Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'ın Hayatından Üç Tablo...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 154152" data-attributes="member: 27"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bediüzzaman Said Nursî’yi öncelikle eserlerinden okuyarak tanıyanları bekleyen en şaşırtıcı tablo, hiç şüphesiz onun hayatını okudukları zaman gerçekleşiyor. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Özellikle de yabancı akademisyenler ve araştırmacılar için bu şaşkınlık en had seviyelerde gerçekleşiyor.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Neden mi?</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Çünkü Risalelerin hemen her satırında sükûnet, selâmet ve dinginlik söz konusu. Her cümlesi, asıl gaye olan iman hakikatlerinin kalplerde yer tutabilmesi gayesine hizmet ediyor.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Risaleleri okuyup da müellifini merak edip araştıran kişi, Bediüzzaman’ın hayatıyla yüz yüze geldiğinde ise, o ana kadar hayallerinde şekillenen portreden tamamen farklı bir şahsiyetle karşılaşıyor. İşte onları okudukça şaşkınlık vadilerinde dolaştıran, sürekli mücadelelerle dolu, savaşların, tehditlerin, baskıların, sürgünlerin ve suikastların ardı ardına sıralandığı bir ömürden birkaç kesit.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: #000000"><span style="color: DarkSlateGray">Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında patlak veren</span> <span style="color: DarkSlateGray"><strong>31 Mart Olayında, yatıştırıcı rol oynamasına rağmen Divan-ı Harpte yargılandı.</strong> Ama beraat etti. </span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: #000000"><span style="color: DarkSlateGray"></span> </span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Birinci Dünya Savaşı esnasında, Kafkas Cephesinde Ruslarla savaştı, esir düştü. </span></span></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: #000000"></span></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">13 Kasım 1918’de İstanbul’un Müttefik Kuvvetler tarafından işgal edilmesinden sonra, halkı uyarmak için <strong>“Hutuvat-ı Sitte”</strong> adlı eserini yayınladı. Bu hareketi, İngiliz işgal kuvvetleri komutanı General Harrington’ın emriyle ölü veya diri ele geçirilmek üzere aranmasına sebep oldu.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>1925 yılında patlak veren Şeyh Said isyanına destek vermemesine ve hatta onu isyandan vazgeçirmeye çalışmasına rağmen hükümet, onu 1925 yılının Mayıs ayı ortalarında Burdur’a sürgüne gönderdi. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bu sürgünü diğer sürgünler, hapisler, işkenceler, haksız uygulamalar, asılsız iftiralarla dolu uzunca bir dönem başladı.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Öylesine ağır şartlar altında, böylesine menfîlikten, isyandan ve ümitsizlikten uzak; ama öylesine müsbet, kendinden emin ve ümitle dolu bir hayat.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Her an ölümle yüz yüze; ama uzun ve bereketli bir hayat.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Hayatına kastedenlerden çok daha uzun, çok daha meyveli, çok daha kalıcı eserlerle dolu bir hayat.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İşte Bediüzzaman böyle bir hayat sürdü.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İşte Bediüzzaman’ın, şimdi dünyanın pek çok yerinde, pek çok dile çevrilmiş Risalelerini okuyan binlerce akademisyeni, üniversite talebesini, araştırmacıyı; hemen her kesimden insanı şaşkına çeviren ibret ve hayret dolu tablolardan üç tanesi.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bu üç tabloda pek çok ortak nokta var.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Bunlardan birisi, her üç tablonun Ramazan ayında yaşanmış olması. Diğer ortak yönleri sizin dikkatinize havale ediyoruz.</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: Blue"><u><span style="font-size: 15px"><strong>Birinci tablo</strong></span></u></span></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">l945 yılı, Ramazan ayı. </span></span></strong></p><p><strong></strong></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"> Gecenin karanlığı henüz koyulaşmamış. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Emirdağ’da, sürekli takip ve gözetim altında tutulan bir ev. Üstad Bediüzzaman, şiddetli acılar içinde kıvranıyor. Bu elim halin sebebi ise, yemeğine gizlice konulan zehir.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Üstad’ın zehirlendiğini haber alan yakın talebeleri, derhal ona koştular. Mustafa Acet, Ceylan Çalışkan, Halil Çalışkan, Hamza Emek ve henüz 12 yaşlarında olan İhsan Çalışkan. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Şiddetli sancılarına rağmen Üstad, talebelerinin yardımıyla abdest aldı ve yatsı namazını ancak oturarak edâ edebildi. Her bir saniyesi asırları andıran gecenin yarısına doğru, Üstad, yanında endişeyle bekleyen talebelerine seslendi:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed"><strong>“Elhamdülillah, çok şükür, bu ıztıraptan kurtuldum. Kardeşlere selâm söyleyin, bana dua etsinler.”</strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed"></span> </span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bu zehirleme vak’ası Üstad Bediüzzaman için ne ilk, ne de son oldu. Bu insanlık dışı uygulama 20’den fazla tekrarlandı. Ancak o, tıpkı yıllar öncesi, Ruslara karşı, 300 civarındaki talebesinin başında sipere dahi girmeden <strong>“Bu kâfirlerin güllesi beni öldürmeyecek!”</strong> diyerek savaştığı dönemlerdeki gibi, iman ve Kur’an hizmetinden asla geri dönmedi. Tıpkı o savaşta, vücudunun en ölümcül yerlerine üç güllenin isabet ettiği halde hayatta kalması gibi, bütün bu zehirleme hadiselerinden de Allah’ın inayetiyle kurtuldu. Hattâ, bir defasında, kendisini ziyaret eden Muammer Şenel isimli talebesine <strong>“Evlât, gel!”</strong> diyerek yanına çağırmış, göğsünü açarak bir madalya gibi duran izi, etiyle derisi arasında toplanan zehir tabakasını göstermiş, ardından şöyle demişti:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed"><strong>“Bak, bana tam on dört defa (o sıradaki sayı) zehir verdiler, Hâlık’ın öldürmediğini kimse öldüremez!”</strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong><u><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">İkinci tablo</span></span></u></strong></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">1960 yılı. Yine Ramazan ayı. Bu defa ikamet yeri Isparta.</span></span></strong></p><p><strong></strong></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Üstad Bediüzzaman, yakın talebelerinden Zübeyir Gündüzalp, Mustafa Sungur, Hüsnü Bayram ve Bayram Yüksel’le birlikte teravih namazlarını kılıyordu. Yatsı namazının farzını kendisi kıldırıyor, yakın talebelerinden Tahirî Mutlu da teravih namazını kıldırıyordu.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Ramazan ayının 15. gecesinde Üstad Bediüzzaman rahatsızlandı. Zübeyir Gündüzalp, namazı kıldıran Tahirî Mutlu’ya “<strong>Ağabey, yarıda keselim, sonra tamamlarız”</strong> demesi üzerine Üstad, “<strong>Yok tamamını kılacağız”</strong> cevabın verdi. Ancak Üstad’ın durumu, namazın tamamlanmasına kadar iyice ağırlaşmıştı. Talebeleri onu yatağına götürüp yatırdılar. Bayram Yüksel ve Mustafa Sungur, Cevşen duâsını okumaya başladılar. Bir ara Üstad, bu iki talebesine iyice yaklaşmalarını işaret ettikten sonra, kulaklarına şu sözleri fısıldadı:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong><span style="color: DarkRed">“Evlatlarım, evlatlarım, katiyyen müteesir olmayın. Risale-i Nur dinsizlerin, masonların belini kırmıştır. Risale-i Nur daima galiptir. Katiyyen merak etmeyin. Ben kemâl-i ferahla (büyük bir sevinçle) gideceğim.”</span></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong><u><span style="font-size: 15px"><span style="color: Blue">Üçüncü tablo</span></span></u></strong></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">1960 yılı Ramazan ayının 22. günü. </span></span></span></strong></p><p><strong></strong></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Gece yarısı iki buçuk civarında, ağır hastalığının verdiği elim sıkıntılara rağmen Üstad Bediüzzaman, ısrarla tekrar ediyordu:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong><span style="color: DarkRed">“Sabah olsun hemen Urfa’ya gideceğiz. Hazırlanın.”</span></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Canlarından çok sevdikleri Üstad’ın bu sözleri karşısında şaşkına dönen yakın talebeleri, ne yapacaklarını bilemez hale gelmişti. Hüsnü Bayram, Üstad Bediüzzaman’a <strong>“Lastikler arızalı”</strong> mazeretini dile getirmesi üzerine, çok ısrarcı bir cevap aldı. Üstad, <span style="color: DarkRed"><strong>“Urfa’ya gideceğiz, başka araba da olabilir ve iki yüz elli lira da olsa veririz. Hattâ cübbemi bile satabilirim”</strong></span> diyordu.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Üstadın bu ısrarlı tutumu karşısında, yakın talebeleri arabayı hazırlamak için derhal kollarını sıvadılar.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Ve sabah 09:00 civarında, Üstad Bediüzzaman’ı şu geçici dünyadaki son gecesine götüren yolculuk başladı.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Ramazan ayının 23. günü, saatler 11:00’ı gösterirken, Üstad Bediüzzaman’ı taşıyan otomobil, peygamberler şehri olan Urfa’ya ulaştı.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Yürüyemeyecek kadar ağır hasta olan Üstad Bediüzzaman’ı talebeleri şehrin en iyi oteli olarak bilinen İpek Palas’a yerleştirdiler. O gün ve ertesi gün <strong>İpek Palas’ın 27 numaralı odası </strong>bir yandan resmî görevlilerin, diğer yandan Üstad Bediüzzaman’ın talebeleri ve sevenleriyle doldu taştı.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Yüzlerce Urfalının ziyarete koşması ve Üstadın hepsiyle ilgilenmesi, yakın talebelerini şaşkına çevirmişti. Çünkü o zamana kadar hiç görmedikleri bir tabloyla karşı karşıyaydılar. Isparta’da olsun, Emirdağ’da olsun, hasta olduğu zaman kimseyi yanına almayan Üstad, burada hiç kimseye itiraz etmemiş, bütün Urfalıları adeta kucaklamıştı.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Ramazan ayının 25. gecesi, saat 02:30 civarında, başında nöbet tutan Bayram Yüksel’i sevindiren bir gelişme oldu. Üstad Bediüzzaman rahatlamış ve uykuya dalmıştı. Bunun üzerine sobayı yaktı ve Üstad’ın ayak ucuna geçip uyanmasını bekledi. Ancak bekleme uzamış, sahur vakti de sona ermişti.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Biraz sonra yan odada, azıcık da olsa istirahat edebilen Abdullah Yeğin, Zübeyir Gündüzalp ve Hüsnü Bayram onun yanına geldi. Onlara, <strong><span style="color: DarkRed">“Üstad uyudu, üşütmeyin. Ben sabah namazını kılayım” </span></strong>diyerek yan odaya geçti. Biraz sonra içeriden gelen Abdullah Yeğin ve Hüsnü Bayram, Üstad’dan ses çıkmadığını söylediler. Israrla onun da odaya gelmesini istediler. Hiç birisi vefat olayını aklına getirmek istemiyordu. Üstelik, onları bu yönde iyimserliğe yönelten önemli bir gerekçe vardı. Çünkü Üstad’ın bedeni sımsıcaktı.</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Dört Nur talebesinin hemen aklına geliveren ve onları iyimserliğe sevkeden bir olay daha vardı. Bu, 1949 yılında, Afyon hapishanesinde yaşadıkları bir zehirleme vak’asıydı. Bu olayda Üstadın dili kızarmış, uzun süre bütün vücudu dayanılmaz acılarla kıvranmıştı. Bütün Nur talebelerini büyük bir endişe ve korku sarmıştı. Bu yüzden hemen herkes ağlıyordu. Ancak önde gelen Nur talebelerinden Ahmed Feyzi, hemen devreye girmiş, oradaki bütün Nur talebelerinin gönlüne su serpmişti:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong>“Niye ağlıyorsunuz, daha Üstadın ömrü uzun.”</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Ancak, hemen hatıra geliveren bu hadisenin aynen tekrarlamayacağını bu dört güzide Nur talebesi çok iyi biliyorlardı. Geçmişte şahid oldukları pek çok zehirleme, işkence ve baskı uygulamalarında bile Üstad Bediüzzaman’ın büyük bir teslimiyet içinde sarfettiği şu sözleri hemen hatırladılar:</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"><strong>“Hâlık’ın öldürmediğini, kimse öldüremez!”</strong></span></span></span></p><p></p><p></p><p><u><span style="color: Navy"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Dr. Veli SIRIM</span></span></strong></span></u></p><p><u><span style="color: Navy"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px">sorularlarisale.com</span></span></strong></span></u></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 154152, member: 27"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bediüzzaman Said Nursî’yi öncelikle eserlerinden okuyarak tanıyanları bekleyen en şaşırtıcı tablo, hiç şüphesiz onun hayatını okudukları zaman gerçekleşiyor. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Özellikle de yabancı akademisyenler ve araştırmacılar için bu şaşkınlık en had seviyelerde gerçekleşiyor. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Neden mi? [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Çünkü Risalelerin hemen her satırında sükûnet, selâmet ve dinginlik söz konusu. Her cümlesi, asıl gaye olan iman hakikatlerinin kalplerde yer tutabilmesi gayesine hizmet ediyor. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Risaleleri okuyup da müellifini merak edip araştıran kişi, Bediüzzaman’ın hayatıyla yüz yüze geldiğinde ise, o ana kadar hayallerinde şekillenen portreden tamamen farklı bir şahsiyetle karşılaşıyor. İşte onları okudukça şaşkınlık vadilerinde dolaştıran, sürekli mücadelelerle dolu, savaşların, tehditlerin, baskıların, sürgünlerin ve suikastların ardı ardına sıralandığı bir ömürden birkaç kesit. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=#000000][COLOR=DarkSlateGray]Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında patlak veren[/COLOR] [COLOR=DarkSlateGray][B]31 Mart Olayında, yatıştırıcı rol oynamasına rağmen Divan-ı Harpte yargılandı.[/B] Ama beraat etti. [/COLOR] [/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=#000000][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Birinci Dünya Savaşı esnasında, Kafkas Cephesinde Ruslarla savaştı, esir düştü. [/COLOR][/SIZE] [/COLOR][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]13 Kasım 1918’de İstanbul’un Müttefik Kuvvetler tarafından işgal edilmesinden sonra, halkı uyarmak için [B]“Hutuvat-ı Sitte”[/B] adlı eserini yayınladı. Bu hareketi, İngiliz işgal kuvvetleri komutanı General Harrington’ın emriyle ölü veya diri ele geçirilmek üzere aranmasına sebep oldu. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]1925 yılında patlak veren Şeyh Said isyanına destek vermemesine ve hatta onu isyandan vazgeçirmeye çalışmasına rağmen hükümet, onu 1925 yılının Mayıs ayı ortalarında Burdur’a sürgüne gönderdi. [/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bu sürgünü diğer sürgünler, hapisler, işkenceler, haksız uygulamalar, asılsız iftiralarla dolu uzunca bir dönem başladı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Öylesine ağır şartlar altında, böylesine menfîlikten, isyandan ve ümitsizlikten uzak; ama öylesine müsbet, kendinden emin ve ümitle dolu bir hayat. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Her an ölümle yüz yüze; ama uzun ve bereketli bir hayat. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Hayatına kastedenlerden çok daha uzun, çok daha meyveli, çok daha kalıcı eserlerle dolu bir hayat. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İşte Bediüzzaman böyle bir hayat sürdü. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İşte Bediüzzaman’ın, şimdi dünyanın pek çok yerinde, pek çok dile çevrilmiş Risalelerini okuyan binlerce akademisyeni, üniversite talebesini, araştırmacıyı; hemen her kesimden insanı şaşkına çeviren ibret ve hayret dolu tablolardan üç tanesi. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bu üç tabloda pek çok ortak nokta var. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]Bunlardan birisi, her üç tablonun Ramazan ayında yaşanmış olması. Diğer ortak yönleri sizin dikkatinize havale ediyoruz.[/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=Blue][U][SIZE=4][B]Birinci tablo[/B][/SIZE][/U][/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]l945 yılı, Ramazan ayı. [/SIZE][/FONT] [/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] Gecenin karanlığı henüz koyulaşmamış. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Emirdağ’da, sürekli takip ve gözetim altında tutulan bir ev. Üstad Bediüzzaman, şiddetli acılar içinde kıvranıyor. Bu elim halin sebebi ise, yemeğine gizlice konulan zehir. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Üstad’ın zehirlendiğini haber alan yakın talebeleri, derhal ona koştular. Mustafa Acet, Ceylan Çalışkan, Halil Çalışkan, Hamza Emek ve henüz 12 yaşlarında olan İhsan Çalışkan. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Şiddetli sancılarına rağmen Üstad, talebelerinin yardımıyla abdest aldı ve yatsı namazını ancak oturarak edâ edebildi. Her bir saniyesi asırları andıran gecenin yarısına doğru, Üstad, yanında endişeyle bekleyen talebelerine seslendi: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkRed][B]“Elhamdülillah, çok şükür, bu ıztıraptan kurtuldum. Kardeşlere selâm söyleyin, bana dua etsinler.”[/B] [/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bu zehirleme vak’ası Üstad Bediüzzaman için ne ilk, ne de son oldu. Bu insanlık dışı uygulama 20’den fazla tekrarlandı. Ancak o, tıpkı yıllar öncesi, Ruslara karşı, 300 civarındaki talebesinin başında sipere dahi girmeden [B]“Bu kâfirlerin güllesi beni öldürmeyecek!”[/B] diyerek savaştığı dönemlerdeki gibi, iman ve Kur’an hizmetinden asla geri dönmedi. Tıpkı o savaşta, vücudunun en ölümcül yerlerine üç güllenin isabet ettiği halde hayatta kalması gibi, bütün bu zehirleme hadiselerinden de Allah’ın inayetiyle kurtuldu. Hattâ, bir defasında, kendisini ziyaret eden Muammer Şenel isimli talebesine [B]“Evlât, gel!”[/B] diyerek yanına çağırmış, göğsünü açarak bir madalya gibi duran izi, etiyle derisi arasında toplanan zehir tabakasını göstermiş, ardından şöyle demişti: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkRed][B]“Bak, bana tam on dört defa (o sıradaki sayı) zehir verdiler, Hâlık’ın öldürmediğini kimse öldüremez!”[/B][/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B][U][SIZE=4][COLOR=Blue]İkinci tablo[/COLOR][/SIZE][/U][/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]1960 yılı. Yine Ramazan ayı. Bu defa ikamet yeri Isparta.[/SIZE][/FONT] [/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Üstad Bediüzzaman, yakın talebelerinden Zübeyir Gündüzalp, Mustafa Sungur, Hüsnü Bayram ve Bayram Yüksel’le birlikte teravih namazlarını kılıyordu. Yatsı namazının farzını kendisi kıldırıyor, yakın talebelerinden Tahirî Mutlu da teravih namazını kıldırıyordu. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Ramazan ayının 15. gecesinde Üstad Bediüzzaman rahatsızlandı. Zübeyir Gündüzalp, namazı kıldıran Tahirî Mutlu’ya “[B]Ağabey, yarıda keselim, sonra tamamlarız”[/B] demesi üzerine Üstad, “[B]Yok tamamını kılacağız”[/B] cevabın verdi. Ancak Üstad’ın durumu, namazın tamamlanmasına kadar iyice ağırlaşmıştı. Talebeleri onu yatağına götürüp yatırdılar. Bayram Yüksel ve Mustafa Sungur, Cevşen duâsını okumaya başladılar. Bir ara Üstad, bu iki talebesine iyice yaklaşmalarını işaret ettikten sonra, kulaklarına şu sözleri fısıldadı: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B][COLOR=DarkRed]“Evlatlarım, evlatlarım, katiyyen müteesir olmayın. Risale-i Nur dinsizlerin, masonların belini kırmıştır. Risale-i Nur daima galiptir. Katiyyen merak etmeyin. Ben kemâl-i ferahla (büyük bir sevinçle) gideceğim.”[/COLOR][/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B][U][SIZE=4][COLOR=Blue]Üçüncü tablo[/COLOR][/SIZE][/U][/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]1960 yılı Ramazan ayının 22. günü. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Gece yarısı iki buçuk civarında, ağır hastalığının verdiği elim sıkıntılara rağmen Üstad Bediüzzaman, ısrarla tekrar ediyordu: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B][COLOR=DarkRed]“Sabah olsun hemen Urfa’ya gideceğiz. Hazırlanın.”[/COLOR][/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Canlarından çok sevdikleri Üstad’ın bu sözleri karşısında şaşkına dönen yakın talebeleri, ne yapacaklarını bilemez hale gelmişti. Hüsnü Bayram, Üstad Bediüzzaman’a [B]“Lastikler arızalı”[/B] mazeretini dile getirmesi üzerine, çok ısrarcı bir cevap aldı. Üstad, [COLOR=DarkRed][B]“Urfa’ya gideceğiz, başka araba da olabilir ve iki yüz elli lira da olsa veririz. Hattâ cübbemi bile satabilirim”[/B][/COLOR] diyordu. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Üstadın bu ısrarlı tutumu karşısında, yakın talebeleri arabayı hazırlamak için derhal kollarını sıvadılar. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Ve sabah 09:00 civarında, Üstad Bediüzzaman’ı şu geçici dünyadaki son gecesine götüren yolculuk başladı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Ramazan ayının 23. günü, saatler 11:00’ı gösterirken, Üstad Bediüzzaman’ı taşıyan otomobil, peygamberler şehri olan Urfa’ya ulaştı. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Yürüyemeyecek kadar ağır hasta olan Üstad Bediüzzaman’ı talebeleri şehrin en iyi oteli olarak bilinen İpek Palas’a yerleştirdiler. O gün ve ertesi gün [B]İpek Palas’ın 27 numaralı odası [/B]bir yandan resmî görevlilerin, diğer yandan Üstad Bediüzzaman’ın talebeleri ve sevenleriyle doldu taştı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Yüzlerce Urfalının ziyarete koşması ve Üstadın hepsiyle ilgilenmesi, yakın talebelerini şaşkına çevirmişti. Çünkü o zamana kadar hiç görmedikleri bir tabloyla karşı karşıyaydılar. Isparta’da olsun, Emirdağ’da olsun, hasta olduğu zaman kimseyi yanına almayan Üstad, burada hiç kimseye itiraz etmemiş, bütün Urfalıları adeta kucaklamıştı. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Ramazan ayının 25. gecesi, saat 02:30 civarında, başında nöbet tutan Bayram Yüksel’i sevindiren bir gelişme oldu. Üstad Bediüzzaman rahatlamış ve uykuya dalmıştı. Bunun üzerine sobayı yaktı ve Üstad’ın ayak ucuna geçip uyanmasını bekledi. Ancak bekleme uzamış, sahur vakti de sona ermişti. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Biraz sonra yan odada, azıcık da olsa istirahat edebilen Abdullah Yeğin, Zübeyir Gündüzalp ve Hüsnü Bayram onun yanına geldi. Onlara, [B][COLOR=DarkRed]“Üstad uyudu, üşütmeyin. Ben sabah namazını kılayım” [/COLOR][/B]diyerek yan odaya geçti. Biraz sonra içeriden gelen Abdullah Yeğin ve Hüsnü Bayram, Üstad’dan ses çıkmadığını söylediler. Israrla onun da odaya gelmesini istediler. Hiç birisi vefat olayını aklına getirmek istemiyordu. Üstelik, onları bu yönde iyimserliğe yönelten önemli bir gerekçe vardı. Çünkü Üstad’ın bedeni sımsıcaktı. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Dört Nur talebesinin hemen aklına geliveren ve onları iyimserliğe sevkeden bir olay daha vardı. Bu, 1949 yılında, Afyon hapishanesinde yaşadıkları bir zehirleme vak’asıydı. Bu olayda Üstadın dili kızarmış, uzun süre bütün vücudu dayanılmaz acılarla kıvranmıştı. Bütün Nur talebelerini büyük bir endişe ve korku sarmıştı. Bu yüzden hemen herkes ağlıyordu. Ancak önde gelen Nur talebelerinden Ahmed Feyzi, hemen devreye girmiş, oradaki bütün Nur talebelerinin gönlüne su serpmişti: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B]“Niye ağlıyorsunuz, daha Üstadın ömrü uzun.”[/B] [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Ancak, hemen hatıra geliveren bu hadisenin aynen tekrarlamayacağını bu dört güzide Nur talebesi çok iyi biliyorlardı. Geçmişte şahid oldukları pek çok zehirleme, işkence ve baskı uygulamalarında bile Üstad Bediüzzaman’ın büyük bir teslimiyet içinde sarfettiği şu sözleri hemen hatırladılar: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkRed][B]“Hâlık’ın öldürmediğini, kimse öldüremez!”[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [U][COLOR=Navy][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Dr. Veli SIRIM[/SIZE][/FONT][/B][/COLOR][/U] [U][COLOR=Navy][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2]sorularlarisale.com[/SIZE][/FONT][/B][/COLOR][/U] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'ın Hayatından Üç Tablo...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst