Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Bediüzzaman'ın Elvedası
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="nurunalanur" data-source="post: 103434" data-attributes="member: 6082"><p><strong>Bediüzzaman’ın ‘Elveda’sı</strong></p><p></p><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bediüzzaman’ın ‘Elveda’sı</span></span></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><strong></strong></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Yıl, 1945. Emirdağı’nda küçük, sevimli bir kız çocuğu var. Bu sevimli kızcağız, Terzi Ahmet Urfalı’nın üç buçuk yaşlarındaki kızı Elveda. Elveda, hani tombul yanaklarından sıksan kan damlayacak güzellikte bir kızcağız. O yıllarda Emirdağ sürgünü olan Asrın İmamı Koca Sultan Bediüzzaman, her gün kırlara giderken yolu bu evin önünden geçer. Giderken ne hikmetse Elveda’yı görmeden geçmez. Bu sevimli yavruyu getirmesi için babası Ahmet’e seslenir:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Ahmet kardeşim, Elveda’yı getir!” </span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Babası koşar, küçük kızı neredeyse bulur getirir. Üstad, başkasını değil, özellikle Elveda’yı ister. Kimbilir, belki bu sevimli kızın ismi de dünya misafirine faniliği hatırlattığı için hoş gelmektedir. Bir müddet onu sevip okşadıktan sonra, adeta sevme bedeli olarak kızcağıza bir yirmi beş kuruşluk verir ve gider. Hemen her gün bu böyle devam eder. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir gün mahallede üzücü bir olay olur. Elveda’yı komşunun köpeği yanağından ısırır! O tombul yanağı kanlar içinde kalır. Annesi o halini görünce feryad eder, “Vay yavrum, evladım!” diye telaşla bağırmaya başlar. Ama o da ne? Elveda, hiçbir şey yokmuş gibi ağlamaz. Üstelik büyük bir insan gibi annesini teselliye çalışır:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Ağlama anne, merak etme, geçecek!” der.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Ahmet’in asker arkadaşı Mustafa Acet, bu olaydan Koca Sultan’ı haberdar eder. Üstad, Ahmet’i çağırtır:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Neden çocuğu koruyamadınız, köpeğe ısırttınız?” diye çıkışır. Ahmet Urfalı:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Üstadım farkında olamadık. Ama dikkatimizi çeken bir şey oldu. Annesi ağladığı halde Elveda hiç ağlamadı. Üstelik annesini de teselli etti” deyince Üstad:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Elbette, onda Üstad’ının damarı var!” der.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bu bilgileri babasından aldıktan sonra Elveda’yı merak ettik ve Emirdağı’nda arayıp bulduk. İki katlı evinin çiçekli bahçesinden girip üst kata çıktık. Çocukları kendisine haber vermişler. Merakla kendisini beklemeğe başladık. Yaşı şimdi altmışın üzerinde olan Elveda Hanım, nasıl biriydi acaba? Hepimizin gözü kapıdan girecek Elveda’daydı. Neden sonra şişmanca bir hanım içeri girdi. “Hoş geldiniz” dedikten sonra koltuğa oturdu. Yüzüne baktım. Yaşlı halinde bile hâlâ o çoçukluktaki tombul hali devam ediyordu. Sordum.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Sen Elveda mısın?”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Evet.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Kim verdi bu ismi sana?”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Babaennemin ismiydi.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Üstadı hatırlıyor musun?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Hatırlıyorum, yedi yaşlarındaydım.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Sizi severmiş, o zamanı hatırlıyor musunuz?”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“O zaman üç yaşlarındaydım. Onları çok iyi hatırlayamıyorum.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Kıra giderken Elveda’yı getirin der sizi severmiş. Bir kere elini öpmüşsün”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Evet, babam yedi yaşındayken bana namaz kıldırırdı. Bir gün, ‘Bediüzzaman gelecek o elini vermez ama sen onun elini öp. Yalnız dikkat et, araba çiğner!” dedi. Taksi geldi. Babam, ”O insana elini vermez!” dedi ya. Ben de kafama koydum, mutlaka elini öpeceğim. Taksi geldi, bütün kızlar kadınlar koşturdu. Taksinin etrafını sardılar. Dirseğini taksinin camına koymuş, herkes cüppesinin üzerinden öpüyordu. Elini içerde saklıyordu. Ben arkadan koştum geldim, cübbesine yapıştım, hızla bir çektim, elini kurtaramadı, elinden öptüm. Bana baktı, “Fesuphanallah!” dedi. Başımı sıvazladı. “Allah sana ömür boyu hidayet versin!” dedi. Öbür çocuklar yapamadı. Kendimi o anda kuş gibi hafif hissettim.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir defa da, Bediüzzaman’ı rüyamda gördüm. Elimde Cevşen var. Kalabalık bir yerdeydi. Siyah cübbesi üzerindeydi. Bana, “Bunu devamlı okuyacaksın!” dedi. Anneme anlattım. “Kızım çok güzel!” dedi. Annem ona çok hizmet etti. Çamaşırlarını yıkardı. O zaman çamaşırları kaynatırdık. Onlardan mis gibi gül kokusu gelirdi. Çamaşırlarını kaldırırdım, inanın öyle güzel koku yayılırdı ki, sonra o koku annemin kabrinden de gelmeğe başladı.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Bir de komşunun köpeği seni ısırmış, nasıl oldu?”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“O zaman küçüktüm. Köpek yüzümü ısırmış, kanıyormuş. Ben ağlamıyormuşum. Annem ağlıyormuş. Ben de ‘Ağlama anne geçecek!’ demişim.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Üstadımız bunu duymuş, babamı çağırmış, “Neden korumadınız?’ demiş. Babam benim ağlamadığımı söyleyince de, ‘Onda Üstadının damarı var!’ demiş. Üstad evin önünden her geçişinde bana el sallardı. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir defa da babam çok hasta olmuştu. Hiç yürüyecek hali yoktu. Üstad’ın yanına gitmiş, bitkin vaziyette.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"> “Keçeli niye geldin, neyin var?” demiş.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"> “Çok hastayım Üstadım!” demiş. Üstad “Bir şeyin yok’ deyip ona iki tokat atmış, ne hastalığı kalmış, ne bir şey.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"> Onun duası bereketiyle bütün çocuklarım, damatlarım, gelinlerim ve torunlarım hep hayırlı, abdestli namazlı oldular. </span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir sıkıntı bir şey olduğunda onu tefekküre dalarım, sıkıntılarım kaybolur.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"> “Elveda! Sen o koca Sultan’ın elinden tutup öptün ya, korkma, öbür tarafta da inşallah o seni bırakmaz, bize de dua et!” dedik.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">”İnşallah” dedi ve devam etti:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Bir gün dedem babama, ‘Hadi Üstad’ın yanına git!” demiş. Babam yanına gidince, ‘Baban sana ne dedi?’ diye sormuş. Babam susunca Üstad,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Hadi git Üstadın yanına hizmet et’ dedi, değil mi?’ demiş.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Babam eve geldiğimde bunu dedeme anlatınca, dedem:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Eyvah, onun kıymetini bilemedik. Ona çok hizmet edemedik, daha yakın olmalıydık!” </span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">demiş.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Elveda’yla olan sohbetimiz, zaman zaman çok duygusal şekle büründü. O günlere giderek hislendi, gözleri yaşla doldu, bazen konuşması hıçkırıklarla kesildi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-family: 'Arial'">Biz de Elveda’ya veda edip ayrıldık.</span> </span></p><p> </p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">İHSAN ATASOY</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="nurunalanur, post: 103434, member: 6082"] [b]Bediüzzaman’ın ‘Elveda’sı[/b] [CENTER][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bediüzzaman’ın ‘Elveda’sı[/SIZE][/FONT][/B][/CENTER] [FONT=Comic Sans MS][/FONT][B] [/B] [FONT=Comic Sans MS][/FONT][FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]Yıl, 1945. Emirdağı’nda küçük, sevimli bir kız çocuğu var. Bu sevimli kızcağız, Terzi Ahmet Urfalı’nın üç buçuk yaşlarındaki kızı Elveda. Elveda, hani tombul yanaklarından sıksan kan damlayacak güzellikte bir kızcağız. O yıllarda Emirdağ sürgünü olan Asrın İmamı Koca Sultan Bediüzzaman, her gün kırlara giderken yolu bu evin önünden geçer. Giderken ne hikmetse Elveda’yı görmeden geçmez. Bu sevimli yavruyu getirmesi için babası Ahmet’e seslenir:[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Ahmet kardeşim, Elveda’yı getir!” [/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]Babası koşar, küçük kızı neredeyse bulur getirir. Üstad, başkasını değil, özellikle Elveda’yı ister. Kimbilir, belki bu sevimli kızın ismi de dünya misafirine faniliği hatırlattığı için hoş gelmektedir. Bir müddet onu sevip okşadıktan sonra, adeta sevme bedeli olarak kızcağıza bir yirmi beş kuruşluk verir ve gider. Hemen her gün bu böyle devam eder. [/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]Bir gün mahallede üzücü bir olay olur. Elveda’yı komşunun köpeği yanağından ısırır! O tombul yanağı kanlar içinde kalır. Annesi o halini görünce feryad eder, “Vay yavrum, evladım!” diye telaşla bağırmaya başlar. Ama o da ne? Elveda, hiçbir şey yokmuş gibi ağlamaz. Üstelik büyük bir insan gibi annesini teselliye çalışır:[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Ağlama anne, merak etme, geçecek!” der.[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]Ahmet’in asker arkadaşı Mustafa Acet, bu olaydan Koca Sultan’ı haberdar eder. Üstad, Ahmet’i çağırtır:[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Neden çocuğu koruyamadınız, köpeğe ısırttınız?” diye çıkışır. Ahmet Urfalı:[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Üstadım farkında olamadık. Ama dikkatimizi çeken bir şey oldu. Annesi ağladığı halde Elveda hiç ağlamadı. Üstelik annesini de teselli etti” deyince Üstad:[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Elbette, onda Üstad’ının damarı var!” der.[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]Bu bilgileri babasından aldıktan sonra Elveda’yı merak ettik ve Emirdağı’nda arayıp bulduk. İki katlı evinin çiçekli bahçesinden girip üst kata çıktık. Çocukları kendisine haber vermişler. Merakla kendisini beklemeğe başladık. Yaşı şimdi altmışın üzerinde olan Elveda Hanım, nasıl biriydi acaba? Hepimizin gözü kapıdan girecek Elveda’daydı. Neden sonra şişmanca bir hanım içeri girdi. “Hoş geldiniz” dedikten sonra koltuğa oturdu. Yüzüne baktım. Yaşlı halinde bile hâlâ o çoçukluktaki tombul hali devam ediyordu. Sordum.[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Sen Elveda mısın?”[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Evet.”[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Kim verdi bu ismi sana?”[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Babaennemin ismiydi.”[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Üstadı hatırlıyor musun?[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Hatırlıyorum, yedi yaşlarındaydım.”[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Sizi severmiş, o zamanı hatırlıyor musunuz?”[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“O zaman üç yaşlarındaydım. Onları çok iyi hatırlayamıyorum.”[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Kıra giderken Elveda’yı getirin der sizi severmiş. Bir kere elini öpmüşsün”[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Evet, babam yedi yaşındayken bana namaz kıldırırdı. Bir gün, ‘Bediüzzaman gelecek o elini vermez ama sen onun elini öp. Yalnız dikkat et, araba çiğner!” dedi. Taksi geldi. Babam, ”O insana elini vermez!” dedi ya. Ben de kafama koydum, mutlaka elini öpeceğim. Taksi geldi, bütün kızlar kadınlar koşturdu. Taksinin etrafını sardılar. Dirseğini taksinin camına koymuş, herkes cüppesinin üzerinden öpüyordu. Elini içerde saklıyordu. Ben arkadan koştum geldim, cübbesine yapıştım, hızla bir çektim, elini kurtaramadı, elinden öptüm. Bana baktı, “Fesuphanallah!” dedi. Başımı sıvazladı. “Allah sana ömür boyu hidayet versin!” dedi. Öbür çocuklar yapamadı. Kendimi o anda kuş gibi hafif hissettim.[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]Bir defa da, Bediüzzaman’ı rüyamda gördüm. Elimde Cevşen var. Kalabalık bir yerdeydi. Siyah cübbesi üzerindeydi. Bana, “Bunu devamlı okuyacaksın!” dedi. Anneme anlattım. “Kızım çok güzel!” dedi. Annem ona çok hizmet etti. Çamaşırlarını yıkardı. O zaman çamaşırları kaynatırdık. Onlardan mis gibi gül kokusu gelirdi. Çamaşırlarını kaldırırdım, inanın öyle güzel koku yayılırdı ki, sonra o koku annemin kabrinden de gelmeğe başladı.[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Bir de komşunun köpeği seni ısırmış, nasıl oldu?”[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“O zaman küçüktüm. Köpek yüzümü ısırmış, kanıyormuş. Ben ağlamıyormuşum. Annem ağlıyormuş. Ben de ‘Ağlama anne geçecek!’ demişim.[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]Üstadımız bunu duymuş, babamı çağırmış, “Neden korumadınız?’ demiş. Babam benim ağlamadığımı söyleyince de, ‘Onda Üstadının damarı var!’ demiş. Üstad evin önünden her geçişinde bana el sallardı. [/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]Bir defa da babam çok hasta olmuştu. Hiç yürüyecek hali yoktu. Üstad’ın yanına gitmiş, bitkin vaziyette.[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS] “Keçeli niye geldin, neyin var?” demiş.[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS] “Çok hastayım Üstadım!” demiş. Üstad “Bir şeyin yok’ deyip ona iki tokat atmış, ne hastalığı kalmış, ne bir şey.”[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS] Onun duası bereketiyle bütün çocuklarım, damatlarım, gelinlerim ve torunlarım hep hayırlı, abdestli namazlı oldular. [/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]Bir sıkıntı bir şey olduğunda onu tefekküre dalarım, sıkıntılarım kaybolur.”[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS] “Elveda! Sen o koca Sultan’ın elinden tutup öptün ya, korkma, öbür tarafta da inşallah o seni bırakmaz, bize de dua et!” dedik.[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]”İnşallah” dedi ve devam etti:[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Bir gün dedem babama, ‘Hadi Üstad’ın yanına git!” demiş. Babam yanına gidince, ‘Baban sana ne dedi?’ diye sormuş. Babam susunca Üstad,[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Hadi git Üstadın yanına hizmet et’ dedi, değil mi?’ demiş.[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]Babam eve geldiğimde bunu dedeme anlatınca, dedem:[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]“Eyvah, onun kıymetini bilemedik. Ona çok hizmet edemedik, daha yakın olmalıydık!” [/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]demiş.[/FONT][/FONT] [FONT=Arial][FONT=Comic Sans MS]Elveda’yla olan sohbetimiz, zaman zaman çok duygusal şekle büründü. O günlere giderek hislendi, gözleri yaşla doldu, bazen konuşması hıçkırıklarla kesildi.[/FONT][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][FONT=Arial]Biz de Elveda’ya veda edip ayrıldık.[/FONT] [/FONT] [FONT=Comic Sans MS][/FONT] [RIGHT][FONT=Comic Sans MS]İHSAN ATASOY[/FONT][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Bediüzzaman'ın Elvedası
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst