Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Risale-i Nur'a ve Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="memluk" data-source="post: 185618" data-attributes="member: 9260"><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px"><strong>İddia:</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px">İncelememizi İbn Teymiye’nin şu sözleri ile noktalayalım:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px">“Ayetlere yüklenmek istenen manalar iki kısımdır:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px">1. Batıl manalar: Allah’ın kelâmının, bu manalarla tefsir edilmesi caiz değildir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px">2. Doğru (hak) manalar: Bunlar da iki kısımdır:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px">“Eğer Kur'an, bu doğru manaya delâlet ediyorsa, yani ayetin manası buysa, bununla ayet tefsir edilir.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px">“Değilse, sırf bir münasebetten dolayı, her doğru mana ile ayet tefsir edilmez. Bu münasebet, lâfzın delâlet alanı (vecihleri) dışındaysa tefsir caiz değildir. Fakat Karmatîler ve Bâtınîler böyle yaparlar. Caiz değildir, çünkü, lâfzın manaya delâleti sem'î bir mesele olup, lâfzın bu manada, o mananın kastedildiğine işaret edecek tarzda kullanılır olması şarttır. Yoksa, sadece, lâfzın bu manaya vaz'ının elverişli ve uygun olması (yani o manada da kullanılır olması) yeterli değildir. Çünkü, çeşitli anlamlara uygun olan, fakat o manalar için vaz olunmayan lâfızlar o kadar çoktur ki, sayılarını ancak Allah bilir. Bu, lâfızla mana arasındaki münasebete itibar eden âlimlere göredir. Bir kısım kelâmcı ve belâgatçıların görüşü budur. Lâfız ve mana arasındaki ilişkiye önem vermeyenlere göre ise, her anlama vaz'ı müsait olan lâfız, hele belli bir manaya konulduğu ve kullanıldığı biliniyorsa, sırf bir münasebetten dolayı bunun dışında bir manaya hamli, Allah’a yalan isnat etmektir.” </span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px">“İleri sürülen mana, şeriatın bilinen bir esasına aykırıysa, bu tefsir de caiz değildir. Bu tür tefsir Karamita’nın âdetidir. Bir de ayete verilen mana, şeriata ters düşmese de, ayetten o mana kastedilmediği için bu tür tefsir de caiz değildir. Ne nass olarak, ne de kıyas olarak lâfzın delâlet ettiği manaları ayetlere işaret yoluyla yükleyen birçok cahil vaiz ve mutasavvıfın durumları da budur.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px">“Ancak, lâfzın delâletini ispat ederek, işarî manayı, kıyas ve istidlâl yoluyla elde edilen bir mefhum olarak ortaya koyan işarî tefsir erbabının durumu, kıyas ve istinbat metodunu bilen fakihlerin durumu gibidir ki, eğer kıyas fasit değil sahih ise ve akıl yürütme de bozuk değil doğruysa, o takdirde bu tefsir doğrudur.” </span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-size: 15px">İşarî tefsir için ortaya konan şartları, Said Nursî ve talebelerinin ebced ve cifre dayanarak yaptıkları tefsirlere uyguladığımızda; son şart hariç hiç birinin olmadığı görülmektedir. Son şartta da Nur Risalelerinde şüpheli anlatımlar vardır: Said Nursî "Biz, ayetlerin mana-yı sarîhi budur, demiyoruz" demesine rağmen, Nur Risalelerinin birçok yerinde bu sözle çelişen ifadeler kullanmıştır. "Haber veriyor, sarahat derecesindedir, sarahaten bakar, delâleten bakar" gibi sözlerinin başka bir şekilde yorumlanmasına olanak yoktur. Bilindiği üzere, "sarahaten" kelimesi, "açık ve sarih olarak, açıktan açığa, aşikâre bir biçimde" anlamına gelir. Dolayısıyla Nur Risalelerindeki ebced ve cifre dayalı tefsirlerin, işarî tefsirden kabul edilmesi mümkün değildir.</span></span></p><p> </p><p style="margin-left: 20px"><span style="font-size: 15px"> </span><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"><strong>İddiaya cevap:</strong></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"> Bediüzzaman İbn Teymiye’den elli kat daha fazla alim ve daha fazla takva sahibidir. İşarî tefsir için söylenen şartların hiçbiri, ne bir ayette ne de bir hadiste söz konusu değildir. Bediüzzaman, işarî tefsirin ne anlama geldiğini çok iyi bilmektedir. İbn Teymiye’den ders almaya hiç de ihtiyacı yoktur. </span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"> Bununla beraber, Bediüzzaman hazretlerinin istinbat ettiği işarî manaları kabul etmeyenleri kabule zorlayan bir -dinî- âmil olmadığı gibi, kabul edenleri yanlış yapmakla suçlamaya izin veren hiçbir -ilmî ve dinî- âmil de yoktur. </span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"> Bediüzzaman’ın bütün insanlığa hitap eden, dinin en yüksek hakikatlerini ders veren Risale-i Nur’un bu umuma bakan imanî derslerini görmezlikten gelerek, hususî manada, eşedd-i zulüm ve eşedd-i istibdadın hüküm sürdüğü bir devirde, sırf -dine, imana, Kur’an’a hizmet ettikleri için- hapishane köşelerinde zulme maruz kalan talebelerinin ümitsizliklerine merhem sürmek, onların yaptığı kutsî hizmetin önemini anlatmak ve makbuliyetini belirtmek üzere kaleme aldığı ve “mahrem” diyerek hususî dairede kalmasını arzu ettiği ve gerçekte hak ve hakikat olduğunda şüphe edilmeyen istinatlarını nazara alarak insafsızca eleştirmek, dinin, Kur’an’ın neresine bir hizmettir? Allah’ın rızası böyle mi kazanılır? Bu ahmaklığın sonu gelir mi?</span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"></span></span></p> <p style="margin-left: 20px"><span style="font-family: 'Verdana'"><span style="font-size: 15px"> Şunu da söyleyelim ki, akıl kulakları duyanlara sivri sinek saz; manen sağır olanlara ise davul zurna az. Bilmeden de olsa zındıka komitesinin ekmeğine yağ süren zavallıların kulakları çınlasın!</span></span></p> <p style="margin-left: 20px"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="memluk, post: 185618, member: 9260"] [FONT=Tahoma][SIZE=4][B]İddia:[/B] İncelememizi İbn Teymiye’nin şu sözleri ile noktalayalım: “Ayetlere yüklenmek istenen manalar iki kısımdır: 1. Batıl manalar: Allah’ın kelâmının, bu manalarla tefsir edilmesi caiz değildir. 2. Doğru (hak) manalar: Bunlar da iki kısımdır: “Eğer Kur'an, bu doğru manaya delâlet ediyorsa, yani ayetin manası buysa, bununla ayet tefsir edilir.” “Değilse, sırf bir münasebetten dolayı, her doğru mana ile ayet tefsir edilmez. Bu münasebet, lâfzın delâlet alanı (vecihleri) dışındaysa tefsir caiz değildir. Fakat Karmatîler ve Bâtınîler böyle yaparlar. Caiz değildir, çünkü, lâfzın manaya delâleti sem'î bir mesele olup, lâfzın bu manada, o mananın kastedildiğine işaret edecek tarzda kullanılır olması şarttır. Yoksa, sadece, lâfzın bu manaya vaz'ının elverişli ve uygun olması (yani o manada da kullanılır olması) yeterli değildir. Çünkü, çeşitli anlamlara uygun olan, fakat o manalar için vaz olunmayan lâfızlar o kadar çoktur ki, sayılarını ancak Allah bilir. Bu, lâfızla mana arasındaki münasebete itibar eden âlimlere göredir. Bir kısım kelâmcı ve belâgatçıların görüşü budur. Lâfız ve mana arasındaki ilişkiye önem vermeyenlere göre ise, her anlama vaz'ı müsait olan lâfız, hele belli bir manaya konulduğu ve kullanıldığı biliniyorsa, sırf bir münasebetten dolayı bunun dışında bir manaya hamli, Allah’a yalan isnat etmektir.” “İleri sürülen mana, şeriatın bilinen bir esasına aykırıysa, bu tefsir de caiz değildir. Bu tür tefsir Karamita’nın âdetidir. Bir de ayete verilen mana, şeriata ters düşmese de, ayetten o mana kastedilmediği için bu tür tefsir de caiz değildir. Ne nass olarak, ne de kıyas olarak lâfzın delâlet ettiği manaları ayetlere işaret yoluyla yükleyen birçok cahil vaiz ve mutasavvıfın durumları da budur.” “Ancak, lâfzın delâletini ispat ederek, işarî manayı, kıyas ve istidlâl yoluyla elde edilen bir mefhum olarak ortaya koyan işarî tefsir erbabının durumu, kıyas ve istinbat metodunu bilen fakihlerin durumu gibidir ki, eğer kıyas fasit değil sahih ise ve akıl yürütme de bozuk değil doğruysa, o takdirde bu tefsir doğrudur.” İşarî tefsir için ortaya konan şartları, Said Nursî ve talebelerinin ebced ve cifre dayanarak yaptıkları tefsirlere uyguladığımızda; son şart hariç hiç birinin olmadığı görülmektedir. Son şartta da Nur Risalelerinde şüpheli anlatımlar vardır: Said Nursî "Biz, ayetlerin mana-yı sarîhi budur, demiyoruz" demesine rağmen, Nur Risalelerinin birçok yerinde bu sözle çelişen ifadeler kullanmıştır. "Haber veriyor, sarahat derecesindedir, sarahaten bakar, delâleten bakar" gibi sözlerinin başka bir şekilde yorumlanmasına olanak yoktur. Bilindiği üzere, "sarahaten" kelimesi, "açık ve sarih olarak, açıktan açığa, aşikâre bir biçimde" anlamına gelir. Dolayısıyla Nur Risalelerindeki ebced ve cifre dayalı tefsirlerin, işarî tefsirden kabul edilmesi mümkün değildir.[/SIZE][/FONT] [SIZE=4] [/SIZE] [INDENT][SIZE=4] [/SIZE][FONT=Verdana][SIZE=4][B]İddiaya cevap:[/B] Bediüzzaman İbn Teymiye’den elli kat daha fazla alim ve daha fazla takva sahibidir. İşarî tefsir için söylenen şartların hiçbiri, ne bir ayette ne de bir hadiste söz konusu değildir. Bediüzzaman, işarî tefsirin ne anlama geldiğini çok iyi bilmektedir. İbn Teymiye’den ders almaya hiç de ihtiyacı yoktur. Bununla beraber, Bediüzzaman hazretlerinin istinbat ettiği işarî manaları kabul etmeyenleri kabule zorlayan bir -dinî- âmil olmadığı gibi, kabul edenleri yanlış yapmakla suçlamaya izin veren hiçbir -ilmî ve dinî- âmil de yoktur. [/SIZE][/FONT] [FONT=Verdana][SIZE=4] Bediüzzaman’ın bütün insanlığa hitap eden, dinin en yüksek hakikatlerini ders veren Risale-i Nur’un bu umuma bakan imanî derslerini görmezlikten gelerek, hususî manada, eşedd-i zulüm ve eşedd-i istibdadın hüküm sürdüğü bir devirde, sırf -dine, imana, Kur’an’a hizmet ettikleri için- hapishane köşelerinde zulme maruz kalan talebelerinin ümitsizliklerine merhem sürmek, onların yaptığı kutsî hizmetin önemini anlatmak ve makbuliyetini belirtmek üzere kaleme aldığı ve “mahrem” diyerek hususî dairede kalmasını arzu ettiği ve gerçekte hak ve hakikat olduğunda şüphe edilmeyen istinatlarını nazara alarak insafsızca eleştirmek, dinin, Kur’an’ın neresine bir hizmettir? Allah’ın rızası böyle mi kazanılır? Bu ahmaklığın sonu gelir mi? Şunu da söyleyelim ki, akıl kulakları duyanlara sivri sinek saz; manen sağır olanlara ise davul zurna az. Bilmeden de olsa zındıka komitesinin ekmeğine yağ süren zavallıların kulakları çınlasın![/SIZE][/FONT] [/INDENT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Risale-i Nur'a ve Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
Bediüzzaman'a Gelen İtirazlar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst