Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bediüzzaman Said Nursi’ye Göre Kur’ân'ın Mucizeliğini Açıklama Metodu
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 168898" data-attributes="member: 27"><p><strong>Cevap: Bediüzzaman Said Nursi’ye Göre Kur’ân'ın Mucizeliğini Açıklama Metod</strong></p><p></p><p><u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red">Onuncu vecih: Bir din te’sis etmesi ve hayatı değiştirmesi </span></span></strong></u></p><p><u><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"></span></span></strong></u></p><p></p><p> Kur’ân öyle bir din te’sis etmiştir ki, ne geçmişte onun misli var, ne de gelecekte olacak. <span style="color: Blue">“Arzımızı, senevî yevmî dairesinde şu hayt-ı semâvîdir; tutmuş da döndürüyor. Küreye ağır basmış, hem dahi ona binmiş. Bırakmıyor isyanı.” </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue"></span></p><p><span style="color: Blue">“Kur’ân, bu dünyada öyle nuranî ve saadetli ve hakikatli bir sûrette bir tebdîl-i hayat-ı ictimaiye ile beraber,</span></p><p><span style="color: Blue"> insanların; hem nefislerinde, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">hem kalblerinde, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">hem ruhlarında, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">hem akıllarında, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">hem hayat-ı şahsiyelerinde, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">hem hayat-ı ictimaiyelerinde,</span></p><p><span style="color: Blue"> hem hayat-ı siyasiyelerinde bir inkılab yapmış ve </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">idame etmiş ve </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">idare etmiştir...” </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue"></span></p><p><span style="color: Blue"></span></p><p><span style="color: Blue"></span></p><p> <strong><u><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red">Onbirinci vecih: Uzun zaman geçmesine rağmen kendisine muaraza edilmemesi </span></span></u></strong></p><p><strong><u><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"></span></span></u></strong></p><p></p><p> <span style="color: Blue">“On üç asır müddette meylü’t-tehaddi varmış Kur’ân’ın a’dasında, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">şevk-i taklid uyanmış Kur’ân’ın ahbabında. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Şu iki meyl-i şeditle milyonlarca kütûb-u arabiye yazılmıştır, meydanda. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Onlar ile Tenzil muvazene edilse, en amî adam bile onların beşerî kitaplar, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Kur’ân’ın ise semâvî olduğuna hükmedecek. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Kur’ân, beşerin önünde kapıları açık bırakmış, </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">bu uzun zaman zarfında kendi mazmun ve muhtevasını neşretmiş. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Ruhları ve zihinleri de kendine davet etmiş. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Buna rağmen beşer onun muarazasına muktedir olamamış. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">İmtihan zamanı artık geçti.” </span></p><p><span style="color: Blue"></span></p><p> Ben ise diyorum ki: Kıyamete kadar bu meydan okuma sona ermeyecek ve devam edecektir. </p><p></p><p></p><p></p><p> <strong><span style="font-size: 12px"><u><span style="color: Red">Onikinci vecih: İ’câz-ı ilmi </span></u></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><u><span style="color: Red"></span></u></span></strong></p><p></p><p> Bediüzzaman, modern ilmin keşfiyatından da bahseder. Kur’ân’ın bu konuyu da ihmal etmediği görüşündedir. Çünkü Kur’ân, bütün beşeriyete hitab etmektedir. Kur’ân buna iki cihetle işaret etmiştir: </p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: DarkRed">Birincisi:</span></strong> Mu’cizat-ı enbiya sûretiyle. <span style="color: DarkRed"><strong>İkincisi:</strong></span> Bazı hadisat-ı tarihiyeyi serdederken. <strong>Bediüzzaman</strong> ayrıca bu konuda araştırma yapmanın çok büyük bir dikkat gerektirdiği kanaatındadır. </p><p> </p><p></p><p><strong>“Ra’d” ve “Berk” </strong>kelimelerini tefsir ederken bu konuya temas ederek şöyle der: </p><p></p><p><span style="color: Blue">“Onlar (ra’d ve berk) âlem-i gayb cihetinden bulutlar âlemindeki kanunlarının tanzimi için müvekkel kılınmış meleklerin elinde iki açık delildir. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Sonra, hikmet-i İlâhiye sebepleri müsebbelere bağlamıştır. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Bulut, havada dağınık bulunan su buharından teşekkül edince, bir kısmı negatif elektrikle, bir kısmı da pozitif elektrikle yüklü olur. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Bunlar birbirine yaklaşınca aniden çarpışır ve şimşek meydana gelir. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Sonra birbirine girme, anî yer değişikliği ve-âlemde boşluk bulunamayacağı için-yerinin başkasıyla dolması sebebiyle de titreme olur,</span></p><p><span style="color: Blue"> tabakaları dalgalanır ve gök gürültüsü doğar. </span></p><p><span style="color: Blue"></span><span style="color: Blue">Bu durumlar, ancak Ra’d ve Berk meleklerinin temsil ettikleri bir nizam ve kanun altında cereyan eder.” </span></p><p><span style="color: Blue"></span></p><p> <strong>Bediüzzaman’ın risaleleri i’câz’ın bu nev’inin örnekleriyle doludur. </strong></p><p><strong></strong></p><p></p><p></p><p> <strong><u><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red">Onüçüncü vecih: Allah Teala’nın marifetine ulaştıran yol Kur’ân’dır </span></span></u></strong></p><p><strong><u><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"></span></span></u></strong></p><p></p><p> “...105...” </p><p> Bediüzzaman Rabbimizi bize tarif eden <strong>üç büyük küllî muarrif </strong>bulunduğunu söyler ve bunları şöyle sıralar: </p><p></p><p><span style="color: Blue"><strong>Birisi:</strong> Şu kitab-ı kâinattır. </span></p><p><span style="color: Blue"><strong>İkincisi:</strong> Şu kitab-ı kebîrin âyet-i kübrası olan Hz. Muhammed (a.s.m)’dır. </span></p><p><span style="color: Blue"><strong>Üçüncüsü ise:</strong> Kur’ân-ı Hakîm’dir. </span></p><p><span style="color: Blue"></span></p><p> <strong>Bundan anlaşılıyor ki:</strong> Bütün ma’rifetlerin en mühimmi, Allah’ın kulları üzerindeki en büyük hakkı ve diğer hakikatleri bilmenin kaynağı olan ma’rifet-i Halık’ın kaynağı ikidir: <strong><span style="color: DarkRed">Birincisi:</span></strong> Vahiy; <strong><span style="color: DarkRed">ikincisi ise:</span></strong> Kâinat, yani duyular, tecrübe ve müşahede. Bu, ta’lim ve terbiye alanında yararlanılması için gerçekten anlaşılması ve geliştirilmesi gereken bir yaklaşımdır. </p><p></p><p></p><p> Bediüzzaman merhum, i’câz yolları arasında bir tezahum bulunmadığını belirtir. İ’câz vecihlerinin bitmez tükenmez olduğuna, anlattıklarını İ’câzü’l-Kur’ân’ın sadece bir parçasını keşfeden kısa bir bahis olduğuna ve konuyu layık olduğu şekilde izah etmediğine inanır. </p><p></p><p></p><p> <strong>Kur’ân, dünya durdukça duracak ve yeni yeni mu’cizeleri de ortaya çıkacaktır. Kur’ân’ın diğer i’câz vecihlerini sadece zaman ortaya çıkarmayacak, âyetleri üzerinde derin tefekkür ve teemmül, özellikle de Kur’ân atmosferinde yaşama da bu hizmeti ifa edecektir. </strong></p><p><strong></strong></p><p></p><p><strong><span style="color: Red">Devam edecek...</span></strong></p><p><strong></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 168898, member: 27"] [b]Cevap: Bediüzzaman Said Nursi’ye Göre Kur’ân'ın Mucizeliğini Açıklama Metod[/b] [U][B][SIZE=3][COLOR=Red]Onuncu vecih: Bir din te’sis etmesi ve hayatı değiştirmesi [/COLOR][/SIZE][/B][/U] Kur’ân öyle bir din te’sis etmiştir ki, ne geçmişte onun misli var, ne de gelecekte olacak. [COLOR=Blue]“Arzımızı, senevî yevmî dairesinde şu hayt-ı semâvîdir; tutmuş da döndürüyor. Küreye ağır basmış, hem dahi ona binmiş. Bırakmıyor isyanı.” [/COLOR][COLOR=Blue] “Kur’ân, bu dünyada öyle nuranî ve saadetli ve hakikatli bir sûrette bir tebdîl-i hayat-ı ictimaiye ile beraber,[/COLOR] [COLOR=Blue] insanların; hem nefislerinde, [/COLOR][COLOR=Blue]hem kalblerinde, [/COLOR][COLOR=Blue]hem ruhlarında, [/COLOR][COLOR=Blue]hem akıllarında, [/COLOR][COLOR=Blue]hem hayat-ı şahsiyelerinde, [/COLOR][COLOR=Blue]hem hayat-ı ictimaiyelerinde,[/COLOR] [COLOR=Blue] hem hayat-ı siyasiyelerinde bir inkılab yapmış ve [/COLOR][COLOR=Blue]idame etmiş ve [/COLOR][COLOR=Blue]idare etmiştir...” [/COLOR][COLOR=Blue] [/COLOR] [B][U][SIZE=3][COLOR=Red]Onbirinci vecih: Uzun zaman geçmesine rağmen kendisine muaraza edilmemesi [/COLOR][/SIZE][/U][/B] [COLOR=Blue]“On üç asır müddette meylü’t-tehaddi varmış Kur’ân’ın a’dasında, [/COLOR][COLOR=Blue]şevk-i taklid uyanmış Kur’ân’ın ahbabında. [/COLOR][COLOR=Blue]Şu iki meyl-i şeditle milyonlarca kütûb-u arabiye yazılmıştır, meydanda. [/COLOR][COLOR=Blue]Onlar ile Tenzil muvazene edilse, en amî adam bile onların beşerî kitaplar, [/COLOR][COLOR=Blue]Kur’ân’ın ise semâvî olduğuna hükmedecek. [/COLOR][COLOR=Blue]Kur’ân, beşerin önünde kapıları açık bırakmış, [/COLOR][COLOR=Blue]bu uzun zaman zarfında kendi mazmun ve muhtevasını neşretmiş. [/COLOR][COLOR=Blue]Ruhları ve zihinleri de kendine davet etmiş. [/COLOR][COLOR=Blue]Buna rağmen beşer onun muarazasına muktedir olamamış. [/COLOR][COLOR=Blue]İmtihan zamanı artık geçti.” [/COLOR] Ben ise diyorum ki: Kıyamete kadar bu meydan okuma sona ermeyecek ve devam edecektir. [B][SIZE=3][U][COLOR=Red]Onikinci vecih: İ’câz-ı ilmi [/COLOR][/U][/SIZE][/B] Bediüzzaman, modern ilmin keşfiyatından da bahseder. Kur’ân’ın bu konuyu da ihmal etmediği görüşündedir. Çünkü Kur’ân, bütün beşeriyete hitab etmektedir. Kur’ân buna iki cihetle işaret etmiştir: [B][COLOR=DarkRed]Birincisi:[/COLOR][/B] Mu’cizat-ı enbiya sûretiyle. [COLOR=DarkRed][B]İkincisi:[/B][/COLOR] Bazı hadisat-ı tarihiyeyi serdederken. [B]Bediüzzaman[/B] ayrıca bu konuda araştırma yapmanın çok büyük bir dikkat gerektirdiği kanaatındadır. [B]“Ra’d” ve “Berk” [/B]kelimelerini tefsir ederken bu konuya temas ederek şöyle der: [COLOR=Blue]“Onlar (ra’d ve berk) âlem-i gayb cihetinden bulutlar âlemindeki kanunlarının tanzimi için müvekkel kılınmış meleklerin elinde iki açık delildir. [/COLOR][COLOR=Blue]Sonra, hikmet-i İlâhiye sebepleri müsebbelere bağlamıştır. [/COLOR][COLOR=Blue]Bulut, havada dağınık bulunan su buharından teşekkül edince, bir kısmı negatif elektrikle, bir kısmı da pozitif elektrikle yüklü olur. [/COLOR][COLOR=Blue]Bunlar birbirine yaklaşınca aniden çarpışır ve şimşek meydana gelir. [/COLOR][COLOR=Blue]Sonra birbirine girme, anî yer değişikliği ve-âlemde boşluk bulunamayacağı için-yerinin başkasıyla dolması sebebiyle de titreme olur,[/COLOR] [COLOR=Blue] tabakaları dalgalanır ve gök gürültüsü doğar. [/COLOR][COLOR=Blue]Bu durumlar, ancak Ra’d ve Berk meleklerinin temsil ettikleri bir nizam ve kanun altında cereyan eder.” [/COLOR] [B]Bediüzzaman’ın risaleleri i’câz’ın bu nev’inin örnekleriyle doludur. [/B] [B][U][SIZE=3][COLOR=Red]Onüçüncü vecih: Allah Teala’nın marifetine ulaştıran yol Kur’ân’dır [/COLOR][/SIZE][/U][/B] “...105...” Bediüzzaman Rabbimizi bize tarif eden [B]üç büyük küllî muarrif [/B]bulunduğunu söyler ve bunları şöyle sıralar: [COLOR=Blue][B]Birisi:[/B] Şu kitab-ı kâinattır. [/COLOR] [COLOR=Blue][B]İkincisi:[/B] Şu kitab-ı kebîrin âyet-i kübrası olan Hz. Muhammed (a.s.m)’dır. [/COLOR] [COLOR=Blue][B]Üçüncüsü ise:[/B] Kur’ân-ı Hakîm’dir. [/COLOR] [B]Bundan anlaşılıyor ki:[/B] Bütün ma’rifetlerin en mühimmi, Allah’ın kulları üzerindeki en büyük hakkı ve diğer hakikatleri bilmenin kaynağı olan ma’rifet-i Halık’ın kaynağı ikidir: [B][COLOR=DarkRed]Birincisi:[/COLOR][/B] Vahiy; [B][COLOR=DarkRed]ikincisi ise:[/COLOR][/B] Kâinat, yani duyular, tecrübe ve müşahede. Bu, ta’lim ve terbiye alanında yararlanılması için gerçekten anlaşılması ve geliştirilmesi gereken bir yaklaşımdır. Bediüzzaman merhum, i’câz yolları arasında bir tezahum bulunmadığını belirtir. İ’câz vecihlerinin bitmez tükenmez olduğuna, anlattıklarını İ’câzü’l-Kur’ân’ın sadece bir parçasını keşfeden kısa bir bahis olduğuna ve konuyu layık olduğu şekilde izah etmediğine inanır. [B]Kur’ân, dünya durdukça duracak ve yeni yeni mu’cizeleri de ortaya çıkacaktır. Kur’ân’ın diğer i’câz vecihlerini sadece zaman ortaya çıkarmayacak, âyetleri üzerinde derin tefekkür ve teemmül, özellikle de Kur’ân atmosferinde yaşama da bu hizmeti ifa edecektir. [/B] [B][COLOR=Red]Devam edecek...[/COLOR] [/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Bediüzzaman Said Nursi’ye Göre Kur’ân'ın Mucizeliğini Açıklama Metodu
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst