Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman’ın gözleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Nurist" data-source="post: 155497" data-attributes="member: 11025"><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"><strong>Ubeyd’e ağlayan gözler</strong></span></span><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Daha Molla Said’i görmeden, “Ben O’nun talebesiyim” diyen Ubeyd,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bütün ailesini kaybedince, gelip dayısının himayesine girer…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Zaman, gözlerin görebileceği en dehşetli bir savaşın içinde akmaktadır…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Yer, Rus ve Ermenilere karşı savaşılan kanlı Pasinler cephesidir…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Ubeyd’in aklında tek bir endişe vardır…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“Ya Molla Said’e bir şey olursa?”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bu endişe onu öyle çok sarmıştır ki,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Artık, dayısının yerine vurulmak ve O’nun yerine şehit olmaktır tek isteği…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Savaşın en yoğun olduğu günlerden biriydi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Her yerden kurşun yağarken…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Ubeyd’in duası kabul edildi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Ve yeğen Ubeyd şehit edildi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Molla Said bu haberi alınca,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Gözlerinden yaşlar süzüldü…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman’ın gözlerinden dökülen damlalar…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Ubeyd’in rahmetini arttırıyordu…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Sonra Molla Said’i ayağından yaralı olarak, Ruslar esir aldılar…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Esaret günlerinden biriydi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman rüyasında Ubeyd’i görüyordu…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Ubeyd, yerini hiç bilmediği bir kabirde oturmuş,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Hüngür, hüngür ağlıyordu…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Molla Said rüyada Ubeyd’e neden ağladığını sordu…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Meğer Ubeyd,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Dayısı Molla Said’in öldüğünü zannediyor ve onun için ağlıyormuş…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Rus istilasından korktuğu için yer altında kendine bir yer yapmış,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Ve orada kalıyormuş…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Demek Bediüzzaman’ın gözleri,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Nasıl bir insanın ardından ağladığını iyi biliyormuş…</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"><strong>İlk Sözler’i gören gözler</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Ne içindi çekilen çilenin sebebi?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Ne idi verilen savaşın nedeni?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Ne umuyordu insanlıktan?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Saraylarda yaşatılmayı mı?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Emrine amade olunup,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Önünde el pençe divan durulmasını mı?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Şan, şöhret miydi istediği?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Yoksa dünyanın bütün sefasını sürmek miydi niyeti?</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Hâlbuki…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bir fakir insan…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Yatağı fakir, yemeği fakir, elbisesi fakir…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Çektiği çile zengin, içirilen zehirler keskin,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Yaşadığı vadiler pek derin…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Gözleri, soğuk hapishane duvarlarını,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Ya da ıssız, sessiz uçurumları görmüş en çok…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bir de uğruna bütün hayatını feda ettiği,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Risale-i Nur eserlerini…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">İlk Sözler forması basılıp da Emirdağ’ına getirilince,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Kendisine uzatıldığında…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzamanın gözleri yaşarır ve ağlamaya başlar…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“Çok şükür, ölmeden bunları gördüm”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“Ben vazifemi yaptım, artık siz bundan sonrasını yaparsınız.”diyerek</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Vazifesini devreder…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman ağladı, çünkü…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Çektiklerine karşın, somut bir şey tutuyordu ellerinde.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Çilesinin sebebini…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Verdiği savaşın nedenini…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">İnsanlıktan umduğu tek şeyi… </span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"><strong>Tevhide delil getiren gözler</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman Nursun dağlarında gezinirdi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Binlerce sarıçiçeğin içinden geçerken,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Hepsini tefekkür ederek seyrederdi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Yıllar sonra Barla’ya sürgün edildi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">O her zaman olduğu gibi yine dağlarda gezindi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Barla’nın dağlarında açan sarıçiçekler de onun hemen dikkatini çekti…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Birden vatanında gördüğü sarıçiçekler aklına geldi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“Bu çiçek kimin turrası ise, kimin sikkesi ise ve kimin mührü ise ve kimin nakşı ise, elbette bütün zemin yüzündeki o nevi çiçekler onun mühürleridir.” diye,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Tevhide dair en güzel bir delili getirdi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“Her bir şey, bir mühr-ü Rabbânî hükmünde,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Kendi kâtibinin mektubu olduğunu ispat eder.” Sözüyle de,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Sarıçiçeklerin yaratıcısın bir olduğunu en güzel şekliyle ifade etti…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Zaten Bediüzzamanın gözleri…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Kâinatta gezinirken,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Yaratılmışlar üzerinde Tevhid den başka ne görebilirdi?</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"><strong>İlmin izzetini muhafaza eden gözler</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman yirmi yaşlarındadır…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bitlis’te Vali Ömer Paşa, ilme ziyade hürmetinden ötürü,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman’ı evinde kalmaya ikna eder…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman bu evde iki sene kalır…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Valinin evinde, bundan başka bir de altı adet kızı vardır…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Üçü küçük, üçü büyük…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bir gün bir âlim iki günlüğüne Bediüzzamanın yanına gelir…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">İki günde bütün kızları birbirinden ayırt etmeye başlar…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Fakat Bediüzzaman’a sorulduğunda</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">O, kızları birbirinden ayırt edemediğini ifade eder…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Herkes bu hale hayret eder ki sorarlar:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“Neden bakmıyorsun?”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman cevap verir:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“İlmin izzetini muhafaza etmek, beni baktırmıyor.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzamanın gözleri…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">İlmin izzetini muhafaza eden,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Haram bir bakışa bile müsaade etmeyen gözlerdi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"></span></span> <span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"><strong>Ebedi hayatın selametini düşünen gözler</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman genç bir delikanlıdır…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">İstanbul’da Kâğıthane şenlikleri yapılıyor…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Köprüden ta Kâğıthane’ye kadar Haliç’in iki tarafında,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Binler açık saçık Rum, Ermeni ve İstanbullu kızlar dizilmiştir…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Molla Seyyid Taha ve Mebus Hacı İlyas’la beraber Bediüzzaman,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bir kayığa binerler…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Diğerleri Bediüzzamanı tecrübeye karar verirler,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Ve nöbetleşerek tam bir saat boyunca Bediüzzamanı takip ederler…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Seyahat sonunda yaptıklarını itiraf ederler:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“Senin bu haline hayret ettik, hiç bakmadın.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman onları anlar ve şöyle söyler:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“Lüzumsuz, geçici, günahlı zevklerin akıbeti elemler, teessüfler olmasından, istemiyorum.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzamanın gözleri…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Ebedi saadeti düşünüp,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Geçici, lüzumsuz günahları bir bir terk eder…</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"><strong>Başkasının günahına ağlayan gözler</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman Eskişehir hapishanesindedir…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Cumhuriyet Bayramı kutlanmakta, her yerden şenlikler duyulmaktadır…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzaman bir ara hapishanenin demir parmaklıklarından dışarı seyre koyulur.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bir sürü genç kız ve erkeğin gülerek, raks ettiklerini görür…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Birden, manevi bir sinema ile o gençlerin elli sene sonraki vaziyetleri ona görünür…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">O elli altmış kız ve erkek talebelerden kırk ellisi kabirde, </span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Toprak oluyorlar, azap çekiyorlar…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">On tanesi yetmiş, seksen yaşına gelmiş, çirkinleşmiş…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Gençliklerinde iffetlerini muhafaza edemediklerinden ötürü,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Sevmek beklediği nazarlardan nefret görüyorlar…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bu tablo karşısında,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzamanın gözlerinden yaşlar akar birbiri ardına…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Çünkü…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Şimdi güldükleri, fakat aslında acınacak olan halleri onu derinden sarsar…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzamanın gözleri öyle büyük bir merhametle doludur ki,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Yeri geldiğinde başkasının günahına bile kendisininmiş gibi </span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Böyle bütün bedeniyle ağlar…</span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"><strong>Bediüzzaman’ın gözleri</strong></span></span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">O gözler ki,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Karıncaları: “Cumhuriyetçi” olarak görürdü…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Balarılarını: “Tatlıcı böcekleri,”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Sinekleri: “Küçük kuşçuklar,”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bülbülleri de, “Tesbihan, nutukhan” diye müşahade ederdi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Kırılan çay kaşığını atmaya gönlü razı olmazken,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“Yirmi dört sene traşıma hizmet eden bir ustura” diyerek, </span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Eşyayı bir canlı gibi görür ve büyük hürmet gösterirdi…</span></span></p><p> <span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“Göz bir hassedir” derdi. “ Ruh bu âlemi o pencere ile seyreder.”</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“Cenab-ı Hakka satmayıp belki nefis hesabına çalıştırsan,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Heves-i nefsaniyeye hizmet eden aşağı bir mahlûk olur…” diye düşünüp,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Kendi gözlerini mûcizât-ı san'at-ı Rabbâniyenin bir seyircisi olarak vazifelendirirdi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">O gözler ki,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Güzel görürdü…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Göz ise maneviyatta kördür.” derdi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Kendisi binler manevi âlemleri gözlemlerdi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">O Bediüzzaman ki,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">“Görmediğimi yazmadım” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Demek Bediüzzamanın gözleri bütün malayaniyattan sıyrılmış,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Hakikate ulaşmış,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Gördüğü hakikatleri de biz aciz insanlara bir bir anlatan…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">En hakikatli gözlerdi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzamanın gözleri,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Simsiyah iki zeytindi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzamanın gözleri,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Haşin bakardı…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Bediüzzamanın gözleri,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Kur’an boyasıyla boyanmış,</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy">Risale-i nur ışığını yayan iki güçlü fenerdi…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"><strong>Nurdan HUYUT</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="color: Navy"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Nurist, post: 155497, member: 11025"] [FONT=Georgia][COLOR=Navy][B]Ubeyd’e ağlayan gözler[/B][/COLOR][/FONT][FONT=Georgia][COLOR=Navy] Daha Molla Said’i görmeden, “Ben O’nun talebesiyim” diyen Ubeyd, Bütün ailesini kaybedince, gelip dayısının himayesine girer… Zaman, gözlerin görebileceği en dehşetli bir savaşın içinde akmaktadır… Yer, Rus ve Ermenilere karşı savaşılan kanlı Pasinler cephesidir… Ubeyd’in aklında tek bir endişe vardır… “Ya Molla Said’e bir şey olursa?” Bu endişe onu öyle çok sarmıştır ki, Artık, dayısının yerine vurulmak ve O’nun yerine şehit olmaktır tek isteği… Savaşın en yoğun olduğu günlerden biriydi… Her yerden kurşun yağarken… Ubeyd’in duası kabul edildi… Ve yeğen Ubeyd şehit edildi… Molla Said bu haberi alınca, Gözlerinden yaşlar süzüldü… Bediüzzaman’ın gözlerinden dökülen damlalar… Ubeyd’in rahmetini arttırıyordu… Sonra Molla Said’i ayağından yaralı olarak, Ruslar esir aldılar… Esaret günlerinden biriydi… Bediüzzaman rüyasında Ubeyd’i görüyordu… Ubeyd, yerini hiç bilmediği bir kabirde oturmuş, Hüngür, hüngür ağlıyordu… Molla Said rüyada Ubeyd’e neden ağladığını sordu… Meğer Ubeyd, Dayısı Molla Said’in öldüğünü zannediyor ve onun için ağlıyormuş… Rus istilasından korktuğu için yer altında kendine bir yer yapmış, Ve orada kalıyormuş… Demek Bediüzzaman’ın gözleri, Nasıl bir insanın ardından ağladığını iyi biliyormuş…[/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy][B]İlk Sözler’i gören gözler[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy]Ne içindi çekilen çilenin sebebi? Ne idi verilen savaşın nedeni? Bediüzzaman… Ne umuyordu insanlıktan? Saraylarda yaşatılmayı mı? Emrine amade olunup, Önünde el pençe divan durulmasını mı? Şan, şöhret miydi istediği? Yoksa dünyanın bütün sefasını sürmek miydi niyeti? Hâlbuki… Bediüzzaman… Bir fakir insan… Yatağı fakir, yemeği fakir, elbisesi fakir… Çektiği çile zengin, içirilen zehirler keskin, Yaşadığı vadiler pek derin… Gözleri, soğuk hapishane duvarlarını, Ya da ıssız, sessiz uçurumları görmüş en çok… Bir de uğruna bütün hayatını feda ettiği, Risale-i Nur eserlerini… İlk Sözler forması basılıp da Emirdağ’ına getirilince, Kendisine uzatıldığında… Bediüzzamanın gözleri yaşarır ve ağlamaya başlar… “Çok şükür, ölmeden bunları gördüm” “Ben vazifemi yaptım, artık siz bundan sonrasını yaparsınız.”diyerek Vazifesini devreder… Bediüzzaman ağladı, çünkü… Çektiklerine karşın, somut bir şey tutuyordu ellerinde. Çilesinin sebebini… Verdiği savaşın nedenini… İnsanlıktan umduğu tek şeyi… [/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy][B]Tevhide delil getiren gözler[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy]Bediüzzaman Nursun dağlarında gezinirdi… Binlerce sarıçiçeğin içinden geçerken, Hepsini tefekkür ederek seyrederdi… Yıllar sonra Barla’ya sürgün edildi… O her zaman olduğu gibi yine dağlarda gezindi… Barla’nın dağlarında açan sarıçiçekler de onun hemen dikkatini çekti… Birden vatanında gördüğü sarıçiçekler aklına geldi… “Bu çiçek kimin turrası ise, kimin sikkesi ise ve kimin mührü ise ve kimin nakşı ise, elbette bütün zemin yüzündeki o nevi çiçekler onun mühürleridir.” diye, Tevhide dair en güzel bir delili getirdi… “Her bir şey, bir mühr-ü Rabbânî hükmünde, Kendi kâtibinin mektubu olduğunu ispat eder.” Sözüyle de, Sarıçiçeklerin yaratıcısın bir olduğunu en güzel şekliyle ifade etti… Zaten Bediüzzamanın gözleri… Kâinatta gezinirken, Yaratılmışlar üzerinde Tevhid den başka ne görebilirdi?[/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy][B]İlmin izzetini muhafaza eden gözler[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy]Bediüzzaman yirmi yaşlarındadır… Bitlis’te Vali Ömer Paşa, ilme ziyade hürmetinden ötürü, Bediüzzaman’ı evinde kalmaya ikna eder… Bediüzzaman bu evde iki sene kalır… Valinin evinde, bundan başka bir de altı adet kızı vardır… Üçü küçük, üçü büyük… Bir gün bir âlim iki günlüğüne Bediüzzamanın yanına gelir… İki günde bütün kızları birbirinden ayırt etmeye başlar… Fakat Bediüzzaman’a sorulduğunda O, kızları birbirinden ayırt edemediğini ifade eder… Herkes bu hale hayret eder ki sorarlar: “Neden bakmıyorsun?” Bediüzzaman cevap verir: “İlmin izzetini muhafaza etmek, beni baktırmıyor.” Bediüzzamanın gözleri… İlmin izzetini muhafaza eden, Haram bir bakışa bile müsaade etmeyen gözlerdi… [/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy][B]Ebedi hayatın selametini düşünen gözler[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy]Bediüzzaman genç bir delikanlıdır… İstanbul’da Kâğıthane şenlikleri yapılıyor… Köprüden ta Kâğıthane’ye kadar Haliç’in iki tarafında, Binler açık saçık Rum, Ermeni ve İstanbullu kızlar dizilmiştir… Molla Seyyid Taha ve Mebus Hacı İlyas’la beraber Bediüzzaman, Bir kayığa binerler… Diğerleri Bediüzzamanı tecrübeye karar verirler, Ve nöbetleşerek tam bir saat boyunca Bediüzzamanı takip ederler… Seyahat sonunda yaptıklarını itiraf ederler: “Senin bu haline hayret ettik, hiç bakmadın.” Bediüzzaman onları anlar ve şöyle söyler: “Lüzumsuz, geçici, günahlı zevklerin akıbeti elemler, teessüfler olmasından, istemiyorum.” Bediüzzamanın gözleri… Ebedi saadeti düşünüp, Geçici, lüzumsuz günahları bir bir terk eder…[/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy][B]Başkasının günahına ağlayan gözler[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy]Bediüzzaman Eskişehir hapishanesindedir… Cumhuriyet Bayramı kutlanmakta, her yerden şenlikler duyulmaktadır… Bediüzzaman bir ara hapishanenin demir parmaklıklarından dışarı seyre koyulur. Bir sürü genç kız ve erkeğin gülerek, raks ettiklerini görür… Birden, manevi bir sinema ile o gençlerin elli sene sonraki vaziyetleri ona görünür… O elli altmış kız ve erkek talebelerden kırk ellisi kabirde, Toprak oluyorlar, azap çekiyorlar… On tanesi yetmiş, seksen yaşına gelmiş, çirkinleşmiş… Gençliklerinde iffetlerini muhafaza edemediklerinden ötürü, Sevmek beklediği nazarlardan nefret görüyorlar… Bu tablo karşısında, Bediüzzamanın gözlerinden yaşlar akar birbiri ardına… Çünkü… Şimdi güldükleri, fakat aslında acınacak olan halleri onu derinden sarsar… Bediüzzamanın gözleri öyle büyük bir merhametle doludur ki, Yeri geldiğinde başkasının günahına bile kendisininmiş gibi Böyle bütün bedeniyle ağlar…[/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy][B]Bediüzzaman’ın gözleri[/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy]O gözler ki, Karıncaları: “Cumhuriyetçi” olarak görürdü… Balarılarını: “Tatlıcı böcekleri,” Sinekleri: “Küçük kuşçuklar,” Bülbülleri de, “Tesbihan, nutukhan” diye müşahade ederdi… Kırılan çay kaşığını atmaya gönlü razı olmazken, “Yirmi dört sene traşıma hizmet eden bir ustura” diyerek, Eşyayı bir canlı gibi görür ve büyük hürmet gösterirdi… “Göz bir hassedir” derdi. “ Ruh bu âlemi o pencere ile seyreder.” “Cenab-ı Hakka satmayıp belki nefis hesabına çalıştırsan, Heves-i nefsaniyeye hizmet eden aşağı bir mahlûk olur…” diye düşünüp, Kendi gözlerini mûcizât-ı san'at-ı Rabbâniyenin bir seyircisi olarak vazifelendirirdi… O gözler ki, Güzel görürdü… “Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir, Göz ise maneviyatta kördür.” derdi… Kendisi binler manevi âlemleri gözlemlerdi… O Bediüzzaman ki, “Görmediğimi yazmadım” dedi. Demek Bediüzzamanın gözleri bütün malayaniyattan sıyrılmış, Hakikate ulaşmış, Gördüğü hakikatleri de biz aciz insanlara bir bir anlatan… En hakikatli gözlerdi… Bediüzzamanın gözleri, Simsiyah iki zeytindi… Bediüzzamanın gözleri, Haşin bakardı… Bediüzzamanın gözleri, Kur’an boyasıyla boyanmış, Risale-i nur ışığını yayan iki güçlü fenerdi…[/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy] [/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy] [/COLOR][/FONT] [FONT=Georgia][COLOR=Navy][B]Nurdan HUYUT[/B] [/COLOR][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman’ın gözleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst