Kur’ân, hiç kimseyi i’câzından mahrum bırakmıyor. </p><p></p><p></p><p> <span style="color: Blue">“İşte Te’nis-i ezhan için akl-ı beşere karşı İlâhî tenezzülat. Tenzîlin üslubunda tenevvüü, mûnisliğidir mahbhub-u ins-u cânnı.” </span></p><p><span style="color: Blue"></span></p><p><span style="color: Blue">“Hatta yalnız gözü bulunan, kulaksız, kalbsiz, ilimsiz tabakasına karşı da, Kur’ân’ın bir nevi alamet-i i’câzı vardır. Şöyle ki: (....) Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyanın yazılan kelimeleri birbirine bakıyor. Meselâ Sûre-i Kehf’de ‘Ve sâminuhum kelbuhum’ kelimesi, altında yapraklar delinse, Sûre-i Fatır’daki ‘Kıtmîr’ kelimesi, az bir inhirafla görünecek ve o kelbin ismi de anlaşılacak” </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue"></span></p><p><span style="color: Blue"></span></p><p> Bana öyle geliyor ki, gözünden başka bir şeyi olmayan kimseye i’câzın isbatında bir nevi tekellüf ve mübalağa vardır. Çünkü, mushafların tab’ ve baskısı üzerinde yapılacak bir müdahale bu gibi delilleri ortadan kaldırır. Öte yandan, bu gibi şeylerle meşgul olmak, Bediüzzaman merhumun da bizzat belirttiği makasıd-ı Kur’ânîyeden değildir. </p><p></p><p></p><p><span style="color: Red"><strong>Devam edecek...</strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 167585, member: 27"] [b]Cevap: Bediüzzaman Said Nursi’ye Göre Kur’ân'ın Mucizeliğini Açıklama Metod[/b] [U][B][SIZE=3][COLOR=Red]Yedinci vecih: Kur’ân-ı Kerimin hakemliği ve murakabeciliği [/COLOR][/SIZE][/B][/U][U][B][SIZE=3][COLOR=Red] [/COLOR][/SIZE][/B][/U] [B]Bediüzzaman i’câzın bu yönü hakkında şöyle diyor: [/B] [COLOR=Blue]“Kur’ân’ın bir cenahı mazîde, [/COLOR][COLOR=Blue]bir cenahı müstakbelde, [/COLOR][COLOR=Blue]kökü ve bir kanadı eski peygamberlerin ittifaklı hakikatleri olduğu ve[/COLOR] [COLOR=Blue]bu, onları tasdik ve te’yid ettiği ve [/COLOR][COLOR=Blue]onlar dahi tevafukun lisan-ı haliyle bunu tasdik ettikleri gibi, [B]öyle de:[/B] [/COLOR][COLOR=Blue]Evliya ve asfiya gibi ondan hayat alan semereleri, hayattar tekemmülleriyle,[/COLOR] [COLOR=Blue] şecer-i mübarekelerinin hayatdar, feyizdar ve hakikatmedar olduğuna delalet ediyorlar” [/COLOR] Kur‘an, bütün kütûb-u sâlifenin güzelliklerini ve eski şeriatların kavaid-i esasiyelerini cem’etmiş olduğundan, usulde muaddil ve mükemmeldir. [B]Kur’ân’ın mazi ve müstakbeli kanatları altına alması, onun murakebesine delildir.[/B] Geçmiş semâvî kitablardaki hakikatleri ta’dil ve ikmal etmesi onun hakemliğini isbat eder. [B]Alimlerin ve evliyaların büyük çoğunluğunun ondan derslerini almaları yine onun hakimiyetini gösterir.[/B] Bu murakabe ve hakemliğin sözkonusu olduğu en önemli nokta, hayatî ve amelî yönün yanısıra, ilim ve ma’rifet cihetidir. [U][B][SIZE=3][COLOR=Red] [/COLOR][/SIZE][/B][/U] [U][B][SIZE=3][COLOR=Red]Sekizinci vecih: Gaybi ihbarları [/COLOR][/SIZE][/B][/U][U][B][SIZE=3][COLOR=Red] [/COLOR][/SIZE][/B][/U] [B]Kur’ân’ın ihtiva ettiği ihbarat-ı gaybiye üç çeşittir.[/B] [I](el-Mektûbât’ın 143 sayfasında belirttiği gibi dört çeşit değildir):[/I] [B][COLOR=DarkRed]Maziye ait ihbarat-ı gaybiye:[/COLOR][/B] Kur’ân, Hz. Adem’den tâ en hayırlı asır olan Asr-ı Saadete kadar pek çok haberleri nakletmiştir. [B][COLOR=DarkRed]İstikbale ait ihbarat-ı gaybiye:[/COLOR][/B] Hz. Muhammed’in korunacağına, düşmanlarının hezimete uğratılacağına, Rumların Sasanîlere galib geleceklerine, Müslümanların Mekke’yi fethedip Mescid-i Haram’a gireceğine dair ihbarlar bu nev’e girer. [B][COLOR=DarkRed]Hakaik-ı İlahiyeye, hakaik-ı kevniyeye ve umûr-u uhreviyeye dair ihbarat-ı gaybiyesidir. [/COLOR][/B] Bediüzzaman, Fetih Sûresinin ihtiva ettiği gaybî haberleri zikrederken şu değerlendirmeyi yapar: [COLOR=Blue]“İşte Kur’ân’ın enva-ı i’câzından olan ihbar-ı gayb nev‘inin lemeat-ı i’câziyesi ayat-ı Kur’âniyede o kadar çoktur ki, hasra gelmez. [B]Ehl-i zahirin kırk elli âyete hasretmeleri, nazır-ı zahirî iledir. Hakikatte ise binden geçer. [/B]Bazen bir âyette dört beş vecihle ihbar-ı gaybî bulunur.” [/COLOR][COLOR=Blue] [/COLOR] Kur’ân’ın i’câzını isbat eden ihbarat-ı gaybiyenin diğer bir çeşidini de Bediüzzaman nazım sûretindeki Lemeat risalesinde şöyle açıklar: [COLOR=Blue]“Nakil ve hikâyatında, ihbar-ı sadıkada hazır müşahid gibi bir üslûb-u bedi-i pür meanî naklederek, beşeri onunla ikaz eder.[/COLOR] [COLOR=Blue] [B]Menkulatı şunlardır: [/B] [/COLOR][COLOR=Blue]İhbar-ı evvelîni, [/COLOR][COLOR=Blue]ahval-i ahirîni,[/COLOR] [COLOR=Blue] esrar-ı cehennem ve cinanı. [/COLOR][COLOR=Blue]Hakaik-ı gaybiye, [/COLOR][COLOR=Blue]hem esrar-ı şehadet, [/COLOR][COLOR=Blue]serair-i İlâhî, [/COLOR][COLOR=Blue]revabıt-ı kevniye dair hikayatıdır, [/COLOR][COLOR=Blue]hikayet-i iyânî ki ne vaki’ reddeylemiş, ne mantık tekzib etmiş. [/COLOR][COLOR=Blue]Mantık kabul etmezse redd de bile edemez.[/COLOR] [COLOR=Blue] Semâvî kitabların ki matmah-ı cihânî. [/COLOR][COLOR=Blue]İttifakî noktalarda museddikane nakleder. [/COLOR][COLOR=Blue]İhtilâfî yerlerinde musahhihane bahseder.” [/COLOR][COLOR=Blue] [/COLOR] Bu açıklamaların önceki vecihle de münasebeti bulunmaktadır. Şu kadar var ki: Ben, Bediüzzaman’ın: [COLOR=Blue]“Ulemâ-i batın için Kur’ân baştan başa ihbarat-ı gaybiye nev’indendir”[/COLOR] derken kendisine katılmıyorum. Çünkü, “Ulema-i batın” tabiri, âlimler nezdinde mazbut değildir. Ayrıca bu gibi ikiliklerden uzak durmak gerekir. Çünkü bu ümmeti yanlış anlamaya sevkeden hususlardandır. Bundan dolayı biz Müslümanlarda şu gibi ikilikler ortaya çıkmış: Ulemâ-i zahir-Ulemâ-i batın, dünya-ahiret, ilim-din... [U][B][SIZE=3][COLOR=Red]Dokuzuncu vecih: Bütün insan tabakalarına hitab etmesi [/COLOR][/SIZE][/B][/U] Bediüzzaman’a Kur’ân terkib yönleri konusunda müfessirlerin ihtilaf etmelerinin sırrı sorulmuş, o da şu şekilde cevap vermiştir: [COLOR=Blue]“Kur’ân’ın i’câz vecihlerinden biri odur ki; nazmı öyle bir üsluptadır ki, bütün asırlara, tabakalara intibak edebilir.” [/COLOR][COLOR=Blue] [/COLOR] Kur’ân gençliğini ve tazeliğini muhafaza etmiş ve [COLOR=Blue]“her asırdaki tabakat-ı beşerin her bir tabakasına güya doğrudan doğruya husûsî müteveccihdir, hitab ediyor. Evet bütün benî Ademe bütün tabakatiyle en yüksek ve en dakik ilim olan imana ve en geniş ve nuranî fen olan ma’rifetullaha ve en ehemmiyetli ve mütenevvi maarif olan ahkham-ı İslâmiyeye davet eden, ders veren Kur’ân ise, her neve her taifeye muvafık gelecek bir ders vermek elzemdir. Halbuki ders birdir, ayrı ayrı değil. Öyle ise, aynı derste tabakat bulunmak lâzımdır. Derecâta göre herbiri, Kur’ân’ın perdelerinden bir perdeden hisse-i dersini alır.”[/COLOR] Kur’ân, hiç kimseyi i’câzından mahrum bırakmıyor. [COLOR=Blue]“İşte Te’nis-i ezhan için akl-ı beşere karşı İlâhî tenezzülat. Tenzîlin üslubunda tenevvüü, mûnisliğidir mahbhub-u ins-u cânnı.” [/COLOR] [COLOR=Blue]“Hatta yalnız gözü bulunan, kulaksız, kalbsiz, ilimsiz tabakasına karşı da, Kur’ân’ın bir nevi alamet-i i’câzı vardır. Şöyle ki: (....) Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyanın yazılan kelimeleri birbirine bakıyor. Meselâ Sûre-i Kehf’de ‘Ve sâminuhum kelbuhum’ kelimesi, altında yapraklar delinse, Sûre-i Fatır’daki ‘Kıtmîr’ kelimesi, az bir inhirafla görünecek ve o kelbin ismi de anlaşılacak” [/COLOR][COLOR=Blue] [/COLOR] Bana öyle geliyor ki, gözünden başka bir şeyi olmayan kimseye i’câzın isbatında bir nevi tekellüf ve mübalağa vardır. Çünkü, mushafların tab’ ve baskısı üzerinde yapılacak bir müdahale bu gibi delilleri ortadan kaldırır. Öte yandan, bu gibi şeylerle meşgul olmak, Bediüzzaman merhumun da bizzat belirttiği makasıd-ı Kur’ânîyeden değildir. [COLOR=Red][B]Devam edecek...[/B][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bediüzzaman Said Nursi’ye Göre Kur’ân'ın Mucizeliğini Açıklama Metodu
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst