Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'ın Hayatı
Bediüzzaman sait nursi ve kastamonu
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="HAYAL ET" data-source="post: 328745" data-attributes="member: 1023140"><p>BEDİÜZZAMAN VE KASTAMONU</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>İlk Gelişi</p><p></p><p> </p><p></p><p>Bediüzzaman’ın Kastamonu topraklarına ilk uğrayışı 1910 yılına tekabül eder. Daha sonra önemli talebelerinden, varislerinden bir olacak olan Nazif Çelebi’nin anlatmasına göre; Bediüzzaman bir heyetle İnebolu’ya uğramış, Yahya Paşa Camiinde namaz kılmış; halkın ve ulemanın büyük ilgisiyle karşılaşmıştır. Nazif Çelebi o zamandan Bediüzzaman’ı unutamamış, Üstad’ın Kastamonu’ya sürgün olarak gelişinde kendisinin ziyaretine gidip sadık bir talebesi olmuştur.</p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p>KASTAMONU HAYATI</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Kastamonu’ya Nefyi </p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p>Bediüzzaman, gerek birinci dünya harbinde cephede gösterdiği büyük kahramanlıklarıyla, Rusya’daki esaretiyle, İstanbul’daki ilmi içtimai hizmetleriyle, gerekse İstiklal Savaşımızda Millî kuvvetlere desteğiyle büyük bir sevgi, saygı ve hayranlık beslenen kahraman bir hoca olarak bilinirdi. Bundan dolayıdır ki, Büyük Millet Meclisi tarafından defalarca Ankara’ya davet edilmiş, gittiğinde meclisçe hoşamedî ile karşılanmış, mecliste bir de konuşma yapmıştı. Kendisine teklif edilen önemli görevleri kabul etmeyerek, gidişten memnun olmadığı için ve siyasete de karışmak istemediğinden Van’a dönüp ücra bir yerde bir mağarada inzivaya çekilmişti.</p><p></p><p></p><p></p><p>Cumhuriyet’in ilanının ardından gelişen çeşitli olaylardan biri de doğu illerimizdeki isyan hareketidir. Osmanlıdaki milliyetçilik cereyanlarının etkisiyle bağımsız bir Kürt devleti kurmaya teşebbüs edenler o dönemde karşılarında hep Bediüzzaman Molla Said’i bulurlardı. Cumhuriyette de aynısı oldu, Şeyh Said hadisesi öncesi kendisinden destek isteyenleri reddettiği gibi, bunlardan bazılarını da isyandan vaz geçirmişti.(Bu konuyla ilgili asılsız ve maksatlı yazıların hepsini çürütecek şahitler ve belgeler dürüst araştırmacılarca ortaya konmuştur.) Sonunda isyan hareketi başlamış ve bastırılmıştı. Dönemin idarecileri, yersiz bir endişe ile Bediüzzaman’ı da batı illerine sürgüne gönderdiler. Burdur, Barla ve Isparta sürgünlerinin ardından sırf imani eserler yazdığı ve siyasete en ufak meyil göstermediği halde, talebeleriyle birlikte Eskişehir mahkemesine çıkarıldı, bir süre hapiste kaldı. Sonra da Kastamonu’ya mecburi ikamete gönderildi.</p><p></p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p>İlk Yıllar</p><p></p><p> </p><p></p><p>Bediüzzaman, Eskişehir mahkemesi ve hapsinin ardından, Kastamonu’ya bir sene polis gözetimi altında tutulmak üzere gönderilir ve 1936 Nisanında Kastamonu’ya vâsıl olur. Nüfus kaydı da buraya alınır. Artık Üstad Kastamonuludur.</p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p></p><p>Yaklaşık üç ay polis karakolunda kalır ve sıkıntı içindedir. Daha sonra polis karakolunun tam karşısında yedi yıldan fazla kalacağı ahşap bir eve yerleştirilir. Ev, karakoldan rahatlıkla gözlenebilmekte, hatta perdeler de açık tutulmaktadır. Bir süre de kimseyle ciddi bir irtibatı olamamıştır. Bundan, Kastamonu halkının Üstad’a kötü gözle baktığı gibi bir anlam çıkarmamak da gerekir. Mesela; belediye reisi Adil Yücebıyık’ın belediye encümen kararıyla dokuz lira para yardımı teklifini (Münip Yalaz’ın hatırasıdır) Bediüzzaman kabul etmez. Zaten hayatı boyunca kimseden yardım almamak (istiğna) onun en önemli düsturlarından olmuştur.</p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p>Küçük Bir Tahlil</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Bediüzzaman, Barla’ya sürüldüğünde (1927) bu küçük köyde kaybolup gitmesi amaçlanmıştır. Fakat bütün Anadolu’da olduğu gibi dindar ve ulemaya hürmetkar temiz fıtratlı köy insanıydı muhatabı. Cumhuriyet yeni kurulmuş, her şeye rağmen eski nesil (suskun da olsa) meydandaydı. Yeni yeni türeyen dine kayıtsız memurlardan da şikayetçiydiler. Ayrıca, ne kadar kontrol altında olunursa olunsa olunsun, dağda bağda insanlarla muhatap olma imkanı söz konusuydu. (Elbette bunlarla birlikte Barla ve genelde Isparta halkının güzel özellikleri ihmal edilemez) Barla’dan başlayan iman hizmeti de yavaş yavaş bütün Isparta’yı içine alacaktı. Üstad Kastamonu’ya geldiğinde durum ne idi?</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>1923-1936 arasında on beş yıla yakın bir zaman dilimi vardır. Okullarda yeni bir nesil yetişmişti. Bu nesil, batı kültürünü almış, bu yeni terbiye ile millî manevi bir çok değere ciddi ölçüde yabancılaşmıştır. Bazı mahalli idareciler ve memurlar çok ileri giderek büyük tahribatlar yapmışlar, halk tamamen suskunlaşmıştır. Kastamonu bu anlamda özel önem gösterilen bir yer konumunda görünmektedir. İlk köy enstitülerinden birinin burada açılması bunun bir göstergesi sayılmalıdır. Şehirde tarihi eserlerin (camiler de dahil ki şehir merkezinde bu muameleye tabi tutulan toplam yapı sayısının elli civarında olduğu bilinmektedir) birçoğu tahrip edilmiş veya satılmıştır.</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Bunlardan başka, Kastamonu bir şehirdi ve takip çok sıkı oluyordu. Üstelik tam polis karakolunun karşısında oturuyordu. Aleyhinde propaganda yapmak da çok etkili ve kolaydı. Bu yıllarda Kastamonu’da, şarktaki isyanlar dolayısıyla buraya sürülmüş aileler vardı ve Bediüzzaman’ın da bunlardan olduğu propaganda ediliyordu. Belki bunların hepsinden daha önemli bir şey vardı ki o da o yıllarda (1936-40) Kastamonu valisi Avni Doğan’dır (Sonradan bakanlık da yapmıştır.) Daha sonraki vali Mithat Altıok daha ılımlı davranmıştır.Kısaca söylemek gerekirse, Bediüzzaman ve Kastamonu halkının ondan istifadesinin önünde sebepler dairesinde müthiş ağlar örülmüş durumdaydı. Bediüzzaman’a eziyeti adeta şahsi bir dava haline getiren bazı memurlar da olmuştur. Bunlardan bazılarının başlarına gelenler de hatıralarda kayıtlıdır. </p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Ancak durum, her şeye rağmen başka türlü olacak, bu memleket, âbide zatlar yetiştirecekti Nur irfan mektebinde… Bunlarla birlikte şehirde çok sayıda tanınmış hocanın bulunması da halkın böyle bir âlime olan ihtiyacını perdeliyor olabilir. Bununla birlikte şu da ifade edilmeli ki, şehrin mümtaz iki âlimi olan Hafız Tefvik Efendi ve Mehmet Feyzi Efendi şehirdeki ilk muhataplarından, ilk talebelerinden olmuştur. Mühim bir alim olan Hafız Ömer Efendi’nin de Mehmet Feyzi Efendi gibi bir talebesini buna teşvik etmesi kayda değer.</p><p></p><p> </p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>İlk Muhatap </p><p></p><p>Çaycı Emin Bey… Bediüzzaman’ın bilinen ilk ciddi muhatabı bu zattır. Kendisi de şarktan sürgün edilen bir aşiret reisi iken burada fakir düşmüş, halktan bazılarının tavassutuyla Nasrullah meydanında çaycılık yapmaktadır. Bir gün şadırvanda Üstad’ı görünce merak edip tanışır. Üstad, ona bir zarar gelir endişesiyle Emin Bey’i uzaklaştırır ancak alaka devam eder ve bir yorgan alış verişi vesile edilip görüşürler. Sonra da Çaycı Emin Üstad’a hizmete başlar. Risale-i Nur’a ve dolayısıyla Kastamonu’ya büyük hizmetleri olan bu zatı Mehmet Feyzi Efendi’nin övgüyle yad ettiği bilinmektedir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="HAYAL ET, post: 328745, member: 1023140"] BEDİÜZZAMAN VE KASTAMONU İlk Gelişi Bediüzzaman’ın Kastamonu topraklarına ilk uğrayışı 1910 yılına tekabül eder. Daha sonra önemli talebelerinden, varislerinden bir olacak olan Nazif Çelebi’nin anlatmasına göre; Bediüzzaman bir heyetle İnebolu’ya uğramış, Yahya Paşa Camiinde namaz kılmış; halkın ve ulemanın büyük ilgisiyle karşılaşmıştır. Nazif Çelebi o zamandan Bediüzzaman’ı unutamamış, Üstad’ın Kastamonu’ya sürgün olarak gelişinde kendisinin ziyaretine gidip sadık bir talebesi olmuştur. KASTAMONU HAYATI Kastamonu’ya Nefyi Bediüzzaman, gerek birinci dünya harbinde cephede gösterdiği büyük kahramanlıklarıyla, Rusya’daki esaretiyle, İstanbul’daki ilmi içtimai hizmetleriyle, gerekse İstiklal Savaşımızda Millî kuvvetlere desteğiyle büyük bir sevgi, saygı ve hayranlık beslenen kahraman bir hoca olarak bilinirdi. Bundan dolayıdır ki, Büyük Millet Meclisi tarafından defalarca Ankara’ya davet edilmiş, gittiğinde meclisçe hoşamedî ile karşılanmış, mecliste bir de konuşma yapmıştı. Kendisine teklif edilen önemli görevleri kabul etmeyerek, gidişten memnun olmadığı için ve siyasete de karışmak istemediğinden Van’a dönüp ücra bir yerde bir mağarada inzivaya çekilmişti. Cumhuriyet’in ilanının ardından gelişen çeşitli olaylardan biri de doğu illerimizdeki isyan hareketidir. Osmanlıdaki milliyetçilik cereyanlarının etkisiyle bağımsız bir Kürt devleti kurmaya teşebbüs edenler o dönemde karşılarında hep Bediüzzaman Molla Said’i bulurlardı. Cumhuriyette de aynısı oldu, Şeyh Said hadisesi öncesi kendisinden destek isteyenleri reddettiği gibi, bunlardan bazılarını da isyandan vaz geçirmişti.(Bu konuyla ilgili asılsız ve maksatlı yazıların hepsini çürütecek şahitler ve belgeler dürüst araştırmacılarca ortaya konmuştur.) Sonunda isyan hareketi başlamış ve bastırılmıştı. Dönemin idarecileri, yersiz bir endişe ile Bediüzzaman’ı da batı illerine sürgüne gönderdiler. Burdur, Barla ve Isparta sürgünlerinin ardından sırf imani eserler yazdığı ve siyasete en ufak meyil göstermediği halde, talebeleriyle birlikte Eskişehir mahkemesine çıkarıldı, bir süre hapiste kaldı. Sonra da Kastamonu’ya mecburi ikamete gönderildi. İlk Yıllar Bediüzzaman, Eskişehir mahkemesi ve hapsinin ardından, Kastamonu’ya bir sene polis gözetimi altında tutulmak üzere gönderilir ve 1936 Nisanında Kastamonu’ya vâsıl olur. Nüfus kaydı da buraya alınır. Artık Üstad Kastamonuludur. Yaklaşık üç ay polis karakolunda kalır ve sıkıntı içindedir. Daha sonra polis karakolunun tam karşısında yedi yıldan fazla kalacağı ahşap bir eve yerleştirilir. Ev, karakoldan rahatlıkla gözlenebilmekte, hatta perdeler de açık tutulmaktadır. Bir süre de kimseyle ciddi bir irtibatı olamamıştır. Bundan, Kastamonu halkının Üstad’a kötü gözle baktığı gibi bir anlam çıkarmamak da gerekir. Mesela; belediye reisi Adil Yücebıyık’ın belediye encümen kararıyla dokuz lira para yardımı teklifini (Münip Yalaz’ın hatırasıdır) Bediüzzaman kabul etmez. Zaten hayatı boyunca kimseden yardım almamak (istiğna) onun en önemli düsturlarından olmuştur. Küçük Bir Tahlil Bediüzzaman, Barla’ya sürüldüğünde (1927) bu küçük köyde kaybolup gitmesi amaçlanmıştır. Fakat bütün Anadolu’da olduğu gibi dindar ve ulemaya hürmetkar temiz fıtratlı köy insanıydı muhatabı. Cumhuriyet yeni kurulmuş, her şeye rağmen eski nesil (suskun da olsa) meydandaydı. Yeni yeni türeyen dine kayıtsız memurlardan da şikayetçiydiler. Ayrıca, ne kadar kontrol altında olunursa olunsa olunsun, dağda bağda insanlarla muhatap olma imkanı söz konusuydu. (Elbette bunlarla birlikte Barla ve genelde Isparta halkının güzel özellikleri ihmal edilemez) Barla’dan başlayan iman hizmeti de yavaş yavaş bütün Isparta’yı içine alacaktı. Üstad Kastamonu’ya geldiğinde durum ne idi? 1923-1936 arasında on beş yıla yakın bir zaman dilimi vardır. Okullarda yeni bir nesil yetişmişti. Bu nesil, batı kültürünü almış, bu yeni terbiye ile millî manevi bir çok değere ciddi ölçüde yabancılaşmıştır. Bazı mahalli idareciler ve memurlar çok ileri giderek büyük tahribatlar yapmışlar, halk tamamen suskunlaşmıştır. Kastamonu bu anlamda özel önem gösterilen bir yer konumunda görünmektedir. İlk köy enstitülerinden birinin burada açılması bunun bir göstergesi sayılmalıdır. Şehirde tarihi eserlerin (camiler de dahil ki şehir merkezinde bu muameleye tabi tutulan toplam yapı sayısının elli civarında olduğu bilinmektedir) birçoğu tahrip edilmiş veya satılmıştır. Bunlardan başka, Kastamonu bir şehirdi ve takip çok sıkı oluyordu. Üstelik tam polis karakolunun karşısında oturuyordu. Aleyhinde propaganda yapmak da çok etkili ve kolaydı. Bu yıllarda Kastamonu’da, şarktaki isyanlar dolayısıyla buraya sürülmüş aileler vardı ve Bediüzzaman’ın da bunlardan olduğu propaganda ediliyordu. Belki bunların hepsinden daha önemli bir şey vardı ki o da o yıllarda (1936-40) Kastamonu valisi Avni Doğan’dır (Sonradan bakanlık da yapmıştır.) Daha sonraki vali Mithat Altıok daha ılımlı davranmıştır.Kısaca söylemek gerekirse, Bediüzzaman ve Kastamonu halkının ondan istifadesinin önünde sebepler dairesinde müthiş ağlar örülmüş durumdaydı. Bediüzzaman’a eziyeti adeta şahsi bir dava haline getiren bazı memurlar da olmuştur. Bunlardan bazılarının başlarına gelenler de hatıralarda kayıtlıdır. Ancak durum, her şeye rağmen başka türlü olacak, bu memleket, âbide zatlar yetiştirecekti Nur irfan mektebinde… Bunlarla birlikte şehirde çok sayıda tanınmış hocanın bulunması da halkın böyle bir âlime olan ihtiyacını perdeliyor olabilir. Bununla birlikte şu da ifade edilmeli ki, şehrin mümtaz iki âlimi olan Hafız Tefvik Efendi ve Mehmet Feyzi Efendi şehirdeki ilk muhataplarından, ilk talebelerinden olmuştur. Mühim bir alim olan Hafız Ömer Efendi’nin de Mehmet Feyzi Efendi gibi bir talebesini buna teşvik etmesi kayda değer. İlk Muhatap Çaycı Emin Bey… Bediüzzaman’ın bilinen ilk ciddi muhatabı bu zattır. Kendisi de şarktan sürgün edilen bir aşiret reisi iken burada fakir düşmüş, halktan bazılarının tavassutuyla Nasrullah meydanında çaycılık yapmaktadır. Bir gün şadırvanda Üstad’ı görünce merak edip tanışır. Üstad, ona bir zarar gelir endişesiyle Emin Bey’i uzaklaştırır ancak alaka devam eder ve bir yorgan alış verişi vesile edilip görüşürler. Sonra da Çaycı Emin Üstad’a hizmete başlar. Risale-i Nur’a ve dolayısıyla Kastamonu’ya büyük hizmetleri olan bu zatı Mehmet Feyzi Efendi’nin övgüyle yad ettiği bilinmektedir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'ın Hayatı
Bediüzzaman sait nursi ve kastamonu
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst